Hava Durumu

#Ayçiçeği

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ayçiçeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayçiçeği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor Haber

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, 2025 yılı temel destek ve planlı üretim desteği icmallerinin askıya çıktığını açıkladı. Üreticilerin destek ödemelerine zamanında ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Arabacı, hem 2025 yılı desteklerinin bir an önce ödenmesi hem de 2026 yılına ait desteklerin aynı yıl içerisinde, özellikle buğday ekim dönemine kadar çiftçilere ulaştırılması gerektiğini ifade etti. “ÜRETİCİMİZİN ALACAĞI DESTEKLER ASKIYA ÇIKTI” Arabacı, “2025 yılı içerisinde ekilen tüm ürünlerin; buğday, ayçiçeği, kanola, çeltik ve bölgemizde ekimi yapılan arpa dahil olmak üzere ekilen tüm ürünlerle ilgili 2025 yılı sezonu sona erdi. 2026 yılına ise şubat ayı itibarıyla girmiş bulunuyoruz. Bugün itibarıyla üreticilerimizin alacağı destekler askıya çıkmış durumda. Yaklaşık 15 günlük bir askı süresi var. Biz bugüne kadar şunu söyledik: Üreticilerimizin 2025 yılı desteklerini, en geç eylül – ekim aylarında buğday ekimine başlamadan önce alması gerekiyordu. Çünkü 2026 yılı ürünleri için tohum, gübre, mazot ve zirai ilaç gibi girdileri bu desteklerle rahatlıkla temin edebilmesi için o dönemde ödenmesini talep etmiştik. Ancak bugüne kadar bu desteklerle ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Bugün itibariyle askıya çıktı ve 15 günlük bir askı süresi var” dedi. “ÜRETİCİLER ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR” İki yıl üst üste ciddi bir kuraklık yaşandığını hatırlatan ve üreticilerin çok zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Arabacı, “Üreticilerimiz gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. İki yıl üst üste kuraklık yaşandı. Buğdayda Edirne ortalamasına baktığımızda zarar edilmediğini söyleyebiliriz ancak çok yüksek kazançlar da elde edilmedi. Bunun yanında bazı bölgelerimizde 150 kilogram verim alan üreticilerimiz var ve bu üreticilerimiz zarar etti. Ayçiçeğinde ise üreticilerimiz 2 yıldır kendi tarlasında zarar ediyor. Para kazanmayı bırakın, maliyetlerini dahi karşılayamaz duruma geldi. Bu 2 yılın ardından üreticilerimiz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Bu nedenle desteklerin erken ödenmesini talep ettik. Üreticimizin elinde bir miktar para olsun ki tohumunu, gübresini, ilacını alabilsin. Bugüne kadar bu gerçekleşmedi. Şimdi icmaller askıya çıktı. Temennimiz, askı süresi biter bitmez bakanlığımızın destekleri acilen ödemesidir. Üreticilerimizin buna gerçekten çok ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi. “2026 YILI DESTEKLERİ EKİM AYINA KADAR VERİLMELİ” Bu yılki desteklerin ekim ayına kadar verilmesi gerektiğini altını çizen Arabacı, “Şu anda 2026 yılı içerisindeyiz. Buğdayımızı ektik, kanolamızı ektik. Mart ayı itibarıyla hava şartlarına göre ayçiçeği ekimine başlayacağız. Mayıs ayında ise çeltik ekimleri yapılacak. Önümüzdeki yıllar için beklentimiz şudur: 2026 yılına ait desteklerin, en geç 2026 yılının ekim ayında, yani buğday ekiliş dönemine kadar üreticilerimize ödenmesidir. Bu şekilde üreticilerimiz en azından bir nebze olsun nefes alabilir. İnşallah Bakanlığımız bu konuda gerekli çalışmaları yapar ve üreticilerimizin taleplerini karşılar. Üreticilerimiz adına bunun gerçekleşmesini umut ediyoruz” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var Haber

