Hava Durumu

#Coğrafi Işaret

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Coğrafi Işaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Coğrafi Işaret haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’nin Bademli Keşkül’ü Coğrafi İşaret Almaya Hazırlanıyor Haber

Edirne’nin Bademli Keşkül’ü Coğrafi İşaret Almaya Hazırlanıyor

Edirne’de Ramazan Sokağı, yalnızca kültürel etkinlikleriyle değil, aynı zamanda geleneksel lezzetleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Selimiye Camii gölgesinde kurulan etkinlik alanında vatandaşlarla buluşan tatlı ustası Orhan Yurtsever, Osmanlı mutfağının unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinden keşkülü yeniden Edirnelilerle buluşturuyor. Yaklaşık yarım asırdır tatlıcılık mesleğini sürdüren Yurtsever, keşkülün Edirne gastronomisi için önemli bir değer olduğunu belirterek bu lezzeti yeniden gün yüzüne çıkarmak için çalışmalar yaptıklarını ifade etti. “AİLE MESLEĞİNİ 47 YILDIR SÜRDÜRÜYORUZ” Tatlı ustası Orhan Yurtsever, ailesinin bu mesleği uzun yıllardır sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi; “Ailem aslında bu işi 1964 yılından beri yapıyor. Biz ise yaklaşık 47 yıldır özellikle Edirne’de bu mesleği sürdürüyoruz. Uzun yıllar halka hizmet verdik, Edirne’den çok beslendik, hamdolsun. Bu yüzden Edirne’ye bir borcumuz olduğunu düşündük. ‘Edirne gastronomisine ne katabiliriz?’ diye kendimize sorduk.” Yurtsever, bu düşünceden yola çıkarak Edirne’nin unutulmuş bir lezzeti olan keşkülü yeniden canlandırma fikrinin doğduğunu söyledi. “KEŞKÜL SADECE BİR TATLI DEĞİL, BİR GELENEK” Keşkülün yalnızca bir tatlı olmadığını vurgulayan Yurtsever, bu lezzetin kökeninin derviş geleneğine dayandığını belirterek; “Keşkül aslında sadece bir tatlı değil, Edirne’de unutulmuş bir gelenektir. İsmi Farsça kökenlidir. Dervişlerin boyunlarına astıkları ve dolaşırken kullandıkları tas anlamına gelir. Horasan’da başlayan bir gelenektir. Dervişler şehir sokaklarında boyunlarına astıkları bir tasla dolaşır, ilahiler okuyarak insanlardan bağış toplarlardı” dedi. Yurtsever, insanların tasın içine para, şeker ve badem gibi malzemeler bıraktığını, daha sonra bu malzemelerle bir tatlı hazırlanıp dağıtıldığını belirtti. Bu nedenle keşkülün “fukara tatlısı” olarak da bilindiğini ifade etti. “KEŞKÜLÜN ANA VATANI EDİRNE” Keşkülün tarihsel bağlarının güçlü şekilde Edirne’ye dayandığını dile getiren Yurtsever, bademin bu tatlıdaki önemine dikkat çekerek; “Orijinal tarifinde badem vardır ve bu da Edirne’de bu geleneğin kurumsal bir yapı kazandığının önemli bir göstergesidir. Anadolu’daki Kalenderi ve Bektaşi tekkelerinde bademin bulunduğu tek yer Edirne’dir. Eski