Hava Durumu

#Basın Açıklaması

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vaysal Köylüsünün Zaferi: O Kararı Mahkeme İptal Etti Haber

Vaysal Köylüsünün Zaferi: O Kararı Mahkeme İptal Etti

Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Vaysal ve Hacıdanişment köyleri mevkiinde, Cantaş İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan kırma-eleme tesisi kapasite artışı projesine Edirne Valiliği tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verildi. Kararın ardından Sınırlı Sorumlu Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve köylüler, Edirne Valiliği kararının iptali için Edirne İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın sonucunda mahkeme, proje ile ilgili davalı idare tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldı. Kararın açıklanmasının ardından davacılar adına vekilleri Av. Bülent Kaçar ve Sınırlı Sorumlu Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erkan Dumancı, Edirne Kent Konseyi toplantı salonunda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Kaçar ve Dumancı’nın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lalapaşa İl Genel Meclisi Üyesi Halil Akdağ, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Sibel Sevinç Pekdemir, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir ve köylüler katıldı. “MAHKEME OY BİRLİĞİYLE İPTAL ETTİ” Kaçar, basın açıklamasında, Kalker Ocağı Kırma Eleme Tesisinin Kapasite Artışı için Edirne Valiliği’nin verdiği “ÇED Gerekli Değildir” kararını, Edirne İdare Mahkemesi oy birliğiyle iptal ettiğini söylerken; “Cantaş şirketinin hukuka, bilime ve doğaya aykırı projelerine, isteklerine yetkililerce onay verilemeyeceği bir kez daha ispatlanmıştır. Halkın iradesini tanımayanlara, Vaysal köylülerin haklı itirazlarını görmezden gelenlere yanıtı yargı vermiştir” ifadelerini kullandı. “MAHKEME KARARINI UYGULAYINIZ” Trakya yerleşimlerinin ve ovalarının su deposu olan Balkanlara ve Yıldız Dağlarına kalker ve maden ocak işletmeleri açılması ve kırma eleme tesisleri kurulmasının kamu yararına aykırı olduğunu belirten Kaçar; “Bakanlığa ve Edirne Valiliği’ne müvekkiller adına sesleniyoruz; gecikmeksizin mahkeme kararını uygulayınız ve çok zararlı olduğu ortaya çıkan bu kalker ocağını ve kırma-eleme tesisini acilen kapatınız. Doğaya, tarıma ve dört köye her gün yapılan bu işkence artık kamu eliyle sona erdirilmelidir. Hukuka aykırı olduğu, doğaya zararlar verdiği bilirkişi raporları ve 3 ayrı mahkeme kararıyla ispatlanan bu işletmenin başvurularına ‘ÇED Olumlu’ ve ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı artık verilemez. Yargı kararlarına devlet yetkililerinin uyması Anayasal hükümdür” dedi. “ARTIK HİÇBİR İZİN VERİLMESİNİ İSTEMİYORUZ” Kaçar’ın ardından konuşan Kooperatif Başkanı Dumancı da Edirne Valiliği’nin mahkeme kararını acilen uygulamasını talep ederken; “Şirketin Kapasite Artışı kapsamında kurduğu tüm Kırma-Eleme Tesislerini sökülmesini istiyoruz. Bizler yıllardır bir şirketin kar ve rantı uğruna ormanlarımızı, doğamızı kaybettik. Vaysal köylüleri olarak her zaman bilimin ve hukukun üstünlüğüne inandık ve hep birlikte mücadele ederek, yine başardık. Ancak ‘artık yeter’ diyoruz. Uluslararası Çevre Koruma Sözleşmelerine göre halkın istemediği hiçbir projeye, hiçbir yatırıma izin ve onay verilemez. Bizler üreticiler ve vatandaşlar olarak bu patlatmalı açık işletme madencilik faaliyetinin kapasite artışına ve kırma eleme tesisinin kapasite artışına T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca artık hiçbir izin verilmesini istemiyoruz. Açtığımız ve kazandığımız tüm davalar, Vaysal köyündeki bu işletmenin doğaya, tarıma, canlılara verdiği zararları kesin olarak kanıtlamıştır. Yetkililer artık mahkeme kararlarına ve bilimsel raporlara aykırı kararlar vermemelidirler” sözlerine yer verdi. VALİLİĞE DİLEKÇE VERDİLER Basın açıklamasının ardından Kaçar ve Dumancı, Edirne Valiliği’ne giderek, kararın uygulanması için dilekçelerini ilettiler. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Muhtarlardan “Hizmetle Tehdit Edildik” İddiası Haber

