Hava Durumu

#Ağır Ceza

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kapıkule Zimmet Davası Ertelendi Haber

Kapıkule Zimmet Davası Ertelendi

Edirne’de, kaçakçılık suçuna konu olduğu öne sürülen ve el konulan elektronik sigaraların Kapıkule gümrük sahası dışına çıkarıldığı iddiasıyla bazı gümrük muhafaza personelinin “zimmet” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tanık beyanları alınırken, dosyadaki eksiklerin giderilmesi amacıyla dava ileri bir tarihe ertelendi. Tutuksuz yargılanan sanıklar B. K., B. T., C. A., D. B., E. Ç., E. Y., E. C., O. İ., Ö. K., R. M., S. M., S. İ., S. M. ve S. Ç. ve avukatlar mahkemede hazır bulundu. Duruşmada, olay döneminde görev yaptıkları belirtilen tanıkların ifadeleri dinlendi. Bazı tanıkların farklı şehirlerde bulunmaları nedeniyle Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden dinlenmeleri için ilgili mahkemelere talimat yazıldığı öğrenildi. Eskişehir, Samsun, Ankara ve Mersin’de bulunan tanıkların ifadelerinin alınmasına yönelik işlemlerin sürdüğü belirtildi. Mahkeme tutanaklarına göre bazı tanıkların duruşmaya katılmadığı, bazı isimler hakkında çıkarılan zorla getirme müzekkerelerine ise henüz dönüş yapılmadığı kaydedildi. Özellikle olayın yaşandığı dönemde görevli personelin ifadelerinin dosya açısından önem taşıdığı vurgulandı. Duruşmada savunma yapan bazı sanıklar ise haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Sanıklardan S. I., dosyada bulunan bazı ürünlerin düzensiz göçmenlerin üzerinden çıktığını ve nezarette bulunan kişilere verilmek amacıyla temin edildiğini savunduğu öğrenildi. Sanık avukatları da tanık beyanlarının çelişkili olduğunu öne sürerek müvekkillerinin beraatini talep etti. Mahkeme heyeti ayrıca, gümrük işlemleri sırasında imha edilen ürünlere ilişkin kayıtların incelenmesi amacıyla ilgili kurumlara yeniden müzekkere yazılmasına karar verdi. Tutanaklarda, el konulan ürünlerin imha süreçlerine ilişkin evrakların ve numune kayıtlarının istenildiği bilgisi de yer aldı. Dosyada eksik bulunan bilgi ve belgelerin tamamlanması, henüz dinlenmeyen tanıkların ifadelerinin alınması ve ilgili kurumlardan gelecek cevapların beklenmesi gerekçesiyle dava ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

İddianamedeki “1 Milyon TL” ve “Ses Kaydı” Ayrıntısı Haber

İddianamedeki “1 Milyon TL” ve “Ses Kaydı” Ayrıntısı

Edirne’de bir işletmenin ruhsatlandırma sürecinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet istendiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. MASAK raporları ve 6 aylık teknik takip verileri ışığında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklanan belediye görevlileri hakim karşısına çıktı. TEKNİK TAKİBE TAKILDI Bugün görülen duruşmaya tutuklu sanıklar İmar İşleri Müdürü D. A. ve Meclis Üyesi N. M. ile tutuksuz yargılanan işletme sahibi H. K., işletmeyi devralmak isteyen R. B. ve personeli S. B. katıldı. İddianameye göre; Karaağaç Mahallesi’ndeki işletmesinde ruhsat sorunu yaşayan H. K.’nın, iş yerini devretmek istediği R. B. aracılığıyla Meclis Üyesi N. M. ile irtibat kurduğu öne sürüldü. Teknik takibe takılan tape kayıtlarında, ruhsat sorununun çözümü için "1 milyona yakın para istendiği" iddiası duruşmanın odak noktası oldu. "KORKUTMAK AMACIYLA SES KAYDI ALDIM" Tutuksuz sanık işletme sahibi H. K. savunmasında, geçmiş yıllarda İmar Müdürü D. A.’yı ziyaret ettiğini ve görüşmeyi ses kaydına aldığını itiraf etti. H. K., "Ruhsat sorunu çözülmeyince çevreme elimde ses kaydı olduğunu söyledim. Ancak Mahkeme Başkanı’nın '500 bin müdüre, 500 bin işi yapana' şeklindeki iddiayı sorması üzerine “Benden kimse para istemedi" dedi. "RÜŞVET DEĞİL SPOR KULÜBÜNE BAĞIŞ" Belediye Meclis Üyesi N. M. ise para trafiği iddialarına "spor kulübü bağışları" üzerinden yanıt verdi. İş insanı R. B.’nin kendi başkanlığını yaptığı kulüp dahil kentteki 8 spor kulübüne bağış yaptığını belirten N. M., "Herhangi bir rüşvet olayı söz konusu değildir, bunlar yasal bağışlardır" savunmasını yaptı. İmar Müdürü D. A. da suçlamaları reddederek, meclis üyesiyle sadece teknik bilgi paylaşımı amacıyla telefon görüşmesi yaptığını, rüşvet teklif edilmediğini ve istemediğini dile getirdi. “ÖYLESİNE KONUŞULMUŞ KONULAR” Duruşmada dinlenen tanıklar M.S. ve İ.Ç., telefon kayıtlarındaki yüksek meblağlı konuşmaların "gerçeği yansıtmadığını" ve "öylesine konuşulmuş konular" olduğunu iddia etti. Yargılama süreci çerçevesinde sunulan savunmaları ve delil durumunu değerlendiren mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar D. A. ve N. M.’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verilirken haklarında ev hapsi kararı bulunan H. K. ve R. B.’yle ilgili bu kararlar kaldırıldı. Yargılama ileri bir tarihe erteledi. ŞENER URFA