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var

Edirne Belediyesi tarafından, tarımda alternatif ürünler üretilmesi için belediyeye ait arazilerin bir kısmına geçen yıl nohut ekimi denemeleri yapılmıştı. Yapılan deneme ekimlerinde başarıya ulaşılarak, üretilen nohutlar paketlenerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere yardım kolilerine konuldu. Edirne’de yetişen buğday, ayçiçeği ve çeltik gibi ürünlerden hem daha az maliyetli hem kuraklığa dayanıklı hem de daha iyi gelir getiren nohuttaki başarı, Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün yeni arayışlara girmelerine sebep oldu. Yeni dönemde Karaağaç’ta bulunan araziye mercimek için deneme ekimleri yapılacağını belirten Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın; “Edirne Belediyesi olarak geçen yıl bölgemizde uzun süredir çok yoğun bir şekilde ekimi yapılmayan nohut ekimini kendi tarlalarımızda yaparak çiftçilerimizin de nohut üretimini nohut hasadını tecrübe etmesini sağlamayı hedeflemiştik. Belediyemize ait Yıldırım mevkiindeki arazilerde nohut üretimimizi gerçekleştirdik. Ekiminden bakımına ve hasat sürecine kadar çiftçilerimiz de gelerek tarlalarımızda gözlemlediler. Hem şehir içi olması da büyük bir avantaj oldu. Bölgemiz adına güzel bir üretim sezonu geçirdik. Bölgemizde kuraklık son yıllarda had safhada. Ayçiçeğinden istediğimiz verimliliği sağlayamıyoruz, buğdaydan arpadan sağlayamıyoruz. Alternatif ürünlere yönelmek istiyoruz” dedi. “TOHUM DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI” Nohutta üreticiye tohum desteği vereceklerini söyleyen Ilgın; “Bizim nohut çeşidimiz gerçekten oldukça verimli ve lezzetli bir çeşitti. Üreticilerimiz bunun tohumundan talep ettiler. Biz de çiftçilerimize tohum desteği sağlayacağımızı söyledik. Başvurulara almaya başladık. Objektif kriterlerle çiftçilerimizin başvuruları değerlendiriliyor ve bu yıl Edirne'de geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla nohut ekilecek. Nohut üretiminde Türkiye ithalatçı pozisyonda. Türkiye'nin ürettiği nohut Türkiye'nin ihtiyacına yetmiyor. Edirne özeline baktığımız zamanda da Edirne'nin yetiştirdiği nohut miktarı Edirne'nin ihtiyaç duyduğu nohut miktarına cevap veremiyor. Dolayısıyla bizim zaten nohut ekmemiz gerekiyor. Baktığınız zaman ithalatla Meksika'dan ve başka ülkelerden nohut ithal edildiğini görüyoruz. Dövizimiz de dışarı çıkıyor ve nohudun maliyeti buğday ve arpaya göre yetiştirme maliyeti daha düşük. Bu nedenle çiftçilerimizde bir yönelme var. Başvuruları aldık. Bu yıl onlara her türlü teknik desteği de sağlayacağız. Umuyorum ki, çiftçilerimiz de nohut üretiminden istedikleri verimi ve tabii istedikleri maddi geliri sağladıktan sonra bir sonraki yıl daha fazla ekeceklerdir. Bu şekilde Edirne bakliyat üretiminde önemli bir konuma geleceğini düşünüyorum. Şu an başvuru alıyoruz. Amacımız her başvuranın ihtiyacına cevap verebilmek. Bizim tahminimizce yüz üreticiye kadar destek verilecek” diye konuştu. “NOHUTTA MALİYET AZ KAZANÇ ÇOK” Kuraklığa da son derece dayanıklı olan nohutta maliyetin az kazancın fazla olduğunu söyleyen Ilgın; “Bugün buğday ve ayçiçeği hem verim anlamında geçmiş yıllara göre düşük kalıyor hem maliyetleri fazla. Nohut üretimi hem bölgemizde hem Türkiye'de az. Bunun yanında ilaç maliyeti ve gübre maliyeti çok daha az. İşçiliği yok denecek kadar az. Ot mücadelesi ilaçlamayla yapılıyor. Çapaya falan gerek duyulmuyor. Amacımız, en düşük birim alandan en yüksek kazancı sağlamak. O nedenle yönlendirme yapıyoruz. Hasat sonrası pazar konusunda da sıkıntı yaşanmayacak. Zaten Edirne'nin üretimi ihtiyaca cevap veremiyor. Dolayısıyla bir açık var. Pazarlamada bir sıkıntı olmayacak. Bir sıkıntı yaşadığı nokta da Edirne Belediyesi her zaman üreticinin yanında. Bunu Belediye Başkanımızla da paylaştığımızda gerekli satış ağı konusunda da destekler sağlanacaktır. Böyle bir ağ da var ve biz de bu ağın içindeyiz. Endişe duymasınlar. Bakliyat anlamında kendilerine satış konusunda da her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı. “SIRADA MERCİMEK VAR” Nohutta ulaşılan başarının kendilerini mercimek için deneme yapmaya ittiğini ifade eden Ilgın; “Bu yıl nohut üretiminde istediğimiz başarıyı sağladığımız için ve Edirne'nin alternatif ürünlere yönelmesini arzuladığımız için mercimek için çiftçilerimizle görüştük. Daha önceki yıllarda bölgemizde mercimek ekilmiş. Bunu da Edirne Belediyesi ilk olarak başlatacak. Bu yıl Karaağaç bölgemizdeki tarlamıza mercimeğimizi ekeceğiz. Hep birlikte göreceğiz. İlaçlamasını birlikte yapacağız. Ot mücadelesini birlikte yapacağız. Birlikte hasadını yapacağız. Hedefimiz bunun da döneminden 100-150 kilo arası bir verim elde edebilmek. Bu ürünleri Edirne’ye yerleştirdiğimizde İstanbul gibi bir pazara da yakınlığımız var. Bunlar hep ileriye dönük. Daha da iyi tartışılabilir, geliştirilebilir. Paketleme ağı oluşturulabilir. Burada işleme tesisi oluşturulabilir. Büyük firmalarla konuşulabilir. Yani belki geleceğe dönük bir ışık yakmak adına kıymetli girişimler olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor Haber