Muhtarlardan “Hizmetle Tehdit Edildik” İddiası

Edirne’de 5 mahalle muhtarı ortak bir basın açıklaması düzenleyerek, Cumhuriyet Halk Partisi Yürüyüşüne katılmayan muhtarların, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan tarafından o mahallelere hizmet verilmeyeceği yönünde tehdit edildiklerini iddia ederek Başkan Gencan’a sert tepki gösterdi. Bayramlaşma töreninde siyasi baskıya maruz kaldıklarını ileri süren muhtarlar, Belediye Başkanı Gencan’ı özür dilemeye davet etti. Edirne’nin Umurbey Mahallesi Muhtarlığında bir araya gelen Umurbey Mahalle Muhtarı Turhan Özgünden, Kurtuluş Mahalle Muhtarı Nurcan Uzel, Yeniimaret Mahalle Muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş, Sarıcapaşa Mahalle Muhtarı Ercan Sert ve Yıldırım Hacısarraf Mahallesi Muhtarı Rıza Ürütükçü, düzenledikleri ortak basın açıklamasıyla Kurban Bayramı öncesinde belediye binasında gerçekleştirilen resmi bayramlaşma töreninde "siyasi bir hesaplaşma" ile karşı karşıya kaldıklarını iddia etti. "SİYASİ YÜRÜYÜŞE KATILMADIĞIMIZ İÇİN AZARLANDIK" Muhtarlar adına konuşan ve yaşanan süreci aktaran mahalle muhtarları, CHP Edirne İl Başkanlığı tarafından geçmiş günlerde düzenlenen "demokrasi yürüyüşü" isimli programa katılmadıkları gerekçesiyle Belediye Başkanı Gencan tarafından azarlandıklarını iddia etti. Bayramlaşma gibi kurumsal ve manevi bir platformda siyasi hesap güdüldüğünü belirten muhtarlar, tarafsız kamu görevlileri olarak maruz kaldıkları tutumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. "MUHTARLAR KİMSENİN SİYASİ ASKERİ DEĞİLDİR" Basın açıklamasında söz alan Sarıcapaşa Mahalle Muhtarı Ercan Sert, muhtarlık makamının bağımsızlığına vurgu yaparak, "Bizler mahallelerimizin oylarıyla seçilmiş bağımsız temsilcileriz. Muhtarlar kimsenin siyasi askeri değildir. Hiç kimse muhtarları kendi siyasi şovlarına katılmaya zorlayamaz, bu çerçevede baskı uygulayamaz" dedi. “GENCAN ÖZÜR DİLESİN” Demokrasi yürüyüşüne katılım göstermeyen muhtarlara yönelik olarak sarf edildiği iddia edilen, "Artık mahallelerinize nasıl hizmet alacaksınız?" şeklindeki ifadelerin kendilerini derinden üzdüğünü ve yaraladığını belirten muhtarlar, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Mahallelerimize verilecek kamu hizmetlerinin siyasi bir şarta ve katılım kriterine bağlanması bizleri derinden üzmüştür. Belediye Başkanı Gencan’ı muhtarlık makamına ve Edirne halkına karşı yaptığı bu açıklamalar nedeniyle özür dilemeye davet ediyoruz. Bizler hiçbir siyasi baskıya boyun eğmeyeceğiz, mahallelerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz." ŞENER URFA

