Hava Durumu

#Çözüm

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çözüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çözüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dilci Mazbatasını Aldı: “Edirne’de Bir Değişimi Başlattık” Haber

Dilci Mazbatasını Aldı: “Edirne’de Bir Değişimi Başlattık”

Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda gerçekleştirilen seçimlerin ardından Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Aytaç Dilci, Edirne Adliyesi’nde düzenlenen törenle mazbatasını teslim aldı. Törene oda yönetim kurulu üyeleri ve yakınları katıldı. Mazbatasını aldıktan sonra açıklamalarda bulunan Aytaç Dilci, seçim sürecinin demokratik bir ortamda geçtiğini belirterek, üyelerin kendilerine gösterdiği teveccühe teşekkür etti. Dilci, “Pazar günü Şoförler Odası üyelerimizin teveccühü ile arkadaşlarımla birlikte oda yönetimine getirildik. Bugün de mazbatamızı alarak resmen görevimize başladık” dedi. “EDİRNE’DE BİR DEĞİŞİMİ BAŞLATTIK” Seçimlerin Edirne’de önemli bir değişimin başlangıcı olduğunu vurgulayan Dilci; “Edirne’de Serhad Birlik (ETUS) seçimleri ile bir değişimi başlattık. Bu değişim diğer odalara da örnek oldu ve bazı alanlarda yenilikler yaşandı. Değişimin iyi olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Seçim sürecinde küçük aksaklıklar yaşansa da genel olarak başarılı bir seçim gerçekleştirildiğini dile getiren Dilci; “Pazar günü demokratik bir seçim yaptık. Her ne kadar ufak tefek aksaklıklar olsa da güzel bir seçim süreci geçirdik” diye konuştu. “VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRECEĞİZ” Önlerinde 4 yıllık bir görev süresi bulunduğunu hatırlatan Aytaç Dilci, bu süreçte üyelerin sorunlarına çözüm üretmek için çalışacaklarını söyleyerek; “Seçim döneminde üyelerimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için bundan sonra el birliğiyle çalışacağız. Üyelerimizin her zaman yanında olmaya, eksiklerini gidermeye gayret edeceğiz. İnşallah verdiğimiz sözleri tek tek hayata geçireceğiz” dedi. Konuşmasının sonunda dileklerini dile getiren Dilci, “Hayırlısı olsun. İnşallah başaracağız” sözleriyle açıklamasını tamamladı. HİLAL PEKER

Bakkallar ve Tekel Bayileri Odasında Oylama Başladı Haber

Bakkallar ve Tekel Bayileri Odasında Oylama Başladı

Edirne'de bugün Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurulda Bakkalar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası üyeleri sandık başına gitti. Seçime katılan Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, esnafa hitaben yaptığı konuşmada birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Gencan, ekonomik koşulların esnafı zorladığını belirterek, belediye olarak her zaman esnafın yanında olduklarını söyledi. “KAZANAN ESNAFIMIZ VE ŞEHRİMİZ OLSUN” Başkan Gencan konuşmasında “Bugün burada iki kıymetli adayımız var. Sonuç ne olursa olsun esnafımız birlik ve dayanışma içinde yoluna devam edecektir. Zor günlerden geçiyoruz. Esnafımız büyük bir mücadele veriyor. Biz de Edirne Belediyesi olarak imkânlarımız ölçüsünde onların yanında durmaya çalışıyoruz. Genel kurulumuzun hayırlı olmasını diliyorum. Kazanan esnafımız ve şehrimiz olsun” ifadelerini kullandı. “TAKDİR ÜYELERİMİZİN” Başkan adaylarından Orhan Özçetin, üyelerle olan diyaloglarının güçlü olduğunu belirterek “Taşın altına elimizi koyduk. Takdiri üyelerimize bırakıyoruz. Diğer adaya da başarılar diliyorum” dedi. “SADECE OY DEĞİL GÜVEN DE İSTİYORUM” Diğer aday Okan Mano ise çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayarak “Odamızı üyelerinin yanında duran, sözü güçlü, masada ağırlığı olan bir yapı haline getirmek istiyoruz. Kimseyi ötekileştirmeden, adil bir yönetim anlayışıyla hizmet edeceğiz. Sizden sadece oy değil, güven de istiyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından genel kurulda oy kullanma işlemine geçildi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Plastik Atık Sorununa Yerli Çözüm Haber