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor

Türkiye'nin önde gelen çeltik, ayçiçeği, buğday ve kanola üretim merkezlerinden Edirne'de çiftçiler, üretimi çeşitlendirmek ve yeni gelir kaynakları oluşturmak amacıyla devlet desteğiyle 21 yıl önce meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Bu kapsamda, özellikle Havsa ilçesi başta olmak üzere il genelinde binlerce armut ve elma fidanı toprakla buluşturuldu. Zaman içinde büyüyen ve meyve vermeye başlayan ağaçlar, verimi ve getirisiyle üreticisinin yüzünü güldürdü. Adı meyvecilikle anılmaya başlanan Havsa'nın Kuzucu köyündeki çiftçiler, ürünlerini sağlıklı şekilde saklamak ve kış aylarında da satışını gerçekleştirebilmek için yine devlet desteğiyle soğuk hava deposu kurdu. Yaklaşık 1000 dekar meyve bahçesinin bulunduğu kentte, çiftçiler gençlerin tarıma yönelmesi ve devlet teşvikleriyle üretim alanlarını daha da genişletmeyi hedefliyor. Havsa Meyve Üreticileri Birliği Başkanı İsmail Girgin, yoğunlukla armut ve elma olmak üzere çeşitli meyveleri yetiştirdiklerini söyledi. Meyveciliğin küçük alanlardan yüksek gelir imkanı sunduğunu belirten Girgin, "2004 yılında Valilik projesiyle başladık ve üretime devam ediyoruz. Çok küçük arazilerden yüksek gelir elde edildiğini gördük. İlk olarak 3'er dönümle başladık, gelir elde edildiğini görünce daha sonra bahçeleri büyüttük." dedi. Girgin, zor ve zahmetli olan meyveciliğin diğer tarım ürünlerine göre yüksek getirisiyle öne çıktığını vurguladı. Üreticilerin bir araya gelmesiyle kurulan soğuk hava deposunda ürünlerinin değerini daha da artırdıklarını anlatan Girgin, şunları kaydetti: "İlk yıllarda hasat ettiğimiz ürünleri pazarda satabiliyorduk ancak verim arttıkça bunları hasat döneminde satma şansımızın olmadığını gördük. İlk başlarda Kırcasalih Belediyesinin buzhanesini 4 yıl kiraladık. Orası da yetersiz kalınca 24 üretici birleşip İl Özel İdaresi ve Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle 1000 tonluk bir depo yapmayı başardık. Örneğin ürün hasat zamanı 3 lira ise yılbaşından sonra fiyatı 5 liranın üzerine çıkıyor. Böylece daha yüksek gelir elde ediyoruz." Üretici Selami Kılıçarslan ise bu yıl armut ve elmada verimin iyi olduğunu, diğer meyvelerde ise don nedeniyle verimin düştüğünü ifade etti. Meyveciliği tarımla ilgilenen herkese tavsiye eden Kılıçarslan, "Bu işi yapmaya gönüllü olan ve çalışmayı sevenlere meyveciliği tavsiye ederim. Çeltik, buğday ve ayçiçeği gibi ürünleri yıllarca ürettim. Şu anda meyvecilik yapıyorum. Meyveciliğin geliri diğerlerine göre çok yüksek." diye konuştu. Kenan Kırça da 2 dönümlük armut bahçesinden bu yıl 5 ton ürün almayı hedeflediğini belirtti. Meyve fidanının dikildikten 3-4 yıl sonra verim vermeye başladığını dile getiren Kırça, "Rahmetli Valimiz Fahri Yücel'in projesiyle bu işe yönelmiştik. Günümüzde de üretime devam ediyorum. Üretici arkadaşlarımız gerekli zirai destekleri alarak bu işi yaparsalar başarılı olurlar. Eğer sulama imkanları varsa ve pazarlama sorunu yoksa meyvecilik karlı bir iş." dedi. Hüseyin Öztürk de karlı bir iş olan meyveciliğe gençlerin yönlendirilmesi ve üretimin artırılması gerektiğini belirtti.