imaretlerde, Orta İmaret’te, Yeni İmaret’te hatta Beyazıt Külliyesi’nin aylık iaşelerinde bile badem yer alırdı” diye konuştu. Yurtsever, bu nedenle keşkülün ana vatanının Edirne olduğuna inandıklarını söyledi. “700 YILLIK BİR GEÇMİŞİ VAR” Keşkülün Edirne’de çok eski bir geçmişe sahip olduğunu belirten Yurtsever, tatlının yaklaşık 700 yıllık bir tarihe dayandığını ifade ederek; “Bu tatlının Edirne’de yaklaşık 1300’lü yıllardan beri yapıldığı biliniyor. Yani yaklaşık 700 yıllık bir geçmişi var. Edirne gastronomisinin en eski ürünlerinden biridir. Yakın zamana kadar esnaf toplantılarında da bu tatlıyı görmek mümkündü” dedi. “ORİJİNAL TARİFİNE SADIK KALIYORUZ” Keşkülü hazırlarken tarihi tariflere sadık kaldıklarını söyleyen Yurtsever, Osmanlı mutfağındaki özgün tarifte vanilya bulunmadığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı; “Mesela keşküle vanilya konulabilir mi? Hayır, konulamaz. Çünkü keşkül Osmanlı mutfağına 1300’lü yıllarda girmiştir. Vanilya ise Osmanlı mutfağına 1800’lü yıllarda girmiştir. Arada yaklaşık 500 yıl fark vardır. Bu yüzden orijinal tarifte vanilya bulunmaz.” Yurtsever, keşkülün temel malzemelerinin badem, süt, şeker ve yumurta olduğunu, tatlıda sadece yumurta sarısı kullandıklarını belirtti. “SARAY MUTFAĞINA KADAR UZANIYOR” Keşkülün zamanla Osmanlı saray mutfağında da yer aldığını anlatan Yurtsever, şöyle konuştu; “Gerçekten çok düzgün bir Osmanlı tatlısıdır. Hatta Kanuni Sultan Süleyman döneminde de saray mutfağına taşınmış, yüksek proteinli ve uzun süre tok tutan bir tatlı olarak bilinir.” “RAMAZAN SOKAĞI BİR ZAMAN MAKİNESİ GİBİ” Keşkülün Ramazan Sokağı’nda vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü ifade eden Yurtsever, özellikle ileri yaşlardaki vatandaşların tatlıyı tadınca geçmişe gittiklerini söyledi. “Ben Ramazan Sokağı’nı bir zaman makinesi gibi görüyorum. Keşkül de aynı etkiyi yapmaya başladı. Özellikle bizim yaşlarımızdaki insanlar keşkülü tattıklarında sanki onları 50 yıl öncesine götüren bir zaman makinesi gibi oluyor. O lezzetle çocukluklarına dönüyorlar.” HEDEF COĞRAFİ İŞARET Keşkülü yeniden Edirne’ye kazandırmak için bilimsel çalışmalar yürüttüklerini belirten Yurtsever, yaklaşık iki buçuk yıldır tarihi belgeler, makaleler ve minyatürler topladıklarını söyleyerek; “Bu işin birçok paydaşı var. Uluslararası hakemli makaleleri de inceliyoruz. Bu işi bilimsel temele oturtmaya çalışıyoruz. Edirne’de bazı sivil toplum kuruluşları da destek veriyor. Sayın Valimiz de her fırsatta bu tatlının tanıtımı için bize imkanlar sunuyor. İnşallah kısa süre içinde coğrafi işaret alarak keşkülü yeniden Edirne’ye kazandıracağımıza inanıyorum” diye konuştu. HİLAL PEKER

