
Edirne’ye gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, basın mensuplarıyla bir araya gelerek haftalık olarak düzenlediği “Türk Milleti Toplantısını” Edirne’de düzenledi.
Ülke gündemine dair açıklamalarda bulunan Özdağ, önceki gün açıklanan asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu söyledi. Özdağ, “Hükümet, milli gelirin 6 kat arttığını açıkladı. Milli gelir madem 6 kat arttı, işçi, memur, emekçi, emekli neden 6 kat fakirleşti. Bir asgari ücret ile 2002’de 6 buçuk çeyrek altın alınırken bugün 2,8 çeyrek alınıyor. Bu ücret, Kasım 2025 Açlık Sınırı rakamı olan 29 bin 878 TL’nin bile altında kaldı. İşçiye reva görülen bu ücret, işçinin, emekçinin açlıkla terbiye edilmesidir. Çünkü asgari ücret, Türkiye’de başlangıç ücreti olmaktan çıkmış ve yaklaşık 10-11 milyon işçiye uygulanan genel ve standart ücret haline gelmiştir. Bununla birlikte, en düşük emekli aylığında Asgari Ücret bile uygulanmaması, Türkiye’de orta direğin yoksullukla yok edilmesi ve fakirliğin toplum tabanına yayılması anlamına gelmektedir. Gelinen aşamada, AKP Hükümeti, sığınmacı ve kaçaklara ayırdığı bütçeyi artık kendi memuruna, emeklisine ve işçisine ayırmalıdır. Ancak AKP Hükümeti, ekonominin dümenini tutamamaktadır” dedi.
Şeyh Sait’e hain dediği için kendisine dava açıldığını söyleyen Özdağ “Şeyh Sait hainine hain dediğim için, birileri rahatsız olmuş ve hakkımda savcılığa suç duyurunda bulunmuş. Savcılık da dava açmayı uygun görmüş. Buradan şunu söylemek istiyorum: Daha çok rahatsız olacaksınız. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Bizden sakın o hain ve benzerlerinin adını bulvarlara, sokaklara vermemizi ya da onlar adına anma törenleri veya toplantılar yapmamızı beklemeyin. Çünkü Şeyh Sait siyasal dinci-gerici ve ırkçı bir ayaklanmaya elebaşılık yaptı. Şeyh Sait İngiliz destekli isyanı ile Musul ve Kerkük’ün milli bütünlüğümüz içinde yer almasını engelledi. Atatürk’ü ve Cumhuriyetimizi hedef aldı. Genç Cumhuriyetimiz güçlenemeden yıkılsın istedi. O, bölücü Emperyalistlerin uşağıydı, biz Mustafa Kemal’in askeriydik. Hayatımın en büyük şeref nişanelerinden biri, dedem Süvari Binbaşı Mikail beyin Şeyh Sait hainini teslim alıp, yargılanmak üzere Diyarbakır’a getirmesidir. Bugün gelinen nokta ibret vericidir. Dün Şeyh Sait hainlik ve bölücülük yapıyordu, bugün PKK elebaşı Öcalan hainlik ve bölücülük yapıyor. Öcalan katili, ayrıca, uyuşturucu trafiğini kontrol edip, gençlerimizi zehirliyor. Unutmayalım PKK narko terör örgütüdür. ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Koruma Ofisi Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyr Aydar’ı önemli yabancı uyuşturucu kaçakçıları olarak tespit etmiş ve açıklamıştır. Dün DEM Lice’de uyuşturucuya karşı yürüyüş düzenledi. Çok inandırıcı. Ancak Adolf Hitler’in ‘Yahudileri Sevin Derneği’ kurması kadar inandırıcı. Sadece bu yıl Lice kırsalında 300 uyuşturucu kaçakçısı yakalandı ve bunların yüzde 45’inin terör örgütü ile bağlantısı var. Geleceğimizi yok etmeye çalışıyor. Medyada da yer aldı, uyuşturucu kullanma yaşı 12’e inmiş ve milyonlarca gencimiz, uyuşturucu belasının pençesine düşmüş durumda. Bu durum, terör ve uyuşturucu baronlarının iş birliği yaptığı bir hibrit savaştır. Uyuşturucu baronları, sınırlarımızdan girmek isteyen işgal kuvvetlerinin öncü birlikleridir. Sevgili anne ve babalar, evlatlarınızı zehirleyen baronlar ve sınırlarımız delen kaçaklar aynı ordunun askerleridir. İngiltere’nin Çin’i uyutmak için 19’uncu Yüzyılda gerçekleştirdiği Afyon Savaşının bir benzeri şimdi Türk gençliğine karşı sürdürülüyor. Bu savaşı kazanmak için uyuşturucu kullanımını özendirenler, normalleştirenler ile elbet mücadele edilmeli. Ancak savaşta sonuç sadece meşhur kullanıcılar ile mücadele edilerek alınmaz ve bu savaş sadece torbacıları toplayarak yapılamaz. Asıl hedef uyuşturucu baronları ve terör elebaşılarıdır. Organize suç uyuşturucu ve sanal kumar ile gerçek mücadele ancak Zafer Partisi’nin Tertemiz Türkiye Projesi ile gerçekleştirilebilir. Durum böyleyken şimdi soruyorum; İnsanlık katili Apo’ya biz de ‘sayın’ mı diyelim? Bebek katili Öcalan’ı ‘kurucu önder’ diye mi isimlendirelim? Kimse bizden böyle şeyler beklemesin. İç siyasi hesaplarla, terör örgütünün siyasi yandaşlarına şirinlik yapmak, bize uymaz. Kanımıza dokunur. Biz Atatürk’ten yana, Cumhuriyet’ten yana, Türklükten yana kalmaya ve haine hain demeye ve bölücülerle amansız mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.
ŞENER ŞENTÜRK