Hava Durumu

#Deprem

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Belgin İba’dan 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı Haber

Belgin İba’dan 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı

Hastalara şifa dağıtarak kutsal bir görevi yerine getiren sağlık çalışanlarının gösterdikleri gayretin öneminin büyük olduğunu vurgulayan İba, tüm sağlık çalışanlarının gününü kutladı. AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Sağlık çalışanlarının insan hayatını korumak adına büyük bir fedakârlık ve özveriyle görev yaptıklarını belirten İba, hekimlerin toplum için üstlendikleri sorumluluğun son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının yalnızca bir meslek icra etmediğini, aynı zamanda insan hayatına dokunan kutsal bir görevi yerine getirdiklerini vurgulayan İba, yayımladığı mesajda doktorlardan hemşirelere, sağlık teknisyenlerinden hastane personeline kadar sağlık sektöründe görev yapan tüm çalışanlara teşekkür etti. Sağlık hizmetlerinin toplumun en temel ihtiyaçlarından biri olduğuna dikkat çeken İba, özellikle son yıllarda yaşanan küresel sağlık krizlerinde sağlık çalışanlarının gösterdiği üstün gayretin herkes tarafından takdir edildiğini belirtti. İba, zor şartlar altında görev yapan sağlık çalışanlarının, gece gündüz demeden insan hayatını korumak için mücadele ettiğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarının insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak büyük bir özveriyle görev yaptığını söyleyen İba, "Gecesini gündüzüne katarak çalışan doktorlarımız, hemşirelerimiz ve tüm sağlık personelimiz toplumumuzun en kıymetli değerleri arasındadır. Özellikle zor dönemlerde gösterdikleri fedakârlık ve insanüstü gayret, milletimizin gönlünde ayrı bir yer edinmelerini sağlamıştır” ifadelerine yer verdi. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesinin de önemine değinen İba, “Sağlık çalışanlarımızın güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapması hepimizin sorumluluğundadır. Onlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguluyor, bu konuda farkındalık oluşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi. Sağlık çalışanlarının gece gündüz demeden, pandemi, deprem, yangın gibi zorlu süreçlerde bile büyük fedakârlık gösterdiğini belirten İba, Onların özverili çalışmalarının, sağlıklı bir toplumun temel taşı olduğuna dikkat çekti. Sağlık alanında yapılan yatırımlarla Türkiye’nin sağlık hizmetleri konusunda önemli bir noktaya ulaştığını da vurgulayan İba, sağlık çalışanlarının daha iyi şartlarda hizmet verebilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İnsan sağlığına şifa ile dokunarak hayati bir mesleği icra eden doktorların hakkının ödenmeyeceğini söyleyen İba, bütün sağlık çalışanlarının takdirin en iyisine layık olduğunu belirtti. Mesajının sonunda tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayan İba, “Hayatını insan sağlığına adayan, büyük bir sabır ve özveriyle görev yapan tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum.” dedi. HABER MERKEZİ

‎Karakuş, “Edirne Depremden Muaf Değil” Haber

‎Karakuş, “Edirne Depremden Muaf Değil”

‎Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen panelde konuşan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Edirne İl Müdürü Cengiz Karakuş, Edirne’nin komşu fayları nedeniyle tehlikede olduğunu, bu yüzden de olası bir depreme hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. ‎“DEPREME HAZIR OLMAMIZ GEREKİYOR” ‎Karakuş, “Edirne, komşu olduğu fay hatları nedeniyle tehlike altında. O yüzden depremden uzak ya da deprem riskinden muaf bir şehir değiliz. Bu nedenle birçok konuda olduğu gibi afet hazırlığı konusunda da öncü olmaya, hazır olmaya devam etmemiz gerekiyor” dedi. ‎KARAKUŞ, KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ’NDEKİ SEFERBERLİĞİ AÇIKLADI ‎Kahramanmaraş merkezli depremde gerçekleştirilen seferberliği açıklayan Karakuş, “6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından çok büyük bir seferberlik başlatıldı. Çünkü gerçekten çok büyük bir yıkım yaşandı. Rakamları yanlış ifade etmemek adına notlarımdan paylaşmak istiyorum. Afet sonrasında 90 farklı ülkeden 35 bin 250 arama kurtarma personeli görev aldı. Bu gerçekten büyük bir seferberlikti. Yapılan arama kurtarma çalışmaların tamamına 271 bin personel katıldı. Ayrıca 18 bin 48 iş makinesi, 75 uçak ve 108 helikopter gibi çok büyük bir organizasyonla afetle mücadele edildi” ifadelerine yer verdi. ‎“HAZIRLIKLARIMIZI AFET ÖNCESİNDE YAPMALIYIZ” ‎Afete hazırlık sürecinin sakin zamanda yapılması gerektiğini belirten Karakuş, “Ancak bu gücün sürdürülebilir olması ve daha da artırılması gerekiyor. Çünkü karşı karşıya kaldığımız afetlerin boyutu oldukça büyük. En yakın risk alanlarından biri olan Marmara Bölgesi’ni düşündüğümüzde, burada çok yoğun bir nüfusun yaşadığını görüyoruz. Bu nedenle olası afetlere karşı nasıl hazır olabiliriz sorusuna hep birlikte cevap aramamız gerekiyor. Özellikle burada bulunan öğrencilerimiz ve toplumun tüm bireyleri için önemli bir konu var; afetler hepimizi her an yakalayabilir. O anda okulda olabiliriz, tarlada olabiliriz, iş yerinde ya da farklı bir ortamda olabiliriz. Nerede olacağımızı bilemeyiz. Afetler tüm bireyleri aynı anda etkileyebilen güçlü doğa olaylarıdır. Bu nedenle hazırlıklarımızı afet öncesinde, yani sakin zamanlarda yapmamız gerekir” diye konuştu. ‎MERT ERİŞKİN

