Hava Durumu

#Dezenformasyon

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli” Haber

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli”

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Kocaeli’de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseye değinen Çay, “Vefat eden eğitim camiamızın mensuplarına ve öğrenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabırlar diliyorum” dedi. Basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. Temel ilkemiz: Sahada karşılığı olan, somut sonuçlar üreten politikalar 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumunun basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti. Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu. Toplumun doğru haber alma hakkını korumalıyız Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşadığını söyleyen Çay, bu dönüşümün “ekonomik sürdürülebilirlik”, “dijital dönüşüm” ve “meslek etiği” başlıklarında kendini gösterdiğini belirtti. Sektördeki dönüşümü değerlendiren Genel Müdür Çay, şöyle konuştu: 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri de oluşturması önem taşımaktadır. Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bu dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir.” Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımını örnek gösteren Genel Müdür Çay, bu süreçte yaşananların, uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu tüm dünya kamuoyuna gösterdiğini söyledi. Nitelikli insan kaynağı yetiştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında Konuşmasında Basın İlan Kurumunun basına sağladığı destekleri anlatan Genel Müdür Çay, Kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz.” Global şirketlerin basın üzerindeki tahakkümü ciddi sorun oluşturmaktadır Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu ve bu konuyu yakından gözlemlediklerini vurgulayan Çay, global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümünün, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ettiklerini kaydeden Çay, “Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir” açıklamasında bulundu. Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, şöyle devam etti. “Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında, gerek Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizde, gerek İsrail’in Gazze’de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles’in kılıcı gibi tepemizde “demokrasi demokrasi” diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.” Türk basını, dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkacaktır Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerini ileten Genel Müdür Çay, sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Çay, “İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kolaylı: Destek mekanizmaları ve finansman kolaylıklar sektöre önemli katkılar sağladı Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta bir can damarı olduğunu belirterek, “Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur” diye konuştu. Toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün; Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen, Seda Hürmüz Köktener; Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı katıldı.

Çanakkale’de “Dezenformasyonla Mücadele: Eğiticinin Eğitimi Programı” Düzenlendi Haber

Çanakkale’de “Dezenformasyonla Mücadele: Eğiticinin Eğitimi Programı” Düzenlendi

Çanakkale Valiliği himayesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Çanakkale Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen program, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işbirliğiyle, Çanakkale Ticaret Borsası'nda yapıldı. Dijital çağda yayılan yanlış bilgi ve manipülatif içeriklere karşı bilinçlendirmenin amaçlandığı program kapsamında kamu personeli ve eğitici adaylarına eğitim verildi. Çanakkale Vali Yardımcısı Polat Kara, programın açılışında, enformasyon çağında bilgi üretimi ve yayılımında hızlanma sağlanırken, bilgiyi filtrelemeden hazır kabul etme katsayımızın da yükseldiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Çanakkale Bölge Müdürü Mustafa Tolga Karaoğlu ise içinde bulunduğumuz dijital çağla birlikte doğru bilgiye ulaşmanın gittikçe zorlaştığını dile getirdi. Yanlış bilgi ve dezenformasyonun yalnızca bireyleri değil toplumsal huzuru, kamu düzenini ve ortak aklı da doğrudan etkileyebildiğini belirten Karaoğlu, şunları kaydetti: “Bu nedenle dezenformasyonla mücadele, artık hepimizin ortak sorumluluğudur. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak toplumda doğru bilgi kültürünü güçlendirmek, dijital okuryazarlığı artırmak ve vatandaşlarımızın çarpıtılmış bilgi karşısında daha bilinçli bir duruş sergilemelerine katkı sunmak bizim temel hedeflerimizdendir. Gerçekleştirilen bu eğitim de tam olarak bu amaca hizmet etmektedir. Bugün hayata geçirdiğimiz işbirliği protokolü sayesinde, gençlerimize, öğrencilerimize, gönüllü eğitmenlerimize ve eğitim camiamıza ulaşarak doğru bilgi kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Kurumlarımızın bilgi, deneyim ve insan kaynağını bir araya getirmesi bu mücadelenin sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir.” Dezenformasyonun tanımı, türleri ve yayılma dinamiklerinin ele alındığı eğitim programı kapsamında ilk oturumda "Dezenformasyonla İlgili Temel Kavramlar ve Dezenformasyon Türleri" başlıklı modülde bilgi düzensizliği, mezenformasyon, dezenformasyon ve malenformasyon kavramları ele alındı. İkinci oturumda ise "Yeni Medya ve Yeni Fenomenler", "Dezenformasyonun Hızlı Yayılımı ve Etkileri", "Algoritmaların Rolü" ve "Dezenformasyonun Psikolojisi" başlıklarıyla dijital ortamda yanlış bilginin nasıl hızla yayılabildiği ve bireyler üzerindeki etkileri değerlendirildi. Programın son bölümünde ise katılımcılara bireysel düzeyde dezenformasyonla mücadele yöntemleri aktarıldı. Doğrulama teknikleri, güvenilir bilgi kaynaklarına erişim yolları ve ilgili yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilerek, eğitici adaylarının kendi kurum ve çevrelerinde bilinçlendirme faaliyetleri yürütebilecek donanıma ulaşmaları hedeflendi. Etkinlik sonunda tüm katılımcılara katılım sertifikası takdim edildi. Programa, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın, İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Kalkan ile kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi Haber

