Hava Durumu

#Buğday

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Arabacı: “Buğdayda Şu An Dondan Etkilenme Riski Yok” Haber

Arabacı: “Buğdayda Şu An Dondan Etkilenme Riski Yok”

Yağışlar nedeniyle tarlasına giremeyen çiftçilerin birçoğu gelişen teknoloji ile beraber dron ile gübreleme yapıyor. Bazı çiftçilerde ise gübreleme için erken olduğunu, erken büyüyen buğdayın, geç dönemde oluşacak don ile zarar görme ihtimali olduğu görüşü hakim. “GÜBRELEMEDE ACELEYE GEREK YOK” Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, konuyu ziraat mühendisleriyle de değerlendirdiklerini, şu an için bir risk olmadığını belirterek; “Şubat sonu ya da mart ayında oluşan don, çok arzuladığımız bir olay değil. Bu yıl buğday ekiliş dönemindeki toprağın tavı ve yağışlar buğdayın erken gelişmesini sağladı. Daha sonra havanın soğumasıyla buğday duraksama dönemine geçti. Bu duraksama dönemi sonrası buğdaya gübreleme yapılarak tekrar büyümesi sağlanıyor. Birçok üreticimiz havaların yağışlı olması sebebiyle drone ile gübreleme yapıyor. Bu gübreleme buğdayda tekrar büyümesine sebep oluyor. Fakat bu büyümeden sonra oluşabilecek don, buğday için risk teşkil ediyor. Şu an mühendis arkadaşlarımızla da fikir alışverişi yapıyoruz. Buğday ufak kaldı ya da gelişimi zayıf kaldı gibi düşünmek için erken. Gübrelemeye acele etmeye gerek yok diye düşünüyorum. Yağış olması sevindirici. O yüzden gübrelemede çok geç kaldığımız bir durum yok. Ürün normalden hızlı büyür, kaleme kalkar, kaleme kalktıktan sonra çok yoğun don olursa o zaman risk oluşur. Bundan birkaç yıl önce geç dönemde don olayı olmuştu. Buğdaylar yere yattı ve bozulanlar oldu. Şu anki ürünün gelişimine baktığımızda da gelişimi iyi gözüküyor” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

Arabacı: Edirne’de Toprak Doydu, Kuru Alan Kalmadı Haber

Arabacı: Edirne’de Toprak Doydu, Kuru Alan Kalmadı

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kış döneminde alınan yağışların çiftçiler için olumlu bir tablo oluşturduğunu ifade etti. Toprağın büyük ölçüde doyuma ulaştığını belirten Arabacı, bu durumun özellikle buğday ve kanola ürünlerinin gelişimi açısından önemli olduğunu vurguladı. “ÖNCEKİ YILLARA GÖRE FAZLA YAĞIŞ ALDIK” Arabacı, “Kış yağışları şu ana kadar olumlu seyrediyor. Toprak belli bir doyuma ulaştı. Henüz tamamen yeterli seviyeye ulaşıp ulaşmadığını net olarak söylemek zor ancak tahminimize göre artık kuru toprak kalmadığını düşünüyoruz. Çünkü güzel yağışlar aldık ve baraj debileri de yükseldi. Şu anda ekili olan buğday ve kanola ürünlerinin gelişimi açısından herhangi bir sıkıntı bulunmuyor. Yağışlar bu ürünler için yeterli ve olumlu seviyede. Önceki yıllara kıyasla bu kış daha fazla yağış aldık. İlkbahar ve yaz aylarında yağışlar az olsa bile, kışın alınan bu yağışlar bir nebze olsun telafi edici olur” dedi. “İDEAL DURUM, KIŞ VE YAZ DÖNEMLERİNDE YAĞIŞIN DEVAM ETMESİ” Sadece kış dönemindeki yağışların yeterli olmayacağını dile getiren Arabacı, “Geçtiğimiz iki yıl ayçiçeğinde verim düşüktü; bazı bölgelerde 30-40 kiloyu bile bulmayan ürünler oldu. Bu yıl için aynı durumun yaşanmayacağını umut ediyoruz. Ancak yılın nasıl geçeceğini şu an net olarak söylemek mümkün değil. Hava şartları tamamen belirleyici olacak. Örneğin mart ve nisan aylarında iki ay boyunca yağış olmazsa buğday strese girer. En ideal durum, kış ve yaz döneminde belirli aralıklarla yağışların devam etmesidir. Bu şartlar sağlanırsa en iyi verim elde edilir. Eylül ayındaki buğday ekim döneminden bugüne kadar güzel yağışlar aldık. Toprağın doyuma ulaşmasını sağlayacak seviyede kış yağışları gerçekleşti. Şu an için süreç olumlu ilerliyor. Üreticilerimizin emeğinin karşılığını alacağı bir yıl olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor Haber