Plastik Atık Sorununa Yerli Çözüm

Tekstil sektöründe uzun yıllardır kullanılan ve geri dönüştürülemeyen PET film bazlı transfer ürünleri, dünya genelinde ciddi bir çevre sorununa yol açıyor. Bu soruna yerli ve sürdürülebilir bir çözüm ise Türk Kağıt Teknolojileri üretimi yapan bir Türk şirketinden geldi. Şirketin kurucu ortağı Özer Yılmaz, geliştirdikleri yeni transfer kağıdı teknolojisiyle plastik kullanımını tamamen ortadan kaldırdıklarını açıkladı. Geliştiren plastik içermeyen kağıt transfer 4 yıl ve 1000 denemeden fazla süren bir projenin ürünü olarak geliştirildi. Yapılan bu ürün dünyanın en saygın tekstil inovasyon platformlarından biri olan WTIN Innovate Textile Awards 2025 - Sustainability Award'a sektörün en prestijli sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldü. Tekstil sektörüne yönelik transfer kağıtları ve gıda sektörü için sürdürülebilir ambalajlar ürettiklerini belirten Canapa kurucu ortağı Özer Yılmaz, "Tekstil sektöründe transfer ürünleri genellikle PET film bazlı kullanılıyor. Bu filmler geri dönüştürülemiyor ve dünyada ciddi bir plastik atık sorunu oluşturuyor. Biz bu problemi yaklaşık 3,5 yıl önce fark ettik ve çözüm üretmek için yola çıktık. Geliştirilen ürünün yaklaşık 1000'den fazla deneme sonucunda ve dört yıllık yoğun bir Ar-Ge çalışmasıyla ortaya çıkardık. Geldiğimiz noktada teknik açıdan son derece kaliteli, benzerlerine göre çok daha kullanışlı ve en önemlisi de geri dönüştürülebilir bir ürün ürettik. Transfer işlemini kâğıt üzerinden yaparak PET film kullanımını tamamen ortadan kaldırdık" dedi. Türkiye, dünyadaki plastik sorununa yerli çözüm sundu Yılmaz, dünya genelinde tekstil transfer baskı teknolojisi nedeniyle her yıl yaklaşık 100 bin ton geri dönüştürülemez PET film atığı oluştuğunu, bu rakamın 2040 yılında 500 bin tona ulaşmasının beklendiğini ifade ederek şunu söyledi: "Bu atıklar geri dönüştürülemediği için yakılarak bertaraf ediliyor ve ciddi karbon salınımına yol açıyor. Bizim ürünümüzle en az beş kat daha az karbon salınımı gerçekleşiyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında plastik kullanımına yönelik vergisel ve yasal yaptırımları her geçen gün artırılıyor. Tek kullanımlık plastiklerin tekstil sektöründeki kullanımı giderek kısıtlanıyor. Bizim ürettiğimiz bu teknoloji hem çevreye katkı sağlıyor hem de ülkemizin ihracatına ciddi bir avantaj kazandırıyor. Aldığımız ödül, dünya tekstil sektöründe sürdürülebilirlik alanında verilen en önemli ödül olarak kabul ediliyor. Ülkemize böyle bir ödülü kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz."

İstihdam, eğitim ve sosyal entegrasyon: ROMAN SORUNLARINA ‘SACAYAĞI’ ÖNERİSİ Haber