CHP Edirne Örgütünden Özgür Özel’e Destek Açıklaması Haber

CHP Edirne Örgütünden Özgür Özel’e Destek Açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Uzunköprü İlçe Başkanı Osman Aydın, Havsa İlçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu, İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu, Enez İlçe Başkanı Hüseyin Çavuşoğlu, Meriç İlçe Başkanı Ali Çetin, Süloğlu İlçe Başkanı Lütfü Serbest ve Lalapaşa İlçe Başkanı Zafer Ergen’in katılımıyla Uzunköprü İlçe Başkanlığı’nda ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Balkanlı basın açıklamasında şunları dile getirdi: “Kıymetli yol arkadaşlarımız, Değerli basın mensupları, Demokrasiye ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan değerli yurttaşlarımız. Bugün burada, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı olarak tüm ilçe başkanlarımız, örgütümüz ve yol arkadaşlarımızla birlikte; partimizin kurumsal kimliğine, örgüt iradesine, demokrasiye ve halkın egemenliğine sahip çıkmak için bir aradayız. Cumhuriyet Halk Partisi; köklerini Kuvayı Milliye’den alan, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve bu ülkenin demokrasi mücadelesinin taşıyıcısı olan bir partidir. Bizler biliyoruz ki bu partinin gerçek gücü; saraylardan, kulislerden ya da siyasi mühendislik hesaplarından değil, örgütün iradesinden ve milletimizin desteğinden gelir. Bugün kamuoyuna yansıyan yargı süreçleri üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartıştırmaya, örgütümüzün iradesini gölgelemeye ve partimizi iç tartışmaların içine çekmeye çalışan anlayışı dikkatle takip ediyoruz. Daha düne kadar “hukuki yarar yok”, “mutlak butlan şartları oluşmamıştır” denilen bir süreçte bugün ortaya çıkarılan tablo; hukuk devleti ilkesi açısından kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Açıkça görülmektedir ki; “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi dizayn edilmek, örgüt iradesi yargı eliyle baskı altına alınmak istenmektedir. Ancak hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin mahkeme salonlarında şekillendirilecek bir parti olduğunu düşünmesin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin meşruiyeti mahkeme koridorlarında değil; kurultay delegelerimizin özgür iradesinde, örgütümüzün kararlılığında ve halkımızın desteğinde vardır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, partimizin kurultay iradesiyle seçilmiş Genel Başkanıdır. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ise milyonlarca yurttaşımızın desteğiyle halkın umudu haline gelmiştir. Bugün Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yürütülen mücadele; yalnızca bir siyasi mücadelenin değil, demokrasiye, hukuka, adalete ve millet iradesine sahip çıkma mücadelesidir. Bu mücadele sayesinde Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. Bugün tüm kamuoyu araştırmaları göstermektedir ki; halk değişim istemektedir. İktidar değişimi artık bir ihtimal değil, milletimizin kararlılığıyla yaklaşan bir gerçektir. Tam da bu nedenle; 19 Mart süreciyle başlayan hukuksuzlukların bugün partimizin kurumsal yapısına ve örgüt iradesine yöneltilmesi asla tesadüf değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni yargı eliyle dizayn etmeye çalışanlara açıkça söylüyoruz: Bu örgüt teslim olmaz. Bu parti boyun eğmez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşü hiçbir siyasi operasyonla durdurulamaz. Çünkü bizim gücümüz; koltuklardan değil, halktan gelir. Bizim dayanağımız; makamlar değil, örgütümüzdür. Bizim yol haritamız; kişisel hesaplar değil, Cumhuriyet değerleridir. Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi bellidir: Ekonomik krizdir. Hayat pahalılığıdır. İşsizliktir. Emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın yaşadığı geçim mücadelesidir. Gençlerimizin gelecek kaygısıdır. Toplumun adalete olan güveninin zedelenmesidir. Vatandaşın mutfağındaki yangın büyürken; ülkenin gerçek sorunlarını çözmek yerine siyaseti yargı üzerinden şekillendirmeye çalışan anlayışın Türkiye’ye sunabileceği hiçbir umut kalmamıştır. Bizler Edirne örgütü olarak buradan çok net ifade ediyoruz: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in sonuna kadar yanındayız. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun sonuna kadar yanındayız. Partimizin kurumsal kimliğinin, örgüt iradesinin ve demokrasi mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız. Hukukun dışına çıkmadan, provokasyonlara teslim olmadan, demokrasiye olan inancımızı büyüterek mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi sahipsiz değildir. Bu örgüt sahipsiz değildir. Bu mücadele sahipsiz değildir. Babaocağımız da buradadır. Örgütümüz de buradadır. İrademiz de buradadır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayaktadır. Ve Türkiye’nin umudu olmaya devam edecektir. Teşekkür ediyoruz.” HABER MERKEZİ

