Hava Durumu

#Çalıştay

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çalıştay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çalıştay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Emekliler Derneği İndirim Anlaşmalarıyla Dikkat Çekiyor Haber

Emekliler Derneği İndirim Anlaşmalarıyla Dikkat Çekiyor

Edirne Emekliler Derneği, üyelerine özel yaptığı indirim anlaşmalarıyla dikkat çekiyor. Dernek emeklilerin ihtiyacı olan sağlık kuruluşları, gözlükçüler, kitapçılar, mobilya mağazaları gibi birçok işyeri ile yüzde 20-25’lere varan indirim anlaşmaları yapıyor. Derneğin Başkanı Ahmet Ziya Yaz ekonomik sıkıntı yaşayan emeklilerin yükünü bir nebze de hafifletebilmeyi amaçladıklarını belirterek “Edirne Emekliler Derneği olarak öncelikle hükümetten istediğimiz talepler vardı. Bir de yerel olarak neler yapabiliriz demiştik. Bunların içinde bir dayanışma kültürünü geliştiriyoruz. Bu dayanışmada, emekli olan arkadaşlara nasıl katkı sunabiliriz? Görüştüğümüz firmalardan bir talepte bulunmuyoruz. Onlar ne verebilir diye soruyoruz. Bu bir dayanışma kültürüdür. Zor dönemlerde nasıl emeklilerle dayanışma içine girebiliriz. Buna, sağlık kuruluşlarından, optikçilerden, işitme cihazı satanlardan, kitapçılardan olumlu cevaplar geldi. Marketlerle de görüşeceğiz. Buradaki, amaç dayanışma içinde Edirne Emekliler Derneği üyelerine bir katkı verebilmek. Emekli arkadaşlarımızın hem bugünkü ekonomik zorluklar içinde bir nebze de olsun ilaç olurken bir taraftan da örgütlü olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterebilmektir. Bu bizim üye sayımızın da artışına neden olacaktır. Çünkü eğer biz çoğalamazsak, birçok hakkımızı elde etmekte zorlanacağız demektir” dedi. “ÇALIŞTAY DİĞER İLLERE ÖRNEK OLDU” Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdikleri emekliler çalıştayının ulusal bazda da yankı bulduğunu ve başka illerdeki emekliler derneklerinin de çalıştay düzenleme kararı aldıklarını söyleyen Yaz; “Düzenlediğimiz çalıştay ile Türkiye'de bir ilki başardık. Edirne'de Edirne Emekliler Derneği olarak bir çalıştay yaptık. Belki çok yorulduk ama Edirne'den ses getirdiğini düşünüyorum. Çünkü bize gelen yorumlar bu anlamda gayet pozitif, gayet olumlu. Aynı çalıştayı 10 Mart'ta İstanbul Maltepe Belediyesi işbirliğinde Maltepe'de de bir başka emekliler derneği yapma kararı aldı. Biz Edirne'den tüm Türkiye'ye örnek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Ahmet Ziya Yaz, son olarak da bayramdan sonra Edirne Emekliler Derneği olarak bankalarla promosyon anlaşması görüşmelerine başlayacaklarını, üyeler için olumlu bir sonuç çıkacağını umduğunu söyledi. ŞENER ŞENTÜRK

