Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kamuda Tasarruf ve Verimlik Paketi açıklandı Haber

Kamuda Tasarruf ve Verimlik Paketi açıklandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yaklaşık 65 yıldır Türkiye'de tasarruf genelgeleri ile kamu harcamalarında kontrol sağlamaya yönelik çalışmalar yapıldığını ifade etti. Mali disiplini esas alan bir siyasi yaklaşım içinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı hükümetler döneminde ise 10 adet genelgenin yürürlüğe konulduğunu hatırlatarak, sonuncusunun 30 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe konan bu genelgeler ile kamu harcamalarının belli kurallara bağlandığı belirtildi. Yılmaz, son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bu alanda daha geniş bir çerçevede ve daha güçlü adımlar atma ihtiyacını ortaya çıkardığını söyledi. 16 Nisan Kabine Toplantısı akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Orta Vadeli Programın güçlendirilmesi doğrultusunda kamuda tasarruf artışı, yatırımların önceliklendirilmesi ve yapısal reformların hızlandırılması hususlarını ifade ettiğini hatırlatan Yılmaz, "6 Mayıs Kabine Toplantısı akabinde 'Kamuda taşıtlar, binalar, haberleşme giderleri, cari harcamalar, hizmet içi eğitim, yurtdışı seyahat, kamu istihdamı gibi alanlarda’ tasarruf kültürünü güçlendirici adımlar atılacağını ve bu yönde gerekli talimatları verdiklerini belirtmişlerdir. 7 Mayıs tarihinde sosyal medya kanalıyla yaptıkları paylaşımda ise ‘bir taraftan üretip yeni pazarlara ihraç ederken, diğer taraftan içeride tasarruf kültürünü yaygınlaştırmamız gerekiyor. Buna kamu olarak inşallah biz öncülük ve rehberlik edecek, daha az kaynak kullanarak daha fazla etkide bulunacak projelere ağırlık vereceğiz' ifadelerini kullanmışlardır. Birazdan sunulacak olan çalışmamız ilgili tüm kurumlarımızın katkısı sonucunda bu talimatın tekemmül ettirilmesi ile oluşturulmuştur" diye konuştu. Tasarruf ve verimli kaynak kullanımı konusunda yaptıkları bu güncellemede iki önemli gelişme etkili olduğunu söyleyen Yılmaz, "Birincisi geçen yıl yaşadığımız tarihimizin en büyük deprem afetinin yaralarını süratle sarma ihtiyacımız, ikincisi pandemi sonrası tüm dünyanın gündemi haline gelen enflasyon ile ülkemizin kararlı bir şekilde mücadele etme iradesidir. Bugün sunduğumuz paket tek başına değil, bütüncül bir çerçevede ortaya koyduğumuz, birbirini destekler mahiyette diğer paketler ile birlikte anlam ifade etmektedir. Kamuda tasarruf programımız ile sadece zorunlu olmayan harcamaları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kamu tüketim ve yatırım harcamalarında verimliliği esas alıyoruz. Kamu hizmetlerini aksatmadan, güncel ihtiyaçlara odaklanıp önceliklendirme yaparak, yeni yöntemleri ve teknolojileri kullanmak suretiyle birim kaynakla daha fazla sonuç üretmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşanan depremlerin ilk aşamada hesap edilen maliyetinin 104 milyar doları bulduğunu bildiren Yılmaz, "Sadece merkezi idare bütçesinden deprem için tahsis edilen ödenek 2023 yılında 960 milyar TL’dir. 2024 yılı başlangıç ödeneği ise 1 trilyon 28 milyar TL olmuştur. Bu ödenekler azalmakla birlikte, önümüzdeki yıl da devam edecektir. Bu büyük ilave yükün bütçe açıkları üzerinde oluşturduğu etki ortadadır. Geçen yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 5,2 olurken, deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu açık yüzde 1,6 seviyesine gerilemektedir. Bu yılın bütçesi hazırlanırken belirlenen yüzde 6,4 oranındaki açığın da önemli bir kısmı deprem bağlantılı harcamalardan kaynaklanmaktadır. