Hava Durumu

#Demokrasi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Özcan: “Çocuklarımız En Kıymetli Hazinemizdir” Haber

Başkan Özcan: “Çocuklarımız En Kıymetli Hazinemizdir”

Başkan Özcan, açıklamasında 23 Nisan’ın sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil, tüm dünya çocukları açısından da büyük bir anlam taşıdığına dikkat çekerek, bu özel günün, geleceğin teminatı olan çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram olma özelliğini taşıdığını vurguladı. Mehmet Özcan, açıklamasında şunlara yer verdi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümü olan 23 Nisan 1920, milletimizin egemenliğini ilan ettiği, bağımsızlık ve demokrasi yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, onlara duyduğu güvenin ve verdiği değerin en açık göstergesidir. Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı, ülkemizin en kıymetli hazinesidir.” Başkan Özcan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, eşit fırsatlara sahip olduğu, barış ve huzur içinde bir dünyada yaşamaları en büyük temennimizdir. Bizler de bu bilinçle hareket ederek, onların daha güzel bir geleceğe hazırlanması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.” Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak sözlerine devam eden Mehmet Özcan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda emeği geçen tüm kahramanları saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti. HABER MERKEZİ

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli” Haber

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli”

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Kocaeli’de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseye değinen Çay, “Vefat eden eğitim camiamızın mensuplarına ve öğrenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabırlar diliyorum” dedi. Basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. Temel ilkemiz: Sahada karşılığı olan, somut sonuçlar üreten politikalar 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumunun basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti. Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu. Toplumun doğru haber alma hakkını korumalıyız Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşadığını söyleyen Çay, bu dönüşümün “ekonomik sürdürülebilirlik”, “dijital dönüşüm” ve “meslek etiği” başlıklarında kendini gösterdiğini belirtti. Sektördeki dönüşümü değerlendiren Genel Müdür Çay, şöyle konuştu: 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri de oluşturması önem taşımaktadır. Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bu dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir.” Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımını örnek gösteren Genel Müdür Çay, bu süreçte yaşananların, uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu tüm dünya kamuoyuna gösterdiğini söyledi. Nitelikli insan kaynağı yetiştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında Konuşmasında Basın İlan Kurumunun basına sağladığı destekleri anlatan Genel Müdür Çay, Kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz.” Global şirketlerin basın üzerindeki tahakkümü ciddi sorun oluşturmaktadır Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu ve bu konuyu yakından gözlemlediklerini vurgulayan Çay, global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümünün, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ettiklerini kaydeden Çay, “Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir” açıklamasında bulundu. Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, şöyle devam etti. “Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında, gerek Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizde, gerek İsrail’in Gazze’de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles’in kılıcı gibi tepemizde “demokrasi demokrasi” diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.” Türk basını, dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkacaktır Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerini ileten Genel Müdür Çay, sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Çay, “İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kolaylı: Destek mekanizmaları ve finansman kolaylıklar sektöre önemli katkılar sağladı Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta bir can damarı olduğunu belirterek, “Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur” diye konuştu. Toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün; Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen, Seda Hürmüz Köktener; Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı katıldı.

CHP’den Seçilmiş Kadınlara Çiçek Haber

CHP’den Seçilmiş Kadınlara Çiçek

Edirne İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Şenol Kılıç, 3 Nisan 1930’da Türkiye’de kadınlara yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile ilgili konuşma yaptı. Meclis gündemi öncesi gündem dışı söz alan Kılıç, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin önemine dikkat çekerken; Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Edirne İl Genel Meclisi Üyesi Nergiz İnce’ye çiçek takdim etti. Kılıç, Türkiye’de kadınlara yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 96’ncı yıldönümü olduğunu söyleyerek; “Ne mutlu ki biz Edirne’de yerel yönetimlerde kadınlarımızla varız. Kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri alması yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda demokrasi meselesidir. 1930 yılında kadınlara yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının tanınması, cumhuriyetimizin çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Bu hak, kadınların sadece oy kullanan bireyler değil; aynı zamanda toplumda karar verici aktörler olduğunun kabulüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen bu reformlar, birçok ülkeden önce kadınlara siyasi hakların tanınmasını sağlamış ve Türkiye’yi bu alanda öncü ülkelerden biri haline getirmiştir. Ancak biliyoruz ki hakların kazanılması kadar, korunması ve geliştirilmesi de büyük bir sorumluluk gerektirir. Bugün hâlâ kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal yaşamda daha güçlü temsil edilmesi için biz CHP grubu ve Edirneli bireyler olarak her zaman hazırız. Kadının olmadığı yerde ne gerçek bir demokrasi ne de sürdürülebilir bir kalkınma mümkün değildir. Bizlere düşen görev, kadınların sesini daha güçlü kılmak, eşit temsili sağlamak ve gelecek nesillere daha adil bir Türkiye bırakmaktır” diye konuştu. Kılıç, konuşmasının ardından Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Edirne İl Genel Meclisi Üyesi Nergiz İnce’ye çiçek takdim ederken; Gegeoğlu ve İnce de Kılıç’a teşekkür ettiler. UĞUR AKAGÜNDÜZ

