Hava Durumu

#Almanya

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kadavra Bağışları Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Eğitimine Katkı Sağlıyor Haber

Kadavra Bağışları Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Eğitimine Katkı Sağlıyor

Taşkınalp, yaptığı açıklamada, anatomi eğitiminin temelinin kadavra üzerinde yapılan çalışmalarla oluşturulduğunu belirtti. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tıp eğitiminde çeşitli materyallerin kullanıldığını ifade eden Taşkınalp, "Tüm eğitim materyallerinin yanında bir tıp öğrencisinin eli mutlaka kadavraya değecek. Kadavranın dokusunu hissedecek, onun bir insan bedeni olduğunu bilerek saygı gösterecek. Kadavra üzerinde verilen eğitimi çok önemsiyoruz. Bu çalışmalar tıp öğrencilerinin mesleki gelişimine önemli katkı sağlıyor." dedi. Kadavra temininde zaman zaman sıkıntı yaşandığını dile getiren Taşkınalp, kadavraların bağış yoluyla ya da yurt dışından temin edilebildiğini anlattı. Kadavrasını bağışlamak isteyen kişilerin, hayattayken ilgili kurumlara başvurarak gerekli evrakları doldurduğunu aktaran Taşkınalp, vefatın ardından bağışın gerçekleşebilmesi için yakınlarının da onayının gerektiğini söyledi. Türkiye'de kadavra bağışı oranlarının düşük olduğuna dikkati çeken Taşkınalp, "Örneğin Almanya’da yıllık kadavra bağışı yaklaşık 5 bin civarındayken, Türkiye’de bu sayı 20 civarındadır." ifadesini kullandı. Taşkınalp, fakültelerine yeni bir bağış yapıldığını belirterek, "İstanbul’da vefat eden bağışçımızın kadavrası Edirne’ye getirildi ve gerekli işlemler başlatıldı." diye konuştu. Anatomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Bozer ise İstanbul'da kronik rahatsızlıkları nedeniyle vefat eden 72 yaşındaki bir kadının kadavrasını Trakya Üniversitesine bağışladığını belirtti. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Edirne Belediyesinin ulaşım desteğiyle kadavranın üniversiteye getirildiğini anlatan Bozer, "Kadavranın korunması için ilaçlama ve tahnit işlemleri yapıldı. Bağışlanan kadavralar genellikle yaklaşık bir yıl süreyle eğitim dönemlerinde kullanılıyor." dedi. Bozer, beden bağışının yasal olduğunu ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu konuda yayımlanmış fetvasının bulunduğunu, eğitim sürecinden sonra ise kadavranın dini törenle defnedildiğini sözlerine ekledi.

Makine Sektörü Stratejik Bir Eşik Haline Geldi Haber

Makine Sektörü Stratejik Bir Eşik Haline Geldi

Türkiye’nin orta ve yüksek teknolojili üretim hedefleri için yerlilik oranı yüzde 75 olan makine sektörünün odakta tutulması gerektiğini belirten Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran, ekonomide büyümenin ve bağımsızlığın yolunun makineden geçtiğini vurguladı. Dalgakıran, "Türkiye'nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Makine sektörü merkezde tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Küresel ölçekte yaşanan dönüşüm ekonomik savaş. Küreselleşme döneminin ardından dünya tekrar başa döndü. Artık yeni stratejiler geliştirmek zorundayız. Bir tarafta ABD var, sanayiden bilişim toplumuna geçiyor, inovasyon ve icatlar hâlâ orada. Diğer tarafta ise Çin bulunuyor. Kim ne yapıyorsa aynısını, hatta daha ucuza yapabiliyor. Son 20 yıldır izlediğimiz şey bu iki gücün mücadelesi. 10 yıl önce Çin’de makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar seviyesindeyken Almanya 300 milyar dolardaydı. Bugün Almanya hâlâ 300 milyar dolar civarında, Çin ise 500 milyar doları aşmış durumda. Türkiye 2024’te dünya ortalamasının üzerinde büyüdü. 2025’te ise yarısı kadar büyüdü. Makine sektörü dünyada 2024’te yüzde 7, 2025’te yüzde 9 büyürken, Türkiye’de büyüme sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Biz büyüdük ama başkaları çok daha hızlı büyüdü. Eskiden ortalamanın üzerinde büyürdük, son 3 yılda bu ivmeyi kaybettik. 2025 yılında Türkiye 45 milyar dolarlık makine ithalatı yaptı. Bunun 12,5 milyar dolarının Çin’den geldi. Çin’in Türkiye’ye makine ihracatı bir yılda yüzde 13 arttı. Asıl tehlikeli nokta Çin’in bize yaptığı makine ihracatı" dedi. Türkiye’de orta yüksek ve yüksek teknoloji ihracatındaki artışın büyük ölçüde savunma ve havacılıktan kaynaklandığını belirten Dalgakıran, "Makine sektörü bu alanların temelini oluşturuyor. Türkiye'nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama burada makina sektörünün çok dikkate alınması lazım. Odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Odağı makina olan bir sanayileşme gerekli. Makine sektörü odakta tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Şirketler mutlaka birleşmeli. Büyük ölçekli firmalarla işçiliği bedava yapsanız bile rekabet edemezsiniz. Seri üretim yerine niş ve teknolojik alanlara, ‘terzi usulü’ çözümlere odaklanmak gerekiyor. Teknolojik alanlara doğru genişlemek lazım. İş dünyası bu yeni dünyada artık eski bilgilerle hareket edemez. Üretimin ve makine sektörünün bu yeni küresel savaş ortamında stratejik öneminin daha da arttığını çok net bir şekilde görüyoruz. 2025’te 28,5 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştirildi. Kilogram başına ihracat değerinin 6,5 dolardan 8 dolara yükselmesini olumlu bir gelişme. Avrupa’da sınırlı bir hareketlilik bekleniyor ancak bu büyük bir sıçrama yapmayacak" ifadelerini kullandı.