“2000 Sonrası Yapılan Evler Yüzde 75 Daha Güvenli” Haber

“2000 Sonrası Yapılan Evler Yüzde 75 Daha Güvenli”

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen panelde konuşan Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 1923 yılından 2024 yılına kadar olan depremlerde yaklaşık olarak 145 bin civarında hayatını kaybettiğini açıkladı. Depremlerin aynı yıl oranında bakıldığında 250 milyar dolarlık bir kayıp söz konusu olduğunu ifade etti. 2008 yılında güncellenen deprem yönetmeliği ile 2000 yılından sonra yapılan evlerin, 2000 yılından önce yapılan evlere göre yüzde 75 oranında daha güvenli olduğunu belirten Kaya, ev alırken binanın sağlam olup olmadığına bakılması gerektiğinin altını çizdi. “ŞU TARİHTE, ŞU BÜYÜKLÜKTE DEPREM OLACAK SÖYLEMLERİNE İNANMAYIN” Kaya, “Bugün dünyada hiçbir ülkenin kesin olarak bilemediği üç temel soru vardır; deprem nerede, ne zaman ve hangi büyüklükte olacak? Bu soruların kesin cevabı bugün hiç kimsede yok. Bu nedenle sosyal medyada ya da bazı platformlarda ‘şu tarihte, şu saatte, şu büyüklükte deprem olacak’ gibi iddialar duyarsanız lütfen inanmayın. Örneğin ‘saat sekizde 8 büyüklüğünde deprem olacakmış’ gibi söylemlerin bilimsel bir karşılığı yoktur” dedi. “YAPMAMIZ GEREKEN EN ÖNEMLİ ŞEY HAZIRLIKLI OLMAK” Depremlere hazırlıklı olunması gerektiğini ifade eden Kaya, “Kahramanmaraş depremleri bize çok önemli bir gerçeği bir kez daha gösterdi. İki büyük deprem yaşandı ve 11 ilimiz doğrudan etkilendi. Bu durum bize şunu anlatıyor; Türkiye’nin her yerinde deprem olabilir ve her zaman deprem olabilir. Bu yüzden bizim yapmamız gereken en önemli şey hazırlıklı olmaktır. Türkiye’deki depremlerin bir diğer özelliği de çoğunlukla ilk 25 kilometre içinde yani sığ depremler olmasıdır. Bu nedenle deprem olduktan sadece üç dört saniye sonra sarsıntı yeryüzünde hissedilmeye başlar. Depremler ne kadar sığ olursa, büyüklüğü aynı olsa bile insanlara ve yapılara verdiği zarar o kadar fazla olur” ifadelerine yer verdi. “SON YÜZYILDA YAKLAŞIK 145 BİN İNSANI KAYBETTİK” Son yüzyılda can ve mal kayıplarına değinen Kaya, “Cumhuriyet döneminden, yani 1923’ten 2024 yılına kadar olan deprem verileri uluslararası ve herkese açık veri tabanlarında bulunmaktadır. Doktora öğrencilerimle birlikte bu verileri inceleyerek bazı çalışmalar yaptık. Bu verilere göre, Kahramanmaraş depremleri de dahil olmak üzere son yüzyılda depremler nedeniyle kaybettiğimiz insan sayısı yaklaşık 145 bin civarındadır. Bu oldukça büyük bir rakamdır. Ekonomik açıdan baktığımızda ise yaklaşık 250 milyar dolarlık bir kayıp söz konusudur” sözlerine yer verdi. “EV ALIRKEN GÜZEL OLMASINA DEĞİL, NASIL YAPILDIĞINA BAKIN” 2000 yılından sonra yapılan evlerin depreme dayanıklılığı hakkında konuşan Kaya, “Deprem yönetmeliği 2018 yılında güncellendi. Büyük ihtimalle 2026 veya 2027 yılında tekrar güncellenecek. Ancak şu anda önemli bir gerçek var; 2000 yılından önce yapılan yapılar ile 2000 yılından sonra yapılan yapılar arasında ciddi bir fark bulunuyor. Yeni yönetmeliklere göre 2000 yılından sonra yapılan binalar, hasar ve yıkım açısından yaklaşık yüzde 75 oranında daha güvenli. Bu nedenle aileleriniz ev alırken ya da siz ileride bir ev satın alırken sadece evin içinin güzel olmasına bakmayın. Elbette evin içi, mutfağı, kapıları önemlidir ama bir de binanın nasıl yapıldığına bakın. Yapı sağlam mı, zemin uygun mu, mühendislik kurallarına uygun yapılmış mı? Bunları sorgulamak çok önemli” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu Haber

