
Olay, 15 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon'un Ortahisar ilçesine bağlı Çukurçayır Mahallesi'nde meydana geldi. 24 yaşındaki 1 çocuk annesi Pınar Kaynak, ormanlık alanda göğsüne bıçak saplanmış ve başı taşla ezilmiş halde ölü bulundu. Cinayetin aydınlatılması için Trabzon İl Jandarma Komutanlığı ve Ortahisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından özel bir ekip kuruldu. Olay yerindeki tüm deliller titizlikle incelenirken, Kaynak'ın cep telefonunun kayıp olduğu tespit edildi. Jandarma ekipleri, kayıp cep telefonunun sinyallerini inceleyerek, telefonun Mustafa Gülyüz'e ait bir hat üzerinden sinyal verdiğini belirledi. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, Kocaeli'nde bulunan Mustafa Gülyüz'ü gözaltına alarak Trabzon'a getirdi. Gülyüz, ifadesinde cep telefonunu Pazarkapı'da bir yerden aldığını ve İstanbul'da sattığını iddia etti. Ancak jandarmada alınan DNA örnekleri Ankara Jandarma Kriminal Komutanlığı'na gönderildi. Yapılan incelemede, Pınar Kaynak'ın üzerinden alınan sperm örneğiyle Mustafa Gülyüz'ün DNA'sının birebir uyuştuğu belirlendi. Tornavida üzerinde kan izleri bulundu Yeniden sorgulanan Mustafa Gülyüz, Pınar Kaynak ile rızaya dayalı ilişkiye girdiğini ancak öldürmediğini savundu. Gülyüz, ifadesinde olay günü Necati Parmak'ın evinde oturduklarını, akşam markete Parmak'a ait minibüsle gittiklerini ve dönüşte Pınar Kaynak'ı araca aldıklarını ileri sürdü. Bu beyan üzerine Necati Parmak'ın evinde ve aracında arama yapıldı. Daha önce yapılan otopside, Pınar Kaynak'ın göğüs bölgesinde tornavida ile zorlanma izleri tespit edildiği ortaya çıktı. Parmak'ın evinde bulunan bir tornavida üzerinde yapılan incelemede kan izleri bulundu. Elde edilen delillerin ardından Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak, "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" ve "cinsel saldırı" suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. 2 kişi de tutuklanarak Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Güvenlik gerekçesiyle sanıklar daha sonra farklı illerdeki cezaevlerine nakledildi. İlk karar: müebbet Davanın 8 Mart 2022 tarihinde görülen karar duruşmasında cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K.'nin beraatını, tutuklu sanıklar Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak'ın ise "canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "hırsızlık" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların çelişkili ifadeleri, maktul üzerinde Mustafa Gülyüz'e ait sperm örnekleri, maktulün tırnakları ve boynunda sanığa ait DNA izleri, Necati Parmak'ın olaydan sonra Mustafa Gülyüz ile tekrar görüştüğünün tespit edilmesi, maktulün zorla araca bindirilerek olay yerine götürülmesi gerekçeleriyle iki sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K. hakkında ise beraat kararı verildi. Yargıtay bozdu, dosya yeniden görüldü Karar duruşmasından yaklaşık 4 yıl sonra Yargıtay, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozdu. Dosya yeniden Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkeme Necati Parmak'ın nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından ayrı ayrı beraatına, Mustafa Gülyüz'ün ise Pınar Kaynak'a karşı işlediği nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl, cinsel amaçla cebir, tehdit ve hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay olmak üzere toplam 25 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. "Yaramız yeniden açılmış gibi" Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına katılan baba Mehmet Kaynak, yarasının tekrar açıldığını belirterek, "Yargıtay kararı bozdu. Avukat aracılığıyla tekrar dilekçemizi vereceğiz. Necati Parmak'ın tahliyesine karar verildi. Bu saatten sonra yargı aşamasını bekleyeceğiz. Yıllardır devam ediyor. Bir an önce sonuçlanmasını istiyoruz. Yaramız yeniden açılmış gibi. Üzgünüm" dedi. "Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz" Pınar Kaynak'ın kardeşi İsmail Kaynak ise adalet istediklerini kaydederek, "Necati Parmak DNA tutmadığı kararıyla serbest bırakıldı. Kaç sene oldu halen daha devam ediyor. Bir cinayet çözülemedi. Artık adalete inanmıyoruz. Kan ağlıyoruz. Evimizde huzur yok. Psikolojimiz bozuldu. Aile bağlarımız koptu. Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Ölen benim ablam. Cinayeti bir kişinin işlemiş olabileceğine inanmıyorum. Bunun arkasında başka birileri de var. Kim ne duyduysa, ne biliyorsa polise başvursun. Artık yorulduk. Ömrümüz burada geçiyor. Artık kimse susmasın. Kadınlar ve çocuklar ölmesin. Artık adalet istiyoruz" şeklinde konuştu. Avukat Onay: "Verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz" Avukat Selahattin Onay da, hukuki mücadelenin sona ermediğini vurgulayarak, "Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, dosya kapsamındaki sanıklardan M.G. hakkında daha önce kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sanık hakkında yeniden yapılan yargılama neticesinde sanık M.G. hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl hapis cezasına, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Diğer sanık N.P. yönünden ise nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları bakımından beraat kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki deliller, tanık anlatımları ve sanık beyanları arasındaki açık çelişkiler birlikte değerlendirildiğinde özellikle beraat kararları yönünden eksik ve yetersiz bir inceleme yapıldığı kanaatindeyiz. Bazı kritik delillerin yeterince tartışılmadığı ve maddi gerçeğin tam anlamıyla ortaya konulamadığı açıktır. Bu nedenle verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Hukuki mücadelemiz burada sona ermiş değildir. Müvekkillerimiz adına kararın hukuka aykırı ve eksik yönlerine karşı itiraz ve başvuru yollarını sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririm" ifadelerini kullandı.