
Edirne’nin en büyük tabyası olan ve 1886-1888 yıllarında inşa edilen Hıdırlık Tabya, günümüzde Balkan Tarihi Müzesi olarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Balkan Savaşları’nda Edirne savunmasının karargâh binası olan tabya, 22 adet karargâh odası, 18 adet topçu odası, 120 metrelik tünel ve 4 adet dehliz odası bulunurken; restorasyonu sırasında çıkan buluntular, kullanıldığı dönemi yansıtan ve savaşlarda kullanılan silah, askeri kıyafetler ve çeşitli sancaklarıyla ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor.
Şükrü Paşa’nın Edirne savunmasını yansıtan detayları ile ziyaretçilerine tarihin önemli bir dönemini yeniden yaşatan tabyada, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan 3 adet sancak, en çok dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan 2 adet sırma püsküllü, atlas sancağın yanı sıra “Edirne’nin Kurtuluşu” adlı odada sergilenen ve Balkan Savaşı’nda 174. Alay’a ait sancak ise üzerindeki kan lekeleri nedeniyle en çok ilgi gören eser.
İstanbul Polis Müdürü, Erkan-ı Harp Kaymakamı Şerif Bey tarafından hediye edilen kanlı sancak, Edirne’nin kurtuluşunu simgelerken; atlas kumaşının üzerinde sırma tekniğiyle yazılan “La İlhane İllallah, Muhammedün Resulullah” ile Fetih suresinin 2 ayeti “İnnafetahna leke fethan mubina” (Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik) ve “Ve yansure kallahü nasran aziza” (Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin) yazıları bulunuyor. Sancağın alt köşesindeki 4 adet kan lekesi de ziyaretçilerinin ilgiyle incelediği bölümü oluyor.
Müzedeki havalandırma sistemi ile nem ve rutubetten korunan kanlı sancak, ziyaretçilere duygusal anlar yaşatırken; döneminin en önemli simgesi olarak geleceğe miras olarak korunmaya devam ediyor.
UĞUR AKAGÜNDÜZ