Hava Durumu

#Bulgaristan

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Bulgaristan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bulgaristan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Papaz Alexander Çıkırık Edirne’de Anıldı Haber

Papaz Alexander Çıkırık Edirne’de Anıldı

Edirne’de bulunan Sveti Georgi Bulgar Kilisesi’nin papazı Alexander Çıkırık, vefatının üçüncü yılında düzenlenen ayinle anıldı. Anma programına Edirne Bulgaristan Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Bulgaristan Trakya Dernekleri başkanı Krasimir Premyanov, Haskovo Sapunov Dernek Başkanı Kiril Sadzzhev, Papaz Arhimit Haripadi, Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Dimitri Yotev, din insanları, cemaat üyeleri ve Bulgaristan temsilcileri katıldı. “ÇOK KIYMETLİ BİR İNSANI KAYBETTİK” Programda konuşan Radoslava Kafedzhiyska, papaz Çıkırık’ın yalnızca Edirne için değil Hristiyan dünyası ve Bulgar toplumu için de önemli bir isim olduğunu söyledi. Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Kafedzhiyska, “Bugün burada bulunan herkese çok teşekkür ederim. Bugün hep birlikte kendisini bir kez daha anıyoruz. Vefatının üçüncü yılı ve bu vesileyle onu saygıyla anmak için bir aradayız. Kendisi gerçekten çok kıymetli bir insandı. Sadece Edirne için değil, Hristiyanlar için, Bulgarlar için ve aslında herkes için büyük bir değerdi. Çok kıymetli bir hazinemizi kaybettiğimiz için büyük bir üzüntü duyuyoruz” dedi. Papaz Çıkırık’ın uzun yıllar boyunca Edirne’de görev yaptığını belirten Kafedzhiyska, “Yürüttüğü görevlerde hiçbir zaman kendi sağlığını düşünmedi. Her zaman insanlık için çalıştı. İnsanların bir arada, barış içinde yaşaması için çaba gösterdi. Kültürel etkinliklerde bizleri temsil etti ve önemli çalışmalar yaptı. Onun başlatmış olduğu bu değerli yolu bizler de sürdürmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “BIRAKTIĞI MİRAS HALA YAŞIYOR” Papazın oğlu Georgi Çıkırık da babasının bıraktığı mirasın hâlâ yaşadığını belirtti. Çıkırık, “Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini insan fark edemiyor. Ama vefatından sonra yaptığı şeylerin değerini daha iyi anladım. Aramızda olmasa bile bıraktığı mirasın ve etkisinin devam ettiğine birkaç kez şahit oldum. Bu da beni çok duygulandırıyor” dedi. “CEMAATİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİYDİ” Programda konuşan Dimitri Yotev, papaz Çıkırık’ı saygıyla andıklarını ifade etti. Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Yotev, “Papaz Alex’i vefatının üçüncü yılında saygıyla anıyoruz. Kendisi cemaatimiz için çok değerli bir insandı. Onu kaybetmenin üzüntüsünü hâlâ yaşıyoruz. Yolu ışıklar içinde olsun, yattığı yer aydınlık olsun” diye konuştu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne "Büyük Selimiye İftarı"na Hazırlanıyor Haber

Edirne "Büyük Selimiye İftarı"na Hazırlanıyor

Edirne Valisi Yunus Sezer'in öncülüğünde oluşturulan Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu tarafından düzenlenen Balkan iftarları, bu yıl Bulgaristan'ın başkenti Sofya, Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp, Kosova'nın Prizren kenti ile Arnavutluk'un Elbasan şehrinde gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca Yunanistan’ın Gümülcine kentine bağlı Işıklar ile İskeçe'nin Gökçepınar köylerinde de iftar sofraları kuruldu. Kimi zaman meydanlarda kimi zaman salonlarda gerçekleştirilen iftarlarda, Edirne'den giden sanatçılar ilahiler seslendirdi, din görevlileri dualar etti. Edirne Valiliği Sema Grubu da programlarda sema gösterileri sundu. Edirne Valisi Yunus Sezer başta olmak üzere Edirne heyetinin katılımıyla düzenlenen iftarlarda, Balkanlar’daki soydaşlar ramazanın manevi atmosferinde anavatandan gelen misafirlerle bir araya geldi. Arnavutluk'un Elbasan kentinde düzenlenen iftar programına Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj da katıldı. Programlara ayrıca bölgedeki diplomatik misyon temsilcileri ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri iştirak etti. Balkan şehirlerinde gerçekleştirilen programların devamı niteliğindeki "Büyük Selimiye İftarı" ise 13 Mart Cuma günü Selimiye Camisi Meydanı'nda düzenlenecek. Bu kez Balkanlar'dan gelecek soydaşların anavatanda ağırlanacağı iftara yaklaşık 7 bin kişinin katılması bekleniyor. Davetlerin gönderilmesiyle başlayan program kapsamında Selimiye Meydanı'nda kurulacak büyük iftar sofrası için hazırlıklar sürüyor.