TÜ’den Akademik Yaşamda Tam İyilik Hali Çalıştayı Haber

TÜ’den Akademik Yaşamda Tam İyilik Hali Çalıştayı

Trakya Üniversitesi (TÜ) tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde Akademik Yaşamda Tam İyilik Hali Çalıştayı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa, Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, üniversitenin tanıtım filmi ve TÜ Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin konserleriyle devam etti. “ÜNİVERSİTEMİZDE İYİLİK HALİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALIYIZ” Konserlerin ardından gerçekleştirilen açılış konuşmalarında iyilik hali hakkında konuşan TÜ Eğitim Öğretim Koordinatörü Doç. Dr. Fatma Akgün, “Üniversitelerimizde akademik başarıyı, verimliliği ve sürdürülebilirliği konuşurken; tüm paydaşlarımızın iyilik hâlini de göz önünde bulundurmamız büyük önem taşımaktadır. Bu hedefleri gerçekleştirmek amacıyla üniversitemiz olarak çıktığımız bu yolda, sizlere daha iyi bir akademik yaşam sunabilmek ve sizlerin görüş ve önerileri doğrultusunda yapacaklarımızı planlamak amacıyla bu çalıştayı gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Akademik yaşamda iyilik hâline yönelik düzenlediğimiz bu çalıştayda, çok değerli konuşmacılarımız ulusal ve uluslararası düzeyde üniversitelerde yürütülen iyilik hâli çalışmaları hakkında bizlere önemli bilgiler sunacaktır” dedi. “ÇOK DEĞERLİ BİR GÜN OLACAK” Programın önemi hakkında konuşan TÜ Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Güney Çetin Gürkan, “Bizler Kalite Koordinatörlüğü olarak çalışmalarımızı yalnızca akreditasyon belgeleri ve formlar üzerinden yürütmeyi yeterli görmüyoruz. Aynı zamanda tüm personelimizin ve tüm paydaşlarımızın iyilik hâlini önceleyen, insanı merkeze alan bir çalışma modeli benimsemek istiyoruz. Evet, zaman zaman Kalite Koordinatörlüğü olarak yoğun bir iş yükü oluşturduğumuzun farkındayız. Ancak bu durum, sizleri değerli görmediğimiz ya da iyilik hâlinizi öncelemediğimiz anlamına gelmemektedir. Tam aksine, bu çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkes bizim için son derece kıymetlidir. Bu çalıştay kapsamında, tam iyilik hâlini sağlamanın yöntemlerini hep birlikte öğrenmeyi ve uygulamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda insanı ve paydaşlarımızı önceleyen bir modeli üniversitemizde nasıl sürdürülebilir hâle getirebileceğimizi ele alacağımız çok değerli bir gün olacağına inanıyorum” ifadelerine yer verdi. “İYİLİK KONUSU ÜNİVERSİTEYİ VAR EDEN HERKESİN MESELESİDİR” Akademik iyilik halinin yükseköğretimin sorumluluğu olduğunu belirten TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, “İyilik hâli dediğimiz kavram yalnızca akademisyenlerin ya da yalnızca öğrencilerin konusu değildir. Üniversiteyi var eden herkesin ortak meselesidir. Bu nedenle ilk tespitimiz şudur: Akademik iyilik hâli, yükseköğretimin ortak sorumluluğudur. Akademisyenin huzurlu olmadığı, öğrencinin kendini güvende hissetmediği, idari personelin emeğinin görünür olmadığı bir ortamda gerçek anlamda akademik mükemmeliyetten ve akademik iyilik hâlinden söz etmek mümkün değildir. Peki, akademide tam iyilik hâli ne demektir? Adil iş yükü, şeffaf yönetim, ulaşılabilir yöneticiler, desteklenen öğrenciler ve değeri hissedilen idari ekip demektir. Bu bir iyi niyet meselesi değil, açıkça bir kurumsal sorumluluktur. İşte üçüncü tespitimiz de budur: Kurumsal sorumluluk” diye konuştu. “VİZYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR ADIMI OLARAK GÖRÜYORUZ” Tam iyilik halinin üniversitenin bir vizyonu olduğunu belirten TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, “Trakya Üniversitesi olarak bizler, iyilik hâlini yalnızca bireysel bir tercih ya da kişisel bir çaba alanı olarak görmüyoruz. Tam aksine, bunu kurumsal kültürümüzün temel bir değeri ve kalite süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor, bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akademik başarı yalnızca zihinsel performansla değil; bireyin psikolojik, sosyal ve fiziksel iyilik hâliyle birlikte anlam kazanmaktadır. İşte tam da bu nedenle akademisyenlerimizin üretkenliğini, öğrencilerimizin öğrenme motivasyonunu ve idari personelimizin kurumsal katkısını önemsiyoruz. Bunun sürdürülebilir olmasının yolunun ise insanı merkeze alan, sağlıklı, destekleyici ve kapsayıcı bir üniversite kültüründen geçtiğine inanıyoruz. Bu çalıştayı, üniversiteleri yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıkarıp; tüm paydaşların kendini değerli hissettiği, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan desteklendiği, aidiyet duygusunun güçlendiği bütüncül bir ekosistem olarak yeniden inşa etme vizyonumuzun önemli bir adımı olarak görüyoruz” sözlerine yer verdi. İYİLİK HALİ BAŞLIĞI İLE YENİ BİR YOL AÇIYORUZ” Hatipler, “Tabiri caizse tam iyilik hâli başlığı altında yeni bir kapı, yeni bir pencere ve yeni bir yol açıyoruz. Bu vizyon; dinleyen bir yönetim anlayışını, katılımcı bir karar alma kültürünü, psikososyal destek mekanizmalarını, çalışma ve öğrenme ortamlarının iyileştirilmesini ve kurumsal aidiyet duygusunu güçlendiren uygulamaları beraberinde getirecektir. Değerli katılımcılar, tam iyilik hâli kavramını yalnızca bir temenni olarak değil; kurumsal politika ve uygulamalarımızın merkezine yerleştirerek, üniversitemizin stratejik planlarına ve kalite süreçlerine yön verecek somut adımlara dönüştüreceğimize yürekten inanıyorum” dedi. Program, akademisyenlerin sunumlarıyla devam ederken, sunumların tamamlanmasının ardından sona erecek. MERT ERİŞKİN