Edirne’nin Deva-i Misk Helvası Sınır Tanımıyor Haber

Edirne’nin Deva-i Misk Helvası Sınır Tanımıyor

Edirne’de hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kentte geleneksel Deva-i Misk Helvası’na olan ilgi arttı. Tarihi lezzeti yaşatmaya devam eden “Kurabiyeci Dede” olarak tanınan şekerlemeci Arif Meriç, yüzyıllardır süregelen bu geleneğin özellikle soğuk havada şifa niyetine tüketildiğini belirtti. Meriç, Deva-i Misk’in turistler tarafından da büyük beğeni topladığını ifade etti. “HERKESE İYİ GELEN BİR ŞİFA” Deva-i Misk Helvası’nın içerisinde 40 çeşit baharat olduğunu belirten Meriç, “Biz Edirnelilerin yüzyıllardan beri süregelen bir geleneği var. Havalar soğuduğunda Deva-i Misk Helvası’nı sütle karıştırarak içeriz. İçerisinde bulunan 40 farklı baharatın bir araya gelişi ve sütle birleşmesi, 7’den 70’e herkese iyi gelen bir şifadır” dedi. “EVLERİNE ŞİŞE ŞİŞE GÖTÜRÜYORLAR” Yabancı turistlerin de Deva-i Misk Helvası’na ilgi gösterdiğini belirten Meriç, “Edirne’ye gelen tüm misafirler bu Deva-i Misk’i içtiklerinde, ‘Ben hayatımda böyle bir şey içmedim’ diyor. Dün Japonya’dan ve Almanya’dan gelen misafirlere ikram ettim, onlar da çok beğendiler. Edirneliler bu ürünü biliyor ama dışarıdan gelenler genelde ilk kez duyuyor. Yurt dışından gelen vatandaşlarımız ise Deva-i Misk’e büyük ilgi gösteriyor. Edirne’nin bir komşusu Yunanistan, diğer komşusu Bulgaristan. Avrupa’ya açılan kapı konumunda olduğumuz için gelen misafirler, Deva-i Misk’i hem burada içiyor, hem de beğenip evlerine şişelerle götürüyor” ifadelerine yer verdi. KURABİYECİ DEDE’DEN DEVA-İ MİSK TARİFİ Deva-i Misk Helvası’nı alan vatandaşlara tarifi açıklayan Meriç, “Deva-i Misk Helvası alan bir kişi, bir bardak sıcak süte bir çay kaşığı helvadan atıp karıştırarak içecek. Eğer kalabalık bir aile ise bir kilo sıcak süte bir çorba kaşığı atıp sütle birlikte kısık ateşte kaynatacak ve öyle içecek” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

