Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yıldönümü dolayısıyla Lüleburgaz’da ‘103. Yılında Mübadele’ konulu panel düzenlendi.
Lüleburgaz Belediyesi ve BAL-GÖÇ Trakya işbirliğiyle, 21 Şubat Cumartesi günü saat 13:30’da Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi Prof. Dr. Türkan Saylan Salonu’nda gerçekleştirilen panele konuşmacı olarak Prof. Dr. Kemal Arı, Doç. Dr. Neval Konuk Halaçoğlu, Doç. Dr. Hasan Demirhan ve Tarihçi-Yazar Ali Arslan katıldı.
Paneli Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız, Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, Bulgaristan Haskovo Milletvekili Mümin Sali Mümin, BAL-GÖÇ Trakya Derneği Başkanı Veli Öner ve çok sayıda vatandaş takip etti.
Panelin açılışında konuşan Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli; “Mübadele; yalnızca coğrafyaların değişmesi değil, hatıraların, kültürlerin, dillerin ve hayatların yer değiştirmesi demektir. Bir yanıyla ayrılığı, hasreti ve zorluğu; diğer yanıyla ise yeniden kök salmayı, dayanışmayı ve ortak bir geleceği simgeler. Bugün Trakya’nın pek çok yerinde olduğu gibi Lüleburgaz’da da sosyal dokumuzu zenginleştiren, kültürel çeşitliliğimizi güçlendiren önemli bir mirasın taşıyıcıları, mübadeleyle gelen ailelerimizin kıymetli hatıralarıdır. Bu anlamlı panelde, alanında değerli akademisyenlerimizin ve araştırmacılarımızın katkılarıyla; mübadele öncesi yaşamdan kültürel mirasa, yerel tarihten toplumsal hafızaya kadar uzanan geniş bir perspektifi birlikte değerlendireceğiz. İnanıyorum ki burada paylaşılacak her bilgi, her hatıra ve her yorum; geçmişi daha doğru anlamamıza, bugünü daha güçlü kurmamıza ve yarına daha bilinçle yürümemize katkı sunacaktır. Lüleburgaz Belediyesi olarak bizler de bu bilinçle; kültürümüze, tarihimize ve ortak değerlerimize sahip çıkmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen başta Bal-Göç Trakya ailesi olmak üzere tüm kurumlara, konuşmacılarımıza ve katılımınızla bu buluşmayı değerli kılan sizlere gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
BAL-GÖÇ Trakya Derneği Başkanı Veli Öner; “Bugün burada dünya tarihinin en büyük dramlarından biri olan mübadelenin 103’üncü yılında sizlerle buluştuk. Bugün burada yalnızca tarihsel bir olayı konuşmak için değil, insan hafızasında derin izler bırakmış büyük bir kırılmayı anlamak, o yıllarda olanları öğrenmek ve gelecek nesillere aktarmak için buradayız” ifadelerini kullandı.
Mübadele öncesi Yunanistan’daki Türkler, mübadelede bırakılan kültür varlıkları, Lüleburgaz ve mübadele konularının ele alındığı panelde konuşan Doç. Dr. Hasan Demirhan; “19’uncu yüzyıldan sonra Balkanlar kan, gözyaşı ve ıstırap doluydu. Eğer Osmanlı bu coğrafyayı 5 asırdır yönetmeseydi bugün biz Balkanlar’daki çeşitlilikten büyük ihtimalle bahsedemeyecektik. 20’nci yüzyılda isyanlar ve maalesef yine Balkan devletlerinin romantik milliyetçiliğinin etkisi ile beraber, homojen devlet kurma hayaliyle azınlıklara karşı bir düşmanlığa başladı ve Osmanlı’nın izlerini silmek için çabaladı” dedi.
Prof. Dr. Kemal Arı: “1922 yılının sonunda 300 bin olan sayı 1923 yılında 500 bine ulaştı ve 1 milyona yaklaştı. 1 milyon insan Anadolu’dan koptu ve Yunanistan’a sığındı. Kendi vatanımızın durumu ne, yanmış yıkılmış bir Anadolu, Manisa yandı, Uşak yandı, Afyon aynı tahrip edildi” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Neval Konuk Halaçoğlu ise konuşmasında Balkanlar’da ve özellikle Yunanistan’da kalan Osmanlı eserlerinden bahsetti.
Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkelerin ‘erken fetih’ bölgeleri olduğunu belirten Halaçoğlu, Yunanistan’daki Osmanlı eserlerinin envanterini çıkarttığını ve binlerce esere ulaştığını belirterek, Erken Osmanlı mimarisine ait tek örneklerin burada olduğunu ifade etti.
Tarihçi-Yazar Ali Arslan da konuşmasında, Lüleburgaz’daki Rum, Musevi, Yahudi ve Müslüman yerleşimlerini anlatarak Lüleburgaz’ın 1842’de yapılan nüfus sayımı sonuçlarından örnekler verdi.
Konuşmaların ardından panel katılımcılarına teşekkür belgeleri sunuldu.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Haber Merkezi