Hava Durumu

#Çiftçi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Kırklareli'nde İftar Programına Katıldı Haber

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Kırklareli'nde İftar Programına Katıldı

Yumaklı, AK Parti Kırklareli Kadın Kolları Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, vatandaşların ramazan ayını tebrik etti. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Yumaklı, Gazze'de 70 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye'nin yaşanan zulümlere karşı sesini yükselten ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: "Yanı başımızda komşumuz olan ve 900 kilometrenin üzerinde sınırımız bulunan bir ülke de kendisini savaşın içinde buldu. Maalesef katiller sürüsü İsrail başta olmak üzere böyle bir saldırıyla karşı karşıya kalındı. Bu saldırının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Biz de buradan tekrar dile getirmiş olalım. Savaşın hiçbir türünü tasvip etmiyoruz. Masum insanların, çocukların, kadınların ve yaşlıların en fazla etkilendiği bu tür belalardan dünyanın en kısa zamanda kurtulmasını diliyoruz. Çünkü biz bir insanın ölümünü insanlığın ölümü olarak gören bir dinin mensuplarıyız." - "Türkiye bir barış adası" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyada barışın sağlanması için önemli çabalar ortaya koyduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada bir barış adası olduğunu belirtti. Millete hizmet etme anlayışıyla çalıştıklarını dile getiren Yumaklı, şunları kaydetti: "Bütün arzumuz ülkemizin çok daha iyi bir noktaya gelmesini sağlamak. Vatandaşlarımızın huzurunu ve refahını en üst düzeye çıkarmak. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi biz milletimize hizmetkar olma aşkıyla çalışıyoruz. Yine 'aşk ile koşan yorulmaz' diyerek gece gündüz gayret ediyoruz. Bizler gücümüzü sizlerden alıyoruz." "Kadının imzası olmayan her şey eksiktir" Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak kadınların toplumdaki rolünün önemine dikkati çekti. Kadınların hayatın her alanında büyük sorumluluk üstlendiğini ifade eden Yumaklı, "Kadının imzasının olmadığı her şey eksiktir. Bakanlığımızın birimlerinde hanımefendilerin bir konuyu ele aldıklarında sonuna kadar götürdüklerini görüyoruz. Bu nedenle tarımsal üretimin içinde kadınları daha fazla görmek istiyoruz." diye konuştu. Son dönemde aile kurumunun hedef alındığına işaret eden Yumaklı, aile yapısının toplumun temel taşı olduğunu vurguladı. Yumaklı, "Aileyi sanki bir suçmuş ya da utanç vesilesiymiş gibi göstermeye çalışan anlayışlarla karşılaşıyoruz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere parti olarak aile bizim kırmızı çizgimizdir. Ailenin toplumun temel unsuru olduğunu her fırsatta anlatmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, programın ardından İnece beldesinde bir çiftçi ailenin evinde iftar yaptı.

Şadan Şimşek: “Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor” Haber

Şadan Şimşek: “Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor”

