Hava Durumu

#Akne

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Akne haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akne haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ramazan’da Susuz Kalan Cilt İçin Uzmandan Uyarı Haber

Ramazan’da Susuz Kalan Cilt İçin Uzmandan Uyarı

Edirne’de güzellik uzmanı Tuğçe Çetin, Ramazan ayı boyunca değişen beslenme ve su tüketim düzeninin cilt üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. Uzun saatler susuz kalmanın ciltte kuruluk, mat görünüm ve hassasiyet gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Çetin, özellikle bahar aylarına girilen bu dönemde cildin doğru bakım ile yeniden tolere edilebileceğini ifade etti. Ramazan ayında cildin yoğun bir şekilde nemlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, günlük bakım rutinlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. “SUSUZLUK CİLTTE MATLAŞMA VE KIRIŞIKLIKLARA YOL AÇIYOR” Ramazan ayında vücudun uzun süre susuz kalmasının ciltte doğrudan etkiler yarattığını belirten Çetin, bu durumun ciltte nem kaybına neden olduğunu söyledi. Susuzluğun ciltte matlaşma, kırışıklık ve yorgun bir görünüm oluşturduğunu ifade eden Çetin, şunları söyledi: “Ramazan ayında susuzluk ciltte direkt olarak matlaşmaya, kırışıklıklara ve yorgun bir görüntüye sebep oluyor. Aynı zamanda ciltte nem kaybı oluşuyor. Nemsizlik ise kaşıntıyı beraberinde getiriyor. Bu durum da egzama ve sedef gibi bazı cilt hastalıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.” Bu tür problemlerin önüne geçmek için cildin mutlaka yoğun bir şekilde nemlendirilmesi gerektiğini belirten Çetin, günlük bakım rutinine mutlaka nemlendirici eklenmesini önerdi. “İFTAR İLE SAHUR ARASINDA SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ” Cilt sağlığının yalnızca dışarıdan uygulanan bakım ürünleriyle değil, vücudun aldığı su miktarıyla da yakından ilişkili olduğunu belirten Çetin, iftar ile sahur arasındaki zaman diliminde yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekti. Çetin “Orucu açtığımız saatlerden sahura kadar olan süreçte vücudumuzun ihtiyaç duyduğu suyu mutlaka almaya çalışmalıyız. Günlük normalde tükettiğimiz su miktarını bu saatler arasında karşılamaya özen göstermeliyiz. Bu durum cildin nem dengesini korumasına yardımcı olur” dedi. “CİLT BAKIMLARINA DESTEK UYGULAMALAR YAPILABİLİR” Evde yapılan bakımın yanı sıra profesyonel cilt bakım uygulamalarının da cilt sağlığını desteklediğini belirten Çetin; “Pumpkin peeling dediğimiz, 17 amino asit içeren bir bakım uygulamamız bulunuyor. Bu işlem cildin yoğun nem dengesini sağlamaya yardımcı oluyor. Cilt nemle doyuruluyor, ince çizgiler açılıyor ve gözenekler sıkılaşıyor. Aynı zamanda akne ve sivilce izleri ile yüzeysel lekelerin görünümü azaltılabiliyor” diye konuştu. Bu tür uygulamaların birçok cilt probleminin oluşmasını engellemeye yardımcı olabileceğini belirten Çetin, sabah ve akşam bakım rutininde nemlendirici kullanımının kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. “MEVSİM GEÇİŞLERİ CİLTTE DENGESİZLİK YARATABİLİYOR” Kış mevsiminden ilkbahara geçilen bu dönemde hava değişikliklerinin de cilt üzerinde etkili olduğunu belirten Çetin, mevsim geçişlerinde cildin bazen dengesiz davranabildiğini söyledi. “Kıştan yaza geçerken cilt bazen ‘yağ mı üretmeliyim yoksa kuru mu kalmalıyım’ gibi bir kararsızlık yaşayabiliyor. Bu da özellikle akne eğiliminin artmasına neden oluyor. Ciltte akne, sivilce ve kapalı komedon dediğimiz deri altı birikimleri daha sık görülmeye başlıyor” dedi. PEELİNG VE TONİK KULLANIMI ÖNERİSİ Mevsim geçişlerinde evde uygulanacak bakım rutininde peeling kullanımının önemli olduğunu belirten Çetin, peelingin cildi ölü deriden arındırarak siyah nokta ve sivilce oluşumunu azaltmaya yardımcı olduğunu ifade etti. Ancak peelingin haftada iki kereden fazla kullanılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, ürünlerin içeriklerine dikkat edilmesinin de önemli olduğunu belirtti. Tonik kullanımının da cilt bakımında etkili olduğunu vurgulayan Çetin, özellikle makyaj yapılmayan günlerde tonik uygulamasının gözenekleri sıkılaştırdığını söyledi. “CİLT TİPİNE UYGUN NEMLENDİRİCİ SEÇİLMELİDİR” Cilt bakımında en önemli konulardan birinin doğru ürün seçimi olduğunu belirten Çetin, her cilt tipi için farklı nemlendiricilerin bulunduğunu söyleyerek; “Kuru, karma, normal ve yağlı ciltler için farklı nemlendiriciler vardır. Su bazlı veya yağ bazlı ürünler tercih edilebilir. Bunun için de doğru bir cilt analizi yapılması önemlidir. Çünkü çoğu zaman kişiler kendi cilt tiplerini doğru şekilde tanımlayamıyor” dedi. Genel olarak cilt bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Çetin, düzenli ve doğru bir bakım rutininin sağlıklı bir cilt için en önemli adım olduğunu sözlerine ekledi. HİLAL PEKER

