Hava Durumu

#Atık

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de “Sıfır Atık” Farkındalığı Haber

Edirne’de “Sıfır Atık” Farkındalığı

30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Edirne Spor Salonu’nda gerçekleştirilen farkındalık programı, renkli etkinliklerle dikkat çekti. Program kapsamında atölye çalışmaları, geleneksel oyunlar, kompost uygulamaları ve sergiler düzenlendi. Programda konuşan Edirne Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı, bu yılın temasının “gıda israfı” olduğunu belirterek, çocuklara erken yaşta bilinç kazandırmanın önemine dikkat çekti. Sarı, “2022 yılında yaklaşık bir milyar ton gıda israf edildi. Bu, toplam gıdanın beşte biri demek. Sadece gıda israfını azaltmak bile iklim için büyük bir çözüm olabilir” dedi. “Sıfır atık bir tercih değil, bir zorunluluktur” diyen Sarı, 2017 yılından bu yana milyonlarca ton atığın geri kazanıldığını ve bunun çevreye büyük katkı sağladığını ifade etti. Etkinliğe katılan öğrenciler de farkındalık çağrısında bulundu. Öğrencilerden Kerem Can, “Bugün Sıfır Atık Günü ülkemiz için önemli bir gün. Gıdaları gereğinden fazla almamalıyız, israf etmemeliyiz. Çevre kirliliğini azaltmak bizim elimizde, bunu düzeltebiliriz” diye konuştu. Bir diğer öğrenci Umay Aslan ise, “Hiçbir şeyi israf etmemeliyiz. Çevremizi korumalıyız. Her şeyi geri dönüştürmemiz gerekiyor” diyerek çağrıda bulundu. Etkinlikte öğrenciler, uygulamalı atölyelerle sıfır atık bilincini öğrenirken, yapılan çalışmalarla hem eğlendi hem de çevre konusunda bilinçlendi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Tekirdağ'da Kamyon Kamyon Atık Döküldü Haber

Tekirdağ'da Kamyon Kamyon Atık Döküldü

Tekirdağ'ın Muratlı ilçesine bağlı Ballıhoca Mahallesi merasına ve çevredeki yollara kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından kamyon kamyon atık döküldü. Onlarca kamyonla getirildiği değerlendirilen atıklar, geniş bir alana yayılırken bölgede yoğun koku oluştu. Görüntülerde, gelişi güzel bırakılan atıkların hem mera alanını hem de ulaşım yollarını kullanılamaz hale getirdiği dikkat çekti. Özellikle yağışlı havalarda etkisini artıran atıkların çevreye zarar verdiği ve bölge halkını tedirgin ettiği ifade edildi. "2 buçuk yıldır bitmeyen çile" Ballıhoca Mahallesi Muhtarı Şaban Topçuoğlu yaptığı açıklamada, "Bu sorun aşağı yukarı 2 buçuk seneden beri devam ediyor. Ve bir türlü de yakalayamadık bu dökenleri. Şimdi başladılar yeniden dökmeye. Hadi burası karayollarına ait. Karayollarına şikayet ettik. Çevre Bakanlığına şikayet ettik. Geldiler baktılar. Numune aldılar. Hiçbir gelişme, ilerleme olmadı yani. Köy olarak rahatsızız yani bu kokudan. Hem tarım ürünleri zararı var. Birde hayvanlar da gelmiyor. Bu nasıl bir maddeyse yağmurlu havada yanma yapıyor. Belediyeye, Tekirdağ'a, ile orman bakanlığına falan hepsine şikayet ettik yani. Ama bunu bir an önce buradan kalkması gerekir" dedi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, atıkların oluşturduğu kötü kokunun yanı sıra tarım arazilerinin zarar gördüğünü ve hayvanların bölgeye yaklaşmadığını belirtti. Mera alanının kullanılmaz hale gelmesi, hem üreticileri hem de hayvancılıkla uğraşan vatandaşları olumsuz etkiledi. Atığın içeriğinin henüz netlik kazanmaması ise endişeleri daha da artırdı. Yetkililerin konuyla ilgili inceleme başlattığı öğrenilirken, mahalle sakinleri atıkların bir an önce kaldırılmasını ve sorumluların tespit edilmesini istiyor.