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, 2025 yılı temel destek ve planlı üretim desteği icmallerinin askıya çıktığını açıkladı. Üreticilerin destek ödemelerine zamanında ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Arabacı, hem 2025 yılı desteklerinin bir an önce ödenmesi hem de 2026 yılına ait desteklerin aynı yıl içerisinde, özellikle buğday ekim dönemine kadar çiftçilere ulaştırılması gerektiğini ifade etti. “ÜRETİCİMİZİN ALACAĞI DESTEKLER ASKIYA ÇIKTI” Arabacı, “2025 yılı içerisinde ekilen tüm ürünlerin; buğday, ayçiçeği, kanola, çeltik ve bölgemizde ekimi yapılan arpa dahil olmak üzere ekilen tüm ürünlerle ilgili 2025 yılı sezonu sona erdi. 2026 yılına ise şubat ayı itibarıyla girmiş bulunuyoruz. Bugün itibarıyla üreticilerimizin alacağı destekler askıya çıkmış durumda. Yaklaşık 15 günlük bir askı süresi var. Biz bugüne kadar şunu söyledik: Üreticilerimizin 2025 yılı desteklerini, en geç eylül – ekim aylarında buğday ekimine başlamadan önce alması gerekiyordu. Çünkü 2026 yılı ürünleri için tohum, gübre, mazot ve zirai ilaç gibi girdileri bu desteklerle rahatlıkla temin edebilmesi için o dönemde ödenmesini talep etmiştik. Ancak bugüne kadar bu desteklerle ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Bugün itibariyle askıya çıktı ve 15 günlük bir askı süresi var” dedi. “ÜRETİCİLER ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR” İki yıl üst üste ciddi bir kuraklık yaşandığını hatırlatan ve üreticilerin çok zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Arabacı, “Üreticilerimiz gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. İki yıl üst üste kuraklık yaşandı. Buğdayda Edirne ortalamasına baktığımızda zarar edilmediğini söyleyebiliriz ancak çok yüksek kazançlar da elde edilmedi. Bunun yanında bazı bölgelerimizde 150 kilogram verim alan üreticilerimiz var ve bu üreticilerimiz zarar etti. Ayçiçeğinde ise üreticilerimiz 2 yıldır kendi tarlasında zarar ediyor. Para kazanmayı bırakın, maliyetlerini dahi karşılayamaz duruma geldi. Bu 2 yılın ardından üreticilerimiz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Bu nedenle desteklerin erken ödenmesini talep ettik. Üreticimizin elinde bir miktar para olsun ki tohumunu, gübresini, ilacını alabilsin. Bugüne kadar bu gerçekleşmedi. Şimdi icmaller askıya çıktı. Temennimiz, askı süresi biter bitmez bakanlığımızın destekleri acilen ödemesidir. Üreticilerimizin buna gerçekten çok ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi. “2026 YILI DESTEKLERİ EKİM AYINA KADAR VERİLMELİ” Bu yılki desteklerin ekim ayına kadar verilmesi gerektiğini altını çizen Arabacı, “Şu anda 2026 yılı içerisindeyiz. Buğdayımızı ektik, kanolamızı ektik. Mart ayı itibarıyla hava şartlarına göre ayçiçeği ekimine başlayacağız. Mayıs ayında ise çeltik ekimleri yapılacak. Önümüzdeki yıllar için beklentimiz şudur: 2026 yılına ait desteklerin, en geç 2026 yılının ekim ayında, yani buğday ekiliş dönemine kadar üreticilerimize ödenmesidir. Bu şekilde üreticilerimiz en azından bir nebze olsun nefes alabilir. İnşallah Bakanlığımız bu konuda gerekli çalışmaları yapar ve üreticilerimizin taleplerini karşılar. Üreticilerimiz adına bunun gerçekleşmesini umut ediyoruz” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var Haber

