Hava Durumu

#Atatürk

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Konferansı Haber

Edirne’de İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Konferansı

Edirne Belediyesi Kent Müzesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi küçük salonda İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Konferansı düzenlendi. Konferansta konuşan Doç. Dr. Esat Can, İstiklal Marşı’nın milletin moralini yükseltmek amacıyla yazıldığını ve Mehmet Akif’in yarışmaya katılma sürecini detaylarıyla aktardı. “MİLLETİN MORALİ OLDUKÇA DÜŞÜKTÜ” Konferansın konuşmacısı Doç. Dr. Esat Can, programda yaptığı konuşmada, İstiklal Marşı’nın yazıldığı dönemin zorluklarına dikkat çekti. Can, “O dönemde milletin morali oldukça düşüktü. Bu nedenle, askeri ve milleti moral açısından coşturacak, heyecanlandıracak bir esere ihtiyaç duyuluyordu. Milli Eğitim Bakanlığı da bu amaçla bir yarışma açtı. 724 şair yarışmaya katıldı. Bazı şiirler iyi bulundu, bazıları ise gençler için idare eder düzeydeydi” dedi. “PARAYI REDDETİ” Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy’a da değinen Can, şunları söyledi: “Bu yarışmaya katılmayan bir kişi vardı: Mehmet Akif Ersoy. Bunun nedeni, para ödülüyle yazmak istememesiydi. O dönemde ödül 500 lira gibi büyük bir miktardı; bazıları bununla birkaç çiftlik alınabileceğini söylüyordu. Mehmet Akif, milletinin menfaatine yazacağı için parayı reddetti. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, Akif’i yarışmaya katılması için ikna etti ve ödül, yoksul ve yetim çocukların bulunduğu bir hayır kurumuna bağışlandı.” MERT ERİŞKİN

Edirne’de Tıp Bayramı Kutlandı Haber

Edirne’de Tıp Bayramı Kutlandı

Edirne’de bugün 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Atatürk anıtında tören düzenlendi. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende, anıta çelenkler sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ardından konuşan Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr. Ali Kaya, 14 Mart gününün tarihine dikkat çekerek “Bugün insan hayatını her şeyin üzerinde tutan, bilgiyle, vicdanla ve büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarımızın günü olan 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlamak için bir aradayız. 14 Mart 1827 ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Ancak bayramın bugünkü anlamını kazanması, 1919 yılında İstanbul'un işgali sırasında, Hikmet Boran öncülüğündeki Mekteb-i Tıbbiyelilerin işgale karşı bir direniş ve bir protesto eylemi olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı ülkemiz için sadece bir mesleki kutlama değil, aynı zamanda bir vatanseverlik sembolüdür. Mekteb-i Tıbbiyeliler 1. Dünya savaşı ve kurtuluş savaşında da ön cephelerde yer aldılar. Öyle ki 1915 girişli Mekteb-i Tıbbiyelilerin tamamı şehit oldu, bu nedenle 1921 yılında Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahane mezun veremedi. Bu yönüyle bizlere onurlu ve gururlu bir tarih bıraktılar. Onları rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz” dedi. “SAĞLIKLI TOPLUM KALKINMANIN EN TEMEL ÖGESİDİR” Kayanın konuşması sonrası söz alan Edirne Tabip Odası Onur Kurulu Başkanı Faruk Yorulmaz Sağlıklı toplum yoksa o ülkenin kalkınması mutlaka geri kalacağını belirterek; “Sağlıklı toplum kalkınmanın en temel ögesidir. Bilindiği üzere büyük atamızın beni Türk hekimlerine emanet ediniz diye çok özlü bir sözü var. Başka bir sözü daha var demiştir ki büyük atamız, Türk milletinin sağlığı ve sağlamlığı her zaman üzerinde dikkatle durulacak en esas meselemizdir. Bu yönüyle sağlık hizmetlerinin bir toplumsal hizmet olduğu anlaşılmaktadır. Tıp bayramının az önce sunucu arkadaşımızın da söylediği gibi, Tıp öğrencilerinin İngiliz işgaline karşı başlattığı bir eylemin başlangıcı, eylem ile başlamıştır. Bu eylem 1827 yılındaki ilk modern tıp eğitiminin başladığı günü kutlamak gerekçesiyle İngiliz işgaline karşı bir başkaldırı olmuştur. Bu yönüyle 199. yıl dönümünü kutlamaktayız. Sağlık çalışanları bu bayramı sonuna kadar hak etmektedir. Çünkü gecesi gündüzü, bayramı tatili, yoğun kar yağışı afeti olmaksızın 24 saat her gün görev yapmak durumunda olmaktadırlar. iş yükünün çok daha yoğunlaştığını görmekteyiz. Bu görevi yürütmek insan sevgisi olmaksızın, özveri göstermeksizin mümkün olmayan bir yükümlüktür. Ancak bütün bu yükümlülükleri yerine getirmek için özveriyle çalışan sağlık personelinin başta hekimler olmak üzere çok önemli sorunları bulunmaktadır. Türk Tabipleri Birliği bu sorunların hem gündemde kalmasını hem yetkililere iletilmesini hem de çözümü için önerilerde bulunmak ve izlemek gibi bir görevi üstlenmektedir. Bugün bu sorunlardan en önemli yerinden bir tanesi olan şiddeti mutlaka birinci sıraya koymak durumundayız. Hiç hak edilmeyen bir durum bir sağlık personelinin şiddete uğraması. Elbette hatalar mümkün olabilir. İnsanın hata yapmaması diye bir ihtimal söz konusu değildir. Ama hiçbir zaman bu hata bilerek, isteyerek zarar vermek kastıyla yapılan hatalar değildir. Bunun yanında istihdamla ilgili çok ciddi sorunları vardır sağlık personelinin. Güvencesiz çalışma şartları gibi, çok yoğun ve ağır çalışma gibi, ücret yani ekonomik sorunları gibi. Tüm bu sorunların çözümü sonunda vatandaşımızın, toplumumuzun sağlığına olumlu etkiler yapacaktır. Bu nedenle sorunların çözümü sadece hekimlerin ya da sağlık personelinin sorunları olmanın çok ötesinde toplumun sorunlarıdır” ifadelerini kullandı. “HEKİMLİK EN SAYGIN UĞRAŞLARDAN BİRİDİR” Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise konuşmasında, hekimliğin, bilgiyi, sanatı, etik değerleri içinde birleştiren, harmanlayan insanlığın en saygın uğraşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hekim, hikmet, yani bilgelik kökünden gelir ve sadece insan bedenini tedavi eden değil varlığın manasını anlayan, bilge insanı da ifade eder. Bir hekim kolay yetişmiyor. Altı yıllık lisans eğitimi onun üzerine dört beş yıl süren uzmanlık eğitimi, eğer yapacaksa üç yıl devam eden bir yan dal eğitimi. Sonrasında da insanlığa adanmış bir yaşam. Gecesi gündüzü, mesai olmayan bir yaşam. Hal böyleyken elbette hekime şiddete, hele de zaman zaman ölüm noktasına ulaşan hekime şiddeti, genel anlamda sağlık çalışanlarına şiddeti kabul etmek mümkün değildir. Bu şiddetin sona erdiği günlerde de hekimlik yapabilmeyi, özellikle öğrencilerimizin hekimlik yapabilmesini diliyorum. Yasama meclisinden şiddetin önlenmesine yönelik yasalar çıkartılıyor. Bunun için milletvekillerimize, devlet büyüklerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Ancak şiddet sadece yasalarla değişmez. Toplumun öz değerlerine geri dönmesi gereklidir. Değerler eğitimi gereklidir. Aileden başlayan, okul öncesi dönemde, ilkokulda, ortaokulda, sonrasında devam eden bilgiye, emeğe değer verme günlerine geri dönen bir değer eğitimi ülkemiz için şarttır” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Vali Yunus Sezer’den 12 Mart Mesajı Haber