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketi toplum olarak depremin yaralarını sarma konusunda milli dayanışma sergilediğimiz bir dönemde, deprem harcamalarından en küçük bir fedakarlık yapmadan kamu dengelerini sağlıklı bir zeminde sürdürme politikamızı yansıtmaktadır. Bu vesileyle depremde kaybettiğimiz canlarımıza tekrar Allah’tan rahmet diliyor, bu zorlu süreçte depremzede kardeşlerimizin yanında olan kamu, özel kesim ve sivil toplumdan her bir kişi ve kuruluşa teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Yılmaz, ortaya koydukları yeni paketin bir yandan deprem bağlantılı çalışmalara güç verirken, diğer yandan halkın temel sorun olarak gördüğü enflasyon konusunda yürüttükleri kararlı mücadeleye katkı sunduğunun altını çizdi. “Enflasyon ile mücadelede para politikalarının yanı sıra maliye politikaları ve yapısal reformlar önem taşımaktadır” Enflasyon ile mücadelede para politikalarının yanı sıra maliye politikaları ve yapısal reformlar önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Orta Vadeli Programın da bu temel çerçeve ile şekillendirildiğini aktardı. Kamunun tasarruf yapması ve verimliliği artırmasının daha az bütçe açığına, daha az kamu borçlanmasına ve faiz yüküne, makro tasarruf oranının artmasına ve daha az cari açığa yol açacağını ifade eden Yılmaz, “Talep yönlü katkısının yanı sıra, bitme aşamasına yakın projelere, sulama ve rekabet gücünü artırıcı altyapılara yoğunlaşan kamu yatırımları arz yönlü artışla da enflasyon ile mücadelemizi güçlendirici etkide bulunacaktır” açıklamalarında bulundu. Orta Vadeli Programın enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarının yıllık bazda belirgin sonuçlarını bu yılın ikinci yarısında görmeye başlayacaklarını belirten Yılmaz, “Gelecek yıl yüzde yirminin altında, 2026 yılında ise tek haneli enflasyona ulaşmaya kararlıyız. Geçmişte başardık, yine başaracağız. Bunu sağlarken büyümeyi, istihdamı ve sosyal dengeleri azami oranda gözetmeye devam edeceğiz. Amacımız, istikrar içinde büyümek ve kalıcı sosyal refah artışı sağlamaktır. Bu paket ve izleyen diğer çalışmalarımızla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bütçe açığının milli gelire oranını başlangıçta öngörülenin altında gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Geçen yıl milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak tahmin edilen bütçe açığı, yıl sonunda yüzde 5,2 olarak gerçekleşmişti oldukça olumlu bir performans sergilemiştir. Bu yıl sonunda da benzer bir oranda iyileşmeyi hedefliyoruz. Harcama disiplininin yanı sıra, tahsilat oranlarını artırma ve kayıt dışılıkla daha etkin mücadele gibi yöntemlerle, kamu gelirlerinde sağlayacağımız iyileşme de bu hedefimize katkıda bulunacaktır” şeklinde konuştu. Bugün sunulacak olan tasarruf ve verimlilik paketinin geçmişten bazı farklılıklar da arz ettiğine dikkat çeken Yılmaz, “Geçmişten çıkardığımız derslerle bu dönem aldığımız tedbirleri daha sıkı bir izleme sistemi ile hayata geçireceğiz. Ayrıca hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirerek, haklı bir gerekçeye dayanmayan sapmaları engellemeyi amaçlıyoruz. Bugün ilan edilen programın hayata geçirilmesinde idari ve kanuni olmak üzere iki ayaklı bir çalışma yürütülmektedir. Kanun gerektirmeyen hususlar konusunda hazırlıkları son aşamaya gelmiş olan genelge taslağı kısa bir süre içinde (bu hafta) Sayın Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacaktır. Kanun gerektiren hususlarda ise grubumuz ile yürütülmekte olan hazırlıklar Meclisimizin takdirine arz edilecektir” dedi. Yapılacak idari düzenlemelerin tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak bir anlayış içinde hazırlandığını vurgulayan Yılmaz, “Genelgemizde tek istisna, konumu gereği TBMM olacaktır. Bu konuda Meclis Başkanımız kendi uhdesinde benzer bir çalışma yürüttüğünü ifade etmişlerdi. Yaptığımız görüşmelerde Meclisimiz tarafından alınan önlemlerin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılacağını da öğrenmiş bulunuyoruz. Kendilerine bu anlamlı tutumları için şükranlarımızı sunuyorum. Kanuni düzenleme gerektiren hususlarda parti farkı gözetmeksizin tüm grupların desteğini beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. Yılmaz, tüm bu çalışmalara vizyonu ve güçlü siyasi iradesi ile yön veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, çalışmalarda titiz bir hazırlık yürüten Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibine, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına teşekkür etti.

