Hava Durumu

#Açık Hava Müzesi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Açık Hava Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açık Hava Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Terziler Sokağı Yenilenmiş Haliyle Açıldı Haber

Edirne’de Terziler Sokağı Yenilenmiş Haliyle Açıldı

Edirne’de tarihi dokusuyla dikkat çeken ve 40’a yakın tescilli yapıdan oluşan Terziler (Dar Sokak), yürütülen restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden kente kazandırıldı. Uzun yıllardır bakımsız kalan çarşıda yaklaşık 65 metrelik güzergahı kapsayan alanda bulunan 40'a yakın tescilli dükkanın cepheleri ahşap kaplamayla yenilendi. Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte kantin tarihi dokusuna uygun olarak yenilenen sokakta, ayakkabı tamircileri, cep telefonu tamircileri, çay ocağı, şeker satıcıları gibi çeşitli dükkanlar bulunuyor. Açılışa Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, STK temsilcileri, oda başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda programda esnaf adına Adnan Özkuru, TÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi İsmet Osmanoğlu konuşma gerçekleştirdi. “HEMŞEHRİLERİMİZİN ÇOCUKLUĞU GEÇTİ” Programda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Kent hafızasında çok önemli bir yere sahip olan, birçok Edirneli hemşehrimizin çocukluğunun geçtiği bu kıymetli Terziler Sokağı’nda yenilenen yüzüyle açılışını yapmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Valimiz Yunus Sezer’e çok teşekkür ediyorum. Saraçlar Caddesi’nde yürütülen sokak sağlıklaştırma çalışmaları devam ederken, bu çarşımızın da içerisinde birçok kıymetli esnafımızı barındıran şehrimizin en önemli lokasyonlarından birinin ihya edilmesi ve yenilenen yüzüyle hemşehrilerimizle yeniden buluşturulması için yoğun bir çaba sarf etmiştir” dedi. “EDİRNE’YE AÇIK HAVA MÜZESİ DİYEBİLİRİZ” Edirne’nin açık hava müzesi gibi olduğunu vurgulayan Edirne Valisi Yunus Sezer “Bizler, kültür ve tarih hazinesi üzerinde yaşayan bir şehirde bulunuyoruz. Edirne, başlı başına bir açık hava müzesi diyebileceğimiz tarihi ve kültürel değere sahip bir şehir. Bu şehre hizmet etmek de hepimiz için büyük bir onur ve Allah’ın nasip ettiği bir sorumluluktur. Bugün içinde bulunduğumuz alan; Dar Çarşı olarak bildiğimiz, bir tarafta Tahtakale, bir tarafta Dar Çarşı ve Kaleiçi’ne uzanan hattın önemli bir parçası olan, büyük bir restorasyon sürecinin küçük ama çok kıymetli bir bölümüdür. Bu kapsamda Çilingirler Caddesi, Balık Pazarı ve çevresini de içine alan geniş bir dönüşüm ve ihya çalışması yürütüyoruz. Bugün bu açılışı yapmamızın önemli bir sebebi var. Yaklaşık bir yıl önce burada esnaflarımızın bir talebi olmuştu. Baktığımızda hepimize tebessüm ettiren, Dar Çarşı’nın kendi ruhunu yansıtan; ayakkabıcılarıyla, terzileriyle, esnafıyla mütevazı ve güler yüzlü bir çarşıdan bahsediyoruz. Buranın yeniden ihya edilmesi için başlattığımız çalışma tamamlandı ve kısa sürede hayata geçirildi. Bugün de esnafımızın yüzünün güldüğünü hep birlikte görmek için buradayız. Bu kapsamda 52 dükkanımız restore edildi” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Makedon Kulesi Haziranda Kapılarını Açıyor Haber

