Hava Durumu

#Almanya

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Canik ve Grup Şirketleri, Avrupa’da Gücünü Gösterecek Haber

Canik ve Grup Şirketleri, Avrupa’da Gücünü Gösterecek

Avrupa savunma ekosisteminin en stratejik buluşma noktalarından biri olan ENFORCE TAC 2026, bu yıl 23-25 Şubat tarihleri arasında kapılarını açacak. Almanya'nın Nürnberg kentinde düzenlenen, dünyanın en prestijli iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarlarından biri olan etkinlik, kolluk kuvvetleri odaklı bir organizasyon olarak başlayıp zamanla askeri birimler ve özel operasyon güçlerinin yoğun ilgi gösterdiği stratejik bir platform haline geldi. Avrupa ana karasında giderek artan güvenlik tehditleri ve savunma harcamalarındaki yükseliş, fuarın önemini her geçen yıl artırıyor. Türk savunma sanayisinin dünya arenasındaki başarılı temsilcisi CANiK, etkinlikte bünyesindeki bağlı olduğu SYS Grup’un diğer şirketleri UNIROBOTICS ve AEI Systems ile birlikte, kıtanın değişen güvenlik mimarisine yanıt veren entegre çözümlerini sergileyecek. Dünyanın en büyük 12,799 milimetre ağır makineli tüfek üreticisi olan CANiK, bu alandaki üstün mühendislik gücünü ve geniş ürün gamını Avrupa sahnesine taşıyarak küresel liderliğini bir kez daha ortaya koyacak. Dünyanın 12,799 mm ağır makineli tüfek alanındaki en geniş ürün ailesini oluşturan CANiK; M2 QCB modeliyle dakikada 650 atım hızında operasyonel güvenilirlik, M2F modeliyle dakikada 950 atım hızında yüksek ateş gücü ve M3 modeliyle dakikada 1.200 atım hızında uçan platformlar ile hava savunma görevleri için optimize edilmiş üstün performans sunuyor. Son dönemde katıldığı tüm fuarlarda büyük ilgi gören TRAKON 30 Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve 30113 milimetre orta kalibre top VENOM LR entegrasyonu, ENFORCE TAC’te de en merak edilen çözümler arasında yer alıyor. Çok maksatlı(Multi Role) olarak en çok talep gören orta kalibre top olan VENOM LR fuarın en innovatif silahı olarak otoritelerden tam not aldı. UNIROBOTICS ve AEI Systems iş birliğiyle ortaya çıkan bu silah sistemi, düşük geri tepmeli yapısı ve entegre radar sistemiyle, özellikle asimetrik İHA (dron) tehditlerine karşı en yüksek performanslı ve maliyet etkin çözüm olarak konumlanıyor. "AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİNE GÜÇLÜ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ" SYS Grup-CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuar değerlendirmesinde, Avrupa’da son dönemde ortaya çıkan güvenlik ihtiyaçlarını yakından takip edip bunlara en etkili çözümler oluşturduklarını söyledi. Grup bünyesindeki ileri mühendislik çözümlerinin bütünleşik kullanımı ve sahadaki geri dönüşlerle ortaya koydukları savunma sistemlerinin farklı coğrafyalarda yoğun talep gördüğünü vurgulayan Aral, "Avrupa’nın değişen askeri tehdit algısı ve artan savunma harcamaları doğrultusunda geliştirdiğimiz konseptlerin gördüğü yoğun ilgiden de son derece memnunuz. Özellikle NATO’nun doğu sınırında yer alan ülkelerden ciddi sipariş talepleri almaktayız. NATO’nun yüksek standartlarına üst seviyede cevap veren çözümlerimiz güvenle kullanılmakta. Muharebede kendini kanıtlamış sistemlerimizle, Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.