Bir garip defile Haber

Bir garip defile

Ankara’da birçok derneğin katkılarıyla engelli hayvanlara farkındalık oluşturmak amacıyla defile düzenlendi. “Engelimiz Kalmasın” sloganıyla düzenlenen defilede 8'i köpek 2'si kediye kendileri için tasarlanan kıyafetler giydirildi. Ardından podyuma çıkan engelli hayvanlar, mankenler eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Veteriner Teknikeri ve Fizyoterapist İbrahim Enes yaptığı açıklamada, köpeği ‘Kozmo’ ile birlikte etkinlikte keyifli bir vakit geçirdiğini belirterek, şöyle konuştu: “Kozmo bizim kliniğimizin köpeği. ‘Kozmo’ kliniğe geldiğinde iki aylıktı ve hiç yürüyemiyordu. Sahibi kucağından düşürmüş. Gerekli tedavilerini uyguladıktan sonra ‘Kozmo’ şu an sağlıklı bir şekilde yürüyor. Hayatını devam ettiriyor ve tuvaletini tutabiliyor. Güzel bir etkinlik oldu. Engelli hayvanlar buluşması gibi biraz daha. Buradan toplanan paralar ile engelli hayvanların ihtiyaçları karşılanacak.” Yasemin Kalkan ise 2016 yılından itibaren hayvan bakımı ile uğraştığını belirterek, şunları kaydetti: “Kendi himayemde de 20’ye yakın çocuk var. Toprak da onlardan bir tanesi. Böyle bir etkinliğe onunla katılmak istedim. Depremin yıl dönümünde Hatay barınağına ziyarete gittiğimizde onu kangalların arasında görmüştüm. Orada çok üzgün ve mutsuz duruyordu. Çok büyük köpeklerin arasındaydı. Engelinden dolayı dayanamayıp onu da yanıma alıp Ankara’ya beraber döndük.” Defilede yapılacak bağışlar, engelli ve hasta hayvanların tedavisinde kullanılacak.  

Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası'nın 2. ayağı gerçekleştirildi Haber

Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası'nın 2. ayağı gerçekleştirildi

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Bala ilçesinde Beynam 312 Motor Sporları Merkezi'nde dün başlayan organizasyonda, bugün EnduroGP, E1, E2, E3, E1B, E2B, E3B, EC, kadınlar, gençler, ATV1, ATV2 ile veteran sınıflarında ana yarışlar gerçekleştirildi. Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası'nın Bala ayağında 108 enduro motosikleti ve 18 ATV aracıyla 6'sı kadın toplam 126 sporcu, zorlu engelleri aşarak dereceye girmek için mücadele etti. Organizasyona ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, şampiyonanın ilk ayağını Bilecik Valiliğinin desteğiyle çok başarılı ve yüksek katılımlı bir şekilde gerçekleştirdiklerini belirterek, "Şimdi Ankara'da şampiyonanın ikinci ayağını da renkli ve güzel bir ortamda yapıyoruz. Bugün burada 6'sı kadın 126 sporcumuz kıyasıya bir mücadele veriyor, çok güzel bir doğa, güzel bir atmosfer. Bu sezon toplam 5 ayaktan oluşan bir şampiyona yapacağız. Buradan Sakarya'ya gidecek sporcularımız, en son Çanakkale yarışıyla şampiyonayı tamamlayacak." diye konuştu. Enduro ve ATV yarışlarının her yaştan sporcuların katıldığı, keyifle mücadele ettikleri bir organizasyon olduğunu aktaran Uçar, "Aynı zamanda spor turizmine de çok büyük katkısı olan bir organizasyon çünkü yaklaşık 20 kilometrekarelik bir alanı hem sportif bir pencereden hem de insanlara göstermek istediğimiz doğal ve tarihi güzellikleri sunabildiğimiz bir çerçeve oluyor. Büyükşehirlerde bu tip sportif organizasyonlar çok daha yankı buluyor. Motor sporları da ekstrem sporlar arasında yer alıyor, özellikle gençlerin çok büyük ilgisi oluyor." ifadelerini kullandı. - Kadın enduro