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı Haber

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı

Edirne’de ailesiyle aynı apartmanda yaşayan Ömer Gökhan A. (41), eşi Didem Örs A. (38) ile 11 yaşındaki oğulları Doruk Kaan A.’yı boğarak öldürdükten sonra bıçakla kendini yaralayarak intihara teşebbüs etmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ömer Gökhan A., sağlık problemlerini gerekçe göstererek duruşmaya katılmazken, mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise yaşanan trajedinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. “KIZIMIN CESEDİNİ GÖRSEYDİM GÖKHAN’I BEN ÖLDÜRÜRDÜM” Duruşmada ilk olarak söz alan Didem Örs A.nın babası Ahmet Örs, olaydan önce aile içinde hiçbir sorun olmadığını belirterek şunları söyledi; “Olay yaşanmadan önce onların evindeydik. Hiçbir sorun yoktu, sağlıklı bir ilişkileri vardı. Zaten bizim şaşkınlığımız da buradan kaynaklanıyor. Ömer’in sanal kumar oynadığına dair söylemleri sonradan duyduk. Kızımın bundan haberi olsa mutlaka bize söylerdi. Maddi sorun yaşadıklarına dair de hiçbir emare yoktu. Evlerine gittiğimizde her şey yerindeydi. Biz aile olarak zaten her anlamda destek oluyorduk.” Olay günü yaşadıklarını anlatırken zor anlar yaşayan Ahmet Örs, sözlerine şöyle devam etti; “Olay günü çilingir kapıyı açtığında ilk ben girdim. Ömer’i yerde kanlar içinde gördüm. Yatak odasına yöneldiğimde torunum yatakta yatıyordu, buz gibiydi, morarmaya başlamıştı. Didem’i aradım ama evde bulamadım. O anki telaşla binadan aşağı indim, etrafa baktım. Meğer kızım çocuk odasında ölü vaziyetteymiş. Eğer ben kızımı o gün yatak odasında o vaziyette görseydim, şu an karşınızda sanık olarak bulunmaktaydım. Sanıktan şikayetçiyim, kızım ve torunum için en ağır cezayı almasını istiyorum.” “SON AKŞAMA KADAR ARALARI ÇOK İYİYDİ” Maktul Didem Örs A.’nın annesi Meliha Örs ise olayın ardından hala şokta olduklarını dile getirdi. Kızının evliliğinde bir sorun fark etmediklerini söyleyen anne Örs, şu ifadeleri kullandı; “Hala şoktayız. Son akşama kadar araları çok iyiydi. Hiçbir şey fark etmedik. Kızım ‘Ömer’im de Ömer’im’ derdi. Eşimin ‘Ne olmuş burada?’ diye attığı çığlığı hala kulaklarımda.” “ZEMİNE KANLA YAZILMIŞ ‘BENİ AFFEDİN’ YAZISI VARDI” Olay yerinde görülen detayları da mahkemeyle paylaşan Meliha Örs, şunları söyledi; “Eşim, Ömer’in üzerinde kan lekeleri bulunan bir adet falçata ve bir adet sap kısmı siyah renkli bıçak gördüğünü söyledi. Bunların yanında zemine kanla yazılmış ‘beni affedin’ yazısı vardı. Şikayetçiyiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz.” “BU CELSE KAÇTI, SONUNA KADAR KAÇAMAYACAK” Ailenin avukatı Erdi Ertek de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanığın bilinçli şekilde duruşmaya katılmadığını savundu. Ertek, şu ifadeleri kullandı; “Sanık, 112 acille hastaneye gitme bahanesiyle duruşmaya katılmadı. Bir sonraki celse yine buradayız, bekliyoruz. Didem ve Doruk için sonuna kadar elimizden geleni yapacağız. Sanığın bu celse kaçmış olması, sonuna kadar kaçabileceği anlamına gelmiyor. Elbet en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız.” Sanığın ifadesinin alınamadığını belirten Avukat Ertek, dosyaya sunulan delillere de dikkat çekerek şunları ekledi: “Sanığın hastaneye gitmesinden dolayı bu celse ifadesi alınamadı. İfadesi alınana kadar bekleyeceğiz. Sanığın bahis hesabını oğlunun adına açtığını ve bahis oynadığına dair WhatsApp konuşmalarının bulunduğunu biliyoruz. Bu konuşmaları mahkeme heyetine sunduk.” Yargılama, sanığın ifadesinin alınması ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü” Haber

