Hava Durumu

#Bilimsel Araştırma

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Bilimsel Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilimsel Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜ’de “Senin Sporun, Senin Yönetimin” Spor Şenliği Düzenlendi Haber

TÜ’de “Senin Sporun, Senin Yönetimin” Spor Şenliği Düzenlendi

‎Trakya Üniversitesi (TÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından, Edirne Belediyesi'nin desteğiyle Balkan Yerleşkesi Yeni Spor Salonu’nda "Senin Sporun, Senin Yönetimin” projesi kapsamında Spor Şenliği gerçekleştirildi. ‎Şenliğe TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar, proje yürütücüsü ve Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Nilüfer Sivrikaya Tokgöz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. ‎Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda konuşan proje yürütücüsü ve Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Nilüfer Sivrikaya Tokgöz, şenliğin TÜBAP tarafından desteklenen “Fiziksel Aktivite ve Spor Etkinliklerinin Zihinsel Engelli Bireylerin Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisinin İncelenmesi” projesi kapsamında düzenlendiğini söyledi. ‎Tokgöz, proje kapsamında Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin 18 yaş üstü zihinsel engelli bireylerle birlikte çalışmalar yürüttüğünü belirterek, sporun fiziksel gelişimin yanı sıra sosyal hayata katılımı da desteklediğini ifade etti. ‎Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar, projenin iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. ‎TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan da etkinlikte bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek projeye katkı sunan herkesi kutladı. ‎Konuşmaların ardından şenlik; dans gösterileri, Edirne Belediye Bandosu dinletisi, 3x3 karma basketbol maçı, partnerli bocce ve bowling yarışmaları, madalya töreni, teşekkür belgelerinin verilmesi ve kapsayıcı dans etkinliği ile devam etti. Program renkli görüntülere sahne oldu. ‎MERT ERİŞKİN

Prof. Dr. İnci, 40’ncı Yılında Çernobil Faciasını Anlattı Haber

Prof. Dr. İnci, 40’ncı Yılında Çernobil Faciasını Anlattı

Trakya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Osman İnci, bu yıl 40’ncı yılı olan Çernobil Nükleer Santral faciasının Edirne’ye etkileri ve o dönem yaşananlarla ilgili Batı Ekspres’e konuştu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’ndeki kazanın 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelse de 28 Nisan 1986 tarihinde İsveç’in dünyaya duyurduğunu hatırlatan Prof. Dr. İnci, olayın duyulmasının ardından Avrupa ve dünyanın alarma geçtiğini söyledi. İnci, Türkiye’deki ilk bulaşın ise Edirne’de tespit edildiğini belirtti. “YAĞMURUN RADYOAKTİF MADDELİ OLDUĞU KONUŞULUYORDU” İnci, facianın duyulmasının ardından Çernobil Nükleer Santrali’nin Türkiye’ye mesafesinin bin kilometreden fazla olduğunu düşündüklerini ve o güne kadar böyle bir olayla karşı karşıya kalmadıklarını belirtirken; “Büyük oğlum 4 yaşındaydı. Eşim de küçük oğluma 5 aylık hamileydi. Karaağaç’taki Söğütlük’e pikniğe giderdik. 3 Mayıs 1986 tarihinde henüz hava kararmamışken, beklemedik bir şekilde Söğütlük’te yağmur çiseledi. Arabaya binip eve geldik. O günlerde Edirne’de pazar günleri fırınlar açık olmazdı. Cumartesi gününden ekmeğimizi de aldığımız için pazar günü hiç dışarı çıkmadık. Pazartesi günü işe gidince herkes yağmurun radyoaktif maddeli olduğunu konuşuyordu. Herkes önlemini alıyordu. Benim de ilk aklıma gelen, eşim ve oğlumu bölgeden uzaklaştırmak oldu. Akşam saatlerinde ailemi İstanbul’a gönderdim ve 15 gün orada kaldılar” ifadelerini kullandı. “4-5 KÖYDE KARANTİNA UYGULANDI” Edirne’deki yağıştan sonra Türkiye Atom Enerjisi Kurumu görevlilerinin radyasyondaki artış tespitlerini yaptıklarını söyleyen İnci; “Türkiye’de ilk bulaş Edirne’deydi. Vali olayın ciddiyetini kavradı ve önlemler başladı. Pazar günü Edirne Belediyesi anons etmiş ama biz dışarı çıkmadığımız için bilmiyoruz. Dışarı çıkılmamasını, özellikle gölet halindeki sulara basılmamasını anons ediyorlar. Hem itfaiye hem de belediyenin arazözleriyle o sular yıkandı. Edirne ile Kapıkule arasındaki bölge, en çok bulaşmanın olduğu bölgeydi. Belediye Başkanı, sebze ve meyve alınmamasını, evdekilerle idare edilmesini, belediyeden haber beklenmesi gibi birtakım önlemler söyledi. Kapıkule etrafındaki 4 ya da 5 tane köye karantina uygulandı. Hayvanların dışarıya salınmaması konusunda net emirler verildi. Fakat bir süre sonra sütteki değerlere bakıldığında radyasyon olduğu tespit edildi. Köylü her şeye rağmen hayvanlarını meralara bırakmış. Daha sonra peynirden de çıktı. Böyle olaylar yaşandı” dedi. “TRAKYA’YI BU KONUDA İNCELEYEN YOK” İnci, Çernobil faciasının en çok Trakya ve Doğu Karadeniz’i etkilediğini belirterek; “Şu anda Bursa Milletvekili olan Kayıhan Pala, halk sağlığı profesörüdür ve 2005 yılında Hopa başta olmak üzere Rize’deki kanser ölümlerinin miktarlarını ve yıllara göre devlet kayıtlarındaki sayılarını yayımladı. Ama Trakya’yı bu konuda inceleyen yok. Konuyla ilgili veri var ama çalışan yok. Ama Trakya’nın bir büyük sıkıntısı daha var. Ergene’den dolayı kanser olan insanlarımız var” sözlerine yer verdi. “DÖNEMİN REKTÖRÜ SESSİZ KALDI” Çernobil faciasından 3 ay sonra yasaklar kalksa da karantina bölgelerinin devam ettiğini söyleyen İnci; “Dönemin Dekanı ve Başhekiminin, çalışan asistanları ya da doktorları bilgilendirici bir toplantı yaptıklarını hatırlamıyorum. Sen üniversitesin; senin nükleer tıp bölümün var, nükleer fizikçin var. Rektör Yardımcısı, Atom Enerjisi Kurumu’ndan Trakya Üniversitesi’ne gelmişti. En azından Rektörün sessiz kaldığını biliyorum. ‘Bu konuyu etraflıca inceleyecek ekipler kurun, araştırma yapın, paranızı döner sermayeden vereceğim’ diyebilirdi. Trakya Üniversitesi bilimsel araştırma bütçesi var. Döner sermayenin yüzde 3’ünü oraya vermek zorundasın. Ama ne yaptılar? Oralardan aldıkları paralarla odalarına dolap vs. aldılar” dedi. “EDİRNE HALKI ÖNLEMLERE UYDU İnci, Edirne halkında ise çok büyük bir panik yaşanmadığını ifade ederek; “Edirne halkı aydındır. Tüm önlemlere uydu. Kimse pazar yerlerine gidip alışveriş yapmadı. Çünkü kendi ürünleri geliyordu ve o ürünler, o yağmuru yedi. Akşam saat 20.30’da başlıyor, 15 dakika sürüyor ve doluyla birlikte yağıyordu. Ölçüm yaptıklarında Türkiye’nin en yükseği çıkıyordu” diye konuştu. DEVAM EDECEK… UĞUR AKAGÜNDÜZ

