Hava Durumu

#Çevre Gönüllüleri

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çevre Gönüllüleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Gönüllüleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‎EÇGD'den Ağaç Budamalarına Tepki Haber

‎EÇGD'den Ağaç Budamalarına Tepki

‎Edirne’de son günlerde çeşitli mahallelerde yapılan ağaç budama çalışmaları tartışmalara neden oldu. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD), belediye ekipleri tarafından gerçekleştirilen budama ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. ‎“AĞAÇLARIN DOĞAL TAÇ YAPISI YOK EDİLİYOR” ‎Basın açıklamasını yapan EÇGD Başkanı Ayten Eren, kentte yapılan budamaların bilimsel kriterlere uygun olmadığını savundu. Eren, “Son günlerde Edirne’nin çeşitli mahallelerinde yapılan budama çalışmalarının basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerinde aşırı ve sert budama uygulamaları görülmektedir. Birçok ağacın doğal taç yapısının neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığı bu uygulamalar kent halkında haklı bir tepki ve kaygı yaratmaktadır” dedi. ‎"DOĞAL FORMU KORUNACAK ŞEKİLDE YAPILMALI" ‎Bilimsel kaynaklara göre doğru budamanın ağacın doğal formunu koruyacak şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Eren, bir budamada canlı taç hacminin yüzde 20-25’inden fazlasının alınmaması gerektiğini ifade etti. Gövdeye yakın yapılan sert kesimlerin ve “tepe kesimi” olarak bilinen uygulamaların ağaçları zayıflattığını belirten Eren, bu durumun hastalıklara açık hale getirdiğini ve ilerleyen yıllarda kırılgan sürgünlerin oluşmasına neden olabileceğini söyledi. ‎“YANLIŞ UYGULAMALAR İKLİM KRİZİNİN ETKİLERİNİ ARTIRABİLİR” ‎Budama sonrası oluşan kesim yüzeylerinin koruyucu uygulamalarla kapatılmamasının da ciddi bir bakım eksikliği olduğunu dile getiren Eren, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığı bir dönemde bu tür uygulamaların sonuçlarının daha ağır olabileceğini belirtti. Ayrıca kentte refüj ve bazı yeşil alanlarda kullanılan çakıl ve mıcır kaplamalarının da toprak yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Eren, bu uygulamaların ısı adası etkisi yaratarak ağaçların kök bölgelerinin aşırı ısınmasına neden olabileceğini söyledi. ‎"BİLİMSEL BAKIM VE BUDAMA PLANI YAPILMALI" ‎Eren, kentteki ağaçların korunması için bilimsel bakım ve budama planı hazırlanması çağrısı yaptı. Açıklamada, budama çalışmalarının peyzaj mimarları ve uzmanların denetiminde yapılması, kesim yüzeylerinin koruyucu yöntemlerle kapatılması ve kent peyzajında kullanılan çakıl ile mıcır uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. ‎Eren, kent yönetiminin bu konularda üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Kentler yalnızca yollar ve binalarla değil, ağaçlarıyla birlikte yaşanabilir hale gelir. Edirne’nin yeşil dokusu gelecek kuşakların ortak mirasıdır” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Meriç nehrini yapboza dönüştürenlere seslendi: “CEBİMİZDEN ÇIKAN PARAYI BİLMEK İSTİYORUZ” Haber

Meriç nehrini yapboza dönüştürenlere seslendi: “CEBİMİZDEN ÇIKAN PARAYI BİLMEK İSTİYORUZ”

