Hava Durumu

#Ar-Ge

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dondurarak Kuruttukları Meyveleri İhraç Ediyorlar Haber

Dondurarak Kuruttukları Meyveleri İhraç Ediyorlar

Gıda alanında faaliyet gösteren şirket, kurucularından Doç. Dr. Buket Aşkın ve ekibinin geliştirdiği özel sistemle meyve ve sebzeleri alışılmış yöntemlerin aksine ısıtarak değil dondurarak kurutuyor. Sistemde ürünler önce sıfırın altında 40 dereceye kadar donduruluyor, ardından içlerindeki su özel yöntemlerle uzaklaştırılıyor. Bu sayede meyve ve sebzelerin vitamin ve besin değerleri büyük ölçüde korunurken, ürünlerin raf ömrü de uzuyor. Dondurarak kurutma yöntemiyle elde edilen ürünler, soğuk zincire ihtiyaç duyulmaksızın depolanabiliyor ve taşınabiliyor. Bu durum da lojistik ve depolama süreçlerinde önemli maliyet avantajı sağlıyor. Yenilikçi üretim modeliyle dikkati çeken proje, TÜBİTAK tarafından da ödüle layık görüldü. Trakya Teknopark Genel Müdürü Işık Çetintav, şirketin ilk başvurusundan itibaren projeye büyük önem verdiklerini söyledi. Firmanın Teknopark bünyesine dahil edilmesiyle ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir güven zemini oluşturduğunu belirten Çetintav, "Firmamızın Teknopark bünyesinde yer alması, ulusal ve uluslararası alanda güven inşa edeceği için kendilerine sonsuz destek verdik. Bu desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Artık firmamız ihracat yapacak konuma gelmiştir. Bu başarıdan dolayı son derece mutluyuz ve her zaman tüm desteğimizi vermeye devam edeceğiz." diye konuştu. Şirketin kurucularından Aşkın ise dondurarak kurutma yönteminin klasik kurutma tekniklerinden farklı olarak ürünlerin doğal yapısını koruduğunu anlattı. Meyve ve sebzelerin besin değerlerinin yüzde 96 oranında muhafaza edilebildiğini ifade eden Aşkın, genç bir şirket olmalarına rağmen ürünlerini yurt dışına göndermeye başladıklarını söyledi. İhraç ülkelerini genişletmeye çalıştıklarını anlatan Aşkın, "Bu yöntem bize meyve ve sebzelerin vitamin değerlerini ve besin özelliklerini yüzde 96 oranında koruma imkanı sağlıyor. Genç bir şirket olmamıza rağmen dilimlenmiş meyve ve sebze ürünlerimizi yurt dışına ihraç ediyoruz. Özellikle Yunanistan ile geliştirdiğimiz çeşitli iş birlikleri bulunuyor. Aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ile de planlama ve anlaşma sürecimiz devam ediyor." diye konuştu. Şirket bünyesinde akademik kadroyla yoğun AR-GE çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Aşkın, TÜBİTAK projesi sonucunda ortaya çıkan prototip ürünü ticarileştirmek istediklerini ve bunu başardıklarını ifade etti. Aşkın, Trakya Teknopark çatısı altında yer almanın, geliştirdikleri teknolojiyi müşterilere daha kolay anlatma ve sunma imkanı sağladığını sözlerine ekledi.

