
Edirne Sanayi Sitesi’nde oto lastik tamiri yapan Remziye Cankıran, azmi, çalışkanlığı ve hayata olan bağlılığıyla çevresindekilere örnek oluyor. Yıllarca erkeklerin hâkim olduğu bir meslekte tek başına ayakta duran ve sanayi esnafı tarafından “Remziye Abla” diye anılan Cankıran, hem iş hayatındaki başarısıyla hem de zorlu yaşam mücadelesiyle dikkat çekiyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde hayat hikayesini anlatan ve kadınlara ilham olan Cankıran, kadınların her alanda var olması gerektiğini vurguladı.
Remziye Cankıran’ın sanayiyle tanışması 1992 yılına dayanıyor. Edirne Sanayi Sitesi’nde bir lastikçide satış elemanı olarak işe başlayan Cankıran, zamanla işin inceliklerini öğrenerek lastik bakım ve tamir işlerinde ustalaştı. Uzun yıllar sektörde çalıştıktan sonra 2010 yılında işsiz kalan Cankıran, pes etmek yerine yeni bir başlangıç yaptı. Eşinin de sanayi sitesinde oto elektrikçi olarak çalışmasının verdiği destekle kendi işyerini açmaya karar verdi.
Başlangıçta birçok kişinin “Kadın bu işi yapabilir mi?” sorusuyla karşılaştığını anlatan Cankıran, zamanla hem müşterilerinin, hem de sanayi esnafının saygısını kazandı.
Sanayide yaklaşık 20 yıldır aktif olarak çalışan Cankıran, lastik sökme, balans ayarı, tamir, montaj ve satış gibi tüm işleri tek başına yapıyor. Kadınların her alanda başarılı olabileceğini belirten Cankıran, şunları söyledi;
“Lastik sökme, balans ayarı, tamir, montaj ve lastik satışı yapıyorum. İlk başta kendi ailem dahil birçok kişi ‘Kadın bu işi yapabilir mi?’ diye düşündü. Ama işimi öğrendikçe ve yaptıkça herkesin bakışı değişti. Edirne’de lastik sektöründe çalışan ilk kadınım. Bugün kadınlar da artık araçlarını sanayiye getiriyor. Çünkü görüyorlar ki kadın da bu işi yapabiliyor.”
Kadının üretkenliğine dikkat çeken Cankıran; “Kadının olduğu her yerde hoşluk, güzellik, saygı ve sevgi olur. Çünkü kadın doğuştan üretendir. Kadınlar siyasette, tarlada, mühendislikte, mimarlıkta ve sanayide. Her yerde olmalı” dedi.
Remziye Cankıran’ın hayatındaki en zorlu dönem ise 2016 yılında başladı. Göğüs kanserine yakalanan Cankıran, uzun ve yorucu bir tedavi sürecinden geçti. Kemoterapi gördüğü dönemde bile işinden kopmayan Cankıran, çalışmanın kendisine moral verdiğini söyledi.
“2016 yılında bir hastalık geçirdim, göğüs kanserine yakalandım ama çok şükür ki işim vardı. İşim beni ayakta tuttu. Çalışmam için bir sebep vardı ve bu bana güç verdi” diyen Cankıran, iki yıllık tedavinin ardından hastalığı yenerek yeniden işinin başına döndü.
Tedavi sürecinde işyerine yardımcı bir eleman aldığını anlatan Cankıran, bugün hala aktif olarak lastik söküp takmaya devam ediyor.
“SANAYİYE İLK GİRDİĞİMDE AÇIK CEZAEVİ GİBİYDİ”Sanayi sitesinde ilk yıllarının kolay geçmediğini anlatan Cankıran, erkek egemen bir ortamda var olmanın zorluklarını yaşadığını söyledi.
Cankıran; “Sanayiye ilk girdiğim dönem benim için açık cezaevi gibiydi. O ortamda kadın olmak kolay değildi. Hatta ‘Sanayiye girdiğimden beri etek giymeyi unuttum’ derim. Ama zamanla herkes beni benimsedi. Şimdi sanayi esnafı bana ‘Abla’ diye hitap ediyor” diye konuştu.
Cankıran, yıllar içinde sanayide kadınların da görünmeye başladığını ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini söyleyerek; “Ben Edirne’de sanayide tektim. Benden sonra kadın esnaf sanayiye girmeye başladı. Bu beni çok mutlu ediyor. Kadın demek üretmek demek. Doğaya bile ‘doğa ana’ diyoruz. Kadınlar kendilerine güvenmeli, konfor alanlarından çıkmalı. Pes etmesinler ve çok çalışsınlar.”
SANAYİ USTASI AYNI ZAMANDA SPORCURemziye Cankıran’ın hayatı sadece sanayiyle sınırlı değil. Uzak Doğu sporlarına olan ilgisiyle de dikkat çekiyor. Oğlunu taekwondo kursuna yazdırmasıyla bu sporla tanıştığını anlatan Cankıran, zamanla kendisinin de eğitim aldığını ve kuşaklarını tamamladığını söyledi.
Cankıran; “Taekwondo ile oğlumu kursa yazdırarak tanıştım. Sonra ben de ilgilenmeye başladım. Kuşaklarımı aldım ve bu sporu çok sevdim. Federasyonun sınavlarına girdim ve hakemlik görevine hak kazandım. Şimdi antrenör ve hakem olarak görev alıyorum” diye konuştu.
Federasyonun Trakya bölgesindeki müsabakalarda kendisini görevlendirdiğini söyleyen Cankıran, “Benim tek işim yok aslında, her iş benim. Çalışmayı çok seviyorum” ifadelerini kullandı.
“KADIN İSTERSE HER ŞEYİ BAŞARIR”8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadınlara mesaj veren Remziye Cankıran, sözlerini şöyle tamamladı; “Kadın isterse her şeyi yapar. Yeter ki kendine güvensin. Kadınlar ne kadar gelişir ve her alanda var olursa dünya o kadar güzel olur. Kadınlarımız pes etmesin, çok çalışsın ve hayallerinin peşinden gitsin.”
Yıllardır sanayi sitesinde anahtar ve krikoyla çalışan Remziye Cankıran, hem mesleğiyle hem de hayat mücadelesiyle 8 Mart’ın ruhunu en güçlü şekilde yansıtan kadınlardan biri olarak gösteriliyor.
HİLAL PEKER