Şimşek, açıklanasında şunlara yer verdi: “Ülkemiz tarım ve hayvancılık sektöründe son yıllarda dışa bağımlılık artarken bu durum ekonomide ciddi tedirginlik yaratmaktadır. Rakamlar artık basit tartışma dışına çıkmış, gerçek maliyetleri gözler önüne sermektedir. Tarım, gıda ve içecek sektörü dış ticaret verilerine baktığımızda; 2025 yılı genelinde bu sektörün ihracatı yaklaşık 27,79 milyar dolar olurken, ithalat 22,88 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu, geçen yıla göre ithalatın %25’in üzerinde artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu artış kısa vadede dış ticaret fazlası görünse de (yaklaşık 4,9 milyar dolar), artan ithalat eğilimi sürdürülebilir değildir. Çünkü: Her yıl daha fazla gıda ve tarım ürünü dışarıdan gelmektedir. Döviz ile ödeme yapılan bu ithalat, ekonomik kırılganlığı derinleştirir. Tarım girdilerindeki artış Çiftçilerimizin kullandığı gübre, yem ve diğer girdiler 2025’te fiyat olarak yıllık bazda %30’un üzerinde artmıştır. Özellikle veterinerlik hizmetleri ve hayvan yemi gibi maliyet kalemleri çiftçinin omuzuna ağır yük bindirmektedir. Yerli üretimdeki baskı Çiftçi üretim maliyetleri bu kadar yükselirken, ithalat yolu ucuz gibi görünen çözüm olarak sunuluyor. Oysa bu durum yerli üretimi zayıflatır ve üreticinin ekonomiden kopmasına yol açar. Çıkmaz sokağa dönüşen ithalat politikası Uzman raporlarına göre son on beş yılda canlı hayvan ve et ithalatı yüz milyonlarca doları aşmış; dövizimiz yurt dışına çıkmıştır. Bu ciddi bir döviz yüküdür. Bu tabloya baktığımızda artık açıkça görülüyor şöyle ki; İthalata dayalı kısa vadeli çözümler üreticiyi, köylüyü zora sokuyor. Yerli üretim desteklenmediği için gıda arzı dışa bağımlı hale geliyor. Çiftçinin maliyetleri düşürülmeden sektör sürdürülebilir olamaz. Önerim nettir ve acilen yapılması gereklidir. Üretime yatırım yapılmalı, tarım politikaları üreticiyi güçlendirecek şekilde düzenlenmeli. Girdi maliyetleri düşürülmeli ve çiftçiye uzun vadeli destek sağlanmalı. Kısa vadeli ithalat değil, planlı ve sürdürülebilir üretim stratejileri benimsenmeli. Artık rakamlar bile gösteriyor ki, bu ülke toprağından, çiftçisinden vazgeçerse daha büyük bedeller öderiz. Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor. Acilen gerekli önlemlerin alınması, çiftçimize, üreticilerimize desteğin sağlanmalıdır.” HABER MERKEZİ

CHP’den Saraçlar’da Üye Kampanyası Haber

CHP’den Saraçlar’da Üye Kampanyası

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 81 ilde “Katlanmak Zorunda Değilsiniz” sloganıyla başlattığı üye kampanyası Edirne’de de gerçekleştirildi. CHP Edirne Merkez İlçe Örgütü tarafından Saraçlar Caddesi’nde kurulan çadırda, başvuru yapan vatandaşların üyelik formları dolduruldu. Üye kampanyası kapsamında CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör yaptığı konuşmada; “Türkiye’nin yarınlarına yön verecek büyük mücadelede, iktidar yürüyüşümüzde omuz omuza yürüyecek yol arkadaşlarını arıyoruz. Biz susmaya değil, değiştirmeye geldik. Biz boyun eğmeye değil, ayağa kalkmaya geldik. Bu düzen böyle gitmez diyen herkesi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Akgüngör, özellikle emeklilere ve gençlere seslenirken; “Emekliye 20 bin TL’yi reva gören bu anlayışa mahkûm değilsiniz. Yıllarca çalışmış, bu ülkeye alın teri dökmüş insanlarımızı açlık sınırının altında yaşamaya zorlayan bu düzene teslim olmak zorunda değilsiniz. Gençler işsizliğe, umutsuzluğa, geleceksizliğe mecbur değil. Anneler, babalar evine ekmek götürme derdiyle her gün ezilmek zorunda değil. Esnaf borçla, çiftçi mazotla, üretici maliyetle boğuşmak zorunda değil. Yokluğa katlanmak zorunda değilsiniz. Yoksulluğa katlanmak zorunda değilsiniz. Hukuksuzluğa, adaletsizliğe katlanmak zorunda değilsiniz. Açlık sınırının altındaki asgari ücrete razı olmak zorunda değilsiniz. Bu ülke sahipsiz değildir. Bu millet çaresiz değildir. Bu topraklarda umudu büyütecek, adaleti tesis edecek irade vardır. Biz bu mücadeleyi koltuk için değil, çocuklarımızın geleceği için veriyoruz. Biz bu yürüyüşü makam için değil, milletimizin onuru için başlatıyoruz. Geliniz, omuz omuza verelim. Geliniz, örgütlenelim. Geliniz, bu düzeni hep birlikte değiştirelim. Çünkü değişim sandıkta başlar, örgütle büyür, milletle iktidar olur. Cumhuriyet Halk Partisi’nde buluşalım, Türkiye’yi birlikte ayağa kaldıralım” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.