KBÜ’den Savunma Sanayisine Otonom Robot Köpek Projesi Haber

KBÜ’den Savunma Sanayisine Otonom Robot Köpek Projesi

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edilen "Çok Amaçlı Görev Planlama için Otonom Robot Köpek Tasarımı ve Geliştirilmesi" projesi ile yerli ve milli bir çözüm ortaya konulması hedefleniyor. Proje, Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Art’ın sahibi olduğu AI ARD Robotik A.Ş. tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki Aware Robotik iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında farklı görevleri yerine getirebilen otonom robot köpek geliştirilecek. Projenin özellikle zorlu ve riskli alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Ali Art, dört ayaklı robotların engebeli arazilerde tekerlekli sistemlere göre daha etkin görev yapabildiğini ifade etti. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Art, yüksek maliyetler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle yerli çözümlerin öneminin arttığını dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı olarak geliştirilecek sistemin; algı, sensör füzyonu, pekiştirmeli öğrenme ve hibrit kontrol mimarisi gibi ileri teknolojileri içereceği belirtildi. Proje kapsamında elektronik kart tasarımı, aktüatör ve güç aktarma sistemleri ile görev kontrol ve kullanıcı arayüzü gibi kritik bileşenler geliştirilecek. Çalışmanın, Türkiye’nin mobil robotik ve otonom sistemler alanındaki Ar-Ge kapasitesine katkı sağlaması hedeflenirken, Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikiminin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

5 İlden 70 Genç Elazığ'da Türkiye’nin Uzay Misyonu İçin Ter Dökecek Haber

5 İlden 70 Genç Elazığ'da Türkiye’nin Uzay Misyonu İçin Ter Dökecek

Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) iş birliğiyle TUA AstroHackathon, Ahmet Tevfik Ozan Kongre Merkezi’nde bugün başladı. İlk etapta 81 ilde planlanırken 37 ilde hayata geçirilebilen etkinlik, Elazığ’da da düzenlendi. Elazığ başta olmak üzere Diyarbakır, Malatya, Tunceli ve Bingöl’den gelen yaklaşık 70 katılımcı, 19 takım halinde 48 saat boyunca uzayın farklı alanlarında kendilerine sunulan problemlere çözüm üretecek. Üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan takımlar, uzay, iklim, yapay zeka ve veri bilimi temalarında yazılımsal ve simülasyon çözümleri geliştirecek. Katılımcılar, 48 saatlik çalışma maratonunun ardından projelerini jüriye sunacak, dereceye giren takımlar yarın düzenlenecek final töreniyle ödüllendirilecek. Öte yandan, etkinlik kapsamında uzay bilimi ve teknolojisi alanında eğitici oturumlar, seminer, atölye ve paneller de programa dahil edildi. Düzenlenen proje hakkında bilgi veren Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi Ar-Ge Komisyon Başkanı Yunus Emre Güler, " Bugün Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi olarak Türkiye Uzay Ajansı ortaklığında TUA Astrohackathon’unu düzenliyoruz. İlk etapta 81 ilde yapılması planlanan ama sadece 37 ilde organize edilebilen bu organizasyonu Elazığ’ımızda da hayata geçirebilme imkanını bulduk. Organizasyona destek olan, vizyonuyla katkı sağlayan Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’na teşekkür ediyoruz. Bunların içerisinde üniversite ve lise öğrencileri var. Uzay alanında 48 saat boyunca kendilerine verilen problemler üzerinde çözüm üretmeye çalışacaklar. Bu çözümler genel itibarıyla yazılımsal çözümler, simülasyon çözümleri olacak. Sonucunda da Türkiye’nin uzay misyonuna katkıda bulunulması, niteliğine göre gençlerin tespit edilip yetiştirilmesi hedefleniyor. Hem şehrimiz için hem ülkemiz için inşallah hayırlara vesile olur" dedi. Etkinlikte yoğun katılım olduğunu belirten, mentör olarak görev alan Fırat Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Muhammed Soysal, " Öncelikle çok yoğun bir katılım var. Çevre illerden de gelen arkadaşlarımız var ve çok iyi şekilde hazırlanmışlar. Eminim ki, süreci de aynı şekilde devam ettireceklerdir. Katkısı geçen herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Milli teknoloji hamlesine katkı sağlamak amacıyla etkinliğe katıldığını ifade eden lise öğrencisi Eren Aydın, " Biz gençler olarak, milli teknoloji hamlesine katkı sağlamak için buradayız. Amacımız, ülkemizin kendi teknolojisinin geliştirilmesi ve dışa bağımlılığı azaltarak daha güçlü bir konuma gelmesidir. Bu süreçte hem kendimizi geliştiriyoruz hem de gelecekte ülkemize fayda sağlayacak projeler üretmeyi amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Gİ-TEK Kulübü Başkanı Bedirhan Şakalar, " Elazığ Belediyesi ve Türkiye Uzay Ajansı’nın da katkılarıyla beraber TUA AstroHackathon’u gerçekleştiriyoruz. Emeği geçen ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, yarışmacılara başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.