‎TÜKODER Edirne’den 8 Mart Açıklaması Haber

‎TÜKODER Edirne’den 8 Mart Açıklaması

‎Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Edirne Şube Başkanı Tarık Kenan Parlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konularına dikkat çekti. Parlar, açıklamasında 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, kadına yönelik ayrımcılığa karşı mücadele ve farkındalık günü olduğunu vurguladı. ‎Parlar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün bir kutlama günü değil, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa karşı çıkma ve anma günüdür. Kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü koruyup kollayan hukuk sistemini konuşmak, fark etmek, mücadele etmek ve değiştirmek zorundayız. Ekonomik kriz, diğer yandan giderek artan yoksulluk en fazla kadınları zorlamaktadır. Bütün bunlar; kadınların Cumhuriyetle elde etmiş olduğu haklarını ellerinden almak, onları evlerine hapsedip, anne ve eş rollerinin ötesine geçirmemek için yapılan hamlelerdir. ‎Kadınlar barış ve kardeşlik içinde yaşamak, özgür ve eşit olmak, birey olarak kabul görmenin mücadelesini veriyorlar. Bu mücadele insan hakları mücadelesidir ve kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık insan hakkı ihlalidir. ‎Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’ ve ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)’ne imza atmıştır ve sözleşme gereği verdiği taahhütleri yerine getirmekle yükümlüdür. Anayasamızın 90. maddesi ile de uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde kabul edilmiştir. Ancak yapılanlar ve yapılmak istenilenler uluslararası sözleşmelere ve 6284 sayılı yasa hükümlerine aykırıdır. ‎Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde; demokrasi ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden, kadın cinayetlerinde katledilen tüm kadınları saygıyla anıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar, şiddetten arındırılmış bir toplum yaratılana kadar, ekonomide, eğitimde, iş hayatında ve siyasette erkeklerle eşit hale gelene kadar mücadeleye devam edeceğiz.” ‎HABER MERKEZİ

Başkan Gencan’dan 8 Mart Mesajı Haber

Başkan Gencan’dan 8 Mart Mesajı

Başkan Filiz Gencan mesajında kadınların toplumsal yaşamın her alanında emeği, üretimi ve katkısıyla hayatın temel gücü olduğunu vurgulayarak, kadınların eşit ve özgür bireyler olarak yaşamın her alanında daha görünür olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Başkan Filiz Gencan mesajında şu ifadelere yer verdi: “Kıymetli Edirneli hemşehrilerim, Cumhuriyetimizin aydınlık yüzü değerli kadınlarımız; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, bu kadim şehrin her sokağında izi, her evinde bereketi ve her fidanında emeği olan siz değerli kadınlarımızı en içten duygularımla selamlıyorum. ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ diyen Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı çağdaş yolda ilerleyen bir şehir olarak, kadınların emeğinin, aklının ve üretiminin olmadığı hiçbir hizmeti eksiksiz saymıyoruz. Kadınlar hayatın her alanında üretimin, emeğin ve umudun taşıyıcısıdır. Tarlada üretimde, iş hayatında, bilimde, sanatta ve siyasette kadınların emeği toplumumuzu güçlendiren en önemli değerlerden biridir. Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir toplum, daha adil ve daha güçlü bir toplumdur.” “BİRÇOK PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK” Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, göreve başladığı süre içerisinde kadınlara yönelik yapılan projelere değinerek, “Görev süremiz boyunca kadınlarımızın sosyal ve ekonomik yaşamda daha fazla yer alması için birçok projeyi hayata geçirdik. Kadın Emek Pazarlarımızla evde üreten kadınlarımızın emeklerini ekonomik değere dönüştürmelerine destek olurken, kadın çiftçilerimize verdiğimiz desteklerle üretimin gücüne güç kattık. Hizmete açtığımız Konak Edirne ile hemşehrilerimize ve şehrimize gelen kadın misafirlerimize sıcak bir yuva sunarken, Yenidoğan Paketi uygulamamızla annelerimizin mutluluğunu paylaşmaya devam ediyoruz. Düzenlediğimiz paneller, etkinlikler ve eğitim programlarıyla kadınların sosyal yaşamda daha aktif rol almasını destekliyoruz. Kadın merkezlerimizde verdiğimiz eğitimler ve kurslarla binlerce kadınımıza yeni beceriler kazandırıyor, yeni ufuklar açıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir kadın güçlenirse, bir aile, bir nesil ve bir şehir değişir. Kadınların şiddetten uzak, güvenli ve eşit bir yaşam sürdüğü bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınların sesi ne kadar güçlü çıkarsa, demokrasi de o kadar güçlenecek, Cumhuriyetimizin değerleri daha da kök salacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım olmak üzere aziz şehitlerimizin kıymetli annelerinin ve emeğiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor; sevgi ve saygılarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi. HABER MERKEZİ

