Hava Durumu

#Bıçak

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Bıçak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bıçak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı Haber

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı

Edirne’de ailesiyle aynı apartmanda yaşayan Ömer Gökhan A. (41), eşi Didem Örs A. (38) ile 11 yaşındaki oğulları Doruk Kaan A.’yı boğarak öldürdükten sonra bıçakla kendini yaralayarak intihara teşebbüs etmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ömer Gökhan A., sağlık problemlerini gerekçe göstererek duruşmaya katılmazken, mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise yaşanan trajedinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. “KIZIMIN CESEDİNİ GÖRSEYDİM GÖKHAN’I BEN ÖLDÜRÜRDÜM” Duruşmada ilk olarak söz alan Didem Örs A.nın babası Ahmet Örs, olaydan önce aile içinde hiçbir sorun olmadığını belirterek şunları söyledi; “Olay yaşanmadan önce onların evindeydik. Hiçbir sorun yoktu, sağlıklı bir ilişkileri vardı. Zaten bizim şaşkınlığımız da buradan kaynaklanıyor. Ömer’in sanal kumar oynadığına dair söylemleri sonradan duyduk. Kızımın bundan haberi olsa mutlaka bize söylerdi. Maddi sorun yaşadıklarına dair de hiçbir emare yoktu. Evlerine gittiğimizde her şey yerindeydi. Biz aile olarak zaten her anlamda destek oluyorduk.” Olay günü yaşadıklarını anlatırken zor anlar yaşayan Ahmet Örs, sözlerine şöyle devam etti; “Olay günü çilingir kapıyı açtığında ilk ben girdim. Ömer’i yerde kanlar içinde gördüm. Yatak odasına yöneldiğimde torunum yatakta yatıyordu, buz gibiydi, morarmaya başlamıştı. Didem’i aradım ama evde bulamadım. O anki telaşla binadan aşağı indim, etrafa baktım. Meğer kızım çocuk odasında ölü vaziyetteymiş. Eğer ben kızımı o gün yatak odasında o vaziyette görseydim, şu an karşınızda sanık olarak bulunmaktaydım. Sanıktan şikayetçiyim, kızım ve torunum için en ağır cezayı almasını istiyorum.” “SON AKŞAMA KADAR ARALARI ÇOK İYİYDİ” Maktul Didem Örs A.’nın annesi Meliha Örs ise olayın ardından hala şokta olduklarını dile getirdi. Kızının evliliğinde bir sorun fark etmediklerini söyleyen anne Örs, şu ifadeleri kullandı; “Hala şoktayız. Son akşama kadar araları çok iyiydi. Hiçbir şey fark etmedik. Kızım ‘Ömer’im de Ömer’im’ derdi. Eşimin ‘Ne olmuş burada?’ diye attığı çığlığı hala kulaklarımda.” “ZEMİNE KANLA YAZILMIŞ ‘BENİ AFFEDİN’ YAZISI VARDI” Olay yerinde görülen detayları da mahkemeyle paylaşan Meliha Örs, şunları söyledi; “Eşim, Ömer’in üzerinde kan lekeleri bulunan bir adet falçata ve bir adet sap kısmı siyah renkli bıçak gördüğünü söyledi. Bunların yanında zemine kanla yazılmış ‘beni affedin’ yazısı vardı. Şikayetçiyiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz.” “BU CELSE KAÇTI, SONUNA KADAR KAÇAMAYACAK” Ailenin avukatı Erdi Ertek de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanığın bilinçli şekilde duruşmaya katılmadığını savundu. Ertek, şu ifadeleri kullandı; “Sanık, 112 acille hastaneye gitme bahanesiyle duruşmaya katılmadı. Bir sonraki celse yine buradayız, bekliyoruz. Didem ve Doruk için sonuna kadar elimizden geleni yapacağız. Sanığın bu celse kaçmış olması, sonuna kadar kaçabileceği anlamına gelmiyor. Elbet en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız.” Sanığın ifadesinin alınamadığını belirten Avukat Ertek, dosyaya sunulan delillere de dikkat çekerek şunları ekledi: “Sanığın hastaneye gitmesinden dolayı bu celse ifadesi alınamadı. İfadesi alınana kadar bekleyeceğiz. Sanığın bahis hesabını oğlunun adına açtığını ve bahis oynadığına dair WhatsApp konuşmalarının bulunduğunu biliyoruz. Bu konuşmaları mahkeme heyetine sunduk.” Yargılama, sanığın ifadesinin alınması ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