İstihdam, eğitim ve sosyal entegrasyon: ROMAN SORUNLARINA ‘SACAYAĞI’ ÖNERİSİ

Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı, Türkiye ve Edirne’de her dönem gündeme gelen Roman Strateji Eylem Planı ile ilgili konuştu. Şallı, Batı Ekspres’e yaptığı açıklamada, Roman toplumunun sorunlarına dikkat çekerek, Roman Strateji Eylem Planı’na önerilerde bulundu. Şallı, Romanların özellikle istihdam, eğitim, barınma ve toplumsal hayata katılım sorunları ile karşı karşıya kaldığını belirtti. Yapılan çalışmalarda özellikle sosyolojik ve psikolojik unsurlara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Şallı, Romanların sorunlarının çözümü için oluşturulması gereken sacayağını anlattı. “TARİH SÜRECİ BÖYLE DEVAM ETMEMELİ” Romanların sorunlarının çözümü için geçmişin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Şallı; “Bu toplum, yıllardan beri dışlanmış, ötelenmiş. Aynı zamanda sosyal ve toplumsal yapının içerisinde varlık gösteremeyen bir kimliğiz. Bu tarih sürecinin böyle devam etmemesi lazım. Hükümetin Roman politikasına çözüm aradığı yıllar 2009’da başlamıştır. O dönemde çok sayıda Roman sivil toplum örgütleri toplandı, günün koşullarında çok şey konuşuldu ve resmiyeti 2010’da Roman açılımı ile tamamlandı. Ama süreç içerisinde Avrupa Birliği’nin Türkiye’de Roman politikası yürütülmesi talebi vardı. Bu talebi değerlendiren hükümet, 2010 yılında Roman açılımını kamuoyuna duyurdu” ifadelerini kullandı. “ROMANLARIN SOSYAL VE EKONOMİK HAYATINA BİR ŞEY KATAMADI” Şallı, günümüzde Roman kimliğinin toplumsal anlamda belirginleştiğini söyleyerek; “Fakat toplumsal ve ekonomik yaşamda herhangi bir değişim olamadı. Bugüne kadar ilgili yapılan çalışmalar, Romanların sosyal ve ekonomik hayatına bir şey katamadı. Bu çok geniş bir meseledir. Romanların sosyal ve kültürel dokusunu anlatabilecek, o dokuyla hareket edebilecek sosyolojik ve psikolojik yönlerine dayalı bir çalışma gerçekleştirilemedi. Sosyolojik ve psikolojik bir çalışma gerçekleşmediği müddetçe hiçbir çalışmanın önemi kalmaz” dedi. “İSTİHDAM OLANAKLARI YETERSİZ” Romanların ekonomik koşullarına dikkat çeken Şallı; “Romanların, devletin sosyal politikalarına diğer toplumlardan daha muhtaç olduğunu görüyoruz. Bunun nedenleri; başta istihdam olanaklarının yetersizliğidir. İstihdam olanakları bazen kendi içerisinde de tartışmaya yönelebiliyor. ‘Romanları işe alıyoruz ama çalışmıyorlar’ deniyor. Bunlar olabilen şeylerdir. Bunu da bu kültürün içinde aramak lazım ama yapılacak olan iyi örneklerle bunlar aşılabilir şeylerdir. Bugün birçok fabrikada Roman işçiler var. Romanlar bir şekilde bunu aşabiliyorlar” sözlerine yer verdi. “SONUCA NEDEN ULAŞILAMIYOR?” Şallı, Türkiye genelinde ve Edirne’de Romanlara yönelik eylem planlarının oluşturulduğunu belirterek; “Sonuca niye ulaşılamıyor? Bu planın uygulanabilirliğinin iyi analiz edilmesi lazım. Buraya davet edilen bazı sivil toplum kuruluşları var. Ben de Ankara’ya defalarca bu toplantılara gittim. Bir yetkili Roman mahallesine gitsin, ‘Arkadaşlar, siz ne istiyorsunuz?’ desin. Hepsinin diyeceği ortak şey; ‘İş istiyoruz’ diyecekler. İkinci sorun da sağlık sorunu olacak, ‘İlaç alamıyoruz’ diyecekler. Barınma probleminden, dışlanmadan söz edecekler. Bunlar bilinen konular ama sosyolojik ve psikolojik etkenleri çok önemlidir. Ama Türkiye’de ve Edirne’de işsiz olan sadece Roman vatandaşlarımız da değildir” dedi. “ROMANLAR MAHALLELERİNİ TERK EDİYOR” Edirne’de Romanların yoğun olarak yaşadığı Yeni İmaret ve Umurbey mahallelerinden diğer mahallelere göç olduğunu açıklayan Şallı; “Burada yaşayan insanların arasında yaşam kültürlerini terk edenleri görüyoruz. Bu toplumu, kendi mahallelerinden başka mahallelere göç ettiren sebepleri niye tartışmıyoruz? Bugün çoğunluk, Roman olmayan yerleşim yerlerine gidiyorlar. Roman mahallelerinde ne oluyor? Roman mahalleleri eski kültür yaşamından çıkmış, her türlü olumsuz davranışın merkezi haline gelmiş. Strateji planlarında bunların da yer alması lazım” ifadelerine yer verdi. “SOSYAL YARDIM DEĞİL, ÜRETİME KATILIM ÖNEMLİ” Şallı, Roman derneklerinin ise sorunların çözümünde samimi olmadığını belirterek; “Mesele; bu toplumun kimliğini kullanarak kendilerine ekonomik alan yaratmaya çalışmalarıdır. Ben 2011’den 2018’e kadar Ankara’da toplantılara katıldım. Hep aynı şeyi dinliyoruz. Çözüm yollarını anlattık, yazdık. Doğruları söylemediğimiz sürece sorunların çözümünü istemiyoruz demektir. Bizim özlemimiz bu ülkedeki tüm kimliklerin eşit yaşaması ve bir arada bulunması için mücadele ediyoruz. Roman’ın da, diğer kimliklerin de ihtiyaçları var. Bu politikanın ayrıştırmadan, özel bir söylem diliyle yürütülmesi, kalıcı ve sürdürülebilir olması lazım. Ama bu demek değildir ki sosyal yardımlar sürekli olacak. İnsanların üretime katılmalarını sağlamak lazım. Doğmuş, büyümüş hâlâ sosyal yardımlarla yaşıyor. Bunu irdelemek lazım” dedi. “OKULA GİTMEYEN KAÇ TANE ÇOCUK VAR?” Roman çocukların düzenli eğitim alamadığına ve yeterli beslenemediğine dikkat çeken Şallı; “Bunu herkes biliyor. Çoğu Roman aile defter, kitap almakta zorlanıyor. Bugün ortaokula gidecek çocuğun eline her gün 50 TL versen yetmez. İşi olmayan insan bunu nasıl yapacak? Yardımlarla olmaz. İnsanların üretim mekanizması içine dâhil edilmesi lazım. Okula gitmeyen, sokaklarda gezen kaç tane çocuk var? Neden gitmediklerini ebeveynlerine sormak gerek. Çocuk uzun vadeli olarak sokakta yaşarsa ileride potansiyel suçlu olmaya doğru hareket eder. Çocuk, aile ortamının bütünselliğinde olmalı. Onlarca proje yürütülüyor, Romanların sayısı cezaevlerinde neden yüksek? Cezaevine düşmenin nedenlerini de sormak lazım” sözlerine yer verdi. “SEÇİM SONRASI YİNE AÇ” Şallı, Romanların da insanca yaşam talebi olması gerektiğini söyleyerek; “Yardımlar herkesi biat kültürüne götürür. Hangi siyasi parti olursa olsun Romanlara yapılan yardım değil; aslında lütuftur. ‘Biz size yardım verdik, bunun karşılığında bize oy verin’ demektir. Romanlara düşünce devrimi lazım. Bu toplumda biz Romanlar gerçekten değişmek istiyor muyuz? ‘Biz böyleyiz, gideriz’ demeyeceksin. ‘Ben böyle gitmek istemiyorum, insanca yaşamak istiyorum’ diyeceksin. Toplumsal olarak böyle bir anlayış yok. Siyaset bizi kullanıyor, biz de siyaseti kullanmaya çalışıyoruz. Biri 3-5 kuruş alıyor, öteki aldığı oy ile kalıyor. Seçim sonrası sabahı aç kalıyor” dedi. “MESELE İSTİHDAM, EĞİTİM VE SOSYAL ENTEGRASYONDUR” Roman toplumunun insani yaşam koşullarına ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şallı; “Stratejik Eylem Planlarını gerçekten uygulanabilir hale getirmedikçe sadece yazılı olarak kalır. İlk önce iş ve aş olacak. Bu toplumu da eğitim süreçlerine bir şekilde dâhil edeceğiz. Ama yürütülen çalışmaların eksik düşünüyorum. Mesele ne? İstihdam, eğitim ve sosyal entegrasyon. Çalışmanın sacayağı budur. Sacayağını oturtamadığın sürece değişen bir şey olmaz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.