Sıla'nın Öldüğü Kazada Kritik Ayrışma: ‘Cinayet' İddiası, ‘Kusursuzluk' Savunması

Tekirdağ'da motosiklet kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu'nun ölümüne ilişkin davada 3'üncü duruşma görülürken, dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Duruşma sonrasında Sıla'nın yakınları olayın sadece bir kaza olmadığını iddia ederken, karşı tarafın Avukatı Recep Yüksekyayla ise müvekkilinin kusursuz olduğunun raporlarla tespitli olduğunu belirtti.

Haber Giriş Tarihi: 28.04.2026 13:21
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 13:21

Süleymanpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Büşra Sokak'ta 28 Aralık 2024'te meydana gelen kazada, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3'üncü sınıf öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu'nun kullandığı motosiklet ile karşı yönden gelen Ahmet Çoban'ın kullandığı motosiklet çarpıştı. Ağır yaralanan genç kadın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Tekirdağ 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3'üncü duruşmasına, hayatını kaybeden Sıla Pehlivanoğlu'nun annesi, kardeşi ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar vererek duruşmayı 10 Eylül'e erteledi.

Duruşma sonrası açıklama yapan anne Emel Pehlivanoğlu, kızının ölümünün bir kaza olmadığını öne sürdü. Pehlivanoğlu, "Kızımız Sıla Pehlivanoğlu gece yarısı hızla üzerine sürülen motosikletin çarpması sonucu bizce kasten ölümüne sebebiyet verilmiştir. Kızımız Sıla'nın direkt üstüne şerit ihlali yapılarak motorun hızla sürülerek ölümüne sebep olan sanık Ahmet Çoban'ın taksirle ölüme neden olma suçundan bugün yapılan yargılanmasında mahkemece önceki celsede verilen ara karardan dönülerek dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı trafik ihtisas dairesinde tarafların kusur durumuna ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmek suretiyle rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Katılan Mustafa Pehlivanoğlu vekilinin suç duyurusunda bulunması talebinin reddine, katılan vekilinin yeniden keşif taleplerimizin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki deliller uzman akademisyen mütalaaları bizce genç bir kadın olan Sıla'nın Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesi gereğince iştirak halinde kasten ölümüne sebebiyet verme suçundan işlendiğini göstermektedir. Genç hukukçu adayı kızımız Sıla ve tüm kadınları, kadın cinayetlerinin derinlemesine araştırılmasını ve adaletin etkin bir şekilde gerçekleşmesini istiyoruz. Hukukçu Sıla'ya adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Sanık Ahmet Çoban'ın avukatı Recep Yüksekyayla, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savundu. Yüksekyayla, "Tekirdağ Yaşam Hastanesi civarında bir trafik kazası gerçekleşmişti. Akabinde Sıla hanım orada vefat etti. Dosyaya dahil olduğumuzda henüz soruşturma aşamasındaydı ve ailenin iddiası bunun bir kaza değil cinayet olduğu yönündeydi. Ancak yapılan incelemeler sonucunda bunun bir cinayet olmadığı ortaya çıktı. İlk trafik raporunda da hiçbir şekilde kusurumuz olmadığı tespit edildi. Dosya Adli Tıp'a gitti, orada ise anlamadığımız şekilde tali kusur verildi. Kamera görüntülerinde müvekkilimin kendi şeridinde ilerlediği, Sıla hanımın ise karşı şeride geçtiği açıkça görülmektedir. Buna rağmen verilen kusur kararını doğru bulmadık ve teknik bilirkişilere gönderilmesini talep ettik. İstanbul'daki teknik bilirkişiler de müvekkilimin kusursuz olduğunu ortaya koydu. Buna rağmen dosyanın yeniden Adli Tıp'a gönderilmesini anlayamıyoruz. Hiçbir kusurumuz olmadığı halde dosyanın bu şekilde uzamasını doğru bulmuyoruz. Amacımız hukukun tecelli etmesidir" dedi.