Hava Durumu

#Çanakkale Savaşları

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çanakkale Savaşları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale Savaşları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çanakkale Ruhu Avrupa'ya Taşınıyor Haber

Çanakkale Ruhu Avrupa'ya Taşınıyor

Türkiye genelinde 81 ili ziyaret ederek milyonlarca vatandaşla buluşan ve büyük ilgi gören Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, daha sonra Balkan ülkelerinde gerçekleştirdiği programlarla soydaşları Çanakkale'nin kahramanlık destanıyla buluşturdu. Geçtiğimiz yıllarda yoğun ziyaretçi akınına uğrayan mobil müze, şimdi de Avrupa'daki Türk vatandaşlarıyla bir araya geliyor. Çanakkale Savaşları'nın hatırasını yaşatmak, milli birlik ve beraberlik bilincini güçlendirmek ve gelecek nesillere tarih şuurunu aktarmak amacıyla hazırlanan mobil müze, Avrupa programı kapsamında ilk olarak 1 Haziran'da Almanya'nın Münih kentinde ziyaretçilerini ağırladı. Çanakkale Savaşları'na ait fotoğraflar, tarihi belgeler, savaş objeleri ve dijital içeriklerle ziyaretçilere eşsiz bir tarih yolculuğu sunan müze; Münih'in ardından sırasıyla Frankfurt, Berlin, Hamburg, Duisburg ve Köln şehirlerinde vatandaşlarla buluşacak. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yürütülen bu anlamlı proje ile Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın Çanakkale'nin manevi mirasını yakından tanıması, ecdadın fedakârlıklarını daha iyi anlaması ve Çanakkale ruhunun nesilden nesile aktarılması hedefleniyor. Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Avrupa'daki ziyaretleri boyunca binlerce kişiyi tarihin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Destanı ile buluşturmaya devam edecek. Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, 2026 yılı programı kapsamında Almanya, Belçika, Bulgaristan ve Kosova'da çok sayıda şehirde ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Destanı'nı ve milli hafızamızı yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza ulaştırmayı amaçlayan mobil müze, şu güzergâhta faaliyet gösterecek: Almanya, Berlin - Berlin Başkonsolosluğu 8-10 Haziran, Hamburg - Hamburg Başkonsolosluğu 11-12 Haziran, Duisburg 15-16 Haziran 2026, Köln - Köln Başkonsolosluğu 17-19 Haziran. Belçika, Maasmechelen 21 Haziran, Genk 22 Haziran, Heusden-Zolder 23 Haziran, Lige 24 Haziran, Saint-Josse-ten-Noode 26-27 Haziran, Mons 28 Haziran. Bulgaristan, Razgrad 5-7 Temmuz, Hasköy 8-9 Temmuz, Filibe 10-11 Temmuz. Kosova, Priştine 14-15 Temmuz, Mamuşa 16 Temmuz, Prizren 17-18 Temmuz. Avrupa ve Balkanlar'ı kapsayan bu geniş program boyunca Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Çanakkale ruhunu, ecdadın kahramanlık mirasını ve milletimizin ortak hafızasını sınırların ötesine taşıyarak binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.

Biga'da Çanakkale Kara Muharebeleri'nin 111. Yılı Dolayısıyla "27. Alay" Programı Düzenlendi Haber

Biga'da Çanakkale Kara Muharebeleri'nin 111. Yılı Dolayısıyla "27. Alay" Programı Düzenlendi