Arabacı: “Açıklanan Fiyat Maliyetleri Karşılamıyor” Haber

Arabacı: “Açıklanan Fiyat Maliyetleri Karşılamıyor”

Edirne ve bölgenin önemli tarım ürünlerinden olan ayçiçeği için Trakya Birlik dün taban fiyatını 28 lira olarak açıkladı. Açıklanan fiyatın, son iki yıldan bu yana kuraklık yaşayan ve istediği verime ulaşamayan ayçiçeği üreticisinin maliyetlerini dahi karşılamasına yeterli olmadığını belirten Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, fiyatların revize edilmesini istedi. Fiyatları revize etmenin tek başına yeterli olmayacağını, bunun yanında kuraklık desteği de verilmesi gerektiğini söyleyen Arabacı; “Fiyat açıklanmadan önce serbest piyasada fiyatlarımız aşağı yukarı 28 ila 30 lira bandında gidiyordu. Bahsettiğimiz rakamlar 35-40 yağ arasında olan rakamlardı. O yüzden Trakya Birlik fiyat açıkladıktan sonra serbest piyasa fiyatlarımız 2 lira geriledi. Tabii bu açıklanan fiyatlar bugünkü şartlarda baktığımızda yani 30 lira dahi olsa üreticiyi kurtarmayacak rakamlar. Biz her yıl ortalama bir maliyet hesabı yapıyoruz. Bu yaptığımız maliyet hesapları da genelde bölgemiz için 150 kilo üzerinden ortalama alırız. Çünkü zaman zaman 150 kilonun az altı ve az üstü olduğu yıllar vardır. Ve biz bu yıl 150 kilo üzerinden maliyet hesabı yaptığımızda 30 lira, 40 yağ oranının maliyeti çıkıyor. O yüzden bu açıklanan fiyatlar ve serbest piyasadaki rakamlar zaten bizim üreticimizin maliyetinin altında olan rakamlar. Bugün bir de bunun üstüne iki yıldan beri bölgemizde kuraklık var. Geçtiğimiz yıl ayçiçek biçemeyen veya 20-30 kilo biçen üreticilerimiz vardı. Bu yıl yine aynı hiç biçilmeyecek ayçiçeklerimiz var. Yani belki 30 kilo, 40 kilo biçecek üreticilerimiz var. Yani genel olarak baktığımızda sıfır ila 100 kilogram arasında değişen bir ayçiçek hasadımız var. Bölgede çok nadir 100 kilonun üzerine çıkan biçen üreticimiz var. O yüzden genel ortalama sıfır ila 100 kilo arasında gidiyor. Bugün 28 lira değil, 35 lira yapsalar dahi fiyatı, üreticimiz bu işten zarar eder, para kazanamaz. Üreticilerimiz açısından bırakın para kazanmayı bir miktar zararınızı nasıl kurtarır diye düşünmeye başladı. Trakya Birlikten bu konuyla ilgili açıklanan fiyatı bir kez daha gözden geçirmelerini diliyoruz. Üretici maliyetlerini, bölgemizde olan kuraklığı hepimiz biliyoruz. Düşünerek, gözden geçirerek fiyatın revize edilmesini talep ediyoruz. Çünkü üreticilerimiz gerçekten zor bir süreçten geçiyor. Trakya Birlik bizim üyesi olduğumuz bir kooperatifimiz. Kooperatifimizin tekrar bir hesaplama yaparak üreticilerin yanında olmasını ve üreticilerimizin en azından zararında bir nebze olsun kurtaracak fiyat açıklamasını bekliyoruz. Bizim üreticimiz zaten ayçiçeğinden iki yıldır para kazanamıyor. Bu açıklanan fiyatlarla kazanma şansı zaten hiç yok. Ama zararımız biraz olsun kurtarmak adına tekrar revize etmelerini talep ediyoruz” dedi. “KURAKLIK DESTEĞİ VERİLMEZSE ÜRETİCİ ÜRETMEKTEN VAZGEÇECEK” Fiyatların revize edilmesinin tek başına yeterli olmayacağını, bunun yanında son iki yıldır yaşanan kuraklıkla ilgili kuraklık desteği verilmesi gerektiğini, aksi takdirde ayçiçeği üreticisinin üretmekten vazgeçeceğini belirten Arabacı; “Bakanlığımızın bölgemizdeki kuraklığı da baz alarak ödenecek destek haricinde kuraklık desteği ödemesi şart oldu. Çünkü bir üretici iki yıl ardı ardına aynı üründen zarar ederse önümüzdeki yıllarda bu ürünle alakalı sürdürülebilirlik zor hale gelir. Şu an ben birçok üreticimle konuşuyorum. Önümüzdeki yıl ayçiçeği ekiminden vazgeçeceğini söylüyorlar. Geçen yıl ve bu yıl ayçiçeğinden zarar ettikleri için önümüzdeki yıl buğday, kanola, arpa ekeceklerini söylüyorlar. Ayçiçeği stratejik bir ürün. Bölgemizde ekilişler şu son iki yılda ciddi anlamda artmıştı. Ama iki yıldır ardı ardına kuraklığın yaşanması ve bu kuraklığın yaşandığı için bakanlığımızda ekstra bir kuraklık desteği vermemesi ayçiçek üretimimizi zora sokmuştur. O yüzden hem Trakya Birlik'ten hem bakanlığımızdan bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar bekliyoruz. Eğer ki bu çalışmaları yaparlarsa üreticilerimizin bir nebze olsun rahat nefes almasını sağlar. Ayçiçek üretiminin sürdürebilirliği açısından da çok önem arz ediyor” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