Makedon Kulesi Haziranda Kapılarını Açıyor

Sezer, yapıyı gezerek İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk'ten bilgi aldı, kulenin terasına çıkarak kenti panoramik olarak seyretti. Vali Sezer, gazetecilere Makedon Kulesi'nin Edirne'nin simge ve önemli yapılarından biri olduğunu söyledi. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemini yansıtan ve hepsinden izler taşıyan yapının Edirne'ye ve ülkeye kazandırılmasının çok önemli olduğunu belirten Sezer, "Kültür ve Turizm Bakanlığımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Çalışmalarda artık sona geldik. Son bir ay içerisinde toparlanacak ve inşallah önümüzdeki ay ziyaretçilere açmayı düşünüyoruz." dedi. Panoramik bir görüntü sunan ve dört kattan oluşan kulede, her döneme ait kitabelerin yer aldığını vurgulayan Sezer, kulenin, ziyaretçilerine seyir zevki sunacağını kaydetti. Kulenin, Edirne'nin tanıtımı açısından son derece önemli olacağını ifade eden Sezer, "Buzhane olarak kullanılan alan bir taraftan şapel, bir taraftan seramik atölyeleriyle beraber bir açık hava müzesi de Edirne'mize kazandırılmış oldu. Tarihi yapıların ihya edilmesi her zaman güzel ama yıllardır bu şekilde atıl kalan ve kendi hüviyetine kavuşmayı bekleyen böyle bir tarihi yapının ziyaretçilere açılması çok önemli ve çok kıymetli." diye konuştu. Roma İmparatoru Hadrianus tarafından milattan sonra 117-138 yıllarında yaptırılan ve eski Edirne’yi çevreleyen surların üzerinde bulunan kulelerden bugüne ulaşabilen tek yapı olan Makedon Kulesi, kentin önemli tarihi simgelerinden biri olarak biliniyor. Edirne valilerinden Hacı İzzet Paşa tarafından 1867 yılında kulenin üzerine ahşap katlar eklenip saat yerleştirilmesinin ardından yapı, uzun yıllar "saat kulesi" olarak anıldı. Bir dönem yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılan yapı, 1953 depreminde ağır hasar gördü. Deprem sonrası kule üzerine eklenen katlar ve saat bölümü, şehir estetiğini bozduğu gerekçesiyle hazırlanan rapor doğrultusunda dinamitle yıktırıldı. Kule, 1990'lı yıllarda yeniden restore edilirken Edirne Müzesi tarafından 2002-2003 yıllarında çevresinde arkeolojik kazılar gerçekleştirildi. Son restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla Makedon Kulesi'nin, Edirne’nin tarihsel mirasını yansıtan önemli bir ziyaret noktası olarak yeniden kent turizmine kazandırılması hedefleniyor.

57. Alay Birliği, 111 Yıl Sonra Yeniden Kuruldu Haber

57. Alay Birliği, 111 Yıl Sonra Yeniden Kuruldu

Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen 'Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek 'Çanakkale Geçilmez Destanı' yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek, 57'nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen'e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu'daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan'da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan'ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı'nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ'da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay'ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi'nde ve 7. Tümen'den alınan bölüklerle Gelibolu'da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi'nin Çanakkale'de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu'da Gelibolu'da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul'a geldiğinde ilk olarak İstanbul'a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu'daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu'ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, 'yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu'ya mı gideceğim' dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu'ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ'a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu'da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay'ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.

