Hava Durumu

#Basın Açıklaması

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Emeklilerden Yürüyüş ve Açıklama Haber

Edirne’de Emeklilerden Yürüyüş ve Açıklama

Edirne Emekliler Derneği, emeklilerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Eski Cami önünde bir araya gelen dernek yönetimi, üyeleri ve emekliler, sloganlar eşliğinde Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ziya Yaz okudu. Yaz, Türkiye’de emeklilerin yüzde 85’inin açlık sınırı olan 32 bin 793 TL’nin altında yaşadığını, yüzde 65’inin ya çalıştığını ya da iş aradığını söyledi. TÜİK’in verilerine göre SSK ve BAĞKUR emeklisine yüzde 15, memur ve memur emeklisine ise yüzde 11 zam yapılacağına dikkat çeken Yaz, emeklilerin 20 bin TL maaşla yaşamasının onur kırıcı ve insanlık dışı olduğunu belirtti. Yaz, emeklilerin hakları için bir arada olmaları gerektiğini söyleyerek; “Emeklilerin yüzde 85’i açlık sınırının altında ücret aldığı için, emeklilerin yüzde 65’i çalışıyor ve iş arıyor oldukları için, çalışanların yüzde 71’i asgari ücret ve altında çalışıyor; emekli olduklarında açlık sınırı altında yaşamaya devam edecekleri kaçınılmaz olduğu için, verilen yetersiz zamların ilk 3 ayda eridiği için, çalışanlara verilen seyyanen zam, güncel haliyle düzenlenerek biz emeklilere de verilmediği için, intibak yasası yeniden güncellenerek haklarımız geriye dönük olarak faizi ile birlikte ödenmediği için, 3600 ek göstergedeki haksızlıklardan emeklilerimiz de mağdur olduğu için, muayene ve ilaç katkı payları kaldırılmadığı için, en düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenmediği için, yılda 2 kez ödenen bayram ikramiyeleri en az asgari ücret düzeyinde olmadığı ve artık bir değeri olmadığı için, yapılan zamlar tüm emekli kesimine aynı oranda yansıtılmadığı için, işçi ve kamu çalışanlarına verilen sendika ve toplu sözleşme hakkı emeklilere verilmediği için, aylık bağlama oranlarının en az yüzde 70 yükseltilmeyip ciddi mağduriyet yaratıldığı için, en büyük kitle olan emeklilerin banka promosyonlarından en düşük oranda yararlanıldığı için, barınma ciddi bir sorun haline gelmeye başladı ve bunun için ilçelerde başta olmak üzere kaliteli yaşam standardı ile huzur evleri açılması gerektiği için bugün birlik olma günüdür” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!” Haber

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!”

Edirne’de Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim Bir-Sen Şubeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede yaşanan silahlı saldırıya karşı Saraçlar Caddesi’nde ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler. Kentteki siyasi partiler, odalar, sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği basın açıklamasını Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet ve Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar birlikte okudu. Basın açıklamasında okullardaki güvenlik sorununa dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi; “Artık yeter güvenli okullar istiyoruz. Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine, öğrencilere ve emniyet ve okul personeline acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık ‘münferit’ denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz. Aylar değil, yıllardır söylüyoruz; okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz. Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir. Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve Bakanlığa ilan ediyoruz; okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Bir kez daha söylüyoruz; okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Gelin, ‘artık yeter’ diyelim. Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım. Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım. Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım. Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz süreceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.” UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de Saadet Partisi’nden "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" Açıklaması Haber

Edirne’de Saadet Partisi’nden "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" Açıklaması

Saadet Partisi Edirne Teşkilatı tarafından bugün, Cuma namazı çıkışında Ortadoğu’da devam eden savaş ve Gazze ile ilgili basın açıklaması düzenlendi. "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" konulu, Eski Cami önünde düzenlenen basın açıklamasını Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük okudu. Karakütük açıklamasında taraflarının belli olduğunu belirterek “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimi damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık. Milli Görüş hareketi olarak bizler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz. Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze'de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar, bugün sözde modern dünyanın sahte ‘insan hakları’ maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil, imanın, direnişin ve topyekün insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki; Gazze'de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız. Gazze'deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa'yı çevreleyen zincirler kırılana dek, Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek, mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir. Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükunet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abat olanın ahiri berbat olur. Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz. Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs'ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne’de İsmail Arı Açıklaması: “Gazetecilik Suç Değildir” Haber