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu

‎Edirne'de “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferans, Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ‎Program, üniversitenin Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde düzenlenirken; moderatörlüğünü TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır üstlendi. Etkinliğin konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya oldu. ‎“DEPREM KONUSU ÜZERİNDE ISRARLA DURMALIYIZ” ‎Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Eylem Bayır, üniversitelerin yalnızca akademik çalışmalarla değil, toplumla iç içe etkinliklerle de sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Bilim kafe etkinliklerinin halkı bilimsel konularda bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Bayır, daha önce sağlık temalı programlar düzenlediklerini, üçüncü etkinliği ise deprem başlığıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. ‎Depremin hem ülke hem de toplum açısından hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Bayır, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve yönetime teşekkür ederek verimli bir etkinlik temennisinde bulundu. ‎ “SON 125 YILDA 47 BÜYÜK DEPREM” ‎Sunumunda Türkiye’nin deprem istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı etkisine dikkat çekti. Kaya, son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem meydana geldiğini belirterek, bunun yaklaşık her iki buçuk yılda bir ciddi bir deprem anlamına geldiğini söyledi. ‎Dünya literatüründe 7 ve üzerindeki depremlerin “büyük”, 8 ve üzerindekilerin ise “çok büyük” olarak tanımlandığını ifade eden Kaya, aynı 125 yıllık süreçte 7 ve üzeri büyüklükte 19 deprem yaşandığını kaydetti. Bu verilerin, yaklaşık her 20 yılda en az üç büyük deprem yaşandığını ortaya koyduğunu dile getirdi. ‎Kaya, 1999 Kocaeli, 2010 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini hatırlatarak Türkiye’nin yakın tarihinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti. ‎“DEPREM ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK GERÇEĞİ” ‎Depremlerin yalnızca modern dönemle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Anadolu’daki tarihsel ve arkeolojik bulguların da binlerce yıldır yıkıcı depremler yaşandığını gösterdiğini söyledi. İmparatorluk dönemlerinden itibaren depremlerin kayıt altına alındığını aktaran Kaya, Çin, Roma, Pers, Selçuklu ve Osmanlı arşivlerinde önemli deprem kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. ‎Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen deprem izlerine değinen Kaya, fay kırıkları ve yıkım bulgularının Anadolu’nun kadim bir deprem coğrafyası olduğunu kanıtladığını belirtti. ‎“DEPREM SADECE FAY HATTI ÜZERİNDE OLMAZ” ‎Deprem riskinin yalnızca bilinen büyük fay hatlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de beklenmedik depremler yaşanabildiğine dikkat çekti. 1953 yılında Edirne’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi örnek gösteren Kaya, “Türkiye’nin her yerinde deprem gerçeğini kabul etmek zorundayız” dedi. Dünyanın yaşayan ve hareketli bir gezegen olduğunu vurgulayan Kaya, milyonlarca yıllık jeolojik süreçte Anadolu’nun şekillendiğini belirterek, “Deprem bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan bunu bilerek yaşamak ve hazırlıklı olmak” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası: “6 Şubat’ın 3. Yılında Dünden Daha Hazır Değiliz” Haber

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası: “6 Şubat’ın 3. Yılında Dünden Daha Hazır Değiliz”