Yeniimaret Çöplükten Kurtulamıyor Haber

Yeniimaret Çöplükten Kurtulamıyor

Edirne’ye çöp bertaraf tesisi yapılmazdan önce şehir çöplüğünün Yeniimaret Mahallesinde olması, mahalle sakinlerini duman ve kokudan bıktırmıştı. Yaklaşık 7-8 yıl önce çöp bertaraf tesisinin hizmete girmesiyle mahalle sakinleri rahat bir nefes almıştı. Fakat eski mahallede yeni TOKİ konutlarının yapılacağı alana yakın bir bölgede Edirne Belediyesi’nin hafriyat döküm alanına birçok farklı atıkların atılması ve alanda çeşitli hurdaların yakılması dolayısıyla mahalle halkını tekrar korku sardı. Alana belediyenin hafriyat atıkları harici birçok farklı atıkların da bırakıldığını belirten Yeniimaret Mahalle Muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş; “Burasını Karayolları, Edirne Belediyesi’ne hafriyat döküm sahası olarak tahsis etti. Edirne Belediyesi aldığı hafriyatları burada belirlenen çukur alana atıyor. Fakat bu alanda Edirne Belediyesi’nin kepçesini, kamyonunu gören vatandaş da hafriyatını atıyor. Vatandaş o belirlenen çukura kadar gitmeyerek yola, sağa, sola atıyor. Bu da çirkin bir görüntüye sebep oluyor. Benim mahallemde zaten yıllardır bir çöplük vardı. O çöplükten yeni kurtulduk ama yeni bir çöplüğün de burada olmasını istemiyoruz” dedi “EVSEL ATIK YAKIYORLAR” Alanda birçok şahsın ve hurdacının evsel atıkları yaktığını söyleyen Dürüktaş; “Hurdacı arkadaşlarımız her gün buraya gelip çekyatları, buzdolabı köpüğü yakarak ciddi bir zarar veriyorlar. O sebepten ben buraya mahallelim adına döküm yapılmasını istemiyorum. Buraya sadece Edirne Belediyesi atık dökebilir ama Edirne Belediyesi de biraz daha ileriye giderek çukura atsınlar. Buraya bin kişilik konut yapılacak ama ben böyle bir görüntünün yanına konut yapılmasına da karşıyım. Çözüm olarak burada kamera olduğu için ceza kesilebilir veya bir bekçi tahsis edilebilir” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Deniz Yosunundan "Gıda Ve Çevre Dostu" Ambalaj Üretildi Haber