“Karaçalı Balı İçin En Elverişli Yer; Lalapaşa” Haber

“Karaçalı Balı İçin En Elverişli Yer; Lalapaşa”

Edirne’de bugün, Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayında bal üreticileri de söz alarak konuşma yaptı. Türkiye Bal Üreticileri Merkez Birliği Adına Lalapaşa Bal Üreticileri Birliği Başkanı Cavit Göçmen, Lalapaşa’nın 9 bin dönüm karaçalı bulunan arazisiyle son derece elverişli olduğunu belirterek; “Lalapaşa’yı birçok kişi zenginliği yönünden, tabiatının bakir olması yönünden bilir. Bugünkü konumuz karaçalı. Lalapaşa’da 9 bin dönüm üzerinde karaçalı var. Bunun 4 bin dönümü Lalapaşa merasının diğer kısımları da orman idaresinin. Bu konumuyla Lalapaşa karaçalı balı için son derece elverişli. Fakat gezginci arıcıların gelmesiyle bizim arılarımız dejenere olduğundan bizim verimimiz çok az. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de eğitimsizlik. Arıcılıkta eğitim çok önemli” dedi. “DEVAMLILIK ÇOK ÖNEMLİ” Karaçalı balına coğrafi işaret alınacağını ama bunun devamlılığının da çok önemli olduğunu söyleyen Göçmen; “Karaçalı balı coğrafi işareti alınır. Bunun alınacağına inanıyorum ama bunun devamlılığını sağlamak önemli. Bunun için de eğitim ve disiplin şart. Eğitim ve disiplin sağlanmazsa üretim artmaz, kalite her zaman düşük olur. Kalitenin gelebilmesi için devamlı denetim olması lazım. Arıcıların içerisinde bir arı öğreticisi olmalı. Bunun yanında arıcılıkta en önemli olan sözleşmeli arıcılığın hayata geçirilmesi. Biz üretiyoruz ama toptancılar tedarikçiler ucuz fiyata alıyor. Sözleşmeli arıcılık olduğunda belirli bir fiyata malımızı satabilme imkanımız olacak” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayı Başladı Haber

Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayı Başladı

Edirne'de Trakya Karaçalı Balına coğrafi işaret kazandırmak amacıyla Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) organizasyonunda düzenlenen çalıştay bugün başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan çalıştaya Edirne Valisi Yunus Sezer'in yanı sıra Hacettepe Üniversitesi'nden Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Aslı Özkök Saban, akademisyenler ve üreticiler katılıyor. Çalıştayda açılış konuşmalarının ardından konusunda uzman isimler tarafından sunumlar gerçekleştirilecek. “TESCİLLENME SONRASI TİCARİ BİR ÜRÜN OLARAK SUNULMALI” Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, üretimle başlayan her serüvenin devam edebilmesi için bir şekilde tescillenmesi, markalaşması ve nihai olarak ticari bir ürün olarak sunulması gerektiğini belirterek; “Bugün gerçekten de bizim açımızdan son derece sevindirici ve önemli bir gün. Çünkü her serüven üretimle başlar ama o serüvenin devam edebilmesi için bir şekilde tescillenmesi, markalaşması ve nihai olarak ticari bir ürün olarak sunulması gerekiyor. Bu döngüyü tamamlamayan ürünler maalesef çok başarılı olamıyor. Arıcılık, Trakya Bölgesi’nde de Türkiye’de de çok bilinen, çok önemli bir alandır. Fakat baktığımız zaman coğrafi işaret noktasında bir eksikliğimiz var. Hangi standartlarda üretilip üretileceği ve Türkiye’de hangi standartlarda raflarda olacağı noktasında herkes için tespit edilmiş bir markalaşma sürecimiz maalesef bu noktada eksik kalmış. Bugün bu önemli halkayı tamamlamak üzere önemli bir adım atılıyor. Ben öncelikle İl Tarım Müdürlüğümüze, Ticaret ve Sanayi Odası’nın kıymetli başkanına, rektörlüğümüze, bu işe destek veren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Emeği geçen bütün üreticilerimize ve birlik başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu sadece Trakya Bölgesi için önemli değil, aynı zamanda ülkemiz açısından da önemli bir adım. Çünkü geçen ay, gerçi 2 ay oldu; bizim Edirne’mizin üretiminde Türkiye’nin yaklaşık yüzde 50’sini biz üretiyoruz. Edirne olarak üretiyoruz. Bunun yüzde 50’si Trakya’da üretiliyor. Yani sofraya konulan her 4 tabaktan ikisi Edirne’de, biri de İç Anadolu’da üretiliyor. Geride bıraktığımız 2 ay önce Avrupa coğrafi işaretini aldık. İmzalanan ilk ürün olarak. Bu bizim için önemli” dedi. “TÜRKİYE’DEN SONRA AVRUPA’DA COĞRAFİ İŞARET” Karaçalı balında bir sonraki adımın Avrupa’da coğrafi işaret almak olduğunu söyleyen Vali Sezer; “Bugün Karaçalı’yla ilgili olarak atacağımız adımı, bir sonraki adımda inşallah yine aynı şekilde Avrupa coğrafi işareti almak takip edecek. Edirne’mizde 15 adet coğrafi işaretli ürünümüz bulunuyor. Eğer Karaçalı için de coğrafi işaret alabilirsek, bu bizim 16’ncı coğrafi işaretimiz olacak. Şu anda 72 bin–73 bin olan sayının çok artacağını öngörüyoruz. Arıcılıkla ilgili olarak az önce kıymetli başkanımızın da söylediği gibi, Tarım Bakanlığımızın üreticilere yönelik önemli destekleri olacak. Bizler de Valilik olarak bu konuya bir bütçe ayıracağız. Birincisi arıcılık, ikincisi bağcılık. Bu sene bağcılıkla ilgili olarak da Tarım Bakanlığımızla birlikte bir destek çalışması yürütüyoruz. Bu sene 30’un üzerinde bağ çalışmamız olacak, bizim desteklerimizle. Arıcılıkla ilgili de aynı şekilde çalışmayı sürdürmek istiyoruz. Sadece tescil almak ürünlerin piyasa değerini de artıracak. Şu anda emeği karşılamayacak derecede, çok düşük bir fiyat seviyesi var. Bu da üreticilerin üretim iştahını açıkçası biraz daha düşürüyor. Etkili bir markalaşma süreciyle beraber ürünümüz de hak ettiği değerde inşallah satışta olacak. Bu çok önemli bir konudur, bunun altını özellikle çiziyorum. Ben hem üreticilerimize hem arıcılarımıza bu güzel işi yaptıkları için, belki de dünyanın en güzel işlerinden birini doğayla iç içe yaptıkları için tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu. “TÜRKİYE ARICILIKTA GİTTİKÇE ARTAN BİR POTANSİYELE SAHİP” Yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dünya arıcılık ve bal üretiminde gittikçe artan bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Politikaları Destekleme Daire Başkanı Melikşah Taşkın; “Ülkemiz dünyada arıcılık ve bal üretiminde gittikçe artan bir potansiyele sahiptir. Türkiye bu alanda çok önemli bir konumdadır. Bununla ilgili birkaç rakam paylaşmak istiyorum. Dünyada Çin’den sonra kovan sayısı bakımından ikinci sıradayız. Oldukça iyi bir potansiyele sahibiz. 2024 yılında yaklaşık 9 milyon koloni varlığımız ve 95 bin ton, yani 100 bin tona yakın bir bal üretimimiz bulunmaktadır. Malumunuz iklim değişikliği her yerde gündemde. Geçen sene iklim değişikliğinden dolayı bal üretimimiz düştü ancak bu sene tekrar 110 bin tonlarda bal üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde arıcılık sektörü ekonomik olarak yaklaşık 33 milyar TL’lik bir katma değer oluşturan önemli bir sektördür. Aynı zamanda üretici örgütleri bazında da örgütlenmesini tamamlamıştır” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, akademisyenler ve üretici temsilcilerinin konuşmalarıyla devam etti. ŞENER ŞENTÜRK ŞENER ŞENTÜRK

