Hava Durumu

#Asker

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Asker haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asker haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Tarihçi Yazar Yaltırık’tan Eşkıyalık Söyleşisi Haber

Edirne’de Tarihçi Yazar Yaltırık’tan Eşkıyalık Söyleşisi

Edirne’de tarihçi yazar Mehmet Berk Yaltırık, Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) Edirne İl Temsilciliği’nde düzenlenen söyleşide vatandaşlarla bir araya geldi. Yaltırık, söyleşide “İsyan ve İtaat: Anadolu’da Eşkıya Motifinin Dönüşümü” konusunda sunum yaparken; vatandaşların da sorularını yanıtladı. “EŞKIYAYA YÖNELİK ÇİFT BAKIŞ AÇISI SÖZ KONUSU” Yaltırık, eşkıyalığın, Anadolu’da türkülere, kitaplara konu olmasının dışında sosyal bir realite olduğunu söyleyerek; “Fakat bizim toplumsal belleğimizde bazı kavram kargaşaları söz konusu. Bu da güncel olaylara bakış açımıza da yansıyor. İsyan ve itaat kavramlarının toplumdaki yerini ve dönüşümünü ve ‘Devlet Baba’ algısının nasıl yerleştiğini anlamak için önce eşkıyalık mefhumuna bakmak lazım. Toplum eşkıya kavramına nasıl bakıyor? Halk, merkezi ve örfi otorite arasında kendini nerede konumlandırıyor? Günlük dilde kullanılan eşkıya algısına yönelik bir çift bakış açısı söz konusu. Her ne kadar şehir eşkıyalarının ve maganda taifesinin icraatlarını tanımlamak için kullansak ve olumsuz çağrışımlara sahip olsak da dilden dile dolaşan türküler ve söylenceler nedeniyle aynı çağrışım yerini olumlu kabullere de bırakabiliyor. Çift yüzlü bir bakış açısı var. Halk nezdinde eşkıyanın eşkıya olduğu pek anlaşılamayabiliyor” ifadelerini kullandı. “DÖNEMİNİN KOŞULLARINA GÖRE DEĞERLENDİRİLMELİ” Eşkıyalığın sözlük tanımında kanun dışında, kaçak şekilde yaşayan kişi olarak tanımlandığını belirten Yaltırık; “Bunun halk tanımı, bileğinin, bıçağının hakkıyla her türlü kanunun dışında yaşayıp kendi kanununu dayatan kişi aslında. Eşkıyalık, bölgelerin sosyo-kültürel ve idari yapılarına, dönem ve coğrafya koşullarına göre değerlendirilmeli. Bir eşkıya tabiri var ama bir eşkıya tipi ya da motifi yok. Herhangi bir resmi kuvvetin parçasıyken, sonradan işsiz güçsüz bir köylüyken mi eşkıyalığa başladı? Yoksa bulunduğu yerde eşkıyalık çok olağan ve geçim kaynağı sayılan bir husus mu? Eşkıyalığa bakış açısında bu durum çok fark ediyor. Örneğin; celali isyanları, muazzam bir yıkım dönemi. O dönemlerde tımarsız kalan sipahilerin, atlı askerlerin, leventlerin ve suhtelerin eşkıyalığıyla başlıyor. Celali isyanları iddia edildiği gibi ne halk hareketi ne de Türk’ün devşirmelere karşı savaşı. 3-5 eşkıyanın ardına daha fazla adam toplayıp daha fazla köylü soymasının özetidir. Celaliler dönemindeki eşkıyalıkla 1800’lerin sonu 1900’lerin başındaki Batı Anadolu eşkıyalık geleneği efelerin ve zeybeklerin eşkıyalığı kendine hastır. Ama kendi döneminin koşullarına göre değerlendirmemiz gerekiyor” dedi. “YERLERİNİ KOMİTACILARA BIRAKIYORLAR” Yaltırık, Balkanlar’da bulunan ‘Hayduk’ların Osmanlı başta olmak üzere bölge devletlerin yardımcı askeri güçleri olduğunu söyleyerek; “Zorunlu durumlarda paralı asker gibi silah altına çağrılıyorlar. Fakat sonradan hayduklar eşkıyalığa başlıyorlar. Hayduku bugün haydut, eşkıya anlamında kullanıyoruz. Bunlar daha sonra folklor ve tarihe mal olmuş bir eşkıya tipine dönüşüyorlar. Hayduk, Balkanlar’da başlı başına bir türküsü, söylencesi, efsanesi olan bir tipe dönüşüyor. ‘Onlar, bizim için halk kahramanıdır’ diye çok fazla yorum alıyorum ama ben kaba tanımından bahsediyorum. Hayduklar en son yerlerini devrimci mahiyeti bulunan çetecilere, ihtilalcilere, komitacılara bırakıyorlar. Onlar da kendi halk türkülerini oluşturuyorlar. Bu bağlantıyı 1870’lere kadar uzanan süreçte voyvoda, harambaşa gibi klasik askeri ve eşkıya tabirleriyle anılan isyancılarda, hem milli ordularda milis olarak veya özel birlik olarak hareket etmelerinde, hem de çetecilik yapmalarında görebiliyoruz. Örneğin; Belgrad’ta birçok sancaktar, serdar gibi isimler görürsünüz. Bunların hepsi Sırp isyanlarının çetecileridir. Sırbistan’da sorsanız ‘Bizim kahramanlarımız’ diye anlatırlar ama çoğunun bir eşkıyalık geçmişi var” sözlerine yer verdi. “KANUN KAÇAĞIYKEN RESMİ GÖREVLİ OLABİLİYOR” Haydukların son temsilcilerinden birinin Bulgaristan’daki ‘İlyo Dedo’ olduğunu belirten Yaltırık; “Lakabı Son Hayduk’tur. Hayatına baktığımızda 1850’lerde dağda gezen son eşkıyalardandır. 1870’lerde Bulgaristan kurulup Osmanlı’dan nasıl kopacağı, Rusya’ya nasıl bağlanacağı tartışmaları sırasında kendini bir anda ihtilalciler, komitacılar arasında buluyor. Dönüşen bir figürdür. Bir eşkıya, yaşamının bir bölümünde kanun kaçağıyken sonradan milis, asker veya resmi görevli olabiliyor. Dolayısıyla onun hayatının bir kısmını dikkate alıp öteki kısmını görmezden gelmek yerine bütün bir yaşantısını, dünyaya bakış açısını anlamak gerekiyor” diye konuştu. Yaltırık, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne'de Skolyoz Hastası Barış'ın Hayali Bir Günlüğüne Gerçek Oldu Haber