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var

Edirne Belediyesi tarafından, tarımda alternatif ürünler üretilmesi için belediyeye ait arazilerin bir kısmına geçen yıl nohut ekimi denemeleri yapılmıştı. Yapılan deneme ekimlerinde başarıya ulaşılarak, üretilen nohutlar paketlenerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere yardım kolilerine konuldu. Edirne’de yetişen buğday, ayçiçeği ve çeltik gibi ürünlerden hem daha az maliyetli hem kuraklığa dayanıklı hem de daha iyi gelir getiren nohuttaki başarı, Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün yeni arayışlara girmelerine sebep oldu. Yeni dönemde Karaağaç’ta bulunan araziye mercimek için deneme ekimleri yapılacağını belirten Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın; “Edirne Belediyesi olarak geçen yıl bölgemizde uzun süredir çok yoğun bir şekilde ekimi yapılmayan nohut ekimini kendi tarlalarımızda yaparak çiftçilerimizin de nohut üretimini nohut hasadını tecrübe etmesini sağlamayı hedeflemiştik. Belediyemize ait Yıldırım mevkiindeki arazilerde nohut üretimimizi gerçekleştirdik. Ekiminden bakımına ve hasat sürecine kadar çiftçilerimiz de gelerek tarlalarımızda gözlemlediler. Hem şehir içi olması da büyük bir avantaj oldu. Bölgemiz adına güzel bir üretim sezonu geçirdik. Bölgemizde kuraklık son yıllarda had safhada. Ayçiçeğinden istediğimiz verimliliği sağlayamıyoruz, buğdaydan arpadan sağlayamıyoruz. Alternatif ürünlere yönelmek istiyoruz” dedi. “TOHUM DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI” Nohutta üreticiye tohum desteği vereceklerini söyleyen Ilgın; “Bizim nohut çeşidimiz gerçekten oldukça verimli ve lezzetli bir çeşitti. Üreticilerimiz bunun tohumundan talep ettiler. Biz de çiftçilerimize tohum desteği sağlayacağımızı söyledik. Başvurulara almaya başladık. Objektif kriterlerle çiftçilerimizin başvuruları değerlendiriliyor ve bu yıl Edirne'de geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla nohut ekilecek. Nohut üretiminde Türkiye ithalatçı pozisyonda. Türkiye'nin ürettiği nohut Türkiye'nin ihtiyacına yetmiyor. Edirne özeline baktığımız zamanda da Edirne'nin yetiştirdiği nohut miktarı Edirne'nin ihtiyaç duyduğu nohut miktarına cevap veremiyor. Dolayısıyla bizim zaten nohut ekmemiz gerekiyor. Baktığınız zaman ithalatla Meksika'dan ve başka ülkelerden nohut ithal edildiğini görüyoruz. Dövizimiz de dışarı çıkıyor ve nohudun maliyeti buğday ve arpaya göre yetiştirme maliyeti daha düşük. Bu nedenle çiftçilerimizde bir yönelme var. Başvuruları aldık. Bu yıl onlara her türlü teknik