Hava Durumu

#Adalet

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Canlı Yayında Kızlarının Mezarı Başından Adalet Çağrısı Yaptılar Haber

Canlı Yayında Kızlarının Mezarı Başından Adalet Çağrısı Yaptılar

Edirne’de Gülden Coni adlı genç kızın eski sevgilisi tarafından vahşice öldürülmesine ilişkin davada acılı aile, seslerini bir kez daha kamuoyuna duyurmak için canlı yayına çıktı. Gülden’in anneannesi, annesi Zehra Coni ve ablası Nurhan Alüzrek, Star TV’de yayınlanan “Nur Viral ile Sen İstersen” programına Gülden’in mezarı başından bağlanarak yaşadıkları acıyı ve adalet taleplerini dile getirdi. Canlı yayında konuşan Gülden’in ablası Nurhan Alüzrek, katilin yaptıklarından pişmanlık duymadığını belirterek, ailenin adalet arayışından asla vazgeçmeyeceğini vurguladı. Alüzrek, “Katil yaptığından pişman değil. Biz burada adalet nöbetindeyiz ve hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz. Zaten canımızdan can gitti. Bizim isteğimiz sadece adalet. Bize destek olsunlar” ifadelerini kullandı. “KARDEŞİM ŞİMDİ MEZARIN ALTINDA YATIYOR” Ailenin yaşadığı derin acıyı dile getiren Alüzrek, Gülden’in hayallerinin ve geleceğinin elinden alındığını söyleyerek, “Gülden’in şu an evde olması lazımdı, okula gitmesi lazımdı. Benim kardeşimin yeri okuldu, mezar değil. Ama kardeşim şimdi mezarın altında yatıyor” sözleriyle duygulandırdı. Anne, baba, anneanne ve tüm ailenin adalet beklentisi içinde olduğunu ifade eden Alüzrek, Gülden için verilen mücadelenin yalnızca kendi davaları olmadığını, benzer acıların yaşanmaması adına mücadele sürdürüldüğünü belirtti. Aile, program aracılığıyla yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunarak, davada adaletin eksiksiz şekilde sağlanmasını istedi. NE OLMUŞTU? Edirne’de 5 Nisan 2025 tarihinde Edirne Endüstri Meslek Lisesi’nin bahçesinde meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Gülden Coni cinayeti davasında önemli bir gelişme yaşandı. 16 yaşındaki Gülden Coni, buluştuğu 15 yaşındaki eski sevgilisi E. A. tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Cinayetin ardından Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar 26 Eylül 2025 tarihinde açıklanmıştı. Mahkeme heyeti, sanığın suç tarihinde 15 yaşında olması nedeniyle yasalar gereği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilemeyeceğine hükmederek, E. A.’yı 20 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf), yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. İstinaf mahkemesi, sanık hakkında “tasarlayarak öldürme” suçunun oluşmadığına kanaat getirerek yargılamanın yeniden yapılmasına hükmetti. Bu karar doğrultusunda Gülden Coni’nin katili, Edirne Adliyesi’nde yeniden hakim karşısına çıkacak. HABER MERKEZİ