Özcan; “53 Sayfalık Rapor Utanç Belgesidir” Haber

Özcan; “53 Sayfalık Rapor Utanç Belgesidir”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 53 sayfalık raporla ilgili basın açıklaması yaptı. ADD Edirne Şubesi’nde düzenlenen basın açıklamasını Şube Başkanı Celil Özcan okudu. Özcan, 103 yıllık Cumhuriyetin en kritik döneminde içeriden ve dışarıdan emperyal güdümlü ciddi saldırılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. 53 sayfalık komisyon raporunun utanç belgesi olduğunu söyleyen Özcan; “Laik cumhuriyet rejimimiz, üniter ulus devlet yapımız, dil birliğimiz ve bölünmez bütünlüğümüz emperyalizmin hedefindedir. Bu olağanüstü bir durumdur, olağan yol ve yöntemlerle aşılamaz. Bu bağlamda Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, ülkemizi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum, kuruluş ve kişileri bir kez daha uyarıyor ve görevlerini yaparken; üniter ulus devlet yapımızın, laik cumhuriyetimizin, dil birliğimizin, ülkemiz ve milletimizle bölünmez bütünlüğümüzün ve ulus olma bilincimizin vazgeçilmezliğini, Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ tümcesinde ifadesini bulan ve anayasamızın da 66’ncı maddesi ile hükme bağladığı millet tanımının ve ‘Türklük’ kavramının tartışılmazlığını, politikaları, uygulamaları ve eserleriyle her alanda başarısı kanıtlı Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi ‘Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin günümüzün de şaşmaz pusulası, geçerli reçetesi olduğunu, milletimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin özgür yurttaşları değil de, emperyalizm boyunduruğunda, orta çağ artığı Totaliter-Teokratik bir uydu devletin tebaası olmaya asla razı olmayacağını, gerekenin, kuruluşta olduğu gibi meclis eksenli, kuvvetler ayrılığına dayalı, yurttaşların eşitliği esaslı bir hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden yaratmak olduğunu, görerek yapmalarını bekliyoruz” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

ADD Edirne Şubesi Kurucu Başkanını Andı Haber

ADD Edirne Şubesi Kurucu Başkanını Andı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy’u anma programı düzenledi. Şube binasında gerçekleştirilen programda açıklamayı ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin yaptı. Bilgin, Prof. Dr. Muammer Aksoy’un 31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, Aksoy’un ardından 3 yıl sonra 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun da otomobiline konulan bombayla katledildiğini söyledi. Bu cinayetlerin, 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaşanan seri aydın cinayetlerinin başlangıcı olduğunu ifade eden Bilgin, söz konusu süreçte batı emperyalizminin Türkiye’yi yönlendirme amacı taşıdığını dile getirdi. Açıklamasında Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de değinen Bilgin, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleriyle demokrasinin askıya alındığını, özgürlükçü yapının zedelendiğini ve 1982 Anayasası ile toplumsal yaşamın baskı altına alındığını belirtti. Bu süreçlerin, ülkeyi önce neoliberal politikalarla şekillenen bir düzene, ardından da 2000’li yıllarda siyasal İslam çıkmazına sürüklediğini savundu. Programda konuşan Şube Başkanı Celil Özcan, her yıl 24-31 Ocak tarihleri arasında “Adalet ve Demokrasi Haftası” kapsamında hem yaşamını yitiren aydınları andıklarını hem de geçmişte yaşananların nedenlerini ve sonuçlarını irdelediklerini söyledi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.