Edirne'deki Tarihi Balon Hangarı Türk Havacılık Tarihi Müzesi Olacak Haber

Edirne'deki Tarihi Balon Hangarı Türk Havacılık Tarihi Müzesi Olacak

Osmanlı döneminde kentin savunma altyapısının önemli unsurlarından biri olarak inşa edilen ve Türk havacılık tarihinin erken örnekleri arasında yer alan yapı, Milli Saraylar Başkanlığınca ihya edilecek. Kapıkule Sınır Kapısı yolu üzerinde bulunan, Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar kullanılan ancak daha sonra işlevini yitiren tarihi hangarın restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından müze olarak hizmet vermesi planlanıyor. - Restorasyonu gelecek ay başlayacak Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, yapının 20. yüzyıl başına tarihlenen çok özel bir askeri mimari eser olduğunu belirtti. Hangarın Türkiye'de bugüne ulaşan tek örneğinin Edirne'de bulunduğunu ifade eden Yıldız, Avrupa'da da Almanya, Avusturya ve Fransa gibi ülkelerde sınırlı sayıda örneğinin restore edilerek korunduğunu söyledi. Çalışmaların başlatıldığını ve plan ile projelerin bilim kurulundan geçtiğini aktaran Yıldız, "Tarihi balon hangarı, 20. yüzyıl başının çok önemli bir askeri mimari eseri. Dolayısıyla tabii misyonuna uygun olarak Türk havacılık tarihiyle ilgili belli başlı sergilemelerimizin olduğu bir müze şeklinde restorasyonun ardından tamamlayacağız. Restorasyonu mart ayında başlayacak. O da inşallah Edirne Sarayı'nın tamamıyla birlikte bir bütün halinde master planımızın nihayeti olan 2027 sonunda ziyaretçisiyle buluşacak." diye konuştu.

Almanya'daki Steadfast Dart 2026 Tatbikatı'na Katılacak Birlikler Tekirdağ'dan Uğurlandı Haber

Almanya'daki Steadfast Dart 2026 Tatbikatı'na Katılacak Birlikler Tekirdağ'dan Uğurlandı

Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'nda gerçekleştirilen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende konuşan 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Rasim Yaldız, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) dünya ve bölge barışına katkı sağlamayı sürdürürken, NATO'nun savunma ve caydırıcılığına da etkin destek verdiğini söyledi. Steadfast Dart 2026'nın kapsamı ve niteliği itibarıyla NATO'nun 2026 yılındaki en önemli arazi tatbikatı olduğunu belirten Yaldız, 66'ncı Mekanize Piyade Tugayı personelinin tatbikat öncesinde yoğun hazırlık sürecinden geçtiğini kaydetti. Yaldız, personelin görevlerini yüksek disiplin, özveri ve vazife bilinciyle yerine getireceğine inandığını dile getirerek, Türk Kara Kuvvetlerinin mazisinin şan ve şerefle dolu olduğunu vurguladı. Bugün ortaya konulan tablonun Türk Silahlı Kuvvetlerinin büyük aile ve güçlü ordu olduğunu gösterdiğini ifade eden Yaldız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatan için canlarını seve seve veren şehitlere Allah'tan rahmet diledi. 66'ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hulusi Koçbay da tugaydan NATO Müttefik Mukabele Kuvveti bünyesine görevlendirilen birliklerin Almanya'da yaklaşık 3 hafta sürecek tatbikata katılacağını belirtti. Koçbay, NATO Müttefik Mukabele Kuvvetinin, NATO'nun caydırıcılığını güçlendirmek ve savunmasını desteklemek amacıyla kurulan, stratejik seviyede yüksek hazırlık düzeyine sahip, hava, kara ve deniz unsurlarının müşterek görev yaptığı çok uluslu bir kuvvet olduğunu anlattı. Steadfast Dart 2026'nın NATO'nun bu yıl için planladığı en önemli tatbikatlardan olduğunu aktaran Koçbay, şunları paylaştı: "Alarm, intikal ve yığınaklanma faaliyetlerini içeren bu tatbikata, envanterimizde bulunan yerli ve milli silah, teçhizat ve mühimmatıyla toplam 650 personel ve 149 araçla katılım sağlanmaktadır. 20 Ocak 2026 tarihinde TCG Anadolu ve sivil nakliye gemisiyle intikale başlayan araç gereç, silah ve mühimmatımız, Almanya'nın Emden Limanı'na ulaşmış olup bugünden itibaren hava yoluyla sevk edilecek personelimizle buluşmayı müteakip, görev alacağımız Bergen Tatbikat Alanı'nda konuşlanmamızı tamamlayacağız. Burada tatbikata katılan müttefik ülkelerin personeliyle çeşitli muharebe sahası fonksiyon alanlarına yönelik ortak eğitimler icra ederek, NATO kapsamında birlikte çalışabilirlik yeteneklerimizi geliştireceğiz." Konuşmaların ardından askeri personel ve aileleri hatıra fotoğrafı çektirdi. Eşini uğurlayan Yasemin Duygu Bolat, Türk askerlerinin tatbikatta Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığını dile getirerek, "Ayrılıklar geçicidir ama ülkeye hizmet etmenin verdiği manevi güç kalıcıdır. Rabb'im hepsinin yanında olsun." dedi. Yasemin Tezcan da eşinden ayrılacağı için hüzünlü olduğunu ifade ederek, Türk askerlerinin görevlerini başarıyla yerine getireceğine inandığını söyledi. Babasını uğurlayan Eylül Akyüz ise onunla gurur duyduğunu kaydetti. Törenin ardından personel, uçakla Almanya'ya uğurlandı. - Steadfast Dart 2026 Tatbikatı NATO’nun savunma ve caydırıcılığını güçlendirmeyi amaçlayan Steadfast Dart 2026 Tatbikatı'na, 66'ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı unsurlarıyla katılım sağlanacak. NATO Müttefik Mukabele Kuvveti kapsamındaki taahhütler doğrultusunda Motorlu Piyade Taburu, Topçu Bataryası, İstihkam Savaş Bölüğü, Bakım Birliği ve Sahra Hizmet Bölüğünden oluşan muharebe grubu, Almanya'da yaklaşık 3 hafta sürecek tatbikatta görev alacak. NATO'nun 2026 yılında gerçekleştireceği en geniş kapsamlı tatbikat olan Steadfast Dart 2026'ya, 8 ülkeden yaklaşık 10 bin asker katılacak. Türk birlikleri, 650 personel ve 149 araçla yerli ve milli silah, teçhizat ve mühimmat kullanarak tatbikatta yer alacak. Tatbikat kapsamında 20 Ocak 2026’da TCG Anadolu ve sivil nakliye gemisiyle intikal eden araç ve mühimmat, Almanya'nın Emden Limanı'na ulaştı. Hava yoluyla sevk edilecek personelin de katılımıyla birlikler Bergen Tatbikat Alanı'nda konuşlanacak. Tatbikat süresince müttefik ülke personeliyle ortak eğitimler icra edilerek NATO kapsamında birlikte çalışabilirlik kabiliyetlerinin artırılması hedefleniyor.

Kadavra Bağışları Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Eğitimine Katkı Sağlıyor Haber

Kadavra Bağışları Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Eğitimine Katkı Sağlıyor