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki Haber

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki

Olay, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasında meydana geldi. İddiaya göre, emeklilik talebinin reddedilmesi nedeniyle kuruma gelen H. H. (57), icra dosyası bulunduğunu öne sürerek kurum avukatı Zekeriya Polat (31) ile görüşmek istedi. Görüşme sırasında çıkan tartışmada H. H., yanında bulunan tabancayla Polat’a ateş etti. Ağır yaralanan Polat, hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Edirne Barosu tarafından yapılan açıklamada, kamu görevini yerine getiren bir avukatın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin hukuk camiasını derinden sarstığı vurgulandı. Baro Başkanı Gökhan Karakoç, avukatlara ve kamu çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması gerektiğini belirterek olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. “YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN BAŞSAĞLIĞI TELKİNİYLE SÖNMEZ” Karakoç, “Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama, hayatta kalma derdidir. Avukatlar öldürülüyor, tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor. Çoğu zaman konunun ilgilileri sadece seyretmekle yetiniyor. Daha dün Yalova ilimiz Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat, emeklilik için kurum aleyhine açtığı davanın mahkemece reddedilmesi üzerine görev yaptığı kuruma gelen gözü dönmüş bir cani tarafından katledildi. Bu mermi yalnızca savunma makamını temsil eden avukatlara değil, bütün yargı mensuplarına, görevini yapma iradesi ortaya koyan herkese yöneltilmiştir. Adliye koridorlarında yumruklanmaya alışmamızı beklemeyin bizden. Cezaevlerinde hor görülmeyi, haciz mahallerinde öldürülmeyi normalleştirmeyeceğiz. Öldürülen, katledilen meslektaşlarımızın sayısının her sene artıyor olmasının yüreğimizde yarattığı yangını, ‘başınız sağ olsun’ telkinleriyle söndürmeyeceğiz. Zira bizi susturursanız, öldürürseniz bizleri, adalete giden yolun bir ayağı topal kalır. Adalet dilsiz, adalet sessiz kalır. Avukatın sesinin kesildiği yerde, adalete ihtiyaç duyan her ferdin, her kurumun, kısaca herkesin nefesi kesilir” dedi. KARAKOÇ’TAN SÖZLEŞME VURGUSU Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme hakkında konuşan Karakoç, “İşte tam da bu yüzden Avrupa Konseyi geride bıraktığımız yıl Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşmeyi kabul etti. Neydi bu sözleşme? Bu sözleşme; avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını, hedef haline getirilmesini insan hakları ihlali sayan ilk bağlayıcı uluslararası bir metindir. 12 Mart 2025'te kabul edilip Mayıs 2025'te imzaya açıldı. Çünkü; tüm dünyada, özellikle de ülkemiz gibi bireysel adaletin, toplumsal adalet anlayışının önüne geçtiği, geçmeye başladığı kimi ülkelerde avukatlar artık salt yaptıkları görev sebebiyle öldürülüyor. Çünkü adaletin üçlü sac ayağından biri olan savunma makamı, her gün daha zorlu koşullarda adaletin yerine gelmesi için uğraşmak zorunda kalıyor. Çünkü avukatı korumadan, avukata yönelen şiddeti engellemeden adil yargılama hakkının varlığı imkânsız hale geliyor” ifadelerine yer verdi. “SÖZLEŞME DERHAL İMZALANMALI” Sözleşmenin imzalanması gerektiğinin altını çizen Karakoç, “Bu sözleşme taraf devletlere şunu söylemektedir; avukatını korumak, tehdit ve saldırıları etkin şekilde soruşturmak, baroları ve meslek örgütlerini baskı altına almamak, avukatın görevini korkmadan yapmasını sağlayacak şartları oluşturmak senin görevindir. Tüm bağlayıcı uluslararası metinler gibi bir sözleşme de bir ‘tavsiye’ değil, bir yükümlülük. Peki, ülkemiz? Ülkemiz bu sözleşmeyi maalesef henüz imzalamadı. Avukatların üstlendikleri görevler nedeniyle öldürüldüğü, adliye koridorlarında yumruklandığı, bürolarında vurulduğu bir ülkede, ‘biz bu sözleşmeye taraf değiliz’ demek açıkça şunu söylemektir: ‘Savunma bizim önceliğimiz değil.’ Bu sözleşmeyi imzalamamak; avukata yönelen şiddeti görmezden gelmektir. Savunma hakkını sahipsiz bırakmaktır. Hukuk devletinden biraz daha uzaklaşmak, vazgeçmektir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz görevimizi yaparken, bir davayı takip ederken ölmek istemiyoruz. Türkiye bu sözleşmeyi derhal imzalamalı ve iç hukuka aktarmalıdır. Aksi, sessiz bir kabuldür. Bu sessizlik, her yeni saldırının ortağı olmaktır. Tarihi Cumhuriyetimizle yaşıt Edirne Barosu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki savunmayı zayıflatan her yaklaşım, doğrudan hukuk sistemine zarar verir. Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi derhal imzalanmalı ve hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Yaşanan olayın takipçisi olacaklarını ifade eden Karakoç, şöyle konuştu: “Yaşanan ve savunma mesleğine yönelik olan saldırıyı, sıradan bir adli olay olarak görüp geçiştiremeyiz. Bu cinayetin faili ve diğer savunmaya yönelik şiddet olaylarının faillerinin tümü en ağır cezayı alana kadar mücadelemiz devam edecek olup ebediyete intikal eden meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı dileriz. Savunmanın onurunu ve meslektaşlarımızın yaşam hakkını korumaya dair kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.” MERT ERİŞKİN