Trakya'da Ayçiçeği Gelişimi Yağışlarla Hız Kazandı Haber

Trakya'da Ayçiçeği Gelişimi Yağışlarla Hız Kazandı

Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan, bölgedeki ayçiçeği gelişiminin oldukça iyi durumda olduğunu belirtti. Geçen haftalarda aralıklarla etkili olan yağışların özellikle gelişim sürecindeki ayçiçeklerine büyük katkı sağladığını anlatan Şaylan, Trakya'nın Türkiye ayçiçeği üretiminde ön sıralarda yer aldığını vurguladı. Şaylan, Trakya'daki çiftçilerin büyük bölümünün ayçiçeği üreticisi olduğunu aktararak, "Trakya, ayçiçeği ekicisi. Türkiye'nin ayçiçeği ihtiyacının yaklaşık yüzde 42'si Trakya'dan karşılanıyor. Bunun yüzde 10'unu da Kırklareli karşılıyor. Türkiye'de 1 milyon 850 bin tonluk ayçiçeği üretiminin 185 bin tonu Kırklareli'nde gerçekleşiyor." dedi. Erken ekim yapan üreticilerin yaklaşık 40 gün önce tarlaya tohum attığını belirten Şaylan, bu ürünlerin 50 santimetreye ulaştığını kaydetti. Son yağışlarla ayçiçeğinin gelişimsel olarak toparladığını ifade eden Şaylan, "20 gün önce ekim yapan çiftçilerimizin de tarlalarında homojen çıkışlar sağlandı. Şu anda Kırklareli genelinde 1 milyon 200 bin dekara yakın ayçiçeği ekilişimiz var. Kırklareli çiftçisi üretmeye devam ediyor. İklim değişikliği tarımı tehdit ediyor. En büyük sıkıntımız, sezonda olmaması gereken dolu ve don olayları ile aşırı kuraklık ve aşırı yağışlar." diye konuştu. Ayçiçeği üreticisi Ahmet Çelik ise geçen yıla göre daha verimli bir sezon beklediklerini bildirdi.