Atatürk Üniversitesi'nde "Moleküler Biyoloji ve Genetik" Zirvesi Haber

Atatürk Üniversitesi'nde "Moleküler Biyoloji ve Genetik" Zirvesi

Moleküler biyoloji ve genetik alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı kongreye 30 üniversiteden yaklaşık 600 katılımcı yoğun ilgi gösterdi. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen kongre, her iki üniversitenin Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümleri öğrenci kulüpleri olan ATAGEN ve GEN AKTÜEL'in katkılarıyla hayata geçirildi. Bu yıl organizasyonun ev sahipliğini üstlenen Atatürk Üniversitesi, bilimsel üretimi teşvik eden yaklaşımıyla dikkat çekti. Kongrenin açılış programında üniversite yöneticileri, moleküler biyoloji ve genetik alanının sağlık, tarım, çevre ve endüstri başta olmak üzere pek çok sektörde sunduğu yenilikçi çözümlere dikkat çekti. Programa; Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ile Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melda Şişecioğlu'nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Alanında Uzman İsimlerden Bilimsel Sunumlar Kongrede, alanında yetkin akademisyenler davetli konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Ahmet Katı ve Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker, gerçekleştirdikleri sunumlarla katılımcılara moleküler biyoloji ve genetik alanındaki güncel araştırmalar, yenilikçi yöntemler ve geleceğe yönelik bilimsel perspektifler hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Poster ve sözlü sunum oturumlarının düzenlendiği kongrede, genç araştırmacılar bilimsel çalışmalarını paylaşma imkânı buldu. Sunulan bildirilerin, talep edilmesi halinde hakem sürecinden geçirilerek Avrasya Moleküler ve Biyokimyasal Bilimler Dergisinde yayımlanacak olması, organizasyonun akademik niteliğini daha da güçlendirdi. Bilimsel Altyapı ve Kurumsal Destek Kongre kapsamında, Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Araştırma Teknoloji Merkezi (DAYTAM) tarafından Hücre Kültürü Çalıştayına altyapı desteği sağlandı. Bunun yanı sıra TÜBİTAK, Milli Teknoloji Atölyeleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB), ÜNİDES ve Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) gibi önemli kurumların katkılarıyla organizasyon güçlü bir destek yapısına kavuştu. Bilimsel paylaşımların yanı sıra akademik iş birliklerinin geliştirilmesine de zemin hazırlayan kongre, moleküler biyoloji ve genetik alanında çalışan akademisyenler ile öğrenciler arasında önemli bir etkileşim ortamı oluşturdu. Organizasyon komitesi, kongrenin önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımla sürdürülmesini hedeflediklerini belirterek, Erzurum'un bilimsel etkinlikler açısından cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.