Şadan Şimşek: “Meriç Nehri Bir Boru Hattı Değil, Yaşam Kaynağıdır”

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ne ilişkin yaptığı basın açıklamasında, bilimin uyarılarının dikkate alınmadığını belirterek projeye karşı kamuoyunu ortak tutum almaya çağırdı.

Haber Giriş Tarihi: 02.02.2026 12:27
Haber Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 12:27

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi hakkında yazılı bir basın bildirisi yayımladı. Şimşek, sanayiye karşı olmadıklarını ancak plansız, çarpık ve çevresel maliyetleri göz ardı eden sanayi anlayışına itiraz ettiklerini vurguladı. Trakya’nın jeolojik yapısı korunarak, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan sürdürülebilir bir kalkınma modelinin esas alınması gerektiğini ifade etti.

Yıllar önce TEMA Vakfı başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerle birlikte İstanbul sanayisinin Trakya’ya taşınmasının çevreyi, tarım alanlarını ve su kaynaklarını tüketeceği yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Şimşek, bu uyarıların bilinçli şekilde görmezden gelindiğini belirtti. Bugün gelinen noktada Ergene Nehri başta olmak üzere Trakya’daki su varlıklarının kirlenme ve tükenme riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’nin, bilimsel veriler ışığında değerlendirilmediğini savunarak, projenin su güvenliğini sağlamak yerine sorunu başka bir havzaya taşıdığını ifade etti. İklim krizi nedeniyle Meriç Havzası’nda düzensiz akış, yaz aylarında ciddi debi düşüşü ve artan kuraklık riski bulunduğuna dikkat çekti. Buna rağmen sanayi için nehirden sürekli ve yüksek miktarda su çekilmesinin planlandığını, tarımın, ekosistemin ve yerel halkın su ihtiyacının geri plana itildiğini kaydetti.

Yetkililerin projeyi yeraltı sularını koruma gerekçesiyle savunduğunu aktaran Şimşek, bir havzadaki yanlış su kullanımının başka bir yüzey suyunu zorlayarak çözülemeyeceğini, bunun sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığını söyledi. Meriç Nehri’nin sınır aşan bir su kaynağı olduğunu hatırlatan Şimşek, Bulgaristan ve Yunanistan ile paylaşılan bu nehir üzerinde uluslararası bağlayıcılığı olan bir su yönetimi planı olmadan atılacak adımların ileride diplomatik, hukuki ve çevresel sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Açıklamada, proje kapsamında planlanan baraj, gölet ve su aktarım sistemlerinin nehir ekosistemi, tarımsal sulama, taşkın rejimi ve bölge halkının su hakkını bütüncül şekilde ele almadığına dikkat çekildi. Trakya’nın sınırlı su kaynaklarının kim için kullanılacağı sorusunu yönelten Şimşek, halkın, çiftçinin ve doğanın suyu yerine suyu yoğun tüketen sanayi modelinin korunmak istendiğini savundu.

Çözümün nehirlerden daha fazla su çekmekte değil, sanayide zorunlu su tasarrufu, geri kazanım sistemleri, kapalı devre üretim ve gerçek bir su yönetimi politikası geliştirmekte olduğunu belirten Şimşek, “Meriç Nehri bir boru hattı değildir. Bir ekosistemdir, bir yaşam alanıdır, ortak geleceğimizdir” ifadelerini kullandı.

Bilimi yok sayan ve halkı sürecin dışına iten anlayışı kabul etmediklerini vurgulayan Şimşek, kamuoyunu, meslek odalarını, bilim insanlarını ve yerel yönetimleri Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ne karşı ortak akıl ve kamusal sorumlulukla hareket etmeye davet etti. Açıklamasını “Su haktır, ticari meta değildir. Meriç Nehri Trakya’nındır” sözleriyle tamamladı.

HABER MERKEZİ