Trakya Üniversitesi’nde Mekanik Titreşim Çalıştayı başladı Haber

Trakya Üniversitesi’nde Mekanik Titreşim Çalıştayı başladı

Trakya Üniversitesi, Makine Teorisi Derneği (MAKTED) katkılarıyla MT2026 “Mekanik Titreşim Çalıştayı”na ev sahipliği yapıyor. Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, mekanik titreşim alanındaki güncel teorik ve uygulamalı çalışmalar değerlendiriliyor. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştay kapsamında beş gün boyunca toplam 8 oturum düzenlenecek. Programda; Deneysel Modal Analiz, Doğrusal Olmayan Sistemlerin Modal Analizleri, Titreşimden Enerji Üretimi, Titreşim Verisi Kullanılarak Derin Öğrenme Tabanlı Arıza Tespiti, Kırılma ve Titreşim Analizi Arasındaki Etkileşimin Peridinamik Teori ile İncelenmesi ile Sürekli Ortamların Titreşimi gibi birçok başlıkta bilimsel sunumlar yer alıyor. Çalıştaya Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nevzat Özgüven, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nezih Topaloğlu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Mehmet Dördüncü, Namık Kemal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bahar Uymaz ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çetin Yılmaz sunumlarıyla katkı sunuyor. Genç akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ile üniversite, kamu ve özel sektör çalışanlarını hedefleyen çalıştayın, mekanik titreşim alanında bilimsel bilgi paylaşımı ve disiplinler arası etkileşime katkı sağlaması amaçlanıyor. HABER MERKEZİ

Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayı Başladı Haber

Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayı Başladı

Edirne'de Trakya Karaçalı Balına coğrafi işaret kazandırmak amacıyla Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) organizasyonunda düzenlenen çalıştay bugün başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan çalıştaya Edirne Valisi Yunus Sezer'in yanı sıra Hacettepe Üniversitesi'nden Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Aslı Özkök Saban, akademisyenler ve üreticiler katılıyor. Çalıştayda açılış konuşmalarının ardından konusunda uzman isimler tarafından sunumlar gerçekleştirilecek. “TESCİLLENME SONRASI TİCARİ BİR ÜRÜN OLARAK SUNULMALI” Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, üretimle başlayan her serüvenin devam edebilmesi için bir şekilde tescillenmesi, markalaşması ve nihai olarak ticari bir ürün olarak sunulması gerektiğini belirterek; “Bugün gerçekten de bizim açımızdan son derece sevindirici ve önemli bir gün. Çünkü her serüven üretimle başlar ama o serüvenin devam edebilmesi için bir şekilde tescillenmesi, markalaşması ve nihai olarak ticari bir ürün olarak sunulması gerekiyor. Bu döngüyü tamamlamayan ürünler maalesef çok başarılı olamıyor. Arıcılık, Trakya Bölgesi’nde de Türkiye’de de çok bilinen, çok önemli bir alandır. Fakat baktığımız zaman coğrafi işaret noktasında bir eksikliğimiz var. Hangi standartlarda üretilip üretileceği ve Türkiye’de hangi standartlarda raflarda olacağı noktasında herkes için tespit edilmiş bir markalaşma sürecimiz maalesef bu noktada eksik kalmış. Bugün bu önemli halkayı tamamlamak üzere önemli bir adım atılıyor. Ben öncelikle İl Tarım Müdürlüğümüze, Ticaret ve Sanayi Odası’nın kıymetli başkanına, rektörlüğümüze, bu işe destek veren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Emeği geçen bütün üreticilerimize ve birlik başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu sadece Trakya Bölgesi için önemli değil, aynı zamanda ülkemiz açısından da önemli bir adım. Çünkü geçen ay, gerçi 2 ay oldu; bizim Edirne’mizin üretiminde Türkiye’nin yaklaşık yüzde 50’sini biz üretiyoruz. Edirne olarak üretiyoruz. Bunun yüzde 50’si Trakya’da üretiliyor. Yani sofraya konulan her 4 tabaktan ikisi Edirne’de, biri de İç Anadolu’da üretiliyor. Geride bıraktığımız 2 ay önce Avrupa coğrafi işaretini aldık. İmzalanan ilk ürün olarak. Bu bizim için önemli” dedi. “TÜRKİYE’DEN SONRA AVRUPA’DA COĞRAFİ İŞARET” Karaçalı balında bir sonraki adımın Avrupa’da coğrafi işaret almak olduğunu söyleyen Vali Sezer; “Bugün Karaçalı’yla ilgili olarak atacağımız adımı, bir sonraki adımda inşallah yine aynı şekilde Avrupa coğrafi işareti almak takip edecek. Edirne’mizde 15 adet coğrafi işaretli ürünümüz bulunuyor. Eğer Karaçalı için de coğrafi işaret alabilirsek, bu bizim 16’ncı coğrafi işaretimiz olacak. Şu anda 72 bin–73 bin olan sayının çok artacağını öngörüyoruz. Arıcılıkla ilgili olarak az önce kıymetli başkanımızın da söylediği gibi, Tarım Bakanlığımızın üreticilere yönelik önemli destekleri olacak. Bizler de Valilik olarak bu konuya bir bütçe ayıracağız. Birincisi arıcılık, ikincisi bağcılık. Bu sene bağcılıkla ilgili olarak da Tarım Bakanlığımızla birlikte bir destek çalışması yürütüyoruz. Bu sene 30’un üzerinde bağ çalışmamız olacak, bizim desteklerimizle. Arıcılıkla ilgili de aynı şekilde çalışmayı sürdürmek istiyoruz. Sadece tescil almak ürünlerin piyasa değerini de artıracak. Şu anda emeği karşılamayacak derecede, çok düşük bir fiyat seviyesi var. Bu da üreticilerin üretim iştahını açıkçası biraz daha düşürüyor. Etkili bir markalaşma süreciyle beraber ürünümüz de hak ettiği değerde inşallah satışta olacak. Bu çok önemli bir konudur, bunun altını özellikle çiziyorum. Ben hem üreticilerimize hem arıcılarımıza bu güzel işi yaptıkları için, belki de dünyanın en güzel işlerinden birini doğayla iç içe yaptıkları için tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu. “TÜRKİYE ARICILIKTA GİTTİKÇE ARTAN BİR POTANSİYELE SAHİP” Yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dünya arıcılık ve bal üretiminde gittikçe artan bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Politikaları Destekleme Daire Başkanı Melikşah Taşkın; “Ülkemiz dünyada arıcılık ve bal üretiminde gittikçe artan bir potansiyele sahiptir. Türkiye bu alanda çok önemli bir konumdadır. Bununla ilgili birkaç rakam paylaşmak istiyorum. Dünyada Çin’den sonra kovan sayısı bakımından ikinci sıradayız. Oldukça iyi bir potansiyele sahibiz. 2024 yılında yaklaşık 9 milyon koloni varlığımız ve 95 bin ton, yani 100 bin tona yakın bir bal üretimimiz bulunmaktadır. Malumunuz iklim değişikliği her yerde gündemde. Geçen sene iklim değişikliğinden dolayı bal üretimimiz düştü ancak bu sene tekrar 110 bin tonlarda bal üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde arıcılık sektörü ekonomik olarak yaklaşık 33 milyar TL’lik bir katma değer oluşturan önemli bir sektördür. Aynı zamanda üretici örgütleri bazında da örgütlenmesini tamamlamıştır” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, akademisyenler ve üretici temsilcilerinin konuşmalarıyla devam etti. ŞENER ŞENTÜRK ŞENER ŞENTÜRK