desteği de sağlayacağız. Umuyorum ki, çiftçilerimiz de nohut üretiminden istedikleri verimi ve tabii istedikleri maddi geliri sağladıktan sonra bir sonraki yıl daha fazla ekeceklerdir. Bu şekilde Edirne bakliyat üretiminde önemli bir konuma geleceğini düşünüyorum. Şu an başvuru alıyoruz. Amacımız her başvuranın ihtiyacına cevap verebilmek. Bizim tahminimizce yüz üreticiye kadar destek verilecek” diye konuştu. “NOHUTTA MALİYET AZ KAZANÇ ÇOK” Kuraklığa da son derece dayanıklı olan nohutta maliyetin az kazancın fazla olduğunu söyleyen Ilgın; “Bugün buğday ve ayçiçeği hem verim anlamında geçmiş yıllara göre düşük kalıyor hem maliyetleri fazla. Nohut üretimi hem bölgemizde hem Türkiye'de az. Bunun yanında ilaç maliyeti ve gübre maliyeti çok daha az. İşçiliği yok denecek kadar az. Ot mücadelesi ilaçlamayla yapılıyor. Çapaya falan gerek duyulmuyor. Amacımız, en düşük birim alandan en yüksek kazancı sağlamak. O nedenle yönlendirme yapıyoruz. Hasat sonrası pazar konusunda da sıkıntı yaşanmayacak. Zaten Edirne'nin üretimi ihtiyaca cevap veremiyor. Dolayısıyla bir açık var. Pazarlamada bir sıkıntı olmayacak. Bir sıkıntı yaşadığı nokta da Edirne Belediyesi her zaman üreticinin yanında. Bunu Belediye Başkanımızla da paylaştığımızda gerekli satış ağı konusunda da destekler sağlanacaktır. Böyle bir ağ da var ve biz de bu ağın içindeyiz. Endişe duymasınlar. Bakliyat anlamında kendilerine satış konusunda da her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı. “SIRADA MERCİMEK VAR” Nohutta ulaşılan başarının kendilerini mercimek için deneme yapmaya ittiğini ifade eden Ilgın; “Bu yıl nohut üretiminde istediğimiz başarıyı sağladığımız için ve Edirne'nin alternatif ürünlere yönelmesini arzuladığımız için mercimek için çiftçilerimizle görüştük. Daha önceki yıllarda bölgemizde mercimek ekilmiş. Bunu da Edirne Belediyesi ilk olarak başlatacak. Bu yıl Karaağaç bölgemizdeki tarlamıza mercimeğimizi ekeceğiz. Hep birlikte göreceğiz. İlaçlamasını birlikte yapacağız. Ot mücadelesini birlikte yapacağız. Birlikte hasadını yapacağız. Hedefimiz bunun da döneminden 100-150 kilo arası bir verim elde edebilmek. Bu ürünleri Edirne’ye yerleştirdiğimizde İstanbul gibi bir pazara da yakınlığımız var. Bunlar hep ileriye dönük. Daha da iyi tartışılabilir, geliştirilebilir. Paketleme ağı oluşturulabilir. Burada işleme tesisi oluşturulabilir. Büyük firmalarla konuşulabilir. Yani belki geleceğe dönük bir ışık yakmak adına kıymetli girişimler olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Özel, Edirne’de “Ciğer” Hesabı Yaptı Haber