Başkan Gencan; " CHP, Canı Gönülden Bağlı Olduğum Baba Ocağım” Haber

Başkan Gencan; " CHP, Canı Gönülden Bağlı Olduğum Baba Ocağım”

‎Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, bir televizyon kanalında Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AK Parti) geçeceği iddialarıyla ilgili basın açıklaması düzenledi. ‎CHP Edirne İl Örgütü binasının önünde düzenlenen açıklamaya Başkan Gencan'ın yanı sıra CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, CHP Edirne İl Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, CHP’li eski milletvekilleri, belediye ve il genel meclislerinin üyeleri ile partililer katıldı. İl Başkanı Balkanlı’nın konuşması ile başlayan açıklamada, daha sonra Belediye Başkanı Gencan konuştu. Balkanlı, basın açıklamasında CHP olarak gündemlerinin çarşı, pazar ve vatandaşın durumu olduğunu söyleyerek, iktidar partisi ve bazı kesimlerin gündemi değiştirmek amacıyla suni gündemler oluşturduğunu söyledi. “GÜNDEMİN BU ŞEKİLDE MEŞGUL EDİLMESİ ÜZÜCÜ” Balkanlı’nın ardından konuşan Gencan ise Belediye Başkanlığına aday adaylığını açıkladığı günü hatırlatırken; "Benim işim gücüm Edirne. 4 Aralık 2023’te yine baba ocağında belediye başkanlığı aday adaylığı açıklamamı yapmıştım. O gün yola çıkarken belirlediğimiz çizgilerimiz vardı. Edirneli hemşerilerimize verdiğimiz sözler vardı. Bugün gururla ifade etmek istiyorum ki her türlü zorluğa rağmen ikinci senemizi tamamladık. Yine aynı yerdeyiz, bugün yine baba ocağındayız. Toplumun gerilime, dedikodulara değil; gerçek sorunlarını tartışmalıyız. O yüzden gündemin böyle bir şekilde meşgul edilmesi, benim için üzüntü verici. Gerilim siyasetinden beslenmiyoruz. Bizler Edirne için mücadele ediyoruz. CHP, canı gönülden bağlı olduğum baba ocağım. Bu şehirde bir sözümüz var; bize oy veren, oy vermeyen herkesin hakkını savunacağız, herkese hizmet götüreceğiz. Bugün geldiğimiz noktada bunu yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Edirneli hemşerilerime seslenmek istiyorum; 4 Aralık 2023’te yola çıkan Filiz ile bugün karşınızda duran Filiz, aynı Filiz’dir. Ama daha çok mücadele edecek. Ben şehrimin dayanışma ruhuyla gurur duyuyorum. Bundan sonra da böyle olmaya devam edecek” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Herkesi Gazze’nin Sesi Olmaya Davet Ediyoruz” Haber

“Herkesi Gazze’nin Sesi Olmaya Davet Ediyoruz”