‎Edirne Lokantacılar Esnaf Odası’nda Seçim Heyecanı Haber

‎Edirne Lokantacılar Esnaf Odası’nda Seçim Heyecanı

‎Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası’nın genel kurulu, kentteki bir düğün salonunda başladı. Genel kurula CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve çok sayıda oda üyesi esnaf katıldı. ‎Genel kurulda konuşan Oda Başkanı Harun Özen, görev süresi boyunca “Esnaf yalnız bırakılmaz” ilkesiyle hareket ettiklerini vurguladı. Zor dönemlerde esnafın yanında olduklarını belirten Özen, pandemi süreci, artan maliyetler, kira baskısı ile vergi ve sigorta yükleri karşısında esnafın sesi olmaya çalıştıklarını söyledi. “ÜYELERİN İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANILDI” ‎Odanın mali durumu hakkında da bilgi veren Özen, göreve geldiklerinde 255 bin lira olan mevduatın bugün itibarıyla 1 milyon 823 bin TL’ye ulaştığını ifade etti. Tahsil edilen aidat ve alacakların yine üyelerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığını belirten Özen, bu süreçte oda faaliyetleri, festival ve etkinlik çalışmalarının da sürdürüldüğünü kaydetti. ‎“ÇOĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARINDA SONA GELİNDİ” ‎Özen, Edirne’ye özgü ürünler için coğrafi işaret çalışmalarına başladıklarını belirterek tencere köfte, Edirne Karaağaç biberi ve akıtma için başvuruların son aşamaya geldiğini söyledi. Ayrıca geçmiş yıllarda yaşanan şeker krizinde Balıkesir’den 28 TIR şeker temin edilerek üyelerin mağduriyetinin giderildiğini, diğer esnaf odalarına da destek sağlandığını dile getirdi. ‎“ESKİ BAYRAM COŞKUSUNU YAŞADIK” ‎Ekonomik kriz döneminde bankalarla uygun faizli kredi protokolleri yaptıklarını ifade eden Özen, 34 farklı meslek grubuyla toplantılar düzenleyerek ihtiyaç tespiti, tarife hazırlama ve toplu ürün tedariki konularında çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Kurtuluş bayramlarında Edirne halkına binlerce ürün ikram ederek eski bayram coşkusunu yaşatmanın kendilerini mutlu ettiğini de sözlerine ekledi. ‎“ESNAFIMIZ ZOR KOŞULLARA RAĞMEN ŞEHRE HİZMET EDİYOR” ‎Genel kurulda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise Edirne’nin doğası, kültürü ve yemekleriyle bir marka şehir olduğunu vurguladı. Bu marka değerine en büyük katkıyı esnafın sunduğunu ifade eden Gencan, “Esnafımız zor ekonomik koşullara rağmen şehre hizmet etmeye devam ediyor. Edirne Belediyesi olarak her zaman esnafımızın yanındayız” dedi. Dayanışma ruhunun önemine dikkat çeken Gencan, güçlü esnaf odalarının şehrin geleceği için büyük önem taşıdığını belirtti. ‎Seçimde Yönetim Kurulu Başkan Adayı Harun Özen’in listesinde yer alan isimler şu şekilde açıklandı: YÖNETİM KURULU ASIL ÜYELERİ ‎Erol Altay, Selçuk Filoğlu, Alpay Kırmızı, Sercan Yasıtepe, İlksen Özdeş, Bülent Beştepe YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ ‎Özgür Ildırım, Göktağ Dermenci, Şener Sanal, Necat Yavuz, İlhan Şen, Cumhur Şener, Gökhan Yavaş DENETİM KURULU ASIL ÜYELERİ ‎Ahmet Çakır, Samet Köker, Bayram Singer ‎DENETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ ‎Ceyhun Dilfaz, Mehmet Akkaş, Sıtkı Burak Kanıgüzel. ‎Genel kurulda oy verme işleminin devam ettiği, saat 17.00’de sandıkların açılarak sayımın yapılacağı öğrenildi. ‎MERT ERİŞKİN ‎

Edirne’nin Tencere Köftesine Coğrafi İşaret Başvurusu Haber

Edirne’nin Tencere Köftesine Coğrafi İşaret Başvurusu

Edirneli işletmeci Ömer Korkan, kentin geleneksel lezzetlerinden biri olan Tencere Köfte'nin markalaşma ve tescil ettirme yolunda önemli adımlar atıyor. Korkan’ın sahibi olduğu “100. Yıl Tarihi Tencere Köftesi” markası, Edirne’nin gastronomi mirasını koruma hedefiyle coğrafi işaret başvurusu yaptı. “EDİRNE’YE ÖZGÜ BİR LEZZET OLARAK KALMASINI İSTEDİK” Korkan, iki yıl önce markasının tescilini aldığını belirterek süreci şöyle anlattı; "2018’de karavanımda denediğim bu köfteyi daha sonra kendi mutfağımda geliştirdim. Edirne’ye özgü bir lezzet olarak kalmasını istedik. Bu nedenle tescil sürecini başlattık. Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk ve Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, bize bu konuda büyük destek verdi.” “HER ETKİNLİKTE TANITMAK İSTİYORUZ” Tencere Köfte’nin, tescillenmesiyle birlikte Edirne’nin adını gastronomi turizmi alanında daha da öne çıkaracağına inandığını belirten Korkan, “Bu sadece bizim değil, Edirne’nin markası olacak. Her festivalde, her gastronomi etkinliğinde bu lezzeti tanıtmak istiyoruz” dedi. “LEZZETİ BOZMAMAK İÇİN SÜRECİ DİKKATLİ YÜRÜTÜYORUZ” Korkan ayrıca, şubeleşme teklifleri aldığını ancak lezzeti korumak ve özgünlüğü bozmamak için süreci dikkatli yürüttüklerini vurgularken; "Bizim köftemiz Edirne’nin gerçek lezzetini temsil ediyor. Taklitleri var ama özüne sadık kalan sadece bizim tarifimiz. Şubeleşmeyi düşünebiliriz ama hijyen, kalite ve orijinalliğe uyan kişilerle" diye konuştu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