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi

BİK tarafından Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" panelinde iki tematik oturum yapıldı. Panelin birinci oturumunda, Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, dijital dönüşümle birlikte haber odalarının yeniden yapılandırılması ile yerel medyanın karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorlukları konuştu. Ayrıca, basının ekonomik sürdürülebilirliği bağlamında reklam gelirlerinde yeni yönelimler, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gibi gelir modelleri, kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları tartışıldı. Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Çebişli, burada yaptığı konuşmada dijital dönüşüme ilişkin, "Dijital dönüşümün gerekli olduğunu neden düşünüyoruz? Basit olarak şöyle bir yerden yola çıkabiliriz. Ben 40 yaşındayım şu an ve televizyonun, telefonun olmadığı bir evde doğdum büyüdüm ama bir yandan da şu anda, halihazırda teknolojinin tüm nimetlerini bütüncül çerçevelerde kullanan bir kişiyim." diye konuştu. Dijital dönüşüm ve habercilik kavramlarını birlikte değerlendiren Çebişli, şunları söyledi: "Bu dijital dönüşümden aslında bizim bütüncül olarak faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Yani gazetecilikte aslında faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Buraya değinmek gerekiyor. İnsan faktöründen kaynaklanan hatalar, hepimizin malumu bu hataları otomatize sistemlerle minimize etmenin çeşitli yolları var. Habercilikte hız ve hatasız doğru habercilik aslında çok önemli iki tane unsur. Fakat bunlar birbiriyle bir yandan da boğuşan unsurlar. Yani bir yandan hızlı üretim peşinden koşuyoruz. Bir yandan da hatasız doğru haberin peşinde koşuyoruz. Bir paradoks var." ifadelerini kullandı. Çebişli, habercilikte dijital dönüşüm fikrine değinerek şöyle devam etti: "Habercilikte de aslında en önemli unsur, bence dijital dönüşüm fikrine bizi iten şey, müşterinin değişmesi doğal olarak da ürünün değişiyor olması. Yani yenilikçi medya, yeni medyada kastedilen şey, özellikle Z kuşağı ya da daha sonradan gelen kuşakların tüketim alışkanlıklarına uygun içerikler üretmeye doğru bir meylimiz olmak zorunda. Bu, bizi geleneksel habercilikten biraz daha dijital haberciliğe, biraz otomasyon sistemlerine yöneltiyor. Tabii burada yapay zeka hep ön plana çıkıyor. Yani yapay zeka ile biz haber üretebilir miyiz gibi bir kaygı var." "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KAVRAMI YALNIZCA ANALOG SÜREÇLERİN DİJİTALİZE EDİLMESİ ANLAMINA GELMİYOR" Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin de 2025 sonunda Avrupa Konseyi tarafından önemli bir rapor yayınladığını, bu raporun, yapay zeka ve ilgili teknolojilerin yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına nasıl katkıda bulunabileceğine dair bir takım fikirler içerdiğini söyledi. Rapora ilişkin veriler sunan Keskin, şunları kaydetti: "Raporun ana başlığında yapay zekanın yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına yardımcı olması gerektiği, onu boğmaması gerektiğine dair bir cümle kullanılıyor. Bu cümlenin hemen altında, yerel ve bölgesel medyanın özellikle son yıllarda, sosyal medyanın ve küresel medya platformlarının yükselişi nedeniyle belirli bir önem kaybettiği ve bu dönemde yapay zekanın gazetecilere ilişkin bu kaybedilen önemin yeniden tesis edilmesi adına önemli katkılar sunabileceğine dair belirli saptamalar var. Ayrıca yapay zeka aracılığıyla, gazetecilere belirli