Trakya'da Aşırı Sıcak ve Kuraklık, Ayçiçeğinde Verimi Düşürdü Haber

Trakya'da Aşırı Sıcak ve Kuraklık, Ayçiçeğinde Verimi Düşürdü

Ayçiçeğinin hasat olgunluğuna gelmesinin ardından biçerdöverleriyle tarlalara giren üreticilerin hasat mesaisinde sona yaklaşıldı. Olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da ayçiçeğinde verim ve kalitede düşüş yaşandı. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, , son yıllarda etkili olan kuraklık ve aşırı sıcakların ayçiçeği üretimini olumsuz etkilediğini söyledi. Kış ve ilkbahar aylarında beklenen yağışların düşmediğini belirten Arabacı, "Yaz aylarında yağışların kesilmesi ve sıcakların artmasıyla bazı tarlalar hasat dahi edilemedi." dedi. Arabacı, ayçiçeğinde üreticilerin zor bir sezonu geride bıraktığını ifade etti. Kentte ayçiçeği hasadının sonuna gelindiğini anlatan Arabacı, "Üreticilerimiz bu yıl ayçiçeğinde beklediğini alamadı. Maliyetleri karşılayacak kadar verim alındı. O yüzden üreticilerimiz bu yıl çok mağdur oldu. Üç sezondur üreticiler istediği verimi alamıyor. Ayçiçeğinde normal desteklerin yanında kuraklık desteği talep ediyoruz." diye konuştu. Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan ise yaz aylarında neredeyse hiç yağış düşmediğini belirtti. Kurak ve sıcak havanın verim kayıplarına neden olduğunu dile getiren Şaylan, "Dekarda 30 kilogram alan da var, 150 kilogram alan da var. Bu yıl üreticimiz ayçiçeğinden umduğunu alamadı. Bunun da sebebi aşırı sıcaklık, kuraklık. Yağışlardaki düşüş üreticilerimizi, çiftçilerimizi etkiledi." dedi. Geçen yılın da kurak geçtiğini hatırlatan Şaylan, şunları kaydetti: "Geçen yıl da kötü geçmiş ve kuraklık ilan edilmişti. O yüzden devletimiz 50 kuruş olan desteği 1 liraya yükseltmişti. Bu çok güzel bir katkı olmuştu üreticimize. Bu yıl da aynı desteği bekliyoruz. Çünkü bu yıl bir önceki yıldan daha kötü oldu. Üreticilerimizin üretime devam edebilmesi için devletimizin destek vermesi lazım. Ayçiçeğinin hem bölgemiz için hem de Türkiye için önemi var. Türkiye'deki ayçiçeğinin yüzde 45'i Trakya'da üretiliyor. Geçen yıl dekarda 80 ile 100 kilogram verim alınırken bu yıl verim aynı bölgede 40-50 kilogramlara düştü." Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı da kuraklığın son yıllarda ayçiçeğinde önemli kayıplara neden olduğunu ifade etti. Olumsuz hava şartlarının sadece ayçiçeğini değil birçok tarım ürününü etkilediğini dile getiren Saygı, "Ayçiçeği bu sene de sıcaklardan çok etkilendi. Bazı bölgeler biçilmeyecek durumdaydı. Yağmur almış olan yerlerde verim normal seviyelerde oldu. Yağışların zamanında yağmaması, az yağış düşmesi verim kaybına, kalite kaybına neden oldu. Yağış olmadığı sürece gelecek yıllarda da verim kayıpları olmaya devam edecektir." diye konuştu.

