Hava Durumu

#Dijitalleşme

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu Haber

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu

Bayraktar, Babaeski ilçesinde ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında yaptığı konuşmada, enerjide kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti. Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu: "Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık." Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti. Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu. Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti. Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz." Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı. Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti: "Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek." Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti. Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı. Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi. Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti. Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: "Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız." Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti. 2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti: "Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum." ENKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Tara da tesis hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından Tara, Bakan Bayraktar'a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Bakan Bayraktar ile beraberindekiler santral alanını gezdi.

Dijital Pazarlamanın Zirve İsimleri TÜ’de Buluştu Haber

Dijital Pazarlamanın Zirve İsimleri TÜ’de Buluştu

Trakya Üniversitesi (TÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde Dijital Pazarlama Zirvesi Programı gerçekleştiriliyor. Programa Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, TÜ Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin konseri ve açılış konuşmalarıyla devam etti. “FİKRİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİNE TANIKLIK EDİYORUZ” Programda konuşan TÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dijital Pazarlama Topluluğu Akademik Danışmanı Prof. Dr. Hilal Özen, “Bugün burada sadece bir zirvenin başlangıcını yapmıyoruz. Aynı zamanda bir fikrin gerçeğe dönüşmesine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Üniversitelerde uzun yıllardır ders olarak verilen, son dönemde ise programlarda daha fazla yer bulmaya başlayan dijital pazarlama; artık yalnızca bir ders olmanın ötesine geçmeliydi. Bu alan, sadece sınıf içinde anlatılan bir konu olmaktan çıkmalı; gerçek deneyimlerin paylaşıldığı, sektörün konuşulduğu ve ilham veren bir ortama dönüşmeliydi. Ve bugün, tam da bu fikrin hayata geçtiği noktadayız” dedi. “DİJİTAL DÜNYA ONU ANLAYAN VE DEĞER KATANLARIN DÜNYASI OLACAK” Gençlerin dijital dünyanın bir parçası olması gerektiğini belirten TÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “Sevgili gençler, unutmayınız ki dijital dünya; yalnızca teknolojiyi kullananların değil, onu anlayan, geliştiren, yöneten ve ona değer katan bireylerin dünyası olacaktır. Bu nedenle sizlerden beklentimiz; değişimin yalnızca bir parçası olmanız değil, mümkün olduğunca bu değişime yön veren bireyler olmanızdır” ifadelerine yer verdi. “DİJİTALLEŞME HAYATIN HER ALANINI KUŞATMAKTADIR” Trakya Üniversitesi’nde dijitalleştirme çalışmalarının sürdüğünü ifade eden TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, “İçinde bulunduğumuz çağda pazarlama, giderek daha fazla kişiselleşmekte ve bu durum günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği hâline gelmektedir. Dijitalleşme ise üretimden tüketime, iletişimden karar alma süreçlerine kadar hayatımızın her alanını kuşatmaktadır. Bizler de Trakya Üniversitesi olarak bu dönüşüm çağında, üniversitemizi dijital kampüs ve dijital üniversite vizyonuna taşımak için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Bugünün ve bu zirvenin ana konusu olan pazarlama; artık yalnızca bir ürünü tanıtmanın çok ötesine geçmiştir. Pazarlama, veriyi anlamayı, tüketiciyi doğru okumayı, doğru zamanda doğru içerikle iletişim kurmayı ve en önemlisi güven inşa etmeyi ifade etmektedir. Yapay zekâdan büyük veriye, içerik üretiminden fenomen ekonomisine uzanan geniş bir yelpazede yeni bir ekosistemin şekillendiğini; hayatımıza girdiğini ve yön verdiğini hep birlikte deneyimliyoruz” sözlerine yer verdi. DİJİTALLEŞMENİN ZİRVE İSİMLERİNDEN ÖĞRENCİLERE DERSLER Düzenlenen program, Marketting Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen, English Home’den Gözde Elönü, Sosyal Medya Kampüsü’nden Baturay Elönü, Reklam Satış Müdürü Doğuş Uçar, LC Waikiki’den Kadir Kadıoğlu, Socialfamous’dan Erkam Mısır, Türk Telekom’dan Özge Dincel ve Ece Nur Biçer, Yataş’tan Ulvi Acar, Kuveyt Türk’ten Hasan Erol, dijitalleşme, pazarlama ve yapay zeka konularındaki sunumlarıyla sürüyor. MERT ERİŞKİN