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü”

Edirne’de 17 Ağustos 2024 gecesi bir okul bahçesinde 14 yaşındaki Duru Pakarda’nın öldürülmesine ilişkin davada üçüncü celsede karar çıktı. Edirne Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kerem Cem A.’yı “kasten adam öldürmekten” 24 yıl, “silah bulundurmaktan” 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 27 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında iyi hâl indirimi uygulamadı. SEGBİS üzerinden bağlanan sanık Kerem Cem A., duruşmada son savunmasını yaparken, aile ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan Av. Mertcan Yasıtepe, Edirne’deki okulların güvenlik bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek, okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmamasının dosyayı yokuşa sürdüğünü ifade etti. Anne Sıla Lale ise gözyaşlarını tutamazken; baba Cem Pakarda da ailelerin çocuklarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. “OKULLARIN GÜVENLİĞİ ARTIRILMALI” Aile avukatlarından Av. Mertcan Yasıtepe, karar sonrası yaptığı değerlendirmede dosyadaki bazı eksikliklere dikkat çekerek; “Yargılama neticede sona erdi. Gerekçeli karar verildi. Sonrasında istinafa başvurup başvurmayacağımıza müvekkillerimizle görüşüp karar vereceğiz. Dosyada tanıklık eden iki isim var; motosikletle olay öncesi ve sonrası bölgede olduklarına dair iddialar bulunuyor. Biz okulların güvenliğinin artırılmasını istiyoruz. Eğitim-öğretim saatleri dışında girişlerin kontrol altına alınması için güvenlik kulübeleri oluşturulmalı. Edirne’de sayılı okul varken bu okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmaması, dosyayı çok yokuşa sürdü” diye konuştu. “UMARIM BU CEZA AİLENİN İÇİNE BİRAZ SU SERPER” Aile avukatı Av. Süleyman Eren, kararın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Yargılama neticesinde cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Yaş küçüklüğü nedeniyle 18–24 yıl arası ceza verilmesi gerekiyordu. Biz bu cezanın 24 yıl olarak verilmesini talep etmiştik ve mahkeme de bu yönde karar verdi. ‘Vahim nitelikte silah bulundurma’ suçundan ise 5 yıl ceza verildi, yaş küçüklüğü nedeniyle 3/1 indirim uygulandı. Toplamda 27 yıl 4 ay ceza aldı. Tek dilediğim, bu cezanın anne ve babanın içine birazcık su serpmesi.” “DURU GERİ GELMEYECEK” Acılı anne Sıla Lale, kısa fakat yürek burkan açıklamasında yalnızca, “Duru geri gelmeyecek” diyerek gözyaşlarını tutamadı. “HERKES ÇOCUĞUNA SAHİP ÇIKSIN” Baba Cem Pakarda ise kararın ardından şunları söyledi; “Biz zaten ilk celseden sonra başkanın bu kararı vereceğine inanmıştık. Bizim canımız yandı, bu mahkeme sürecinin ızdırabından kurtulduk. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Sahip çıkmayan ailelerin çocukları uçurumda.” HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.