Vali Yunus Sezer’den 12 Mart Mesajı

Edirne Valisi Yunus Sezer, mesajında İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirtti. Vali Sezer mesajında şunlara yer verdi: “Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığının sembolü olan İstiklâl Marşı’mızın, 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilişinin 105. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. İstiklâl Marşı, milletimizin tarih sahnesindeki yeniden şahlanışının en parlak anıtlarından biridir. Mehmet Akif Ersoy’un Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı dizeler, milletimizin eşsiz mücadele azmini ve cesaretini adeta ölümsüzleştirmiştir. Her kelimesinde inanç, her dizesinde iman, her kıtasında cesaret ve kararlılık bulunan İstiklâl Marşı’mız, karanlık ufukların ardından yeni bir güneşin doğacağını müjdelemiştir. Millî şairimiz Mehmet Akif’in “Korkma” hitabı; manevi dirilişin sembolü olarak umutları tazelemiş, özgüveni ayağa kaldırmış ve son yurdumuzun savunmasında zalimlere karşı verilen insanüstü mücadele ile gösterilen fedakârlıkları on kıtalık bu manzum şaheserde özetlemiştir. Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz. Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle “Türk Milleti’nin eseri” olan İstiklâl Marşı’mızın anlam ve önemini geleceğimizin teminatı olan genç nesillere aktarmak; vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan nesiller yetiştirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu bilinçle hareket ederek Mehmet Akif’in “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” duasına gönülden iştirak etmiş oluruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.” HABER MERKEZİ