16 Yaşında Belediye Meclis Üyesi Seçildi Haber

16 Yaşında Belediye Meclis Üyesi Seçildi

Almanya'da 6-9 Haziran'da yapılan AB Parlamentosu seçimleriyle eş zamanlı olarak 9 Haziran'da da yerel seçimler yapıldı. Yerel seçimlerde Baden-Württemberg eyaletinin Munderkingen kasabasında yaşayan Edirneli Cumert ailesinin kızı lise öğrencisi Gülafer Cumert, 549 oyla belediye meclis üyeliğine seçildi. Kasabasında belediye meclisine girmeye hak kazanan en genç üye olan Cumert'in başarısı başta ailesi olmak üzere arkadaşlarından büyük destek topladı. 'SEÇİLMEYİ HİÇ BEKLEMİYORDUM' Geçen temmuz ayındaki ilk meclis toplantısına katılarak göreve başlayan Gülafer Cumert, ailesiyle yaz tatilini geçirmek üzere Edirne'ye geldi. Edirne'nin Tayakadın köyündeki akrabalarının yanında vakit geçiren Cumert, Almanya'da komşusunun teklifi üzerine aday olmaya karar verdiğini söyledi. Cumert, "Benim komşum zaten siyasetteydi. Bize geldi ve belediye meclisine aday olabileceğimi söyledi. Ben de deneyebileceğimi söyledim. Arkadaşlarım da bu süreçte beni destekledi. Beni aday göstermelerinin sebebi sanırım okulumda çok sosyal olmam. Çünkü okulda hep öğrenci temsilcisi olarak ben konuşuyorum. Herkes beni tanıyor ama seçilmeyi hiç beklemiyordum, çok şoka girdim çünkü en fazla 100 kişinin oyunu alabileceğimi düşünüyordum ama 500 aşkın oy aldım ve seçildim" dedi. 'GELECEKTEKİ HAYALİM ŞU AN NET DEĞİL’ Görevi süresince yaşıtlarına örnek olmak istediğini belirten Cumert, "Gençlere destek olmak istiyorum, bu işi gençlerin de yapabileceğini göstermek istiyorum, 'Bakın ben buradayım, siz de yapabilirsiniz' demek istiyorum. Arkadaşlarım bu süreçte bana her gün tebrik mesajı gönderdiler. Bulunduğum kasabada da benim yaşımda seçilen başkası yok. Başka kasabalarda birkaç kişi var. Araştırmalarıma göre benim kadar genç seçilen yok. Gelecekteki hayalim ise şu an net değil çünkü daha okulumu bitirmeme 3 yılım var. Ondan sonra bakacağız. Yani planlarımın arasında belki siyaset ya da ekonomi var ama henüz daha tam karar veremedim" diye konuştu. 'SEÇİLECEĞİNİ TAHMİN ETMEDİK' Cumert'in babası, kombi teknikeri Cemal Cumert de, kızının seçilmesinin kendilerini de şaşırttığını belirterek, "Yeşiller Partisi'nden milletvekili olan bir komşum var. Benim kızım da okulda öğrenci temsilcisiydi, onu gazetede okumuş. 'Belediye encümen seçimleri var, katılmak ister mi?' diye sordu. Ben de kızıma sordum, o da olumlu karşıladı. Ondan sonra seçim oldu. Seçim sonuçları gece 12'de belli oldu. Seçildiğini öğrendik ve biraz şaşırdık. Biz tahmin etmemiştik seçileceğini. Ama yine belirli bir yol alacağını tahmin ediyorduk" ifadelerini kullandı. 'İLK TOPLANTI İYİ GEÇTİ’ Kızının seçilmesinin ardından çevresinden pozitif değerlendirmeler aldıklarını anlatan Cemal Cumert, "Kaldığımız yerde aile olarak bayağı tanınıyoruz. Büyük kızım olsun, oğlum olsun, bayağı aktif olarak spor kulüplerinde falan futbol oynuyorlar. Kızım da 16 yaşında olduğundan dolayı, kendi yaş grubunda oy kullananların çokça oyunu aldı. Tahminim onlar da kızıma oy kullandılar. Yaklaşık 2 bin 500 kişi oy kullandı. Kızım 549 oy aldı. O partiden üç kişi girdi, birisi de kızım oldu. Tepkiler pozitif oluyor. Herkes gurur duyuyor, seviniyor. Biz de aslında ilk baştan bir tedirginlik oldu. 'Nasıl olacak, nasıl gidecek, daha çok genç, orada farklı görüşte olan Almanlar var, biraz yüklenirler falan' dedik ama ilk toplantı bayağı iyi geçti"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.