Özel, Edirne’de “Ciğer” Hesabı Yaptı

Edirne Mitingi kapsamında Edirneliler ile Saraçlar Caddesi'nde bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Emeklinin maaşı sekiz çeyrek altından bir buçuk çeyrek altına düştü. Asgari ücretli artık ailesiyle bir porsiyon ciğer yemeye çekiniyor” dedi. Özel, Edirne mitinginde yaptığı konuşmada emekli ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısını somut örneklerle anlattı. Özel, AK Parti iktidarı öncesi ve sonrası dönemleri karşılaştırarak, emekli maaşlarının ve asgari ücretin altın, buğday ve temel tüketim ürünleri karşısında ciddi değer kaybına uğradığını söyledi. “EMEKLİNİN MAAŞI ALTIN KARŞISINDA ERİYOR” Özel, AK Parti iktidarından önceki koalisyon dönemine dikkat çekerek, en düşük emekli maaşının sekiz çeyrek altına denk geldiğini hatırlattı. Bugün bir çeyrek altının yaklaşık 11 bin lira olduğunu belirten Özel, en yüksek emekli maaşının ise 16 bin 800 lira seviyesinde kaldığını ifade etti. “Bugün emekli maaşı ancak bir buçuk çeyrek altın alabiliyor” diyen Özel, “Emekliler şunu iyi düşünsün; AK Parti döneminde emeklinin maaşı sekiz çeyrek altından bir buçuk çeyrek altına düşmüş durumda” ifadelerini kullandı. ASGARİ ÜCRETTE DE BÜYÜK KAYIP Asgari ücretlilerin durumunun da farklı olmadığını vurgulayan Özel, geçmişte asgari ücretle yedi çeyrek altın alınabildiğini, bugün ise bunun iki çeyrek altına kadar gerilediğini söyledi. “Hesap bu kadar basit; eskiden yedi, bugün iki” diyen Özel, alım gücündeki düşüşün herkes tarafından görülebilecek kadar açık olduğunu dile getirdi. BUĞDAY HESABI: EMEKLİ BEŞ KAT ZARARDA Özgür Özel, tarımsal ürünler üzerinden yapılan hesaplara da değinerek, AK Parti iktidarıyla birlikte maaş–ürün dengelerinin bozulduğunu söyledi. Buğday üzerinden yapılan hesapta emeklinin yaklaşık beş kat, asgari ücretlinin ise üç buçuk kat zararda olduğunu ifade eden Özel, “Hesap bilmiyorsanız bile bu gerçeği görürsünüz” dedi. “EDİRNE’DE CİĞER HESABI ORTADA” CHP lideri, konuşmasının dikkat çeken bölümünde Edirne’nin simgesi haline gelen ciğer fiyatları üzerinden geçim hesabı yaptı. Geçtiğimiz yıl Edirne’de bir porsiyon ciğerin 240 lira olduğunu hatırlatan Özel, bugün aynı porsiyonun 400 liraya çıktığını söyledi. Özel, “Geçen sene asgari ücretle 92 porsiyon ciğer alınabiliyordu. Bu sene ise ancak 55 porsiyon alınabiliyor. Aradaki fark 37 porsiyon. Bir yılda 37 porsiyon kayıp var” dedi. Bugün asgari ücretlinin bir porsiyon ciğer yemeye bile çekindiğini belirten Özel, “Eşi ve iki çocuğuyla birlikte ciğer yemeye gittiğinde hesap 2 bin lirayı buluyor. Bunun altından kalkamıyor” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİYE SAHİP ÇIKILMALI” Özel, Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı ürünler üzerinden aynı hesabı yaptıklarını belirterek, “Malatya’da kayısıyı, Manisa’da üzümü, Adana’da pamuğu, Rize’de çayı, Ordu’da fındığı soruyoruz. Edirne’de de buğdayı ve çeltiği soruyoruz” dedi. Üreticiye sahip çıkılmadan ekonomik sorunların çözülemeyeceğini vurguladı. ASGARİ ÜCRETİNİ DE İLAN ETTİ Özel, mitingdeki konuşmasında CHP’nin iktidara geldiğinde vereceği asgari ücreti de açıkladı. Özel “Biz iktidara geldiğimizde asgari ücret, bugünkü parayla 39 bin lira olacak. En düşük emekli maaşı da 39 bin lira olacak” dedi. “SERHAT ŞEHRİ EDİRNE’YE SAHİP ÇIKIN” VURGUSU CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasında Edirne’nin stratejik konumuna da dikkat çekerek, Meriç Nehri ve sınır güvenliği üzerinden çarpıcı mesajlar verdi. Edirne’nin bir serhat şehri olduğunu hatırlatan Özel, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çok sayıda FETÖ mensubunun yakalandığını belirtti. “Şunu da açıkça söyleyeyim; Edirne’de Meriç’i sıkı tutun. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir yılda iki bin FETÖ’cü yakalandı. Bu darbeciler günü geldiğinde kaçmak isterlerse Meriç’ten kaçmaya kalkarlar” diyen Özel, sınır güvenliğinin önemini vurguladı. Zekeriya Öz örneğini hatırlatan Özel, “Zekeriya Öz’ün kaçtığı gibi kaçmaya kalkarlarsa bilsinler ki Edirne’nin sınırı, Edirne’nin evlatlarına emanettir. Serhat şehri Edirne’yi size emanet ediyorum” ifadelerini kullandı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor Haber