“Istrancalarda Planlanan ve Var Olan RES Sayısı Yaklaşık 2 Bin” Haber

“Istrancalarda Planlanan ve Var Olan RES Sayısı Yaklaşık 2 Bin”

DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü ile ilgili açıklama yaptı. Çidem, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 3 Mart tarihini Dünya Yaban Hayatı Günü ilan ettiğini hatırlatırken, şu ifadeleri kullandı; “Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda yaşayan canlıların günü. Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek, korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı. Özellikle 3 Mart’ın yaban hayatı günü ilan edilmesi anlamlı. Çünkü, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3 Mart’ta imzalanmıştı. Ancak günümüzde azgın bir azınlığın oluşturduğu, doğadaki işgal kuvvetleri yaban hayatını yok ediyor. Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası; yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun evi. Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz. Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) ve orman derinliklerinde gördüğümüz ‘dikkat kamyon çıkar’, ‘dikkat iş makinesi çıkar’ yerde gördüğümüz tabelalara rastlıyoruz. Yaban hayatının yaşam alanlarında olmaması gereken faaliyetler yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Yaban hayatı sahipsiz. Sermayesi yok. Söz hakkı yok. Basını yok. TV si yok. İnsanoğlunun doymak bilmeyen aç gözlülüğü, vicdansızlığı onları güçsüz bırakıyor. Yaşam alanlarını savunacak güçleri yok. TV haberlerinde domuzların Kırklareli’de pazara, İstanbul’da boğaza, Bodrum’da mahalleye indiğini izliyoruz. Gitmesinde ne yapsın. Sermaye dağa çıkınca, domuzlar boğaza, mahalleye ve pazara indi. Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala ‘buralarda ne işi var?’ diyor. Ne yapsın? Senin evini başına yıksalar, evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın? Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz. Ne yazık ki onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi? Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’daki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor. AB bunu yaparken biz ne yaptık? Istrancalar tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından üzerindedir. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki (Göçmen Kuşları) avifaunayı çok ciddi olarak etkileyerek olumsuz sonuçlar doğuracağı bilimsel raporlar ile sabit iken yüzlerce kurulan, binlerce planlanan RES var. İletim hatları kuşları yok sayarak planlanınca, leylekler ve nesli tehlike altında olan ŞAH Kartallar ölüyor. Aslında öldürülüyor. Şah Kartal Yuvalarının bulunduğu üreme ve yaşama alanları RES ile dolduruluyor. Kırklareli’de bulunan tek Küçük Akbaba yuvasının önüne RES dikmek hangi bilimsel temele dayanmaktadır.? Istrancalarda planlanan ve var olan RES sayısı yaklaşık 2 bin adet. Hepsi gerçekleşirse, kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak. Plansız yapılaşmayla zaten karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor. Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir. Son yıllardaki düzensiz göçmen sorunu ülke ya da ülkelerin sorunu değil bütün insanlığın sorunudur. Bu sorunu doğal ve insani olmayan yöntemlerle (örneğin ülkeler birbirlerinin sınırına yüksek duvarlar, jiletli dikenli teller) çözmeye çalıştıklarında bunun diğer hayvan popülasyonlarına yansıması acımasız ve geri dönüşümsüz olabilmektedir. Bir hayvanın veya hayvan grubunun yiyecek veya eş aramak için düzenli olarak üzerinde seyahat ettiği ve komşu hayvanlar veya aynı türden gruplarla örtüşebilecek bir yaşam alanı vardır. Hayvanlar bu alanı binlerce yüzbinlerce yıldır kullanmaktadır ve bu alandaki davranışlarını hareketlerini çoğunlukla içgüdüsel olarak gerçekleştirirler, yani gen kontrollüdür. Bu alanlardaki insani faaliyetleri (yollar, otobanlar, yerleşim yerleri, sanayi aktiviteleri, ülke sınırlarını çizme-koruma amaçlı dikenli – jiletli teller, yüksek duvarlar v.b.) maalesef hayvanların yapmak zorunda oldukları bu hareketleri engeller. Sonuçta otobanlarda ezilmeler, yerleşim alanlarında, sınır boylarında yaralanmalar-ölmeler gerçekleşmektedir. Hayvanların hiçbir suçu yokken insanların bu faaliyetleri maalesef habitatlarını parçalayarak onların beslenme ve üreme faaliyetlerine zarar vermekte, o hayvan türünün popülasyonlarının izole olmasına dolayısıyla iç döllenmenin artmasına ve sonuç olarak genetik çeşitlilikte azalmaya yol açarak popülasyonlarının azalıp yok olmalarına neden olmaktadır. Son yıllarda bunu engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlanmış ve ekolojik koridor-yeşil koridor – yaban yaşamı koridoru gibi insani faaliyetleri veya yapıları ile ayrılmış yaban hayatı popülasyonlarını birbirine bağlayan habitat alanları oluşturulmaya çalışılmakta, böylece o alanlardaki hayvan popülasyonlarının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye-Bulgaristan sınır hattı boyunca hayvanların izledikleri rotalar ortaya çıkarılırken aktif geçiş rotalarında bu şekilde yaban yaşamı koridoru-yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması biyoçeşitliliğimizi korumak açısından önemli bir adım olacaktır. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır” sözlerine yer verdi. HABER MERKEZİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.