Biga Kent Konseyi ile Bigalı Mehmet Çavuş Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikler, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla düzenlenen fener alayıyla başladı. Dev Türk bayrakları ve meşaleler eşliğinde gerçekleştirilen "27. Alay Saygı Yürüyüşü"nde Çanakkale Savaşları'nın kahraman birliği 27. Alay ve bölge halkının mücadelesi yad edildi. Yürüyüşün ardından Biga Atatürk Kültür Merkezi'nde moderatörlüğünü Barış Borlat'ın yaptığı "27. Alay" başlıklı panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Askeri Tarih Uzmanı Ömer Arslan, 25 Nisan sabahı Anzak çıkarmasını durduran ilk birlik olan 27. Alay'ın stratejik önemine vurgu yaptı. Panelde, 27. Alay'ın 25 Nisan 1915 sabahı Eceabat’ta konuşlu olduğu ve düşman çıkarmasını haber alır almaz Yarbay Şefik Aker komutasında hızla harekete geçerek Conkbayırı hattında ilk savunmayı başlattığı hatırlatıldı. Birliğin, Mustafa Kemal Atatürk’ün ihtiyat birlikleriyle yetişmesine kadar geçen kritik saatlerde canı pahasına kazandığı zamanın savaşın kaderini değiştirdiği belirtildi. Ayrıca, alayın büyük bir bölümünün Bigalı kahramanlardan oluşması ve Bigalı Mehmet Çavuş gibi sembol isimlerin bu birlik içindeki rolü detaylarıyla aktarıldı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, burada yaptığı konuşmada, "27. Alay, Çanakkale'nin kaderini belirleyen en kritik unsurlardan biriydi. Bu toprakların ruhunu yaşatan Kent Konseyi ve Bigalı Mehmet Çavuş Derneğine ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum." dedi. Bigalı Mehmet Çavuş Derneği Başkanı Necdet Özer ise "Çanakkale muharebelerinin 111. yılında uzun süredir gerçekleştirmek istediğimiz bu programı nihayete erdirdik. Bizleri yalnız bırakmayan protokolümüze ve halkımıza sonsuz teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı. Etkinliğe Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, Çanakkale Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Biga Belediye Başkan Yardımcısı Ergün Tulnay, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Demir, Biga Kent Konseyi Başkanı Ergün Erkap, Bigalı Mehmet Çavuş Derneği Başkanı Necdet Özer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

57. Alay Birliği, 111 Yıl Sonra Yeniden Kuruldu Haber

57. Alay Birliği, 111 Yıl Sonra Yeniden Kuruldu

Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen 'Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek 'Çanakkale Geçilmez Destanı' yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek, 57'nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen'e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu'daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan'da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan'ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı'nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ'da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay'ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi'nde ve 7. Tümen'den alınan bölüklerle Gelibolu'da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi'nin Çanakkale'de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu'da Gelibolu'da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul'a geldiğinde ilk olarak İstanbul'a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu'daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu'ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, 'yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu'ya mı gideceğim' dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu'ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ'a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu'da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay'ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.