Akne tedavisinde yapılan 10 önemli hata! Haber

Akne tedavisinde yapılan 10 önemli hata!

Akne’ ya da halk arasında sık kullanılan adıyla ‘ergenlik sivilcesi’ oldukça yaygın görülen bir sorun. Öyle ki 11-30 yaş arasındaki kişilerin yüzde 80'inde farklı şiddetlerde akne gelişiyor. Sanılanın aksine, akne ergenliğin bitmesiyle kendiliğinden geçmiyor; 30'lu, 40'lı ve hatta daha ileri yaşlarda bile devam edebiliyor. Genellikle yüz bölgesinde oluşan akneler kişinin öz güveninde sorun oluşturabiliyor, sosyal ilişkilerini ve günlük aktivitelerini olumsuz etkileyebiliyor. Yapılan araştırmalara göre; akne hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, günümüzde akne tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar alındığını belirterek, “Akne tedavinde amaç; var olan akneleri gidermek,  yeni akne oluşumunu ve gelişebilecek leke ile izleri engellemektir. Tedaviden etkin sonuç alabilmek için dermatoloji hekiminin verdiği ilaçları önerdiği şekilde düzenli olarak kullanmak çok önemlidir. Akne tedavisinin kısa süreli olmadığı ve düzensiz kullanılan ilaçların yararı olmayacağı gibi zarar oluşturabileceği de unutulmamalıdır” diyor. Ancak çoğumuz cildimizde akne oluştuğunda “Kendiliğinden geçer” düşüncesiyle hekime başvurmuyor ve doğru sandığımız bazı hatalı uygulamalarla çözüm arıyoruz. Gelişigüzel uyguladığımız yöntemler ve tedaviyi aksatmak ise ciltte aknenin şiddetlenmesine, kırmızı ve kahverengi lekelere, enfeksiyon ile kalıcı derin izler gibi önemli sorunlara neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, akne tedavisinde en sık yaptığımız hataları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! Cildi sık sık temizlemek ve ovmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Cildin sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, cilt tipine uygun bir ürünle, nazikçe temizlenmesi yeterli geliyor. Cildi sık temizlemenin, fırçalamanın ve ovmanın aknenin kötüleşmesine yol açabileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Emel Güngör, şöyle devam ediyor: “Aknede cildin temizlenmesindeki amaç; cilt yüzeyinde biriken ter, yağ, kir ile dökülmüş hücrelerin cildi tahriş etmeden uzaklaştırılması ve tedavilere uygun hale getirilmesidir. Bu amaçla hekimin tavsiye edeceği temizleyiciler kullanılmalıdır. Bu ürünler cildin pH’sına uygun, bazlarında salisilik asit ve benzoil peroksit gibi akne azaltıcı maddelerin bulunduğu temizleyicilerdir” Cildi  sirke, soda veya gülsuyu ile yıkamak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine; sirke, soda veya gül suyu gibi maddeler akneli cilde fayda sağlamadığı gibi cildi irrite eden içerikleri nedeniyle tahrişe veya alerjiye yol açabiliyor, hatta mevcut aknelerin alevlenmesine sebep olabiliyor. Akneleri sıkmak ve patlatmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Akneleri sıkmak, patlatmak ve sürekli aynı yerde tekrarlayan aknelerle oynamak, akne içeriğinin cildin derin tabakalarına gitmesine yol açarak yangının   artmasına  ve daha derin akne lezyonları, daha çok leke ile iz gelişmesine neden oluyor. Ayrıca saçlarda kullanılan jöle gibi ürünler yüz derisine değdiğinde gözeneklerde tıkanmaya yol açacağı için akneyi de kötüleştirebiliyor. Benzer nedenlerle ellerle taşınabilecek maddelerin de akneyi kötüleştireceği için ellerin yüz bölgesinden uzak tutulmasına da özen gösterilmesi gerekiyor.    