Deniz Yosunundan "Gıda Ve Çevre Dostu" Ambalaj Üretildi

Çevre ve geri dönüşümle ilgili proje fikri oluşturan Kimya Mühendisliği Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Büşra Esim, aynı bölümden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz'in danışmanlığında "Kahverengi Deniz Yosunlarından Gıda Ambalajı Üretimi ve Karakterizasyonu" adlı projeyi hayata geçirdi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli proje kapsamında müsilajdan sonra deniz kıyılarında daha yaygın hale gelen kahverengi deniz yosunlarını laboratuvar ortamında işlemlerden geçiren Esim, ambalaj üretmeyi başardı. Büşra Esim, Çanakkale'nin Dardanos bölgesinden kahverengi deniz yosunlarını topladıklarını, laboratuvar ortamında yıkama aşamasından geçirerek deniz tuzundan arındırdıklarını ve farklı işlemlerden geçirerek gıda ambalajı ürettiklerini söyledi. Esim, "Gıdaları bu filmlerle kaplayarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmalardan koruyup raf ömrünü uzatmış oluyoruz hem de çevre dostu olduğu için plastik kirliliğini önlemiş oluyoruz. Ambalajlar doğaya atıldıklarında 3-5 hafta içinde kendi kendine yok olabiliyorlar. Bu nedenle çevre dostu olarak görülüyorlar. Aynı zamanda yenilmesinde de bir sakınca görülmüyor. Üretim maliyeti açısından da uygun." diye konuştu. - "TESTLERİNİ TAMAMLADIK, PATENT VE YAYIN AŞAMASI VAR" Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz de çalışmayı TÜBİTAK destekli lisans öğrencisi projesi olması bakımından çok önemsediklerini dile getirerek, "Bu öğrenciler kimya mühendisi olarak mezun olduklarında, eğitimlerini boş geçirmemiş oluyorlar, CV'leri dolu oluyor ve faydalı şeyler yaparak hazır hale geliyorlar." dedi. Nigiz, projenin çevreyi, gıdayı ve plastik geri dönüşümünü bir araya getiren bir çalışma olduğunu vurguladı. Deniz yosunlarından sodyum aljinat (yoğunlaştırıcı bileşen) üretip film haline getirdiklerini anlatan Nigiz, "Projenin bütün testlerini tamamladık. Bundan sonra patent ve yayın aşaması var." bilgisini paylaştı. Ürünün ham maddesinin doğadan gelip, doğaya gittiğine dikkati çeken Nigiz, ambalajları ürettikten sonra toprağa ektiklerini, farklı iklim koşulları oluşturmak için farklı zamanlarda suladıklarını anlattı. Yazın daha az, sonbaharda ve kışın daha fazla su verdiklerini aktaran Nigiz, "Gördük ki çok sulanan 3 haftada, az sulanan ise 5 ila 7 haftada tamamen bozuluyor. Üstelik ektiğimiz tohumlarda da ambalaj olmayan yerlere göre daha fazla büyüme fark ettik. Bu kısımla ilgili çalışmaları zirai işlemler tarafında yapıyoruz." ifadesini kullandı. - "2030'A KADAR AVRUPA'DA PETROL TÜREVLİ POLİMERLERDEN OLUŞAN GIDA AMBALAJI YASAKLANACAK" Nigiz, bu ambalajın hem çevreye zarar vermediğini hem gıdaya mikroplastik geçmediğini hem de atık olduğunda toprağa faydasının bulunduğunu belirtti. Mevcut ambalajlarla ürettikleri ürünü karşılaştıran Nigiz, şunları kaydetti: "Evde genellikle polietilen ya da farklı petrokimya temelli plastikler kullanılıyor. Onların raf ömrü uzun, mekanik dayanımı da yüksek ama bunlar gıdamıza geçiyorlar, çevreye attığınızda bozulmuyorlar. Güneşle de bir araya geldiğinde zararlı kimyasallar veriyorlar. Ürettiğimiz ambalajlar neredeyse onların mekanik dayanımına yakın bir dayanım sağlıyor. Mekanik dayanımları benzer, gıda korumaları benzer ama biyobozunur ve tamamen güvenli ambalajlar. 2030'a kadar Avrupa'da petrol türevli polimerlerden oluşan gıda ambalajı yasaklanacak. Biz de zaten bunu yavaş yavaş yapmak zorunda kalacağız. Dolayısıyla önümüzde çok kısa süre var. Bu çalışmalara hız verilmesi gerekiyor. Biz de laboratuvarda öğrencilerimizle bu konuda çalışmaya devam ediyoruz."