“Uyuşturucu Madde ile Mücadelede Kolluk Kuvvetleri Edirne ve Türkiye’de Epey Başarılı” Haber

“Uyuşturucu Madde ile Mücadelede Kolluk Kuvvetleri Edirne ve Türkiye’de Epey Başarılı”

Edirne’de bugün bağımlılık ile mücadele eğitimleri kapsamında madde kullanımı hakkında sunum gerçekleştirildi. Balkan Kongre Merkezi’nde bulunan dersliklerde yapılan sunumda Sosyal Hizmetler Uzmanı İlker Aktürk, madde kullanımı ile mücadele konusunda Türkiye’nin başarılı bir ülke olduğunu ancak talep ile mücadelede de başarı yakalaması gerektiğini vurguladı.  Aktürk, “Madde kullanımının bir de arz ile mücadelesi var. Türkiye ve Edirne’de kolluk kuvvetleri epey iyiler. Bizler dünyada en çok madde yakalayan ülkeler arasındayız. Edirne’de sınır bölgesi olması dolayısı ile çok fazla transit geçişi oluyor. Biz bu konuda çok güçlüyüz. Ancak bu maddeleri yakalayarak önüne geçmek çok mümkün değil gibi duruyor. Birilerinin madde kullanmaya devam etmesi ve talep etmesi ile birileri üretmeye devam edecek. Arz ile mücadele çok önemli; bu alanda iyi olduğumuz kadar talep ile mücadelede de çok güçlü olmalıyız” şeklinde konuştu. “TÜRKİYE’DE METAMFETAMİN KULLANIMI ÇOK YÜKSEK DÜZEYDE ARTIŞ GÖSTERİYOR” Tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de metamfetamin kullanımında artış yaşandığını belirten Aktürk, metamfetamin kullanımının fiziksel ve psikolojik birçok soruna yol açtığına dikkat çekti. Madde ve özellikle metamfetamin kullanımının toplumsal maliyetinin çok yüksek olduğunun altını çizen Aktürk, “Bugün burada madde kullanımı ile alakalı olarak sunum yaptık. Burada akademisyenler, üniversite personellerine madde bağımlılığının nasıl bir durum olduğundan bahsettik. Madde bağımlılığı son günlerde iyice arttı. Bugün üzerinde en çok durduğumuz konu metamfetamin kullanımı oldu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de metamfetamin kullanımı çok yüksek düzeyde artış gösteriyor. Yeni maddeler de sisteme giriyor ancak en yüksek kullanımının metamfetaminde olduğunu görüyoruz. Metamfetaminde fiziksel olarak ciddi sıkıntılar yaşanırken, psikolojik olarak madde etkisinin dışında altta yatan bazı psikiyatrik bozuklukları tetiklemiş oluyorlar. Bu durumun topluma maliyeti çok yüksek” ifadelerini kullandı. ARTIŞIN SEBEBİ ARZ FAZLALIĞI Metamfetamin kullanımında yaşanan artışın nedenini, arzın yüksek olması ve bu arz ile piyasada kolay temin edilebilir oluşuna bağlayan Aktürk, “Metamfetamin tüm dünyada artış yaşanılan bir madde. Çok ucuz bir madde de değil. Piyasada çok fazla metamfetamin var. Satıcılarında arz çok fazla. Çok fazla arz olduğu için insanlar buna çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar. Biz eskiden eroin ve bonzai krizi yaşıyorduk, ancak şu an metamfetamin krizi yaşıyoruz. Bonzai de yeniden hareketlenmeye başladı şeklinde düşünüyorum. Bu durum bize gelecek için önemli işaretler veriyor” sözleri ile yaşanan durumu aktardı. “KÜMÜLATİF BİR ETKİ OLUŞTURMASINI BEKLİYORUZ” Gerçekleştirilen eğitim faaliyeti ile birlikte, özellikle madde kullanımının talep ile mücadele kısmında çok önemli olduğunu söyleyen Aktürk, “Bugün burada bahsettiğimiz bu konuların, katılımcılar tarafından başkalarına aktarılması ile kümülatif bir etki oluşturmasını bekliyoruz. Bizim ülkemizde madde ile mücadeleler talep ile ilgili. Biz burada madde bağımlılığını anlattık ve bu insanlar ailelere, yakınlarına anlatacaklar. Talep ile mücadele, önleme çalışmasıdır bunlar” dedi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU  