Köyüne kurduğu atölyede el yapımı bıçak üretiyor Haber

Köyüne kurduğu atölyede el yapımı bıçak üretiyor

Aile üyelerinin avcılığa olan ilgisi dolayısıyla genç yaşlarda bıçak üretimine merak duyan Yılmaz, 7 yıl önce Lalapaşa ilçesine bağlı Çömlekakpınar köyündeki evinin bahçesine küçük bir atölye kurdu. Geleneksel olarak üretim yapan bıçak ustalarını ziyaret edip kısa eğitimler alan Yılmaz, bu sürede ustalığını geliştirdi. Profesyonel olarak 5 yıldır el yapımı bıçak üreten Yılmaz'a 2022 yılında bıçakçılık alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı kartı verildi. El emeğiyle günler harcayarak ürettiği bıçakların yapımında kullandığı endüstriyel aletleri de imal eden Yılmaz, ocağın başında ısıttığı çelik ile farklı tasarımlarda bıçaklar hazırlıyor. Doğa, kamp ve avcılıkla ilgilenenler Yılmaz'dan kendileri için özel üretim bıçaklar isterken, şefler de mutfaklarında kullanmak için bıçak talebinde bulunuyor. Yurt içi ve yurt dışına satış yapan Yılmaz, bir bıçağı modeline göre farklılık göstermekle birlikte ortalama bir haftada hazırlıyor. - "Yaptığım usta ziyaretleri bana fikir verdi" Atölyesinde çelikten avcı ve mutfak bıçağı imal eden Samet Yılmaz, AA muhabirine, küçük yaşlardaki üretim merakının ustalığa kadar uzandığını söyledi. Evinin bahçesindeki atölyede el emeğiyle bıçak yaptığını belirten Yılmaz, "Yaptığım usta ziyaretleri bana fikir verdi. Fuar gezilerinde bulundum. Üretim aşamasının ardından vitrine çıkan bir bıçağın nasıl olması gerektiğini gördüm. O süreçten sonra yavaş yavaş eksiklerimi tamamladım." dedi. Yılmaz, modern teknolojiden de faydalanıp bıçak yapımında kullanılan aletleri kendisinin tasarladığını dile getirdi. Kaliteli el işi bıçak yapmanın ustalık ve doğru malzemeden geçtiğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti: "Fırın, ocak ve dövme makinesini kendim tasarlayıp ürettim. Özellikle dövme esnasında kömürlü ocağımı ve ısıl işlem esnasında elektrikli ocağımı daha kaliteli ürün sunabilmek için kendim yaptım. Bıçak yapımında öncelikle ham maddeyi doğru seçmek lazım. İyi bir çelik olmalı. Daha sonra çok eskilere dayanan dövme tekniklerini uygun ısıda yapmak gerekiyor. Ardından yüzeyi pürüzsüz hale getirmek için zımpara makinesi kullanıyoruz. Daha sonra çeliğe mukavemet kazandırmak için tekrar fırında ısıl işlemden geçiriyoruz. Yüzey temizliği ve kabza kısmından sonra bıçağı bileyip tamamlıyoruz. Bir bıçağı yapma süreci modele göre değişiyor. En az 5 günden başlayıp 10 güne kadar çıkabiliyor." - "Bu sanatın ölmemesi lazım" Bıçak yapımında ustalaşan Yılmaz, çırak yetiştirmek istediğini dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı: "Mesleği gençlere aktarmak istiyorum. Bu sanatın ölmemesi lazım. Bıçak yapımının inceliklerini birilerine aktarmak istiyorum. Çok değerli bir meslek, tarihi, yüzlerce yıllık bir iş. O yüzden bu işe merak duyanlara, çevremdekilere öğretmeyi çok arzuluyorum. Sanatımızı güzel yaptığımız için talep artıyor. Hem yurt içinden hem yurt dışından talep var. Yurt içinde şefler, güvenlik güçlerimiz ve doğaseverler bıçaklarıma ilgi gösteriyor. Özellikle komşu ülkeler Bulgaristan ve Yunanistan'dan talep oluyor. Amerika'ya da gönderdiğim bıçaklarım oldu."

144 yıldır bıçakçılık yapan aile Haber

144 yıldır bıçakçılık yapan aile

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde yaşayan Bıçakçı Ailesi, tarihi Bedesten Çarşısı’ndaki dükkanlarında 1,5 asra yakın bıçakçılık yaparak geçimlerini sürdürüyor. Aile, dedelerinden miras kalan bıçakçılık mesleğini nesilden nesile aktarmak için çalışıyor. Ailenin bıçakçılık mesleğinde 4’üncü kuşak olan Murat Bıçakçı ve 5’inci kuşak olan oğlu Alaattin Bıçakçı, baba oğul birlikte çalışıyor. Aile, dedelerinden miras kalan mesleği çocuklarına ve torunlarına aktarmak istiyor. Beş kuşaktır bıçakçılık mesleğini sürdüren Bıçakçı Ailesi'nin işlerini 140 yılı aşkın süredir bu günlere getiren aile büyüklerinin ilk 4 kuşağına ait fotoğrafları ise iş yerinin başköşesinde asılı duruyor. 144 yıldır bu mesleği yapıyorlar 50 yaşındaki bıçak ustası Murat Bıçakçı, küçüklüğünden beri dedelerinden kalan ata mirası bıçakçılıkla ilgileniyor. Bıçakçı, “Bıçakçılık mesleğini icra ediyoruz. Aşağı yukarı 40 yıldır dükkanda meslekle haşır neşir oluyorum. 144 yıldır, 5 kuşaktır bu mesleği yapıyoruz. Oğlum da Allah’ın izniyle devam edecek. O da mesleğimizi seviyor. Et, peynir kesilecek, mesleğimiz devam edecek. Mesleğimiz gelecek vadediyor. Bu yaşımıza kadar geldik, devam ediyoruz. Vazgeçmek yok. Bu mesleği sürdürmekten mutluyuz. Oğlumu da meslek konusunda yetiştiriyorum. Boynuz kulağı geçecek herhalde. Yakın zamanda göreceğiz inşallah. Soyadımız da Bıçakçı. Allah’ın izniyle bıçakçılığı devam ettireceğiz” dedi. Dedelerden babaya, babadan oğula Dedelerinden babasına, babasından ise kendisine kalan bıçakçılık mesleğinde ailenin son ustası olan Alaattin Baran Bıçakçı ise, “23 yaşındayım. Küçüklüğümden beridir hep dükkana gelip gidiyorum. Babamdan gördüğüm, dedemden gördüğüm her şeyi yapmaya çalışıyorum. 144 senedir biz bu işi devam ettiriyoruz. Hala da devam ettireceğimizi düşünüyorum” dedi. Ailenin bıçakçılık mesleğinde 5. kuşak olan Alaattin Baran Bıçakçı, evlenip çocuk sahibi olması durumunda atalarının mirası bıçakçılık mesleğini çocuğuna öğretip gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.