Edirne’de doğan ve yetişen en önemli sanatçılardan biri heykeltraş İlhan Koman. Dünyaca ünlü sanatçının kentte Antik Park olarak da bilinen alandaki anıtı, bakımsızlığıyla dikkat çekiyor. Bazı kesimler tarafından ‘Türk Da Vinci’ lakabıyla da anılan Koman’ın anıtının etrafındaki insan eliyle atılmış çöpler de bulunuyor.
Çevresinde bulunan Eski Cami, Bedesten, Rüstempaşa Kervansarayı ve bugün Vakıflar Bölge Müdürlüğü binası olarak kullanılan Müezzinler Okulu binasının ortasında bulunan anıtın, tarihi önemi yüksek bir bölgede olmasına rağmen, bakımsız bırakılması nedeniyle görünürlüğü de azaldı.
“ANITIN ÖNEMİ BÜYÜK”
Sanat ve Kültür Yönetimi Uzmanı Kutalmış Bayraktar, Koman anıtının içler acısı haline dikkat çekti. Bayraktar, Koman anıtının önemini vurgularken; “Edirne’de kamusal sanat anlamında hiçbir eseri yer almamış dahi olsa da bu kentte doğması nedeniyle kentin belleğinde yeri olan İlhan Koman’ı kamusal alanda vurgulayarak hatırlatan tek eser olması nedeniyle anıtın önemi büyüktür” ifadelerini kullandı.

“TOPOGRAFYANIN SÜREKLİLİĞİNE DEĞER KATIYOR”
Anıtın özgün bir çağdaş anıt olduğunu söyleyen Bayraktar; “Kendine ait bir çizgisi olan özgün bir çağdaş anıt olması itibariyle de mimari, kentsel ve peyzaj mimarisi anlamında da değeri vardır. Aynı alanda geçmişte erken 16’ncı yüzyıl yapısı olan İki Kapılı Han ve geç 19’uncu yüzyıl Hacı Salih Bey Konağı gibi yapıların bulunduğunu düşündüğümüzde, bu minimal anıt da bir cumhuriyet katmanı olmakta ve böylece topografyanın sürekliliğine de değer katmaktadır” dedi.
“ESTETİK DİYALOĞA KATKI SAĞLIYOR”
Bayraktar, anıtın çevresindeki tarihi dokuya da dikkat çekerek; “Bunların yanı sıra anıt, tarihsel çevresi ve farklı dönemlerden gelen eserlerin bir aradalığında kurulduğu periferik estetik diyaloğa katkı sağlaması anlamında da bir rolü bulunmaktadır. 15’inci yüzyıldan gelen Eski Cami ve Bedesten, 16’ncı yüzyıldan gelen Rüstempaşa Kervansarayı, erken 20’nci yüzyıl Müezzinler Okulu (Vakıflar Bölge Müdürlüğü) gibi mimari eserlerin ortasındaki alanın bir meydan alan haline gelmesinde son dokunuşu yapmaktadır” sözlerine yer verdi.
“KULLANIMI SUİSTİMAL SEVİYESİNDE KÖTÜ”
Koman anıtının günümüzdeki son durumu ile ilgili konuşan Bayraktar; “Anıtın şu an itibariyle mimari ve kentsel kullanımı suistimal seviyesinde kötüdür. Anıtın hemen yanına konuşlandırılmış taksi durağına paravan gibi bir işlevde bırakılmış haldedir. Günümüzde anıtın sadece bir yüzü anıt işlevinde kalmış şekildedir. Hâlbuki buradaki anlamıyla anıtlar üç boyutlu kentsel öğelerdir. Meydanları, karayollarını, yaya yollarını vs. ilişki örgülerinde düğüm işlevi görmesi beklenen simge nitelikli yapıtlardır. Kaldı ki Edirne İlhan Koman Anıtı plastik biçimiyle de bir pano olmaktan ötedir. İlhan Koman’ın ‘Sonsuz Eksi Bir’ serisinde görülen kıvrımların mimari naif bir hatırlatması gibi Art Deco estetiği içerisinde değerlendirilebilecek bir plastiğe sahiptir. Bu nedenle anıtın sırt kısmının görünmez kılınmasıyla önemi sinsice yok olmuş, ‘olsa da olur olmasa da olur’ anlamında bir pano haline gelmiştir” dedi.

“KENTSEL BİR ARDİYE CEBİ HALİNE GELDİ”
Anıtın görünmez hale geldiğine dikkat çeken Bayraktar; “Son tahlilde anıt görünmez anıt haline gelmiştir. Gözlerimiz bakar ama onu seçemez. Bu görünmezlik özelliğini kazanmasıyla anıt üniversitelerin restorasyon-konservasyon, mimarlık gibi disiplinlerin müfredatlarında sayılan kara yosunu, yeşil alg, siyah kabuklanma, lekelenme hatta mikrokarst oluşumu dahil taş yüzeyi bozulması anlamında hepsinin görüldüğü bakımsızlığın abideleştiği bir deneysel yüzeye/alana dönüşmüştür. İlgili bölümlerdeki öğretim elemanlarının öğrencilerini bu anıta getirerek müfredatları için zengin bir teknik gezi yaptırmaları olasıdır. Yapıtın mimarisine sonradan eklenen anlamsız küpeşteler ise anıta başka bir pratikle zarar vermiştir. Bu bakımsızlığın yanı sıra kıvrımlı yüzeyinin oluşturduğu bir aralıkta taksilerin stepne tekerleri, öteki tarafta trafik babaları, diğer tarafta süpürge ve küreklerin saklandığı adeta kentsel bir ardiye cebi haline gelmiştir” ifadelerine yer verdi.
“2 KİTABESİNDEN BİRİNİN PANOSU DÜŞMÜŞ”
Bayraktar, 2 kitabesi bulunan anıtın kitabelerinden bir tanesinin panosunun da düştüğünü söyleyerek; “2 ayrı kitabesi bulunan anıtın kitabelerden birinin panosunun düştüğü ve panonun yerinin boş kaldığı da görülmektedir. Meydanın kenarında mütevazi duruşu böylece suistimal edilmiş daha sonra meydanın hemen girişine Çanakkale Savaşları kahramanlarımızdan Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin daha modernist çizgili yüksek kaideli bronz görünümlü fiberglas heykeli dikilerek Edirneli bir sanatçıyı anlatan bağlam köklerinden sökülmüş, bambaşka bir anlatıma geçilmiştir. Dünyada çok az sanatçının erişebileceği yüksek ve kalıcı marka değeri olan merhum sanatçı İlhan Koman’ın doğduğu kent ile kurulmaya çalışılan bağlar bu örnekte olduğu gibi ne yazık ki hep gevşek bırakılmakta böylece kent belleğindeki yeri yeterince iyi gösterilememektedir” diye konuştu.
Uğur AKAGÜNDÜZ