Edirne Filistin’e Destek Platformu, Cuma namazı sonrası Eski Cami önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, İsrail’in uluslararası sularda Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yaptığı saldırıya tepki gösterildi. Basın açıklamasını, platform adına Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Dilli okudu. Dilli, 7 Ekim’den bugüne Gazze’de yaşananların, insanlığın ortak hafızasında derin bir yara olarak durmaya devam ettiğini söyledi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda saldırı yapıldığını belirten Dilli, saldırının açık biçimde kabul edilemez olduğunu vurguladı. Hukuk tanımaz eyleme karşı uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Dilli, filoda yer alanların durumunun yakından takip edildiğini ve gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı. Gazze’de yaşanan insani krizin derinleşmesine seyirci kalınmamasını talep eden Dilli; “Temennimiz ve inancımız odur ki en kısa zamanda Gazze özgürlüğüne kavuşacak, zulüm sona erecek ve özgür bir Gazze, insanlığın ortak vicdanında yerini bulacaktır. Bu nedenle buradan tüm dünyaya ve tüm vicdan sahibi insanlara çağrımızdır; herkesi Gazze’nin sesi olmaya, adaletin yanında saf tutmaya davet ediyoruz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de Emeklilerden Yürüyüş ve Açıklama Haber

Edirne’de Emeklilerden Yürüyüş ve Açıklama

Edirne Emekliler Derneği, emeklilerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Eski Cami önünde bir araya gelen dernek yönetimi, üyeleri ve emekliler, sloganlar eşliğinde Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ziya Yaz okudu. Yaz, Türkiye’de emeklilerin yüzde 85’inin açlık sınırı olan 32 bin 793 TL’nin altında yaşadığını, yüzde 65’inin ya çalıştığını ya da iş aradığını söyledi. TÜİK’in verilerine göre SSK ve BAĞKUR emeklisine yüzde 15, memur ve memur emeklisine ise yüzde 11 zam yapılacağına dikkat çeken Yaz, emeklilerin 20 bin TL maaşla yaşamasının onur kırıcı ve insanlık dışı olduğunu belirtti. Yaz, emeklilerin hakları için bir arada olmaları gerektiğini söyleyerek; “Emeklilerin yüzde 85’i açlık sınırının altında ücret aldığı için, emeklilerin yüzde 65’i çalışıyor ve iş arıyor oldukları için, çalışanların yüzde 71’i asgari ücret ve altında çalışıyor; emekli olduklarında açlık sınırı altında yaşamaya devam edecekleri kaçınılmaz olduğu için, verilen yetersiz zamların ilk 3 ayda eridiği için, çalışanlara verilen seyyanen zam, güncel haliyle düzenlenerek biz emeklilere de verilmediği için, intibak yasası yeniden güncellenerek haklarımız geriye dönük olarak faizi ile birlikte ödenmediği için, 3600 ek göstergedeki haksızlıklardan emeklilerimiz de mağdur olduğu için, muayene ve ilaç katkı payları kaldırılmadığı için, en düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenmediği için, yılda 2 kez ödenen bayram ikramiyeleri en az asgari ücret düzeyinde olmadığı ve artık bir değeri olmadığı için, yapılan zamlar tüm emekli kesimine aynı oranda yansıtılmadığı için, işçi ve kamu çalışanlarına verilen sendika ve toplu sözleşme hakkı emeklilere verilmediği için, aylık bağlama oranlarının en az yüzde 70 yükseltilmeyip ciddi mağduriyet yaratıldığı için, en büyük kitle olan emeklilerin banka promosyonlarından en düşük oranda yararlanıldığı için, barınma ciddi bir sorun haline gelmeye başladı ve bunun için ilçelerde başta olmak üzere kaliteli yaşam standardı ile huzur evleri açılması gerektiği için bugün birlik olma günüdür” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!” Haber

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!”

Edirne’de Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim Bir-Sen Şubeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede yaşanan silahlı saldırıya karşı Saraçlar Caddesi’nde ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler. Kentteki siyasi partiler, odalar, sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği basın açıklamasını Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet ve Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar birlikte okudu. Basın açıklamasında okullardaki güvenlik sorununa dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi; “Artık yeter güvenli okullar istiyoruz. Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine, öğrencilere ve emniyet ve okul personeline acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık ‘münferit’ denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz. Aylar değil, yıllardır söylüyoruz; okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz. Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir. Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve Bakanlığa ilan ediyoruz; okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Bir kez daha söylüyoruz; okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Gelin, ‘artık yeter’ diyelim. Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım. Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım. Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım. Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz süreceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.” UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.