“Edirne’nin 3 Ürünü Coğrafi İşaret Başvuru Aşamasında” Haber

“Edirne’nin 3 Ürünü Coğrafi İşaret Başvuru Aşamasında”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Turizm Komisyonu’nun, Edirne mutfağının coğrafi işaret tescilli ürünleri hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Salih Akar tarafından sunulan raporda, gastronomi turizminin, Edirne’nin tanıtımında büyük pay sahibi olduğuna dikkat çekilerek, coğrafi işaretli tescilli ürünleri ve başvuruları hatırlatıldı. “14 ÜRÜNÜN TESCİL SÜRECİ TAMAMLANDI” Akar, Edirne’de bugüne kadar 14 ürünün tescil sürecini tamamladığını ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret koruması altına alındığını söylerken; bu ürünlerin bir kısmının mahreç işareti, bir kısmının ise menşe adı olarak tescil edildiğini belirtti. Akar, mahreç işaretli ürünlerde Deva-i Misk Helvası, Edirne Badem Ezmesi, Edirne Tava Ciğeri, Edirne Mis Sabunu, Keşan Satır Eti, Uzunköprü Köftesinin; menşe adlı ürünlerde ise Edirne Beyaz Peyniri, İpsala Pirinci, Keşan Siğilli Bamyası, Keşan Mahmutköy Kuru Fasulyesi, Keşan Korudağ Çiçek Balı, Meriç Kara Kavunu, Meriç Yer Fıstığının bulunduğunu söyledi. “KIRSAL KALKINMAYA ÖNEMLİ KATKILAR SUNMAKTA” Akar, başvuru aşamasındaki ürünlerde de Kaz Oturtması, Mecidiye Kavunu ve Çeribaşı Kirazı olduğunu açıkladı. Edirne’de yürütülen coğrafi işaret çalışmalarının yalnızca yerel ürünlerin korunmasına değil, aynı zamanda kentin kimliğinin, tarihi ve kültürel zenginliğinin sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılmasına da hizmet ettiğini söyleyen Akar; “Coğrafi işaretler, yöresel üretim bilgisi ile geleneksel yöntemlerin korunmasını sağlayarak, yerel üreticilerin ekonomik gelirlerini artırmakta ve kırsal kalkınmaya önemli katkılar sunmaktadır” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Gelibolu Peynir Helvası coğrafi işaret tescilini aldı Haber

Gelibolu Peynir Helvası coğrafi işaret tescilini aldı

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde üretilen peynir helvası, Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaret olarak tescil edildi. Gelibolu Ziraat Odası Başkanı Erkan Kaya, yaptığı açıklamada, helvanın tescili için üretici Süleyman Burak Batır ile 17 Ekim 2023'te başlattıkları girişimin olumlu sonuçlandığını belirtti. Coğrafi işaret tescilinin Gelibolu için önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Kaya, şunları ifade etti: "Gelibolu peynir helvasının coğrafi işaretini almak, sadece bir lezzetin korunması değil aynı zamanda bölgemizin kültürel mirasının ve tarımsal ürünlerimizin değerinin tanınması anlamına geliyor. Uzun bir sürecin ardından bu başarıya ulaşmış olmak, yöremizin zenginliğini ve kalitesini ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla tanıtabilmemiz için büyük bir fırsat sunuyor. Bunun yanında Gelibolu'nun ilk coğrafi işareti olarak bu tescili yaptırmamız da bizler için ayrıca büyük bir gurur kaynağı." Batır da peynir helvasının "mahreç işareti" olarak tescil edilmesi için yaptıkları çalışmayı sonuçlandırmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Bu süreçte kendilerine destek olanlara, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi akademisyenlerine, Gelibolu Ziraat Odası yöneticilerine ve Erkan Kaya'ya teşekkür eden Batır, "Bu faaliyetin memleketimize turizm, ticaret ve kültür açısından büyük faydalar sağlayacağına inancımız tam." ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.