Edirne'de Skolyoz Hastası Barış'ın Hayali Bir Günlüğüne Gerçek Oldu

Kendisi de skolyoz hastası olan Aslı Akpınar, eşinin polislere duyduğu sevgiyi ve üniforma giyme isteğini Edirne Emniyet Müdürü Onur Karaburun'a iletti. Karaburun'un talimatıyla harekete geçen Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri, Akpınar çiftini evlerinde ziyaret etti. Ekiplerin getirdiği özel harekat polisi üniformasını giyen Akpınar, eşiyle Özel Harekat Şube Müdürlüğüne gitti. Burada görevli komiser ve özel harekat polisleriyle bir araya gelen bedensel engelli Akpınar, kullanılan zırhlı araçlar ve teçhizatlar hakkında bilgilendirildi. Ekipler tarafından Akpınar çiftine özel harekat polisi beresi hediye edildi. Temsili olarak da olsa özel harekat polisliğini tecrübe eden Akpınar, eşiyle İl Emniyet Müdürü Karaburun'u da ziyaret etti. Akpınar çiftiyle sohbet eden Karaburun, teşkilat olarak her zaman yanlarında olduklarını söyledi. - Büyük mutluluk yaşadılar Barış Akpınar, hayalini yerine getirmekten dolayı çok mutlu olduğunu dile getirdi. Eşinin İl Emniyet Müdürü Karaburun'la irtibata geçtikten çok kısa süre sonra geri dönüş aldıklarını ifade eden Akpınar, "Eşim sayesinde bu hayalim gerçek oldu. Engelli olduğum için askere gidemedim. Vatanımızı koruyanların üniformasını taşımak büyük onur ve bu onur bana bugün nasip oldu." dedi. Akpınar, Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nde çok güzel bir gün geçirdiğini ifade etti. Türk polisini çok sevdiğinden bahseden Akpınar, şunları kaydetti: "Polislerle bir araya geldim, sohbet ettik. Ne gibi çalışmalar yaptıklarını anlattılar. Şubeyi gezdik, her şey çok güzeldi. Hayalimdeki o güzel zırhlı araçları ve silahları gördüm. Vatanın bütün üniformaları gururdur. Ben de bugün onu giyerek gurur yaşadım. Destek veren tüm müdürlerime teşekkür ediyorum." Aslı Akpınar ise eşinin hayali yerine geldiği için büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Üniformanın eşine çok yakıştığını dile getiren Akpınar, "Bir günlüğüne de olsa o atmosferi ve duyguyu yaşadı. Ben de onu seyrederken çok mutlu oldum. Üniforma da çok yakıştı, kendisine de hediye edildi. Emniyet Müdürü Onur Karaburun'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.