bir zaman diliminin tahsis edildiğini, daha özgün ve daha araştırmacı haberciliğe daha fazla zaman ayırabileceğine dair saptamalar da var." Keskin, dünyada en yaygın dijital dönüşüm tanımını paylaşmak istediğini söyleyerek şöyle devam etti: "Deniliyor ki dijital dönüşüm dijital teknolojileri bir işletmenin tüm alanlarına dahil eden stratejik bir iş girişimi olarak tanımlanıyor. Tüm alan deyince işletmenin operasyonel süreçlerinden tutun ürünlerine kadar, şirketin ya da işletmenin teknolojik yığınından tutun karar verme mekanizmasına kadar bütün alanlarda yapay zekanın veya dijital teknolojilerin kullanılabileceği varsayılıyor. Basın ve medya ekonomisi anlamında bunun şöyle bir karşılığı var. Basın ve medya ekonomisi anlamında ya da medya ekosistemi anlamında tarihinin belki de en radikal ve en geri dönülemez ontolojik değişimlerinden birine tanık olabiliyoruz bu dönem. Dijital dönüşüm kavramı yalnızca analog süreçlerin dijitalize edilmesi anlamına gelmiyor. Bu dijital dönüşüme dair oldukça sığ bir teknik tanım olarak görülür. Dijital dönüşüm bunun çok daha ötesinde, basın kurumlarının DNA'sının yeniden kodlanması gerektiğine dair bize birtakım veriler sunuyor." GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ise dijital medyanın da mevcut süreçte gelenekselleştiğini vurgulayarak "Belki bu etkinliği biz 5 yıl önce yapsaydık, dijital medya markaları altın çağını yaşıyor, güven tesis ediyor, artık herkes dijital medya markalarından haber tüketimi sağlıyor derdik ama bugünkü araştırmalar biraz daha güven endeksinde daha gerilere geldiğini söylüyor. Bunun da en büyük nedeni, herkesin erişebilir olması, herkesin içerik üreticisi olabiliyor olması, bir akreditasyon şartının olmaması. Dijital medyada içerik üretimi için, herhangi bir internet bağlantısı ve telefon olan kişinin bir anda milyonlarca kişiye ulaşabilmesi problemi doğdu." ifadelerini kullandı. Gezer, dijital dönüşümde tüketim alışkanlıklarına ilişkin, "Kullanıcılar da aslında artık içeriğe olan ilgisini, alakasını çok daha gerilere getirmiş durumdalar. Birkaç yıl öncesinde bir YouTube yayınının 1 dakika izlenmesi değerli sayılırdı. Instagram'da bir yayının 20-30 saniye izlenmesi değerli sayılırdı. Şu an bu dikkat eşiği 2 saniyeye hatta TikTok'ta 1 saniyenin altına kadar düşmüş durumda." dedi. DİJİTAL ÇAĞDA GAZETECİLİK MESLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRİLDİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir'in katıldığı ikinci oturumda ise yapay zekanın haber üretim süreçlerine olan etkisi etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla ele alındı. Oturumda, özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zeka arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü değerlendirildi, yeni nesil okur alışkanlıkları ile dijital güvenlik konuları da oturumun temel başlıkları arasında yer aldı. Panelle, BİK'in düzenleyici ve destekleyici misyonu doğrultusunda, medya sektörünün dijital dönüşüm kapasitesini güçlendirmek, nitelikli ve etik haberciliğin dijital ekosistemde sürdürülebilirliğine katkı sunmak ve politika geliştirme süreçlerine bilimsel bir referans çerçevesi oluşturmak hedeflendi. BİK'in 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen panelde, akademisyenler ve meslek profesyonellerinin katkılarıyla dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri ele alınarak sürdürülebilir basın ekonomisi ile yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri farklı boyutlarıyla değerlendirildi.