Edirne’de İsmail Arı Açıklaması: “Gazetecilik Suç Değildir”

Edirne BirGün Okur İnisiyatifi, BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına bazı siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katılırken; açıklamayı BirGün Gazetesi muhabiri Yaren Çolak okudu. Çolak, gazeteci İsmail Arı’nın, siyasi bir kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldığını söyleyerek; “İsmail tutuklu; çünkü bu ülkede halkın bütçesinin ‘vakıf’ maskesi takmış karanlık yapılara akıtılmasına, kamu kaynaklarının parsel parsel yandaşlara peşkeş çekilmesine sessiz kalmadı. İsmail bugün Sincan’da; çünkü AKP iktidarının belediyeler eliyle yandaş kasalara aktardığı milyonları, adrese teslim ihale çarklarını, halkın arazilerinin nasıl yağmalandığını belge belge ortaya döktü. Bu talan düzeninde yolsuzluğu teşhir etmek, rantın tekerine çomak sokmak, siyasal iktidar nezdinde en büyük suç” ifadelerini kullandı. Çolak, Arı’nın kalemini ranta teslim etmeyen, onurlu bir gazeteci olduğunu söyleyerek; “O; Kızılay’ın halkın kanını ve çadırını sattığı o holdingleşme skandallarını ifşa ettiği için, belediyelerdeki ihale çarklarını ve yandaş kasalara akan halkın paralarının hesabını sorduğu için, vakıf adı altında kamu arazilerine çöken tarikat-cemaat ağlarını korkusuzca deşifre ettiği için, kamu kaynaklarının nasıl birer siyasi rant aracı olarak yandaşlara peşkeş çekildiğini belgelediği için bugün Sincan’dadır” sözlerine yer verdi. Arı’nın sadece yolsuzlukları yazmadığını, herkesin sesi olduğunu belirten Çolak; “Alkollü bir sürücü tarafından öldürülen bisikletçi Umut Gündüz’ün ailesinin adalet arayışında, 6 Şubat depreminde yıkılan Ezgi Apartmanı enkazında yakınlarını kaybedenlerin feryadında, cemaat yurtlarında hayatı karartılan çocukların çığlığına kadar her yerde İsmail’in imzası var. İktidar, gazeteciliği biat etmek sanıyor olabilir; ama İsmail Arı, tehditlerden, baskılardan, gözaltılardan zerre korkmayan, kalemini halkın çıkarlarına adamış onurlu bir gazetecidir. İsmail çok çalışkan, çok korkusuzdur ve tam da bu yüzden susturulmak istenmektedir” dedi. Edirne’den seslenen Çolak; “Bizler, Edirne’den yükselen bu sesle ilan ediyoruz; İsmail Arı’yı tutuklayarak ne onu ne BirGün Gazetesi’ni, ne de BirGün okurlarını susturabilirsiniz. Bu karanlığı beraber aşacağız. Bizler onun haberlerinin takipçisi, o gerçeklerin savunucularıyız. İsmail, Sincan’dan başı dik çıkacak ve halkın parasıyla zenginleşenlerin, baronlaşanların, kamu kaynaklarını peşkeş çekenlerin ensesinde olmaya devam edecek. Önce kendi ve tüm gazeteciler için adalet arayacak. Gazetecilik suç değildir. BirGün susmaz, susturulamaz. İsmail Arı derhal serbest bırakılsın” ifadelerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’deki Sanayi Esnafı Modifiye Cezalarına Tepkili Haber