Taşkınalp, yaptığı açıklamada, anatomi eğitiminin temelinin kadavra üzerinde yapılan çalışmalarla oluşturulduğunu belirtti. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tıp eğitiminde çeşitli materyallerin kullanıldığını ifade eden Taşkınalp, "Tüm eğitim materyallerinin yanında bir tıp öğrencisinin eli mutlaka kadavraya değecek. Kadavranın dokusunu hissedecek, onun bir insan bedeni olduğunu bilerek saygı gösterecek. Kadavra üzerinde verilen eğitimi çok önemsiyoruz. Bu çalışmalar tıp öğrencilerinin mesleki gelişimine önemli katkı sağlıyor." dedi. Kadavra temininde zaman zaman sıkıntı yaşandığını dile getiren Taşkınalp, kadavraların bağış yoluyla ya da yurt dışından temin edilebildiğini anlattı. Kadavrasını bağışlamak isteyen kişilerin, hayattayken ilgili kurumlara başvurarak gerekli evrakları doldurduğunu aktaran Taşkınalp, vefatın ardından bağışın gerçekleşebilmesi için yakınlarının da onayının gerektiğini söyledi. Türkiye'de kadavra bağışı oranlarının düşük olduğuna dikkati çeken Taşkınalp, "Örneğin Almanya’da yıllık kadavra bağışı yaklaşık 5 bin civarındayken, Türkiye’de bu sayı 20 civarındadır." ifadesini kullandı. Taşkınalp, fakültelerine yeni bir bağış yapıldığını belirterek, "İstanbul’da vefat eden bağışçımızın kadavrası Edirne’ye getirildi ve gerekli işlemler başlatıldı." diye konuştu. Anatomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Bozer ise İstanbul'da kronik rahatsızlıkları nedeniyle vefat eden 72 yaşındaki bir kadının kadavrasını Trakya Üniversitesine bağışladığını belirtti. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Edirne Belediyesinin ulaşım desteğiyle kadavranın üniversiteye getirildiğini anlatan Bozer, "Kadavranın korunması için ilaçlama ve tahnit işlemleri yapıldı. Bağışlanan kadavralar genellikle yaklaşık bir yıl süreyle eğitim dönemlerinde kullanılıyor." dedi. Bozer, beden bağışının yasal olduğunu ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu konuda yayımlanmış fetvasının bulunduğunu, eğitim sürecinden sonra ise kadavranın dini törenle defnedildiğini sözlerine ekledi.

Makine Sektörü Stratejik Bir Eşik Haline Geldi Haber

Makine Sektörü Stratejik Bir Eşik Haline Geldi

Türkiye’nin orta ve yüksek teknolojili üretim hedefleri için yerlilik oranı yüzde 75 olan makine sektörünün odakta tutulması gerektiğini belirten Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran, ekonomide büyümenin ve bağımsızlığın yolunun makineden geçtiğini vurguladı. Dalgakıran, "Türkiye'nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Makine sektörü merkezde tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Küresel ölçekte yaşanan dönüşüm ekonomik savaş. Küreselleşme döneminin ardından dünya tekrar başa döndü. Artık yeni stratejiler geliştirmek zorundayız. Bir tarafta ABD var, sanayiden bilişim toplumuna geçiyor, inovasyon ve icatlar hâlâ orada. Diğer tarafta ise Çin bulunuyor. Kim ne yapıyorsa aynısını, hatta daha ucuza yapabiliyor. Son 20 yıldır izlediğimiz şey bu iki gücün mücadelesi. 10 yıl önce Çin’de makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar seviyesindeyken Almanya 300 milyar dolardaydı. Bugün Almanya hâlâ 300 milyar dolar civarında, Çin ise 500 milyar doları aşmış durumda. Türkiye 2024’te dünya ortalamasının üzerinde büyüdü. 2025’te ise yarısı kadar büyüdü. Makine sektörü dünyada 2024’te yüzde 7, 2025’te yüzde 9 büyürken, Türkiye’de büyüme sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Biz büyüdük ama başkaları çok daha hızlı büyüdü. Eskiden ortalamanın üzerinde büyürdük, son 3 yılda bu ivmeyi kaybettik. 2025 yılında Türkiye 45 milyar dolarlık makine ithalatı yaptı. Bunun 12,5 milyar dolarının Çin’den geldi. Çin’in Türkiye’ye makine ihracatı bir yılda yüzde 13 arttı. Asıl tehlikeli nokta Çin’in bize yaptığı makine ihracatı" dedi. Türkiye’de orta yüksek ve yüksek teknoloji ihracatındaki artışın büyük ölçüde savunma ve havacılıktan kaynaklandığını belirten Dalgakıran, "Makine sektörü bu alanların temelini oluşturuyor. Türkiye'nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama burada makina sektörünün çok dikkate alınması lazım. Odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Odağı makina olan bir sanayileşme gerekli. Makine sektörü odakta tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Şirketler mutlaka birleşmeli. Büyük ölçekli firmalarla işçiliği bedava yapsanız bile rekabet edemezsiniz. Seri üretim yerine niş ve teknolojik alanlara, ‘terzi usulü’ çözümlere odaklanmak gerekiyor. Teknolojik alanlara doğru genişlemek lazım. İş dünyası bu yeni dünyada artık eski bilgilerle hareket edemez. Üretimin ve makine sektörünün bu yeni küresel savaş ortamında stratejik öneminin daha da arttığını çok net bir şekilde görüyoruz. 2025’te 28,5 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştirildi. Kilogram başına ihracat değerinin 6,5 dolardan 8 dolara yükselmesini olumlu bir gelişme. Avrupa’da sınırlı bir hareketlilik bekleniyor ancak bu büyük bir sıçrama yapmayacak" ifadelerini kullandı.

