Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç tarafından yapılan yazılı açıklamada, asgari ücretin Türkiye’de “taban ücret” olmaktan çıktığı, fiilen ortalama maaş seviyesine dönüştüğü ifade edildi. Açıklamada, asgari ücretin artık yalnızca en düşük ücretli çalışanları değil; özel sektörde çalışan geniş kesimleri, gençleri, kadınları ve kayıt dışı istihdam baskısı altındaki emekçileri doğrudan ilgilendiren bir yaşam ücreti haline geldiği vurgulandı.
Edirne genelinde yapılan esnaf saha anketleri ve gelir–yaşam koşulları araştırmalarına dikkat çekilen açıklamada, asgari ücretle çalışan hanelerin büyük bölümünün mevcut gelirle kira, gıda ve fatura giderlerini karşılayamadığı belirtildi. Çalışanların önemli bir kısmının ay sonunu ek iş, borçlanma ya da aile desteği olmadan getiremediği, küçük esnafın ise düşen alım gücü nedeniyle satış kaybı yaşadığı, buna karşın artan kira ve enerji maliyetleriyle mücadele ettiği aktarıldı.
“Asgari ücret düşük kaldıkça yalnızca işçi değil, esnaf da kaybetmektedir” denilen açıklamada, ücretlinin alım gücündeki düşüşün yerel ekonomiyi de olumsuz etkilediği kaydedildi.
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın değerlendirmelerine de yer verilen açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 10–11 milyon çalışanın fiilen asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, bu durumun ailelerle birlikte toplumun çok büyük bir kesimini etkilediği ifade edildi. Asgari ücret tartışmasının yalnızca teknik bir ücret ayarlaması olmadığı; gelir dağılımı, toplumsal adalet ve ekonomik bağımsızlık meselesi olduğu vurgulandı.
Zafer Partisi’nin ekonomi yaklaşımında, ücretlerin baskılanarak enflasyonla mücadele edilemeyeceği, emekçinin yoksullaştırılmasının üretimi değil durgunluğu artıracağı ifade edildi.
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nın talepleri ise şöyle sıralandı: Asgari ücretin ortalama maaş olduğu gerçeği kabul edilerek yeniden belirlenmesi, asgari ücretin en az 45 bin TL seviyesine çıkarılması, küçük esnaf ve üreticiyi koruyacak destek mekanizmalarının eş zamanlı uygulanması ve ücret–fiyat sarmalının faturasının emekçiye değil yanlış ekonomi politikalarına kesilmesi.
Açıklamada, bu taleplerin bir “zam isteği” değil; emeğin onurunu, toplumun refahını ve Türkiye’nin ekonomik geleceğini koruma çağrısı olduğu ifade edildi.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Haber Merkezi