"Filiz Gencan Edirne’de Kadınların Gururudur” Haber

"Filiz Gencan Edirne’de Kadınların Gururudur”

Kadın Hakları Günü kapsamında Edirne’de gerçekleştirilen panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi Saniye Barut, kadınların Cumhuriyet tarihindeki mücadelesinden bugünün siyasal koşullarına uzanan bir değerlendirme yaptı. Barut, hem CHP Genel Başkanı Özgür Özel hem de Edirne İl Başkanı Filiz Gencan Akın hakkında övgü dolu sözler söyleyerek salondan büyük alkış aldı. Barut konuşmasında, kadınların tarih boyunca özgürlük ve eşitlik için verdiği mücadeleye dikkat çekerek, “Bugün biz Cumhuriyet kadınları bu ülkede söz söyleyebiliyorsak, bu Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sabah kalkıp aldığı bir karar değil; kadınların yüz yıllardır süren mücadelesinin sonucudur” dedi. “ÖZGÜR ÖZEL, CHP’NİN BAŞINA GELMİŞ EN İYİ ŞEYDİR” Konuşmasının önemli bir bölümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ayrı bir parantez açan Barut, partisinin yeni döneminin özellikle kadınlar için büyük bir fırsat olduğuna vurgu yaparken; "Bugün CHP Genel Başkanımız Özgür Özel, bu partinin başına gelmiş en iyi şeydir arkadaşlar. Biz kadınlar siyasette daha görünür olabiliyorsak, bu onun açtığı yol sayesinde" ifadelerini kullandı. Barut, Özel döneminde uygulanan cinsiyet kotası ve kadın temsiline yönelik politikaların siyasette yeni bir sayfa açtığını söyledi. “MERHAMETİ, ADALETİ, ANNE DOKUNUŞU EDİRNE’YE GÜÇ KATIYOR” Saniye Barut, CHP Edirne İl Başkanı Filiz Gencan Akın için ise övgü dolu ifadeler kullanarak: "Bugün Edirne’ye bir kadın başkanın dokunuşu değiyorsa, bunun adı Filiz Gencan’dır. Yüreğiyle, sevgisiyle, adalet duygusuyla yaptığı çalışmalar Edirne’de bir başarı hikayesidir" dedi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Hata; “İmamoğlu’nun Davası TRT’de Canlı Yayınlansın” Haber