Edirne’de Sivil Toplum Kuruluşları İçin Entegrasyon Çalıştayı Haber

Edirne’de Sivil Toplum Kuruluşları İçin Entegrasyon Çalıştayı

Edirne’de bugün Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda Sivil Toplum Kuruluşları Entegrasyon Çalıştayı gerçekleştirildi. Entegrasyon sürecinin birlikte Edirne’nin daha sivil ve kollektif olarak kendi kendini sürdürebilen ve farkındalığını arttıran bir çatı görevi göreceğine inandıklarını ifade eden 22 Dost Eli Derneği Başkanı Tomris Gizem Çokgezer, açılış konuşmasında “Edirne şehrimiz büyük tarihi mirasa ve öneme sahip bir sınır şehrimizdir. Bu kültür mirası ve birikimi doğrultusunda şehrimize daha iyi hizmetler sunabileceğimizi düşünmekteyiz ve hak etiğine de inanıyoruz. Biz sivil toplum içinde olan her unsurun kamu hizmeti yaptığını ve bu gönüllülük esasıyla çalıştığını biliyoruz. Bu sebeple burada bulunan herkes aslında kendisinden daha fazla bu topluma daha iyi ne yapabilirim sorusunun bireysellikten çıkıp kollektif bir bakış açısıyla bakmaktadır. Bizlerde bu soruya cevap arayışında elimizden geleni yapmaya çalışarak şehrimizde bulunan bu değerleri nasıl geliştirebileceğimiz konusunda fikir alışverişi yaptık ve ortaya çıkan neticede, öne çıkan konularda eksik gördüğümüz kısımların tamamlanması adına çalıştayın konu akışını belirlemiş olduk” dedi. Sivil toplum olarak yürünmesi gereken uzun bir yolun olduğunu belirten Çokgezer, “ Entegrasyon sürecinin bu şehrin daha sivil ve kollektif olarak kendi kendini sürdürebilen ve farkındalığını arttıran bir çatı görevi göreceğine inanıyoruz. Bu sürecin avantajlarının diğer bir önemi ise sivil toplum kuruluşlarının bu platform aracıyla hem kamusal alanda hem de sivil bilinçte birlikte hareket eden ve destek olan yapısal bütünlükte bir görünüş kazanmasıdır. Toplumsal olarak da sivil toplum konusunda yürümemiz gereken uzun bir yol var ve bu yola hizmet etmek içinde bizlerin çağın gereklilikleri ve avantajlarını en iyi şekilde değerlendirmenin görevimiz olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Çalıştayda konuşma yapan Prof. Dr. Mahmut Güler, “Geniş anlamıyla, "kentsel yaşam kalitesi" kavramı, toplumsal, kültürel, siyasal fırsatlardan kentte yasayan bireylerin eşit, dengeli, gereksinimleri oranında yararlanması, eğitsel, sanatsal, ekinsel, siyasal etkinliklere, süreçlere etkin biçimde katılabilme olanaklarına sahip olabilmesi kentsel yaşam kalitesinin gerçekleşme faktörleri olarak sıralanmaktadır” ifadelerini kullandı. PROTOKOLSÜZ ÇALIŞTAY  Gerçekleştirilen çalıştaya Edirne protokol üyelerinden kimsenin katılmamış olması dikkatleri çekerken Prof. Dr. Mahmut Güler, “Bu toplantı ve bu sunum benim için çok rahat olacak. Çünkü dostlarımın, öğrencilerimin, meslektaşlarımın arasındayım. Protokolün olmamış olması bizim için avantaj. Çünkü protokolün olduğu yerlerde çok rahat konuşma imkanı bulamayabiliyoruz. Biz bize daha rahat ve daha geniş bir perspektifle, konuları tartışmak değer kazanacaktır” şeklinde konuştu.