yarışçıları çok mutlu Kadınlar sınıfında enduro ile yarışan İrem Ertüzün, yarış sonrası yaptığı açıklamada, "Bala parkuru çok keyifliydi, hiç alışık olmadığım bir zemindi. Oldukça keyif aldım, herkesin emeğine sağlık. Bugün dereceye girdim ama kaçıncı oldum bilmiyorum. Bu sezon bütün etaplara katılacağım, şampiyonluğu kovalayacağım." değerlendirmesinde bulundu. Kadın enduro yarışçılarından 16 yaşındaki Kayra Su Yazıcı ise "Benim babam da yarışçı, yaklaşık 12 senedir motor sürüyorum. Çok keyifli bir yarıştı, yoruldum, güzel gündü. Bala etabında 3. oldum, ablalarımı geçmiş oldum. Gelecek yarışlara da katılacağım." diye konuştu. Bir diğer kadın enduro yarışçısı Ezgi Güngör de "Motorumu seviyorum, 2,5 yıl oldu başlayalı. Bu, üçüncü yarışım, yeni yeni deneyimliyoruz. Bugün yarışmada ikinci oldum, keyifli bir yarıştı. Aslında doğada bu sporları yapabilmeyi çok seviyorum, genç arkadaşların da bu sporu yaptığını ve onlarla yarışabildiğimi bu ortamlarda görmek güzel." şeklinde görüşlerini açıkladı.

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Haber

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasetçinin görevinin insanıyla hemhal olmak, huzur, refah, birlik, kardeşlik ve istikrar hedeflerine çevik ve çelebi bir ruhla destek vermek olduğunu söyledi. Siyasetin, nesillerin hayatını müspet yönde etkileyip değiştirecek kılavuz olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: "Siyasetin ekseni akıl, enerjisi ahlak, edimi hizmet, edası da hürmet ve muhabbettir. Bizim siyasetten anladığımız elbette bunlardır. Araya araya bulmayı amaçladığımız define, milletimizin eşsiz vicdanında mahfuzdur. O vicdan ki doğru ile yanlışı, hak ile batılı, samimiyet ile sahteliği, mazlum ile zalimi, şehit ile caniyi sıfır hatayla tefrik edecek basirete, beceriye ve berraklığa haizdir. Hiç kuşkusuz egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet ne diyorsa, neyi istiyorsa, nasıl karar veriyorsa saygımız ve sadakatimiz tamdır ve tartışmasızdır. Bizim demokrasiye bağlılığımız sözde değil özdedir. Milli iradenin hükmüne toz kondurmamız düşünülemeyecektir." Bahçeli, MHP'nin, Türkiye'ye ve Türk milletine varlığını adamış iman neferleriyle, dava ve gönül erleriyle siyasetçinin değil seçmenin mutluluğunu her zaman ve her şart altında gaye edindiğini ifade ederek, buna aynen ve şevkle devam edileceğini kaydetti. Geride kalan bir aylık zaman diliminde hem partileri hem de ülke adına iki mühim demokratik etabın geçildiğini, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşma mücadelelerinin kamçılandığını belirten Bahçeli, 17 Mart'ta 14. Olağan Büyük Kurultayı gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu kapsamda Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulunun (MDK) yenilendiğini, parti tüzüğünün bazı maddelerinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uygun hale getirilmek maksadıyla değiştirildiğini anımsatan Bahçeli, kurultay sonrası ilk MYK-MDK toplantısının dün yapıldığını ve Başkanlık Divanının teşekkül ettiğini bildirdi. Bahçeli, Divan üyelerine başarılar diledi. Bahçeli, bugünün sosyal ve ekonomik temelli ihtiyaç ve isteklerinin aksine siyaset yapamayacakları gibi geleceğin tasarım ve planlamasını ihmal ederek de asla mevzi ve mesafe alınamayacağını ifade etti. Görevlerinin farkında ve yapacaklarının şuurunda olduklarını