Hata; “İmamoğlu’nun Davası TRT’de Canlı Yayınlansın” Haber

Hata; “İmamoğlu’nun Davası TRT’de Canlı Yayınlansın”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Gençlik Kolları Başkanlığı, CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dava süreciyle ilgili basın açıklaması yaptı. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına; CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, CHP Edirne Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Emircan Taylan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Edirne İl Başkanı Betül Okuyan, SOL Parti Edirne İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz ve partililer katıldı. 81 ilde eş zamanlı düzenlenen basın açıklamasını okuyan CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, İmamoğlu ile ilgili hazırlanan iddianamenin geçtiğimiz günlerde sunulduğunu hatırlatırken; “Geçtiğimiz haftalarda nihayet sunulan, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için 23 asırdan fazla ceza öngören iftiraname, yandaş medya tarafından her gün suç unsurları aradıkları bir malzeme haline getirilmiş durumdadır. Her geçen gün medya manipülasyonlarıyla doğrular eğilmeye, gerçekler gizlenmeye çalışılmaktadır. İktidar elinde bulundurduğu medya gücüyle hakikati yalana boğdurmaya çalışmaktadır” ifadelerini kullandı. Bazı medya organlarında çıkan ifadelere tepki gösteren Hata; “Nedir yalan? Nedir hakikat? ‘Valizlerde para var’ dediler, Jammer olduğu ortaya çıktı. ‘560 milyar yolsuzluk var’ dediler, iftiranamede 160 milyara düşürdüler. Aradaki 400 milyar unutuldu, 160 milyar ispatlanamadı. Farklı tarihlerde, farklı kişiler noktasından virgülüne bire bir aynı ifadeyi verdi. Seçim çalışması suç sayıldı. Kreş bağışları rüşvet sayıldı. Kurultayımızdaki sloganlar, pankartlar, tezahüratlar suç sayıldı. ‘Yolsuzluk soruşturması’ dediler CHP’ye kapatma istemi çıktı. Tek kare fotoğraftan casusluk çıkardılar, örgüt şemasına koydular. ‘KİPTAŞ’tan delegelere daire verildi’ dediler, tek bir kayda rastlanmadı. ‘Delegelere Iphone dağıtıldı’ dediler, bahsedilen telefon modelinin o tarihte henüz piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. İddianamede yer almadı. ‘Parkelerin altından 2 milyon dolar çıktı’ dediler iddianamede yer almadı. ‘İmamoğlu dükkanımı gasp etti’ dediler, yapısı kaçak çıktı. Neydi hakikat? ‘Örgüt’ dediler, örgüt çıkmadı. ‘Suç’ dediler, suç çıkmadı” dedi. Hata, İmamoğlu’nun peşinen suçlu ilan ettirildiğini söyleyerek; “Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli suçlardan dolayı 18 dosyadan dava açıldı. Fakat polis kapısını çalmadı, nezarete konmadı, tutuklu yargılanmadı. Kesin hüküm giymeden cezaevi nedir bilmedi. Bugün ise aynı kişi, en güçlü siyasi rakibine yönelik iddianame henüz mahkemece kabul edilmeden elinde bulundurduğu medya gücüyle Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu peşinen suçlu ilan ettiriyor. Hakikatten bahsettik. Peki neydi yalan? Neydi kötülük? Bazı kanallar ve yayınlar maşa haline gelmiş, masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış durumda. Utanarak izliyoruz ve görüyoruz ki asılsız, delilsiz bu kopyala-yapıştır iddianame üzerinden yorumlar yapılıyor, bol keseden hükümler dağıtılıyor” sözlerine yer verdi. TRT’nin ise muhalefetin söylemlerine yer vermediğini belirten Hata; “Bugün karşımızda öyle bir tablo var ki, 86 milyonun vergisiyle ayakta duran TRT, muhalefetin söylemlerine yer vermeye tenezzül dahi etmiyor bu da yetmezmiş gibi bir de muhalefete yönelik bir karşı propaganda yürütüyor. Halkın haber alma hakkını koruyan bir kurumun böyle çalışması asla ve asla kabul edilemez. 19 Mart’tan sonra yaşanan süreçte, siyasi operasyonların ekran ayağı haline gelen ve sözde dezenformasyonla mücadele içinde olduğunu söyleyen iktidarın dezenformasyon makinası TRT, her gün yaptığı haberler ve yayınlarıyla iftirayı besliyor. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının vergisiyle çalışan bir kurumun görevi bu mudur? Ellerindeki resmi belgede 772 bin TL yazıyor, TRT, ekranlarında bunu 772 milyon TL diye halka sunuyor” dedi. Hata, İmamoğlu’nun dava duruşmalarının TRT’den canlı yayınlanmasını talep ederken; “Bugün CHP Gençlik Örgütleri olarak Türkiye’nin dört bir yanından duyulacak bir çağrı yapıyoruz. Mecliste yasal düzenlemeler yapılsın. Duruşmalar, TRT’den canlı yayınlansın. Bu halkın vicdanından, milletin adalet duygusundan korkmayın. Bilinsin ki karşımızda her ne kadar siyasi güçlerini öfke ve korku üzerine kuran bir iktidar olsa da bizler haklı, erdemli ve güçlü bir mücadelenin sahipleriyiz. Biz kendimize güveniyoruz. Karanlık yolları aydınlatacak adalet meşalesini her daim yanımızda taşıyoruz. 86 milyonun vicdanına, halkın adaletine güveniyoruz. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın; dezenformasyon son bulsun, masumiyet karinesi korunsun. Onlar her gün, her saat konuşuyor bir de Ekrem başkan konuşsun. Dava TRT'de canlı yayınlansın” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.