Uzay Alanında Faaliyet Gösteren Girişimler ve Kurumlar Arası İş Birliği Güçleniyor Haber

Uzay Alanında Faaliyet Gösteren Girişimler ve Kurumlar Arası İş Birliği Güçleniyor

Türkiye, 2026 yılında uzay dünyasının olimpiyatları kabul edilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yerli teknogirişimler bu dev zirvede yer almak için yarıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; TUA, SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye - Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları' etkinliği, ODTÜ Teknokent'te düzenlendi. Türkiye'nin uzay ve havacılık ekosistemini güçlendirmek, açık inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli teknogirişimleri sektörde öncü kurumlarla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte uzay ve havacılık alanında faaliyet gerçekleştiren 12 yenilikçi teknogirişim, Türkiye'nin önde gelen kurumları ile bir araya geldi. Etkinliğin odak noktasını, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) oluşturdu. Program kapsamında girişimciler sunumlarını gerçekleştirdi. En iyi sunum ödülünü kazanan Qubitrium girişimi, 2026 yılında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026 Antalya) doğrudan katılım hakkı elde etti. Uzay ekosisteminde stratejik iş birliği vurgusu Etkinliğin açılış konuşmalarında Türkiye Uzay Ajansı(TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, uzay sektörünün küresel ekonomik büyümenin üzerinde bir ivme yakaladığını ifade etti. Uzay ekonomisinin artık yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını, özel sektörün belirleyici rol üstlendiği dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Kıraç; savunma, enerji, iletişim ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekosistemin oluştuğunu dile getirdi. Türkiye'nin bu dönüşüm sürecinde güçlü bir konum elde etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise ODTÜ'nün yarım asrı aşan akademik birikimiyle Türkiye'nin uzay serüveninde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Türkiye'nin ilk havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne ev sahipliği yapan üniversitenin; fizik, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği gibi disiplinlerle Millî Uzay Programı'na bilimsel katkı sunduğunu belirten Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent çatısı altında akademik bilgi ile girişimcilik cesaretini bir araya getirdiklerini kaydetti. Uzay teknolojileri, ileri malzeme ve robotik alanındaki yerli projelerin küresel rekabet gücüne dönüşmesi için tüm altyapı imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan da uzay alanının odak teknoloji başlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu tür buluşmaların yalnızca tanışma platformu olmadığını, birlikte ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme açısından stratejik bir zemin sunduğunu vurguladı. Girişimlerin, pazara erişimin ötesinde, kurumlarla uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleri geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. IAC 2026 Antalya: Küresel uzay ekosistemi Türkiye'de buluşacak Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Antalya Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC) 2026 Antalya'ya ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Uzay alanında planlı bir strateji çerçevesinde akademik araştırmaların desteklenmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması, uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi ve politika yapım süreçlerinde etkin rol alınmasının önemine dikkat çeken Doğrukök, IAC 2026 Antalya'nın bu hedefler açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Doğrukök, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi'nde, ‘The World Needs More Space' temasıyla düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin yalnızca bilimsel bir buluşma değil; aynı zamanda küresel uzay ekosisteminin önde gelen temsilcilerini, astronotları ve bakanlar düzeyindeki karar vericileri bir araya getiren stratejik bir diplomasi platformu olacağını belirtti. Kongrenin özellikle girişimler açısından küresel görünürlük, yatırım ve iş birliği fırsatları bakımından önemli imkânlar sunduğunu vurguladı. Kurum-Teknogirişim eşleşmeleri somut çıktılar üretti Etkinliğin en kritik bölümünü oluşturan ‘Kurum-Teknogirişim Eşleşmeleri' kapsamında girişimler ve kurum temsilcileri 25'er dakikalık planlı birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Ar-Ge projelerinin ticarileştirilmesi, ortak geliştirme modelleri ve stratejik iş ortaklıkları ele alındı. Program sonunda gerçekleştirilen sunum değerlendirmesi sonucunda ‘En İyi Sunum Ödülü'nü Qubitrium kazandı. Kazanan girişim, IAC 2026 Antalya'ya doğrudan katılım hakkı elde ederek projelerini küresel uzay ekosistemine sunma fırsatı yakaladı.