belirten Bahçeli, "Vizyonu yetişmeyenlerin nefeslerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hatta farklı tesirlerin sonucu yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlık çarkına kapılmaları bundan sonra da muhtemeldir. Ancak MHP'nin inanmış, irade göstermiş, ahlaki ve fikri olgunluğa erişmiş hiçbir mensubunun devşirilip yarı yolda devrilmesi artık söz konusu değildir. Türkiye'yi hak ettiği gelişmişlik statüsüne mutlaka çıkarmalıyız. Türk milletini layık olduğu yüksek mevkie muhakkak ulaştırmalıyız." dedi. Bahçeli, bunları yaparken siyaset önceliklerinin sınıflara, zümrelere, şahıslara hiçbir ayrıcalık tanımadan yalnızca milletin tamamını tarihi perspektif içinde kucaklayan ve onun devamını amaçlayan bir kavrayışla hareket etmek olduğunu söyledi. Milliyetçiliklerinin, "Türk milletinin tarih içerisinde yoğrulmuş olan milli değerleriyle, çağın birikimi olan gelişmeleri birlikte yaşatmayı, milli ile evrenseli, yerel ile küreseli beraberce değerlendirmeyi" esas aldığını belirten Bahçeli, şunları söyledi: "Bu çerçevede günümüzün ekonomik, enformatik, teknolojik, diplomatik ve diğer alanlarında günbegün cesameti artan ters akıntılara göğüs germeliyiz. Türk siyaset yapısını, gelişen toplumun taleplerine göre milli ve manevi değerlere müzahir olacak şekilde yeniden ele almalı, yeni bir anayasayla da taçlandırmalıyız. Siyaset, medya ve ekonomi ilişkilerini demokratikleştirmeli, Türk devrinde insanımızın mutlu, müreffeh ve güvenli olacak bir dönemin kapılarını el birliğiyle, ortak değerler etrafında kenetlenerek açmalıyız. Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara köklü cevaplar hazırlayarak, Türk ve Türkiye Yüzyılı'na temel olacak kalıcı ve güçlü reformları peş peşe hayata geçirmeliyiz. Üreterek, yabancı sermayeyi özendirerek, tasarrufu artırarak, fiyat ve finansal istikrarı kurumsallaştırarak, ihracat ve yatırım seferberliğini teşvik ederek, bilhassa adil ve insani paylaşımı canlandırarak yeni yüzyılda Türkiye ekonomisini zincirlerinden kurtarmalıyız. Milletler mücadelesinin acımasız rekabetinde Türk milleti ortak paydasında buluşmalı, hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi yabana atmadan geçmişin muzaffer hatıralarını geleceğin ufkuyla eklemleştirmeliyiz." - "Geleceğin süper gücü Türkiye'dir" Bunu yapacak irade, inanç ve itibarın MHP ve Cumhur İttifakı'nda mevcut olduğunu ifade eden Bahçeli, "Katılaşmış ön yargıları, zembereğinden boşalmış kısır çekişmeleri bir kenara bırakmalıyız. Vatan ve millet sevdasıyla hareket edebilme ferasetini derhal gösterebilmeliyiz. Türkiye hepimizindir, hepimizin ortak vatanıdır. Farklı başkentlerin sunduğu kurtuluş reçetelerinin Türk milletini bir adım ileri götürmeyeceği açıktır. Tek çare, dünyaya 'Türkiye' merkezli bakmakla, küresel ilişki ağlarını 'Türkçe' okumakla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, böyle bir siyaset anlayışının, yalnızca Türkiye'yi değil soydaşlarını, din kardeşlerini ve yardım eli gözleyen mazlum milletleri de kurtaracak yeni bir hamle üstünlüğü kazandıracağını söyledi. Bahçeli, MHP'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşakkatle elde ettiği bir değer olan demokrasiye gönülden bağlı olduğunu, insanın insan olması sıfatından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlere saygı duyduğunu, herkes için bağlayıcı olan