Üretici Prim Ödemesi Bekliyor Haber

Üretici Prim Ödemesi Bekliyor

Edirne’de ayçiçeği ve buğday üreticisini, bu yıl yaşanan kuraklık olumsuz yönde etkiledi. Hasadın tamamlanmasından sonra çiftçiler, buğday ekilecek arazilerini hazırlamaya başlayacaklar. Bu hazırlıkların tamamlanması sonrası da ekim işlemleri başlayacak. Ekim için maliyetli bir döneme girecek olan üreticiler, henüz ödenmemiş olan buğday destek primlerinin ödenmesini bekliyorlar. Çiftçinin, buğday destek primlerinin revize edilerek yatırılmasını beklediğini belirten Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, bu primlerin yatırılmasının çiftçiye, mazot, gübre ve ekim masraflarını karşılamada bir rahatlama getireceğini söyledi. Yaşanan kuraklıktan ve fiyatlardan çiftçinin olumsuz etkilendiğini belirten Arabacı; “Geçtiğimiz kış döneminde çok yoğun olmasa da yağan yağışlar, ürünün çıkışı ve gelişiminin sağlanması açısından yeterli oldu fakat toprağın doyuma ulaşacağı çok kuvvetli yağışlar maalesef ki bölgemizde olmadı. İlkbaharda da yağışların kesilmesi ve ardından da aşırı sıcakların gelmesiyle birlikte bölgemizde kuraklık oldu. Bundan dolayı da çiftçimiz bu yıl, aşırı derecede etkilendi. Buğday bu yıl baktığımızda önceki yıla göre verim olarak biraz düşüktü ama çok kötü diyebileceğimiz kadar değil. Yani Edirne ortalaması aşağı yukarı 400-450 kilo civarı oldu. Bunun yanında bu yıl buğdayda bakanlığımızın açıkladığı rakam bizim hesapladığımız maliyet rakamının altında bir rakamdı. Bu, bin 750 olan primle birlikte maliyetin çok az üstüne çıktı. Bu şartlarda üreticilerimiz buğdaydan para kazanamadı diyebiliriz. Prim açıklandı ama henüz daha hiçbir üreticiye açıklanan prim fiyatı ödenmedi. Bu primin revize edilmesini, en az tonuna 3 bin TL olmasını ve üreticilerimize acilen ödenmesini talep ediyoruz. Çünkü şu anda buğday yerlerinin yavaş yavaş hazırlığı başlıyor ve Ekim sonu veya Kasım başı gibi ekilişleri başlayacak. Bu süreçte açıklanan primin ödenmesi, üreticilerimize hazırlık döneminde mazot ve gübre alma açısından faydalı olacaktır. İnşallah bakanlığımızın bu konuyla ilgili gereğini yapacağını düşünüyorum” dedi. “DEKAR BAZLI KURAKLIK DESTEĞİ VERİLMESİNİ BEKLİYORUZ” Ayçiçeği üreticisinin zararını karşılayabilmesi için dekar bazlı pirim desteği ödemesi yapılması gerektiğini belirten Başkan Arabacı; “Ayçiçeğinde özellikle bazı bölgelerde hiç hasat edilemeyen ayçiçekleri oldu. Bazı yerlerde dekarından 10-15 kilogram ayçiçeği alan üreticilerimiz oldu. Bunun yanı sıra 100 kiloya kadar verim alan yerlerimiz de oldu ama Edirne ortalamasına baktığımızda şu anda tahminen 70 kilo bandında ortalama diye düşünüyorum. O yüzden de bununla ilgili bakanlığımız destek açıklamasını yaptı. Tonuna 2 bin 250 lira destek açıkladı fakat biz bunu bakanlık yetkililerimize ilettik. Burada arazide inceleme yaptılar, bizlerle de görüştüler ve buradaki durumu kendilerine anlattık. Şu an kendi arazilerimizden bile para kazanamaz haldeyiz. O yüzden açıklanan desteklerin, dekarından 10 kilo ürün alan üretici için hiçbir önemi yok. 5 bin lira da yapsanız fark etmez. Biz, dekar bazlı kuraklık desteği olması gerektiğini de yetkililere ilettik. Zaten artık önümüzdeki yıllar için dekar bazlıya döndü bu destek ama bu yıl yine kilo bazında destek açıklandı. Tonuna 2 bin 250 lira olan destekte, bugün 70 kilo ürün alan bir üreticiye baktığımızda, dönümüne aşağı yukarı 150-160 lira bir para almış olacak. Bu, üreticimizin şu anki maliyetini yine karşılayacak bir rakam değil. O yüzden bakanlığımızın bununla ilgili bu yıl açıklanan prim haricinde, dekar bazlı kuraklık desteği vermesini talep ediyoruz. Çünkü bölgemizde ciddi şekilde sıkıntılar var. Tarımın sürdürülebilirliği, üreticilerimizin ailesinin geçimini sağlayabileceği, mazotunu ve gübresini alabileceği paraya ihtiyacı var. Eğer ki üreticimiz desteklenmediği takdirde, ya traktörünü, ya tarlasını satar, bu şekilde devam etmeye çalışır. O yüzden de biz hiçbir üreticimizin zarar görmemesi ve üretimin devam edebilmesi açısından bakanlığımızın bu anlamda gerekli desteği yapacağını düşünüyorum” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.