Çanakkale'de 1915 Yılına Ait Sağlık Raporu Gün Yüzüne Çıktı Haber

Çanakkale'de 1915 Yılına Ait Sağlık Raporu Gün Yüzüne Çıktı

Çanakkale Savaşları Enstitüsünün süreli yayını Anafarta Dergisi aracılığıyla araştırmacıların istifadesine sunulan vesikada 5'inci Ordu komutası altında Şimal (Kuzey) Grubu'nun omurgasını oluşturan 3'üncü Kolordu'nun aylar süren o çetin mücadelesindeki kayıplarının detaylı istatistikler yer alıyor. Belge; bugüne kadar yayımlanan tablolar arasında en net ve kapsamlı istatistikleri barındırmasıyla harp tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor. 3'üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından 30 Kasım 1915 tarihinde hazırlanan rapor, doğrudan Arıburnu ve Conkbayırı bölgesini kapsıyor. Askerî kayıtlara göre 25 Nisan ile 28 Kasım 1915 tarihleri arasındaki o kanlı sekiz aylık zaman diliminde, yalnızca bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanarak hastanelere sevk edildi. Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, tıp tarihi ve istatistik bilimi açısından eşsiz bir değere sahip olan bu belgenin detaylarını ve askerî literatüre sunduğu yeni perspektifleri paylaştı. Bugüne kadar muharebelere dair çeşitli zayiat tablolarının yayımlandığını ancak tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı böylesi bir evrakın ilk kez ortaya çıktığını belirten Utkan Emre Er, şu ifadeleri kullandı: "Çanakkale muharebeleri üzerine bugüne kadar pek çok çalışma yapıldı, çeşitli zayiat tabloları yayımlandı. Ancak, tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı, böylesine net ve kapsamlı bir belge harp tarihinde ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak 3'üncü Kolordu Harp Cerideleri çalışmalarımızda 3'üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından hazırlanmış olan bu rapor Anafarta Dergisi'nin 30'uncu sayısında literatüre kazandırılmıştır. Belgeyi emsalsiz kılan en önemli detay 25 Nisan 1915 ile kasım ayının sonu arasındaki o en kritik süreci ele almasıdır. Yani 3'üncü Kolordu'nun savunduğu Arıburnu ve Conkbayırı bölgesinde gerçekleşen bütün büyük muharebelerin istatistiklerini içermektedir. Bu anlamda belge, sadece askerî tarih için değil istatistik bilimi için de ayrı ve çok kıymetli bir değere sahiptir." Cephe gerisindeki lojistik ve sağlık yapılanmasının Osmanlı ordusu tarafından ne kadar sistemli idare edildiğine dikkati çeken Er, "Rakamların vahameti gerçekten çok büyük; sadece bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanmıştır. Belgede, 40 binden fazla askerimizin tedavi edilmek üzere sargı yerlerine ve hastanelere taşındığı; ateş hattından sağ çıkarılan bu kahramanlardan 2 bin 549'unun ise hastane koğuşlarında son nefesini vererek şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakamlar bize savaşın sadece siperlerde ya da yeraltı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da ne büyük bir yaşam mücadelesine sahne olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca bu evrağın yanı sıra hastanelerimizin sadece Çanakkale merkezde olmadığını; Lapseki, Biga ve Ezine gibi birçok farklı konumda sağlık tesislerimizin yer aldığını söylemek gerekir. Sevklerin yapıldığı İstanbul'daki hastaneler de düşünüldüğünde, bölgedeki askerî hastane yapılanmasına dair mükemmel bir örnekle karşı karşıyayız" diye konuştu. Raporda yer alan yaralanma çeşitliliğinin, muharebe alanlarının coğrafi yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Enstitü Müdürü Er, "Harp tarihi açısından bakacak olursak Gelibolu Yarımadası'nın çıkarma noktaları başta olmak üzere muharebelerin gerçekleştirildiği birçok konum, Müttefik Kuvvetlerin gemi atışlarına tamamen açıktı. Askerlerimizin maruz kaldığı bomba ve şarapnel yaralanmalarının bu denli yüksek ve farklı türlerde olması doğrudan donanma bombardımanının şiddetini göstermektedir. Düşmanın acımasızlığını gösteren bir diğer tablo ise kullanılan mühimmatın niteliğidir. Kayıtlara göre tam 332 askerimiz; uluslararası harp hukukuna tamamen aykırı olan, çarpma anında genişleyerek ağır doku tahribatı oluşturan domdom kurşunlarıyla yaralanmıştır. Tablonun en çarpıcı ve sarsıcı detaylarından bir diğeri ise süngü muharebeleridir. Resmi kayıtlara göre 83 askerimizin süngü hücumunda, en kanlı şekilde göğüs göğüse çarpışarak yaralandığı veya şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakam o daracık siperlerde çarpışmaların ne kadar acımasızca geçtiğini ve süngünün harp sahasında ne derece ölümcül bir silah olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bizler Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak bu vesikaları gün yüzüne çıkararak o eşsiz destanı yazan kahramanlarımızın aziz hatıralarını, bilimsel veriler ışığında yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.