Edirne’deki Sanayi Esnafı Modifiye Cezalarına Tepkili

Edirne’de sanayi esnafı Uğur Çakır ve Onurcan Aksoy, son günlerde modifiyeli araçlara yönelik uygulanan cezalar hakkında açıklamalarda bulundu. Esnaflar, trafik güvenliğini tehlikeye atan ve kamu düzenini bozan sürücülere ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtirken, araçlarını yalnızca görsel olarak kişiselleştiren sürücülere yönelik cezaların ise sektörü zor durumda bıraktığını ifade etti. “CEZA KAMU HUZURUNU BOZANA YAZILMALIDIR” Konu ile ilgili konuşan Uğur Çakır, “Drift yaparak trafiği tehlikeye atanlara, çevreyi rahatsız edecek seviyede egzoz sesi çıkaranlara, gece yarısı mahalle aralarında son ses müzikle kamu düzenini bozanlara, trafik kurallarını hiçe sayanlara, can ve mal güvenliğini tehlikeye atan sorumsuz sürücülere karşıyız. Bu tür davranışlara ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Ceza yazılmalıysa; tehlike oluşturana, kuralları ihlal edene, kamu huzurunu bozana yazılmalıdır Ancak sadece aracında egzoz başlığı var diye, multimedya ekranı var diye, ses sistemi var diye, jant-lastik değişimi yaptı diye, aracını görsel olarak kişiselleştirdi diye bir sürücüyü suçlu ilan etmek hukuka da vicdana da sığmaz” dedi. “ARAÇ MODİFİYE ETMEK SUÇ DEĞİLDİR” Araç modifiye etmenin suç olmadığını, hangi modifikasyon güvenlik ihlali olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini belirten Çakır, “Araç modifiye etmek bir suç değildir. Kişisel zevk ve görsel düzenleme ile kamu düzenini bozmak aynı şey değildir. Bugün uygulamadaki belirsizlikler nedeniyle, hiçbir şekilde kamu düzenini bozmayan, trafik güvenliğini tehlikeye atmayan sürücülere keyfi ve yoruma açık cezalar yazılmaktadır. Bu durum hem sektöre hem de vatandaşın hukuk güvenliğine zarar vermektedir. Biz açık ve net bir yasal çerçeve istiyoruz: Hangi modifikasyon güvenlik ihlalidir, açıkça yazılmalı. Hangi ekipman teknik şartlara uygunsa serbest bırakılmalı. Yorumla değil, teknik ölçümle işlem yapılmalı. Keyfi uygulamalara son verilmelidir. Kamu düzenini bozan cezalandırılsın. Ama aracını seven, yatırım yapan, emeğini koyan insanlar suçlu muamelesi görmesin. Adalet; herkese eşit uygulandığında anlamlıdır” ifadelerine yer verdi. “İNSANLAR ARAÇLARINI KİŞİSELLEŞTİRMEYE KORKUYOR” Vatandaşların araçlarını modifiye etmekten korktuğunu belirten Sanayi esnafı Onurcan Aksoy, “Son dönemde işlerimiz oldukça azaldı. Araçlarına tampon, aksesuar ya da farklı modifiye işlemleri yaptırmak isteyen birçok genç arkadaşımız, kesilen cezalar nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı. Bu durum sadece bizi değil; boyacıları, kaportacıları, motor ustalarını, elektrikçileri ve ses sistemi işi yapan esnafı da etkiledi. Aldığımız birçok malzeme elimizde kaldı. İnsanlar şu an araçlarını kişiselleştirmeye korkar hale geldi” diye konuştu. “MODİFİYELİ ARAÇLAR SÖKTÜRMEYE GELİYOR” Vatandaşların araçlarına yapılan aksesuarları söktürmek için geldiğini belirten Aksoy, “Modifiye işinin bize ciddi bir katkısı vardı. Bu sadece basit bir iş olarak görülmemeli. Trakya’nın birçok ilinden müşterilerimiz geliyordu. Şimdi onların çoğu geri çekilmek zorunda kaldı. Hatta önceden anlaştığımız, hazırda bekleyen işlerimiz vardı. Cezalar nedeniyle onların hepsini iptal etmek zorunda kaldık. Yapılmış araçlar bile söktürülmek için tekrar geri geliyor. Anlaştığımız birçok iş de bu nedenle iptal oldu” ifadelerine yer verdi. SELİMİYE’DE GENİŞ KATILIMLI BASIN AÇIKLAMASI Kesilen cezalarla ilgili yarın geniş katılımlı bir açıklama yapacaklarını duyuran Aksoy, “Yarın bu cezalarla ilgili bir açıklama yapacağız. Amacımız sesimizi duyurmak. İnsanların arabasını kişiselleştirmesi bir suç olmamalı. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı yarın saat 20.30’da Selimiye Meydanı’na davet ediyoruz. Amacımız tepkimizi göstermek ve yetkililere sesimizi duyurmak” dedi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.