Edirne’nin Deva-i Misk Helvası Sınır Tanımıyor Haber

Edirne’nin Deva-i Misk Helvası Sınır Tanımıyor

Edirne’de hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kentte geleneksel Deva-i Misk Helvası’na olan ilgi arttı. Tarihi lezzeti yaşatmaya devam eden “Kurabiyeci Dede” olarak tanınan şekerlemeci Arif Meriç, yüzyıllardır süregelen bu geleneğin özellikle soğuk havada şifa niyetine tüketildiğini belirtti. Meriç, Deva-i Misk’in turistler tarafından da büyük beğeni topladığını ifade etti. “HERKESE İYİ GELEN BİR ŞİFA” Deva-i Misk Helvası’nın içerisinde 40 çeşit baharat olduğunu belirten Meriç, “Biz Edirnelilerin yüzyıllardan beri süregelen bir geleneği var. Havalar soğuduğunda Deva-i Misk Helvası’nı sütle karıştırarak içeriz. İçerisinde bulunan 40 farklı baharatın bir araya gelişi ve sütle birleşmesi, 7’den 70’e herkese iyi gelen bir şifadır” dedi. “EVLERİNE ŞİŞE ŞİŞE GÖTÜRÜYORLAR” Yabancı turistlerin de Deva-i Misk Helvası’na ilgi gösterdiğini belirten Meriç, “Edirne’ye gelen tüm misafirler bu Deva-i Misk’i içtiklerinde, ‘Ben hayatımda böyle bir şey içmedim’ diyor. Dün Japonya’dan ve Almanya’dan gelen misafirlere ikram ettim, onlar da çok beğendiler. Edirneliler bu ürünü biliyor ama dışarıdan gelenler genelde ilk kez duyuyor. Yurt dışından gelen vatandaşlarımız ise Deva-i Misk’e büyük ilgi gösteriyor. Edirne’nin bir komşusu Yunanistan, diğer komşusu Bulgaristan. Avrupa’ya açılan kapı konumunda olduğumuz için gelen misafirler, Deva-i Misk’i hem burada içiyor, hem de beğenip evlerine şişelerle götürüyor” ifadelerine yer verdi. KURABİYECİ DEDE’DEN DEVA-İ MİSK TARİFİ Deva-i Misk Helvası’nı alan vatandaşlara tarifi açıklayan Meriç, “Deva-i Misk Helvası alan bir kişi, bir bardak sıcak süte bir çay kaşığı helvadan atıp karıştırarak içecek. Eğer kalabalık bir aile ise bir kilo sıcak süte bir çorba kaşığı atıp sütle birlikte kısık ateşte kaynatacak ve öyle içecek” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.