111 Yıl Önce Atatürk'ün O Tarihi Fotoğrafının Çekildiği Alan Tarihe Tanıklı Ediyor Haber

111 Yıl Önce Atatürk'ün O Tarihi Fotoğrafının Çekildiği Alan Tarihe Tanıklı Ediyor

Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57'nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale Ruhu'nu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Muharebelerindeki rolünün anlatılması için ‘Mustafa Kemal Yolu' projesi hayata geçirildi. Çanakkale Savaşları'nda Gelibolu'da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18'nci Alay'ın siperlerine girmeden önce çekilen o tarihi fotoğrafın bulunduğu noktaya 109 yıl sonra Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Yolu projesi kapsamında Atatürk Anıtı yapıldı. Atatürk'ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer'in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor. Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Eceabat ilçesine bağlı Bigalı köyü yakınlarında tespit edilen Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Savaşları'ndaki ilk karargâhı ‘Mustafa Kemal Yolu' projesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının çalışmasıyla ihya edildi. Mustafa Kemal Yolu' projesiyle, Atatürk'ün Çanakkale Kara Muharebelerindeki rolünün anlatılması, savaş alanlarının kapalı alanlardan çıkarılarak ziyaretçilere açılması, tarihi veriler doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk'ün, Çanakkale'ye intikalinden başlanarak kara muharebelerinde kullandığı yolda, ziyaret rotaları oluşturularak Tarihi Alanı'nın açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor. ‘Mustafa Kemal Yolu', Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'ye ilk adım attığı 25 Şubat 1915 tarihinden 18 Mart Zaferine dek 289 gün boyunca cephe ve karargah alanları dahil tüm hareket alanını kapsıyor. Atatürk'ün 25 Şubat 1915 tarihinde Çanakkale'ye gelip, 19. Tümen Karargahı'nı Maydos'ta kurmasıyla başlayan ve Bigalı, Kemalyeri, 180 Rakımlı Tepenin Güneyi, Düztepe'nin Güneyi ile Çamlıtekke'de kurmuş olduğu karargahları izleyen rotayı canlandırmalar aracılığı ile deneyimleme fırsatını ziyaretçiye sunan proje, Mustafa Kemal'in Çanakkale savaşlarındaki rolünü anlatarak, kara savaşlarının önemine dikkat çekiyor. Mustafa Kemal Yolu'nda çocuklar için özel alanlar tasarlanırken, konaklamalı turlar içinde kamp alanları oluşturdu. 17 kilometrelik yol ziyarete açıldı. ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Muharebeleri esnasında Mustafa Kemal Atatürk'ün çekildiği fotoğraflar içerisinde hikayesini bildiğimiz neredeyse nadir fotoğraflardan bir tanesinin heykel olarak şu anda yarımada içerisindeki sergilenmiş olduğu alanlardan bir tanesindeyiz. Tarih 17 Haziran 1915 günü, saat dört ve Mustafa Kemal Atatürk bulunmuş olduğu karargahın içerisinde silah arkadaşı Binbaşı Haydar Mehmet Alganer'i misafir ediyor. Alganer, siperin içerisine geçmeden önce karargahtaki bu misafirlik esnasındaki durumunu hatıralarında anlatıyor. İçeri geldiğinde Mustafa Kemal Kemal'in karargahının aslında neredeyse bir eve benzediğini, içerisinde bir köpeğinin, kuzusunun olduğunu anlatıyor. Bir süre sonra iki silah arkadaşı siperleri gezmek amacıyla çıkıyor. Bu esnada özellikle şu anda bulunmuş olduğumuz mevkie doğru ilerlerken Alganer diyor ki; ilk sipere girdiğimizde askerlerin bir kısmının Kur'an-ı Kerim okuduğunu, bazılarının dua ettiğini, namaz kıldıklarını gördüm. Ardından Mustafa Kemal'le birlikte siperleri gezmeye başladık. İşte bu gezi esnasında kendisi bir süre sonra gideceği bölgeyle ilgili bir tarifte bulunuyor ve diyor ki sırasıyla 18. Alay, 27. Alay siperlerini ziyaret edecektik ve bu esnada görev yapacağım Anafarta ovasını da görüyordum. Hatta Mahmuz Sırt üzerinde düşman da görünüyordu. İşte tarihi kaynaklarda Alganer'in bahsetmiş olduğu bu tarif esnasındaki bütün tanımlara uyan tek noktaysa şu anda bulunmuş olduğumuz bölge. Mustafa Kemal'in Çanakkale Muharebeleri esnasındaki çekilmiş olduğu fotoğrafın tam da çekildiği yerdeyiz. Hatta Alganer hatıralarında iki fotoğraf çekmiştim diyor. İşte çekmiş olduğu iki fotoğraftan bir tanesi de şu anda arkamızda bulunan heykeldi. Hatta daha da önemlisi bu fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi ise bugün Çanakkale'de bulunan Çimenlik Kalesi içerisindeki müzemizde sergilenmektedir. Aile tarafından hediye edilen fotoğraf makinesi aslında bize tarihin tanıklığını yansıtmaktadır. Hatta bulunduğumuz bölgenin şu özelliği bulunmakta, şu anda biz aslında Mustafa Kemal'in Çanakkale Muharebesi esnasında kullanmış olduğu iki tane karargahının tam ortasındayız. Hemen altımızda bulunan 180 rakımı tepeyi yamacını 4 Haziran 1915 tarihine kadar kullanmış, 4 Haziran 1915 tarihinde ise hemen Kuzeyimizde bulunan Kemal Dere içerisindeki karargahına geçmiş olduğunu göreceğiz. Yani aslında Mustafa Kemal o günkü fotoğrafını bu iki tane karargahını aynı anda kullandığı dönem içerisinde çekilmiş olduğunu göreceğiz ki kendisi zaten arkasından da 8 Ağustos‘ta Anafartalar Grup Komutanlığı'na atanmakla birlikte Çamlıtekke'ye geçtiğini göreceğiz. Yani aslında şu anda Mustafa Kemal'in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.