adaleti, düzeni, barışı ve hürriyeti birlikte tesis etmeyi hedefleyen hukukun üstünlüğüne inandığını söyledi. MHP'nin, vatandaşların inançlarını yok saymadan, bir arada kardeşçe yaşamasının güvencesi olan din ve vicdan hürriyetini savunduğunu belirten Bahçeli, "Bunlar bizlere demokrasinin getirdiği nimet ve yükümlülüklerdir. Ve milli kültürümüzde kökleri vardır. Hiçbir şüphem yoktur ki, geleceğin süper gücü Türkiye'dir. İstanbul'un fethinin 600. yıldönümü olan 2053'te bu ideal gerçekleşecektir." diye konuştu. İstiklalin ve istikbalin güvencesi olan Cumhur İttifakı'nın varlığını kararlılıkla devam ettireceğini dile getiren Bahçeli, "Tarihte büyük devletler kurmuş ve bu potansiyeli defalarca göstermiş olan Türk milletinin bugün her evde, her ocakta, her ailede, her ana yüreğinde yaşattığı medeniyet kudreti, onu saklı durduğu yerden çıkaracak samimiyeti, marifeti ve cesareti beklemektedir." ifadelerini kullandı. Beklenen o samimiyet, marifet ve cesaretin MHP ile Cumhur İttifakı'nda tecessüm ve tecelli ettiğini dile getiren Bahçeli, "Gelen Türk asrıdır, Türkiye ve Türk milleti 2071'de cihan ve uzay hakimiyeti mefkuresini Allah'ın izniyle başaracaktır. Zafer sabredenlerin ve inananlarındır." dedi. Bahçeli, Türk milliyetçilerinin, milli görev ve sorumluluklarının idraki içinde emaneti kırıp dökmeden, günlük hesaplar içinde çarçur etmeden yarınlara ulaştıracak siyasi akla ve şuura sahip olduklarını fedakarlıklarıyla yine göstereceğini, yine ispat edeceğini söyledi. - "Mizahi bir yanılgıdır" Bahçeli, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri'nden yaklaşık 10 ay sonra milletin bu defa da yerel seçimler için sandık başına gittiğini anımsattı. Cumhuriyetin yeni yüzyılının ilk seçiminin tamamlandığını, seçimsiz geçecek 4 yılın önünün açıldığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Milletimizin hür iradesiyle verdiği demokratik karara saygılıyız, seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize ve siyasi partilere hayırlı olması da temennimizdir. Yerel seçimlerin doğasıyla genel seçimlerin doğası elbet farklıdır. İkisini birbirine karıştırmak fahiş bir yanlıştır. Yerel seçimlerde özne ve öncelik adaylar olduğu halde, genel seçimlerde partilerdir, bununla mündemiç ülkenin ve uluslararası ilişkilerin bütününü kapsayacak program ve projeleridir. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra el değiştiren, birisinin çıkıp diğerinin indiği bir iktidar yapısı yoktur. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra rota değiştiren, hedeflerinden sapan, iddialarından cayan, yerinde sayan bir Türkiye yoktur, olması da mevzu konusu değildir. 'Yerelde iktidar olduk' diyenler hayal alemindedir. Türkiye'de iktidar tektir ve o da Cumhurbaşkanlığı Kabinesidir. Fazladan üç beş belediye başkanlığı kazanmakla yerel iktidar tantanası koparanların siyasetin nesnel gerçeklerine, milletin irade künhüne vakıf olmadıkları ayan beyan ortadadır. Kendi partilerinde disiplini tesis edemeyenlerin, birlik ve beraberlik vasatını kaybedenlerin, üstelik hiçbir projeleri olmayanların, hasbelkader, konjonktürel sebeplerle ulaştıkları sonuçlara güvenip zafer nutukları atmaları sadece mizahi bir yanılgıdır. Şımarıklığın alemi hiç yoktur. Çünkü bugün şımaranların yarın milletten şamarı yemeleri mukadderdir."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.