Kış Celbi Masrafları Arttırıyor Haber

Kış Celbi Masrafları Arttırıyor

Edirne'de askeri dükkân işleten Mehmet Şefik Güneş, kış celbine tabi asker adaylarının ihtiyaç duyduğu malzemelerin yaz celbine göre daha pahalı olduğunu ifade etti. Güneş, bere, boyunluk, eldiven ve içlik gibi kışlık eşyaların ek masraf getirdiğini vurgulayarak, yaz aylarında askere gidenlerin masraflarının bin 500 ila 2 bin TL, kış aylarında ise 2 bin ila 2 bin 500 TL civarında olduğunu belirtti. “FİYATLARI UYGUN TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ” Güneş, “Yaz aylarında askere giden vatandaşlarımızın masrafları daha az oluyor ama kış aylarında biraz daha pahalı olabiliyor. Bunun nedeni de bere, boyunluk, eldiven içlik ve çorapların kalın olması bir nebze fiyatı arttırıyor. Bizler fiyatları elimizden geldiğince uygun tutmaya çalışıyoruz. Yaz aylarında askere gidecek olan vatandaşlarımız bin 500 - 2 bin TL, kış aylarında ise 2 bin 2 bin 500 TL arasında değişen ücretler olabiliyor” dedi. İŞTE İHTİYAÇ DUYULAN ASKERİ MALZEMELER Güneş, “Kasım celbine tabi olan askerlerimizin ihtiyaç duyduğu malzemeler; Bere, boyunluk, eldiven, içlik, kışlık çorap, polar, ceket. Bunların hepsi öncelikli ihtiyaçlar. Bu saydığımız ürünlerin dışında da boxer, fanila, şampuan, köpük, tıraş bıçağı, diş macunu, diş fırçası, temiz-kirli çamaşır filesi, elbise kılıfı, askı, sabun kabı, bot - dolap kilidi, valiz kilidi, banyo kesesi, yüz - banyo havlusu, ıslak mendil, rulo peçete, kulak tıkacı, termal içlik ve terlik gibi ürünler alınmalı” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN  

Milli Savunma Bakanlığının sözleşmeli er başvuruları başladı Haber

Milli Savunma Bakanlığının sözleşmeli er başvuruları başladı

Bakanlığın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, başvurular, https://personeltemin.gov.tr adresinden ve e-Devlet Kapısı üzerinden yapılabilecek. Başvuru ekranına e-Devlet üzerinden giriş yapacak adaylar, "bilgilerim" kısmından eğitim, iletişim, askerlik ve diğer istenen bilgileri doldurduktan sonra otomatik olarak tercih ekranına yönlendirilecek. Adaylar, sözleşmeli er alımına ait satırı tıklayarak başvuru işlemlerini gerçekleştirirken, tercihlerini öncelik sırasına göre belirleyecek. KİMLER BAŞVURABİLİR? Sözleşmeli erbaş ve erliğe ilişkin genel bilgilere, kimlerin başvuru yapabileceğine, başvuruların nasıl ve ne zaman yapılacağına, seçim aşamaları, değerlendirme ve sınıflandırma faaliyetlerinin nasıl yapılacağına ilişkin bilgiler Bakanlığın internet sitesinde yer alıyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2024 Yılı (2024/1 Dönem) Sözleşmeli Er Başvuru Kılavuzu da yayımlandı. Kılavuzda yer alan bilgilere göre, en az ilköğretim diplomasına sahip, askerlik hizmetini erbaş ve er olarak tamamlamış olanlardan, müracaatın yapıldığı yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 25 yaşını bitirmemiş (1 Ocak 1999 tarihinden sonra doğanlar) olanlar başvurabilecek. Askerlik hizmetine başlamamış veya askerlik hizmetini tamamlamamış olanlar ise düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 1 Ocak 2024 itibarıyla 20 yaşından gün almış ve 25 yaşını bitirmemiş (1 Ocak 1999 tarihi ile 31 Aralık 2004 tarihleri arasında doğanlar) ve diğer başvuru şartlarını taşıyorsa sözleşmeli erbaş ve er olmak için hemen başvuruda bulunabilecek. EN DÜŞÜK MAAŞ 34 BİN 200, EN YÜKSEK MAAŞ 53 BİN 900 LİRA Öte yandan, Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, sözleşmeli erbaş ve erlerin ücretleri o yıl için belirlenen asgari ücret üzerinden, görev yaptıkları birlik türü ve hizmet yıllarına göre hesaplanıyor. Bu kapsamda, 2024 yılı temmuz zammına kadar bir sözleşmeli erin maaşı en düşük 34 bin 200 lira, en yüksek ise 53 bin 900 lira olarak belirlendi. Ayrıca sözleşmeli erlerin kendi kusurları olmaksızın veya ilk sözleşmesini yahut müteakip sözleşme süresini bitirmesinden dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasının ardından sözleşmeli erbaş ve erlere, görev yaptıkları süre kadar ikramiye ödeniyor. Bu ikramiyeler, hizmet yılına göre 2024 yılı temmuz zammına kadar, ilk hizmet yılında ayrılanlara 97 bin 600 lira 7'nci hizmet yılı sonunda ayrılanlara ise 966 bin 375 lira olarak veriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.