Plastik Atık Sorununa Yerli Çözüm Haber

Plastik Atık Sorununa Yerli Çözüm

Tekstil sektöründe uzun yıllardır kullanılan ve geri dönüştürülemeyen PET film bazlı transfer ürünleri, dünya genelinde ciddi bir çevre sorununa yol açıyor. Bu soruna yerli ve sürdürülebilir bir çözüm ise Türk Kağıt Teknolojileri üretimi yapan bir Türk şirketinden geldi. Şirketin kurucu ortağı Özer Yılmaz, geliştirdikleri yeni transfer kağıdı teknolojisiyle plastik kullanımını tamamen ortadan kaldırdıklarını açıkladı. Geliştiren plastik içermeyen kağıt transfer 4 yıl ve 1000 denemeden fazla süren bir projenin ürünü olarak geliştirildi. Yapılan bu ürün dünyanın en saygın tekstil inovasyon platformlarından biri olan WTIN Innovate Textile Awards 2025 - Sustainability Award'a sektörün en prestijli sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldü. Tekstil sektörüne yönelik transfer kağıtları ve gıda sektörü için sürdürülebilir ambalajlar ürettiklerini belirten Canapa kurucu ortağı Özer Yılmaz, "Tekstil sektöründe transfer ürünleri genellikle PET film bazlı kullanılıyor. Bu filmler geri dönüştürülemiyor ve dünyada ciddi bir plastik atık sorunu oluşturuyor. Biz bu problemi yaklaşık 3,5 yıl önce fark ettik ve çözüm üretmek için yola çıktık. Geliştirilen ürünün yaklaşık 1000'den fazla deneme sonucunda ve dört yıllık yoğun bir Ar-Ge çalışmasıyla ortaya çıkardık. Geldiğimiz noktada teknik açıdan son derece kaliteli, benzerlerine göre çok daha kullanışlı ve en önemlisi de geri dönüştürülebilir bir ürün ürettik. Transfer işlemini kâğıt üzerinden yaparak PET film kullanımını tamamen ortadan kaldırdık" dedi. Türkiye, dünyadaki plastik sorununa yerli çözüm sundu Yılmaz, dünya genelinde tekstil transfer baskı teknolojisi nedeniyle her yıl yaklaşık 100 bin ton geri dönüştürülemez PET film atığı oluştuğunu, bu rakamın 2040 yılında 500 bin tona ulaşmasının beklendiğini ifade ederek şunu söyledi: "Bu atıklar geri dönüştürülemediği için yakılarak bertaraf ediliyor ve ciddi karbon salınımına yol açıyor. Bizim ürünümüzle en az beş kat daha az karbon salınımı gerçekleşiyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında plastik kullanımına yönelik vergisel ve yasal yaptırımları her geçen gün artırılıyor. Tek kullanımlık plastiklerin tekstil sektöründeki kullanımı giderek kısıtlanıyor. Bizim ürettiğimiz bu teknoloji hem çevreye katkı sağlıyor hem de ülkemizin ihracatına ciddi bir avantaj kazandırıyor. Aldığımız ödül, dünya tekstil sektöründe sürdürülebilirlik alanında verilen en önemli ödül olarak kabul ediliyor. Ülkemize böyle bir ödülü kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.