CHP Edirne'den 8 Mart Açıklaması Haber

CHP Edirne'den 8 Mart Açıklaması

‎Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları ve Gençlik Kolları, Dünya Kadınlar Günü kapsamında 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. Edirne’deki açıklama CHP İl Binası’nda düzenlendi. ‎Basın açıklamasında konuşan CHP Edirne Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Burcu Birgül Çolak, kadınların eşit ve özgür bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğini belirterek, “Kadınların daha özgür olduğu, emeklerinin ve çabalarının daha görünür olduğu bir Türkiye’de nice 8 Martları birlikte kutlamayı diliyoruz” dedi. ‎Çolak, kadınların yalnızca şiddetle değil aynı zamanda yoksulluk, güvencesizlik ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ettiğini vurgulayarak eşit işe eşit ücret talebini yineledi. Kadınların ekonomik bağımsızlığının önemine değinen Çolak, kadın emeğinin görünmez olmadığını ve haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını ifade etti. Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği haklara dikkat çeken Çolak, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlendirilmesi için mücadele ettiklerini dile getirdi. ‎Basın açıklamasında söz alan CHP Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Esma Uğurlu ise kadın emeğinin toplumun en büyük ancak en görünmez güçlerinden biri olduğunu ifade etti. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 6284 Sayılı Kanun’nun etkin uygulanması gerektiğini belirten Uğurlu, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için vazgeçilmez olduğunu söyledi. ‎Açıklamanın ardından CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve CHP Edirne Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Burcu Birgül Çolak’a çiçek takdim etti. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Vali Sezer’den 8 Mart Mesajı Haber

Vali Sezer’den 8 Mart Mesajı

Edirne Valisi Yunus Sezer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların emekleri, fedakârlıkları ve sevgi dolu yürekleriyle toplumun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirtti. Kadınların aileden topluma uzanan geniş bir alanda sevginin, merhametin, üretimin ve umudun en güzel temsilcisi olduğunu ifade eden Sezer, daha güçlü ve yaşanabilir bir toplumun inşasında kadınların önemli rol üstlendiğini kaydetti. Vali Sezer, Türk kültüründe kadınlara her zaman büyük değer verildiğini vurgulayarak, “Cennet anaların ayağı altındadır anlayışına sahip bir medeniyetin mensupları olarak kadınlarımıza her zaman büyük bir değer atfeden bir kültürden geliyoruz” dedi. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de Türk kadınının toplumdaki yerini güçlendirmek adına önemli adımlar attığını hatırlatan Sezer, 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının Türkiye’yi bu konuda birçok gelişmiş ülkenin önüne taşıdığını ifade etti. Kadınların hayatın tüm alanlarında daha etkin rol almasının önemine dikkat çeken Sezer, Edirne’de yürütülen çeşitli projelerle kadınların üretime, istihdama ve sosyal hayata daha güçlü katılım sağlaması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Sosyal Dayanışma Merkezleri, Halk Eğitim Merkezleri ve kadın girişimciliğini destekleyen projeler aracılığıyla kadınların desteklendiğini dile getiren Sezer, üretici ve girişimci kadınların hem aile bütçelerine hem de kentin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunduğunu ifade etti. Vali Sezer mesajının sonunda, başta şehit ve gazi anneleri olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sağlık, mutluluk ve başarı dileklerinde bulundu.

“Atatürk Devrimleri En Çok Da Bir Kadın Devrimidir” Haber

“Atatürk Devrimleri En Çok Da Bir Kadın Devrimidir”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir program düzenledi. ADD Edirne Şube binasında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin yaptı. Bilgin konuşmasında, Atatürk devrimlerinin, tarihin ilk ve tek antiemperyalist ulusal bağımsızlık savaşı zaferi ile vücut bulmuş bir devrim olduğunu, en çok da bir kadın devrimi olduğunu belirterek “Osmanlı'nın nüfustan saymadığı, boşanma ve çocukları üzerinde velayet hakkı bile tanımadığı, topum yaşamında yok saydığı Türk kadını, ulusal bağımsızlık savaşı süresince, cephede ve cephe gerisinde en az erkekleri kadar fedakârca gayret göstermiş, kucağında bebesiyle vatanın bağımsızlığı ve milletin özgürlüğü için kan dökmüş, can vermiş. Cumhuriyete giden kutlu yolun her adımına güç katmış, bu nedenle sonuna kadar hak ettiği haklarını birçok dünya ülkesi kadınından on yıllar önce kazanmıştır. Değişmez önderimiz büyük Atatürk'ün ‘İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kütlenin bir parçasını İlerletelim, diğerini ihmal edelim de kütlenin tamamı ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı zincirlere bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?’ sözleriyle ifade ettiği anlayış, Kemalist Devrim kadrolarının kadına bakışının özüdür. Atatürk Cumhuriyeti bu anlayışla, kadını daima insan olarak eşit görmüş, yaşamın her alanında yer alması için gerekli düzenlemeleri yapmış, 1926 yılında Türk Medeni Kanunu ile de resmen hayata geçirmiştir. Dünya Kadınlar Günü’nün 8 Mart'ta kutlanmasının nedeni ise, 8 Mart 1857 tarihinde ABD'de 40 bin dokuma İşçisi kadının ücretlerinin ve çalışma koşullarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi talebiyle başlattıkları greve yönelik polis saldırısında yaşamlarını yitiren 129 kadın işçinin anısını yaşatmak, bu vesile ile kadın haklarına yönelik toplumsal farkındalık yaratmaktır. Dünya Kadınlar Günü; 1911 yılından itibaren çeşitli ülkelerde fiilen kutlanmış, 1977 yılında Bileşmiş Milletlerin 8 Mart'ı, ‘Kadın Hakları İçin Birleşmiş Milletler Günü’ ilan etmesiyle de dünya genelinde ve ülkemizde kutlanır olmuştur” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.