Güneşlenmek ve solaryuma girmek. YANLIŞ! DOĞRUSU: Sanılanın aksine güneş ışınları ve solaryum akneleri kurutmuyor, sadece kamufle ediyor. Üstelik 1-2 ay sonra, gözeneklerde yaptığı tıkanmalar nedeniyle sivilcelerde artış veya alevlenme oluyor. Cilde uygun olmayan kozmetik ürünler kullanmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Kişinin cilt tipine uygun olmayan kozmetikler akne oluşumuna yol açabiliyor veya var olanı kötüleştirebiliyor. Dolayısıyla hekim tarafından önerilen, akne tedavisine yardımcı olan, cilt tipine uygun ve alerji yapmayacak ürünler kullanılmalı. Yağsız, su bazlı nemlendiriciler ve makyaj malzemeleri akneli ciltler için uygun kozmetikler arasında yer alıyor. Akneli ciltlerde, maske ve peeling gibi işlemler öncesinde de mutlaka dermatoloğa danışılmalı.  Akşamları makyajı çıkarmadan uyumak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Akşamları makyajı çıkarmamak da aknelerin kötüleşmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla her akşam makyajın çıkarılması, yüzün cilt için önerilen temizleyici ve suyla temizlenmesi son derece önemli. Saçları şekillendirmek için kullanılan jöle ve sprey gibi ürünlerin de yüze temas etmemesine özen gösterilmesi gerekiyor. Eş dosta iyi gelen ilaçları kullanmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Aknenin tipi, şiddeti ve yaygınlığı kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Prof. Dr. Emel Güngör, zaman içinde aynı kişide bile farklı tipte ve şiddette akne gelişebileceğine dikkat çekerek, “Bu yüzden akne tedavisi standart değildir. Her kullanılacak ilacın özellikle kremlerin kullanım amacı, şekli ve süresi birbirinden farklıdır. Akne ilaçları paylaşılmamalı veya daha önce iyi gelen bir krem sürekli kullanılmamalıdır” bilgisini veriyor.  İlaçlar yan etki yaptığında tedaviyi bırakmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Akne tedavisinde krem, jel veya losyon gibi cilde sürülerek kullanılan ilaçların çoğu deride kuruma, pullanma veya bazen tahrişe yol açabiliyor. Bu tür yan etkiler nedeniyle ilaçları bırakmak yerine çözüm aranmasında fayda var.   Prof. Dr. Emel Güngör, yan etkilerin tedavinin beraberinde kullanılan kozmetik ürünlerle veya ilaçların gün atlanarak kullanılmasıyla hafifletilebildiğini söylüyor. ‘Tedavi sonuç vermiyor’ düşüncesiyle ilaçları bırakmak. YANLIŞ! DOĞRUSU: Akne tedavisi zaman, emek ve sabır istiyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, tedaviden 1-2 hafta içinde sonuç almanın mümkün olmadığını vurgulayarak, “Aksine bu dönemde aknelerde geçici bir kötüleşme bile olabiliyor. Aknelerde gözle görülür düzelme 3 ila 4. haftalarda başlıyor, maksimum düzelme için 3-4 ay beklemek gerekebiliyor. Dolayısıyla ilaçlar sabırlı ve düzenli bir şeklide kullanmalı, ‘tedavi işe yaramadı’ düşüncesiyle bırakılmamalıdır” diyor.    Tedavi sonrasında cilt bakımına özen göstermemek. YANLIŞ! DOĞRUSU: Akne iyileştikten sonra tekrarlamaması için cilt bakımına ve akneye yönelik ürünlerin özenle kullanılmasına devam edilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Emel Güngör, “Akne ilaçlarına sadece akne oluştuğunda başvurulmuyor. Bu ilaçlar düzenli olarak kullanıldıklarında yeni çıkacak olan akneleri de engelliyorlar” diyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.