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, Meriç nehri kıyısında Vali Kürşat Kırbıyık döneminde yıktırılan fore kazıklı duvarların yerine yeniden ‘Gabrion’ sistemi ile duvar inşa edilmesine tepki gösterdi. Eren, Batı Ekspres’e yaptığı açıklamada, Meriç nehrindeki duvar inşası ve enerji üretim tesisi için harcanan maddi kaynaklara dikkat çekti. Meriç nehrinde gerçekleştirilen projelerin Edirne halkına ne kadara mal olduğunu soran Eren, projelerin halka sorulmadan yapıldığını belirtti. “CEBİMİZDEN NE KADAR PARA ÇIKTIĞINI BİLMEK İSTİYORUZ” Projelere ödenen ücretlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyleyen Eren; “Meriç kıyıları müteahhitlere kazanç kapısı mı oluyor? Ödenen paraları alt alta yazıp müheahhitlere ne kadar para harcandığını görelim. Bu para madem bizim cebimizden çıkıyor, ne kadar olduğunu bilmek istiyoruz. Çünkü Meriç kıyısı ve üzerinde yapılanlarla ilgili kamuoyu hiç bilgilendirilmedi. Hatta öncesinde ne yapılacağına dair bilgilendirme gerekmiyor mu? Meriç bizim halkımızın nehri değil mi? Birileri böyle istiyor diye böyle bir iş olmaz. Kent içi demokrasi diye bir şey yok mu? Yöneticiler halkı hiç mi hesaba katmazlar?” ifadelerini kullandı. “3-5 KİŞİNİN DÜŞÜNCESİYLE YAPILAN İŞTE HATA PAYI YÜKSEK” Eren, Meriç nehrinde yanlış işlerin yapılmaya devam ettiğini belirterek; “3-5 kişinin düşüncesiyle yapılan işlerin her zaman hata payı yüksektir. Ama kentlinin, sivil toplumun, meslek odalarının görüşü alınarak bir şey yapılırsa, buradan birlikte karar çıkarılırsa hata payı daha az olur. Ama birinin gelip de, ‘Buraya şöyle olsun’ münasip görmesi denen yöntem, her zaman hata ve bir sürü şaibe ile birlikte geliyor” dedi. “FORE KAZIKLARI YAPMADAN ÖNCE HALKA SORMADILAR” Meriç nehri kıyısına fore kazık ile duvar inşası başlamadan önce sivil toplum örgütlerinin tepki gösterdiğini hatırlatan Eren; “Yıkılan fore kazıkları yapmadan önce halka sordular mı? Sormadılar. Biz, sivil toplum örgütleri olarak hepimiz ayaklandık, ‘Burası böyle olmaz’ dedik. Edirne’de taşkın paneli yaptık. Makine Mühendisleri Odası, Tabip Odası, Çevre Gönüllüleri Derneği başta olmak üzere birçok sivil toplum örgütü ve meslek odası katıldı. Taşkınların doğal olaylar olduğunu, yanlış olan şeyin yanlış yapılaşma olduğunu vurguladık. Hatta Bulgaristan ve Yunanistan’dan da bilim insanları geldi ve konuşmalar yapıldı. Herkesin ortak noktası; taşkın doğal bir şeydir, kıyılara yapılaşma yanlıştır. Bundan sonra yöneticilerin bakış açısının bu olması lazım. Nehir yataklarına yapılaşma yaptırmayın. Bunun sonucunda insanlar ölüyor ve ölecekler. Sedde yapıyorlar ama yanlış yere yapıyorlar. Sonra da, ‘Olmadı’ diyerek yıkıyorsun” sözlerine yer verdi. “MERİÇ NEHRİ YAPBOZA DÖNÜŞTÜ” Eren, Meriç nehri üzerine yapılan elektrik üretim tesisi ile ilgili de konuşurken; “Elektrik üretim tesisi de teknik olarak hatalı. Ekonomik götürüsü, getirisinden fazla olan bir yatırım. Bir tane RES onun enerjisini sağlayabiliyorsa neden Meriç nehrine zarar veriyorsun? Meriç nehri yapboza dönüştü. Bunun için üniversitede bilim komisyonları oluşturursun, onlarla incelersin. Bir nehirde enerji santrali yapmak için geçmiş rejimleri incelenir, ona göre planı yapılır. Bunlar 3 ayda karar verip yaptılar, 3 ay sonra da zarar gördü. Meriç’te bilim yok ama maddi kazanç öncelik oldu. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) denilen şey budur. Burası yapılmadan önce ÇED gerekli değildir kararı verildi. Biz itiraz etmiştik ama çevresel etkisinin olmadığı kararı verildi. Böyle bir yaklaşımın varacağı yer de burasıdır. Sonuçta çalışmıyor, bir sürü para gömüldü ve risk yarattı. Şu anda cenazesini kaldırmaya utanıyorlar” dedi. “HARCANAN PARAYLA EDİRNE’DE GÜZEL İŞLER YAPILABİLİRDİ” Meriç nehrinde yapılan projelere ödenen ücretlerle Edirne’de birçok yatırım yapılabileceğini söyleyen Eren; “Harcanan parayla Edirne’de birçok güzel iş yapılabilirdi. Eğitime, kültüre, bilime yatırım yapılırdı. Ekolojik yaşama uygun alanlar yapılabilirdi. Susuzluk kapımızda ve bununla ilgili bir çalışma yapılabilirdi. Devlet Su İşleri’ne (DSİ) sormadan bunlar yapılıyor. DSİ’nin sorumluluk alanında adı yok. Çünkü nehirler ve kıyılarında yapılaşma için engelleyici hükümler var. Bunun yerine bir nevi arkadan dolanarak bu projeleri geçirdiler” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.