Tekirdağ'da "Gençlik Politika Belgesi Vizyonu Çalıştayı" Düzenlendi Haber

Tekirdağ'da "Gençlik Politika Belgesi Vizyonu Çalıştayı" Düzenlendi

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi'nde düzenlenen çalıştayda, Palandöken Dağı'nda üzerine çığ düşmesi sonucu vefat eden milli sporcu Emre Yazgan'ın yakınlarına başsağlığı diledi. Gençler için projeler üretmeye devam ettiklerini ifade eden Koçoğlu, "Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içerisindeyiz. En iyisi olmak için gece gündüz hepimiz, hep birlikte buradaki çalışma arkadaşlarımızla, il müdürlerimizle çalışma gayreti içerisindeyiz. Gençlik Politika Belgesi çok önemli. Bu sadece rehber niteliğinde bir belge değil. Bu aynı zamanda icracı bir belge olacak." dedi. Koçoğlu, çalıştayda istihdam, genç sağlığı, çevre ve iklim gibi sosyal hayata dair 11 başlık ele alınacağını dile getirdi. Gençlik Politika Belgesi'nin titizlikle hazırlandığını belirten Koçoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu belgeyi hazırlarken hazırlık aşamasında tüm illerimizde atölye çalışmalarını sürdürüyoruz. Eş zamanlı akademik çalışmalar ile araştırmalar yürütüyoruz, sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya geliyoruz. Meslek kuruluşlarıyla bir araya geliyoruz. Sendikalarla bir araya geliyoruz. Siz de bugün burada bulunarak çok ciddi anlamda bu politika belgesine katkı sağlayacaksınız. Bir kelimeniz iz düşümü olacak. O iz düşümü Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Yüzyılı'nın politikasını değiştirecek." Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Namık Kemal Üniversitesinin eğitime önemli katkıları olduğunu anlattı. NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin de bu tür çalıştaylarda gençlerin değerli fikirlilerini sunma fırsatı bulduğunu belirtti. Grup çalışmaları ve interaktif oturumların da yer aldığı programda, gençlerin önerileri de dinlendi. Programa, İl Gençlik ve Spor Müdürü Ahmet Üzgün, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.