Elektronik atıklar doğayı ve insan sağlığını tehdit ediyor Haber

Elektronik atıklar doğayı ve insan sağlığını tehdit ediyor

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, "Elektronik atıkların bazıları ağır metaller içeriyor. Bu metaller toprağa ulaştığında topraktaki maddelerle etkileşim haline girerek, insan sağlığını dolaylı şekilde etkiliyor." dedi. Bu ürünlerin atık getirme merkezlerine teslim edilmesiyle ekonomiye tekrar kazandırıldığını anlatan Tecer, "Günümüzde bilgisayar, telefon ve diğer elektronik cihazların kullanım ömrü var. Bittikten sonra çevrede atık hale dönüşüyor. Bunların ayrı toplanarak bertaraf edilmesini sağlamamız gerekiyor." diye konuştu. Geri dönüştürülen malzemelerin yeniden üretimde kullanılmasının önemine değinen Tecer, bu sayede kısıtlı doğal kaynaklardan tasarruf edilebileceğini belirtti. - "Elektronik atıkların bazıları ağır metaller içeriyor" Tecer, çevreye gelişi güzel atılan elektronik eşyaların doğaya büyük zarar verdiğini söyledi. Bazı elektronik atıkların, çevreye ve canlılara zarar veren ağır metaller içerdiğini vurgulayan Tecer, "Elektronik atıkların bazıları ağır metaller içeriyor. Bu metaller toprağa ulaştığında topraktaki maddelerle etkileşim haline girerek, insan sağlığını dolaylı şekilde etkiliyor. Uygunsuz bir biçimde imha edilen elektronik atıklar yüzünden çevreye verilen zarar da artıyor."diye konuştu. Elektronik eşyaların tehlikeli atık sınıfında yer aldığını hatırlatan Tecer, bu atıkların geri dönüşüme kazandırılması konusunda vatandaşların daha hassas davranması gerektiğini söyledi.

Atık ısının tarımsal üretim ve seracılıkta kullanılması önerisi Haber

Atık ısının tarımsal üretim ve seracılıkta kullanılması önerisi

Şişman, Türkiye'de sanayileşme çalışmalarına paralel sanayi bölgelerinde farklı sektörlere ait üretim tesislerinin bulunduğunu belirtti. Tesislerdeki üretim aşamalarına bağlı önemli miktarda atık enerji oluştuğunu anlatan Şişman, atıkların genelde baca gazı ve su buharı şeklinde ortaya çıktığını dile getirdi. Tesislerin atık ısının bir kısmını geri dönüşümde kullanabildiğini ifade eden Şişman, "Enerjinin, özellikle gıda ihtiyacının her geçen gün arttığı günümüzde özellikle sera ve bitkisel üretimde kullanılabilirliği, enerjiden gıda sektörüne destek olabilecek şekilde üretime yönlendirilmesi oldukça önemli."dedi. Şişman, Tekirdağ Valiliği öncülüğünde Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile kentteki sanayi tesislerinde atık ısı potansiyelinin belirlenmesi için çalışma başlattıklarını söyledi. - "Yaklaşık 90 dekarlık seranın ısı ihtiyacının karşılanmasının mümkün olduğunu gördük" Yağ, karton, cam ve kimya gibi farklı sektörlerde birçok ziyaret gerçekleştirdiklerini anlatan Şişman, firmaların bacalarından çıkan atık ısıyı veri olarak aldıklarını, buna göre ne kadar ısı kazancı sağlayabileceklerini ve ne kadar seranın ısıtılabileceğini hesapladıklarını dile getirdi. Bölgedeki 1500'e yakın sanayi kuruluşundan pilot tesisler belirlediklerini ifade eden Şişman, topladıkları verilerle çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Elde ettikleri ilk verilerin sevindirici olduğunu anlatan Şişman, "Seçtiğimiz 5 sanayi tesisinin verileriyle değerlendirme yaptık. Bu tesislerden elde edilecek ısıyla yaklaşık 90 dekarlık cam ve modern seranın ısıtılması ve ısı ihtiyacının karşılanmasının mümkün olduğunu gördük. Bütün uygun sanayi tesisleri dikkate alındığında çok daha büyük potansiyele sahip olacağı aşikar. Bu açıdan hem üretim yapılacak tesislerin karlılığı hem de ülke ekonomisine sağlayacağı katkı anlamında çalışmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.