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor

Türkiye'nin önde gelen çeltik, ayçiçeği, buğday ve kanola üretim merkezlerinden Edirne'de çiftçiler, üretimi çeşitlendirmek ve yeni gelir kaynakları oluşturmak amacıyla devlet desteğiyle 21 yıl önce meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Bu kapsamda, özellikle Havsa ilçesi başta olmak üzere il genelinde binlerce armut ve elma fidanı toprakla buluşturuldu. Zaman içinde büyüyen ve meyve vermeye başlayan ağaçlar, verimi ve getirisiyle üreticisinin yüzünü güldürdü. Adı meyvecilikle anılmaya başlanan Havsa'nın Kuzucu köyündeki çiftçiler, ürünlerini sağlıklı şekilde saklamak ve kış aylarında da satışını gerçekleştirebilmek için yine devlet desteğiyle soğuk hava deposu kurdu. Yaklaşık 1000 dekar meyve bahçesinin bulunduğu kentte, çiftçiler gençlerin tarıma yönelmesi ve devlet teşvikleriyle üretim alanlarını daha da genişletmeyi hedefliyor. Havsa Meyve Üreticileri Birliği Başkanı İsmail Girgin, yoğunlukla armut ve elma olmak üzere çeşitli meyveleri yetiştirdiklerini söyledi. Meyveciliğin küçük alanlardan yüksek gelir imkanı sunduğunu belirten Girgin, "2004 yılında Valilik projesiyle başladık ve üretime devam ediyoruz. Çok küçük arazilerden yüksek gelir elde edildiğini gördük. İlk olarak 3'er dönümle başladık, gelir elde edildiğini görünce daha sonra bahçeleri büyüttük." dedi. Girgin, zor ve zahmetli olan meyveciliğin diğer tarım ürünlerine göre yüksek getirisiyle öne çıktığını vurguladı. Üreticilerin bir araya gelmesiyle kurulan soğuk hava deposunda ürünlerinin değerini daha da artırdıklarını anlatan Girgin, şunları kaydetti: "İlk yıllarda hasat ettiğimiz ürünleri pazarda satabiliyorduk ancak verim arttıkça bunları hasat döneminde satma şansımızın olmadığını gördük. İlk başlarda Kırcasalih Belediyesinin buzhanesini 4 yıl kiraladık. Orası da yetersiz kalınca 24 üretici birleşip İl Özel İdaresi ve Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle 1000 tonluk bir depo yapmayı başardık. Örneğin ürün hasat zamanı 3 lira ise yılbaşından sonra fiyatı 5 liranın üzerine çıkıyor. Böylece daha yüksek gelir elde ediyoruz." Üretici Selami Kılıçarslan ise bu yıl armut ve elmada verimin iyi olduğunu, diğer meyvelerde ise don nedeniyle verimin düştüğünü ifade etti. Meyveciliği tarımla ilgilenen herkese tavsiye eden Kılıçarslan, "Bu işi yapmaya gönüllü olan ve çalışmayı sevenlere meyveciliği tavsiye ederim. Çeltik, buğday ve ayçiçeği gibi ürünleri yıllarca ürettim. Şu anda meyvecilik yapıyorum. Meyveciliğin geliri diğerlerine göre çok yüksek." diye konuştu. Kenan Kırça da 2 dönümlük armut bahçesinden bu yıl 5 ton ürün almayı hedeflediğini belirtti. Meyve fidanının dikildikten 3-4 yıl sonra verim vermeye başladığını dile getiren Kırça, "Rahmetli Valimiz Fahri Yücel'in projesiyle bu işe yönelmiştik. Günümüzde de üretime devam ediyorum. Üretici arkadaşlarımız gerekli zirai destekleri alarak bu işi yaparsalar başarılı olurlar. Eğer sulama imkanları varsa ve pazarlama sorunu yoksa meyvecilik karlı bir iş." dedi. Hüseyin Öztürk de karlı bir iş olan meyveciliğe gençlerin yönlendirilmesi ve üretimin artırılması gerektiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.