111 Yıl Önce Atatürk'ün O Tarihi Fotoğrafının Çekildiği Alan Tarihe Tanıklı Ediyor Haber

111 Yıl Önce Atatürk'ün O Tarihi Fotoğrafının Çekildiği Alan Tarihe Tanıklı Ediyor

Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57'nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale Ruhu'nu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Muharebelerindeki rolünün anlatılması için ‘Mustafa Kemal Yolu' projesi hayata geçirildi. Çanakkale Savaşları'nda Gelibolu'da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18'nci Alay'ın siperlerine girmeden önce çekilen o tarihi fotoğrafın bulunduğu noktaya 109 yıl sonra Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Yolu projesi kapsamında Atatürk Anıtı yapıldı. Atatürk'ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer'in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Eceabat ilçesine bağlı Bigalı köyü yakınlarında tespit edilen Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Savaşları'ndaki ilk karargâhı ‘Mustafa Kemal Yolu' projesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının çalışmasıyla ihya edildi. Mustafa Kemal Yolu' projesiyle, Atatürk'ün Çanakkale Kara Muharebelerindeki rolünün anlatılması, savaş alanlarının kapalı alanlardan çıkarılarak ziyaretçilere açılması, tarihi veriler doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk'ün, Çanakkale'ye intikalinden başlanarak kara muharebelerinde kullandığı yolda, ziyaret rotaları oluşturularak Tarihi Alanı'nın açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor. ‘Mustafa Kemal Yolu', Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'ye ilk adım attığı 25 Şubat 1915 tarihinden 18 Mart Zaferine dek 289 gün boyunca cephe ve karargah alanları dahil tüm hareket alanını kapsıyor. Atatürk'ün 25 Şubat 1915 tarihinde Çanakkale'ye gelip, 19. Tümen Karargahı'nı Maydos'ta kurmasıyla başlayan ve Bigalı, Kemalyeri, 180 Rakımlı Tepenin Güneyi, Düztepe'nin Güneyi ile Çamlıtekke'de kurmuş olduğu karargahları izleyen rotayı canlandırmalar aracılığı ile deneyimleme fırsatını ziyaretçiye sunan proje, Mustafa Kemal'in Çanakkale savaşlarındaki rolünü anlatarak, kara savaşlarının önemine dikkat çekiyor. Mustafa Kemal Yolu'nda çocuklar için özel alanlar tasarlanırken, konaklamalı turlar içinde kamp alanları oluşturdu. 17 kilometrelik yol ziyarete açıldı. ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Muharebeleri esnasında Mustafa Kemal Atatürk'ün çekildiği fotoğraflar içerisinde hikayesini bildiğimiz neredeyse nadir fotoğraflardan bir tanesinin heykel olarak şu anda yarımada içerisindeki sergilenmiş olduğu alanlardan bir tanesindeyiz. Tarih 17 Haziran 1915 günü, saat dört ve Mustafa Kemal Atatürk bulunmuş olduğu karargahın içerisinde silah arkadaşı Binbaşı Haydar Mehmet Alganer'i misafir ediyor. Alganer, siperin içerisine geçmeden önce karargahtaki bu misafirlik esnasındaki durumunu hatıralarında anlatıyor. İçeri geldiğinde Mustafa Kemal Kemal'in karargahının aslında neredeyse bir eve benzediğini, içerisinde bir köpeğinin, kuzusunun olduğunu anlatıyor. Bir süre sonra iki silah arkadaşı siperleri gezmek amacıyla çıkıyor. Bu esnada özellikle şu anda bulunmuş olduğumuz mevkie doğru ilerlerken Alganer diyor ki; ilk sipere girdiğimizde askerlerin bir kısmının Kur'an-ı Kerim okuduğunu, bazılarının dua ettiğini, namaz kıldıklarını gördüm. Ardından Mustafa Kemal'le birlikte siperleri gezmeye başladık. İşte bu gezi esnasında kendisi bir süre sonra gideceği bölgeyle ilgili bir tarifte bulunuyor ve diyor ki sırasıyla 18. Alay, 27. Alay siperlerini ziyaret edecektik ve bu esnada görev yapacağım Anafarta ovasını da görüyordum. Hatta Mahmuz Sırt üzerinde düşman da görünüyordu. İşte tarihi kaynaklarda Alganer'in bahsetmiş olduğu bu tarif esnasındaki bütün tanımlara uyan tek noktaysa şu anda bulunmuş olduğumuz bölge. Mustafa Kemal'in Çanakkale Muharebeleri esnasındaki çekilmiş olduğu fotoğrafın tam da çekildiği yerdeyiz. Hatta Alganer hatıralarında iki fotoğraf çekmiştim diyor. İşte çekmiş olduğu iki fotoğraftan bir tanesi de şu anda arkamızda bulunan heykeldi. Hatta daha da önemlisi bu fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi ise bugün Çanakkale'de bulunan Çimenlik Kalesi içerisindeki müzemizde sergilenmektedir. Aile tarafından hediye edilen fotoğraf makinesi aslında bize tarihin tanıklığını yansıtmaktadır. Hatta bulunduğumuz bölgenin şu özelliği bulunmakta, şu anda biz aslında Mustafa Kemal'in Çanakkale Muharebesi esnasında kullanmış olduğu iki tane karargahının tam ortasındayız. Hemen altımızda bulunan 180 rakımı tepeyi yamacını 4 Haziran 1915 tarihine kadar kullanmış, 4 Haziran 1915 tarihinde ise hemen Kuzeyimizde bulunan Kemal Dere içerisindeki karargahına geçmiş olduğunu göreceğiz. Yani aslında Mustafa Kemal o günkü fotoğrafını bu iki tane karargahını aynı anda kullandığı dönem içerisinde çekilmiş olduğunu göreceğiz ki kendisi zaten arkasından da 8 Ağustos‘ta Anafartalar Grup Komutanlığı'na atanmakla birlikte Çamlıtekke'ye geçtiğini göreceğiz. Yani aslında şu anda Mustafa Kemal'in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.