Hata; “İmamoğlu’nun Davası TRT’de Canlı Yayınlansın”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Gençlik Kolları Başkanlığı, CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dava süreciyle ilgili basın açıklaması yaptı. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına; CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, CHP Edirne Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Emircan Taylan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Edirne İl Başkanı Betül Okuyan, SOL Parti Edirne İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz ve partililer katıldı. 81 ilde eş zamanlı düzenlenen basın açıklamasını okuyan CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, İmamoğlu ile ilgili hazırlanan iddianamenin geçtiğimiz günlerde sunulduğunu hatırlatırken; “Geçtiğimiz haftalarda nihayet sunulan, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için 23 asırdan fazla ceza öngören iftiraname, yandaş medya tarafından her gün suç unsurları aradıkları bir malzeme haline getirilmiş durumdadır. Her geçen gün medya manipülasyonlarıyla doğrular eğilmeye, gerçekler gizlenmeye çalışılmaktadır. İktidar elinde bulundurduğu medya gücüyle hakikati yalana boğdurmaya çalışmaktadır” ifadelerini kullandı. Bazı medya organlarında çıkan ifadelere tepki gösteren Hata; “Nedir yalan? Nedir hakikat? ‘Valizlerde para var’ dediler, Jammer olduğu ortaya çıktı. ‘560 milyar yolsuzluk var’ dediler, iftiranamede 160 milyara düşürdüler. Aradaki 400 milyar unutuldu, 160 milyar ispatlanamadı. Farklı tarihlerde, farklı kişiler noktasından virgülüne bire bir aynı ifadeyi verdi. Seçim çalışması suç sayıldı. Kreş bağışları rüşvet sayıldı. Kurultayımızdaki sloganlar, pankartlar, tezahüratlar suç sayıldı. ‘Yolsuzluk soruşturması’ dediler CHP’ye kapatma istemi çıktı. Tek kare fotoğraftan casusluk çıkardılar, örgüt şemasına koydular. ‘KİPTAŞ’tan delegelere daire verildi’ dediler, tek bir kayda rastlanmadı. ‘Delegelere Iphone dağıtıldı’ dediler, bahsedilen telefon modelinin o tarihte henüz piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. İddianamede yer almadı. ‘Parkelerin altından 2 milyon dolar çıktı’ dediler iddianamede yer almadı. ‘İmamoğlu dükkanımı gasp etti’ dediler, yapısı kaçak çıktı. Neydi hakikat? ‘Örgüt’ dediler, örgüt çıkmadı. ‘Suç’ dediler, suç çıkmadı” dedi. Hata, İmamoğlu’nun peşinen suçlu ilan ettirildiğini söyleyerek; “Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli suçlardan dolayı 18 dosyadan dava açıldı. Fakat polis kapısını çalmadı, nezarete konmadı, tutuklu yargılanmadı. Kesin hüküm giymeden cezaevi nedir bilmedi. Bugün ise aynı kişi, en güçlü siyasi rakibine yönelik iddianame henüz mahkemece kabul edilmeden elinde bulundurduğu medya gücüyle Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu peşinen suçlu ilan ettiriyor. Hakikatten bahsettik. Peki neydi yalan? Neydi kötülük? Bazı kanallar ve yayınlar maşa haline gelmiş, masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış durumda. Utanarak izliyoruz ve görüyoruz ki asılsız, delilsiz bu kopyala-yapıştır iddianame üzerinden yorumlar yapılıyor, bol keseden hükümler dağıtılıyor” sözlerine yer verdi. TRT’nin ise muhalefetin söylemlerine yer vermediğini belirten Hata; “Bugün karşımızda öyle bir tablo var ki, 86 milyonun vergisiyle ayakta duran TRT, muhalefetin söylemlerine yer vermeye tenezzül dahi etmiyor bu da yetmezmiş gibi bir de muhalefete yönelik bir karşı propaganda yürütüyor. Halkın haber alma hakkını koruyan bir kurumun böyle çalışması asla ve asla kabul edilemez. 19 Mart’tan sonra yaşanan süreçte, siyasi operasyonların ekran ayağı haline gelen ve sözde dezenformasyonla mücadele içinde olduğunu söyleyen iktidarın dezenformasyon makinası TRT, her gün yaptığı haberler ve yayınlarıyla iftirayı besliyor. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının vergisiyle çalışan bir kurumun görevi bu mudur? Ellerindeki resmi belgede 772 bin TL yazıyor, TRT, ekranlarında bunu 772 milyon TL diye halka sunuyor” dedi. Hata, İmamoğlu’nun dava duruşmalarının TRT’den canlı yayınlanmasını talep ederken; “Bugün CHP Gençlik Örgütleri olarak Türkiye’nin dört bir yanından duyulacak bir çağrı yapıyoruz. Mecliste yasal düzenlemeler yapılsın. Duruşmalar, TRT’den canlı yayınlansın. Bu halkın vicdanından, milletin adalet duygusundan korkmayın. Bilinsin ki karşımızda her ne kadar siyasi güçlerini öfke ve korku üzerine kuran bir iktidar olsa da bizler haklı, erdemli ve güçlü bir mücadelenin sahipleriyiz. Biz kendimize güveniyoruz. Karanlık yolları aydınlatacak adalet meşalesini her daim yanımızda taşıyoruz. 86 milyonun vicdanına, halkın adaletine güveniyoruz. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın; dezenformasyon son bulsun, masumiyet karinesi korunsun. Onlar her gün, her saat konuşuyor bir de Ekrem başkan konuşsun. Dava TRT'de canlı yayınlansın” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.