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyerek on binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüz binlerce yapının yıkılmasına ya da ağır hasar görmesine yol açan depremlerin 3. yılında, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Edirne İl Temsilciliği tarafından dikkat çeken bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, depremlerin yalnızca bir anma günü olarak ele alınmaması gerektiği vurgulanarak, ihmallerin ve yanlış politikaların ağır sonuçlarının hatırlatılması gerektiği ifade edildi. İMO Edirne İl Temsilcisi Eren Eryılmaz imzasıyla yayımlanan açıklamada, depremin Türkiye için “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığına dikkat çekildi. Depremin ne zaman ve nerede olacağının kesin olarak bilinemese de etkilerinin azaltılmasının mümkün olduğu belirtilen açıklamada, yıkımın büyüklüğünün depremin şiddetinden çok yapı üretim kalitesi, denetim ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğu kaydedildi. Açıklamada, orta büyüklükteki depremlerde dahi büyük yıkımlar yaşandığına işaret edilerek, 2024 yılında Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6 ve 6,1 büyüklüğündeki depremler hatırlatıldı. Bu depremler sonucunda 729 binadaki 1036 bağımsız bölümün ağır hasarlı ya da yıkık olarak tespit edildiği belirtildi. Yine Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin, Marmara Bölgesi’nde ciddi endişe yarattığı, iletişim altyapısı ve toplanma alanları konusundaki yetersizliklerin olası büyük bir depreme dair kaygıları artırdığı ifade edildi. Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek risk taşıdığı vurgulanan açıklamada, özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binalar ile imar aflarıyla yasallaştırılan mühendislik hizmeti almamış yapıların büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ise yalnızca İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu açıkladığı hatırlatıldı. Buna rağmen, hâlâ kamuoyuna açık ve bütüncül bir yapı envanterinin oluşturulmadığına dikkat çekilen açıklamada, riskler net olarak ortaya konmadan etkili bir kentsel dönüşümden söz edilemeyeceği vurgulandı. Mevcut kentsel dönüşüm politikalarının ise çoğu zaman rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalarla sınırlı kaldığı, dar gelirli yurttaşların yaşadığı bölgelerde dönüşümün ya hiç başlamadığı ya da sürdürülemediği ifade edildi. Depreme hazırlığın afet sonrasına sıkıştığına dikkat çekilen açıklamada, okulların, hastanelerin ve kamu binalarının ne ölçüde güvenli olduğunun şeffaf biçimde paylaşılmadığı belirtildi. Deprem toplanma alanlarının yetersizliği ve bir kısmının imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açılması da eleştirilerek, afet anında insanların nereye gideceğini bilemediği bir kent düzeninin depremin kendisi kadar tehlikeli olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının hâlâ tam anlamıyla çözülemediği belirtildi. Depremzedelere teslim edileceği vaat edilen 650 bin konut hedefinin gerisinde kalındığı, 3. yılın sonunda 455 bin bağımsız bölümün teslim edildiği ifade edildi. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak afetlerin kader olmadığı vurgulanan açıklamada, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas alan politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Açıklama, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir” ifadeleriyle sona erdi.

Saadet Partisi’nden Deprem Düdüklü Farkındalık Haber

Saadet Partisi’nden Deprem Düdüklü Farkındalık

Saadet Partisi Edirne İl Başkanlığı 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde bugün Saraçlar Caddesi’nde bir basın açıklaması düzenledi. Deprem düdükleriyle açıklamaya katılan Saadet Partililer, deprem düdüklerini, deprem olduktan sonra değil de önce çalarak ülkemizin deprem gerçeğine dikkat çekmek ve deprem tedbirlerinin önceden alınmasının amaçladıklarını ifade ettiler. Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük’ün okuduğu basın açıklamasında, depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmenin zorunluluk olduğu belirtildi. Karakütük açıklamada “Her depremden sonra bu son olacak denildi. Her depremden sonra, bundan ders çıkaracağız, aynı yapmayacağız denildi. Depremlerin felakete dönüşmemesi için bütün tedbirler alınacak, gereken bütün adımlar atılacak denildi. 18 binden fazla canımızı kaybettiğimiz Büyük Marmara Depreminden sonra da aynı sözler sarf edildi ama olmadı. Şehirlerimiz ranta, insanınız ihmale kurban edildi. İşte bugün bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz; ‘Sesimizi duyan var mı?’ Elimizde şu an bir düdük var. Bunun adı deprem düdüğü. Deprem çantasının olmazsa olmazlarından birisi. İşte bizler bugün burada henüz enkaz altında değilken ve enkazın arasında deprem çantasını aramak zorunda kalmadan deprem düdüğü çalıyoruz, Bugün çaldığınız bu düdük bir uyarıdır, bir ikazdır, dikkatleri deprem üzerine çekmek adına bin adımdır. Çünkü biliyoruz ki bugün bu düdük duyulmazsa, ülkemizi bekleyen büyük deprem yaşandığında Allah korusan ülkemiz için İsrafil'in suru duyulacak” ifadelerine yer verdi. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.