Kastamonu Üniversitesi’nde 89 Akademisyen Cübbe Giydi Haber

Kastamonu Üniversitesi’nde 89 Akademisyen Cübbe Giydi

Kastamonu Üniversitesi tarafından 2025 yılında ataması yapılan ve akademik ünvanları yükseltilen öğretim üyeleri için tören düzenlendi. Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Konferans Salonunda gerçekleştirilen törende, 2025 yılı içerisinde akademik başarılarıyla öne çıkan akademisyenlere de ödülleri takdim edildi. Törene, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yanı sıra dekanlar, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile çok sayıda akademisyen katıldı. "ÜNVANDA YÜKSELEN VE ÖDÜL ALAN ARKADAŞLARIMIZI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM" Törende konuşan Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Atama ve yükseltilmesi yapılan ve akademik cübbe giyecek olan 21’i profesör, 30’u doçent ve 38’i doktor öğretim üyesi olmak üzere 89 arkadaşımızı ve başarılı çalışmaları ile ödüle hak kazanan 95 arkadaşımızı gönülden tebrik ediyorum. Çalışanı, iyi ve başarılı olanı, ilme katkı vereni, üniversitemizin, ilimizin, ülkemizin gelişmesi için gayret eden arkadaşlarımızı ödüllendirmek ve teşvik etmek önceliğimizdir. Biliyoruz ki başarılı çalışmalar desteklendikçe gelişmekte, yayılmakta, büyümekte ve elbette toplumun bütün kesimleri tarafından takdir görmektedir. Takdir edilen başarılı çalışmalar aslında yeni başarı hikayelerinin de mihmandarı olmaktadır" dedi. "ÜNİVERSİTEMİZ SAYGIN BİR BİLİMSEL DURUŞ VE İSTİKRARLI BİR GELİŞİM GÖSTERMİŞTİR" 2006 yılında kurulan Kastamonu Üniversitesi’nin 20’inci yaşını kutladığını hatırlatan Rektör Topal, "Üniversitemiz bu süre zarfında kurumsallaşmasını üst düzeye taşımış, eğitim öğretimde, araştırma geliştirmede, kalite ve akreditasyon süreçlerinde, uluslararasılaşmada, bölgesel kalkınma ve ihtisaslaşmada, sosyal sorumluluk çalışmalarında ve fiziki yapılanmada önemli bir mesafe kat etmiştir. Üniversitemiz, henüz 20 yaşında genç bir üniversite olmasına rağmen, kısa sayılabilecek bir zaman diliminde güçlü bir akademik kimlik, saygın bir bilimsel duruş ve istikrarlı bir gelişim göstermiştir. Kuruluş yılımızı sadece tarihi bir başlangıç olarak değil, aynı zamanda bir iradenin, bir vizyonun ve daha yüksek hedeflerin bir miladı olarak görmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada akademik ve idari kadromuzun alın teri, fikri, emeği, mesuliyet ve aidiyet duygusu bulunmaktadır. Emek ve gayretleri için tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "30’A YAKIN PROGRAM AKREDİTE OLDU" YÖK 2030 Eylem Planı çerçevesinde dijitalleşme ve veri analitiğinin önemine değinen Rektör Topal, "Bu noktada dijitalleşme, yalnızca bir araç değil, aynı zamanda kalite anlayışını yeniden tanımlayan güçlü bir dönüşüm alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversitemizde kaliteyi merkeze alan çalışmaların neticelerini kısa sürede 30’a yakın programımızın akredite olması ile gördüğümüzü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bizler biliyoruz ki akreditasyon ve kalite çalışmaları, üniversitemizin sadece bugünkü performansını değil, gelecekteki saygınlığını ve tercih edilebilirliğini de belirleyen temel alanlardan birisi olacaktır. Dolayısıyla bu çalışmaların sürdürülebilirliği büyük ehemmiyet arz etmektedir. Kalite ve akreditasyon çalışmalarını kurumsal yapımızın ayrılmaz parçası haline getirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "GEREK ÜNİDES GEREKSE SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNDE ÜNİVERSİTEMİZ SAYGIN BİR YERE SAHİP" Kastamonu Üniversitesi'nin bilgi üreten bir kurum olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Topal, "Topluma hizmet anlayışı, asli varlık sebeplerimizden biridir. Bizler insan hayatına dokunan, problem çözen, rehberlik eden ve toplumun değerlerini koruyan ve gelişimi destekleyen çalışmalar yapmakla mükellefiz. Akademik yetkinliğin, toplumun değerleri ile birleşmediği bir yerde kalıcı etki bırakmanın mümkün olmadığını biliyoruz. Bundan dolayı sosyal sorumluluk projelerini üniversitemizin yalnızca dışa dönük faaliyetleri olarak değil, aynı zamanda değerler eğitimimizin ve insan merkezli bakışımızın bir yansıması olarak görüyoruz. Gençlerimize rol model olan, bilimsel birikimini sosyal faydaya dönüştüren, dezavantajlı gruplara, çevreye, kültüre ve insana karşı sorumluluk duyan her bir akademisyenimiz, üniversitemizin ahlaki ve entelektüel seviyesini yükseltmektedir. Bu sebeple üniversitemizin yürüttüğü topluma hizmet faaliyetleri ve sosyal sorumluluk çalışmalarının kıymeti izahtan varestedir" şeklinde konuştu. Programda profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrolarına atanan toplam 89 akademisyene cübbeleri takdim edildi. Teşvik puanları, SCI indeksli yayınlar, TÜBİTAK ve TÜSEB destekli projeler, patent ve faydalı model çalışmaları, TEKNOFEST ve benzeri yarışmalarda başarılı olan 95 akademisyen de ödüllendirildi.

TREDAŞ’ın Trakya’daki Toplam Yatırımı 2030’a Kadar 60 Milyar TL’ye Ulaşacak Haber

TREDAŞ’ın Trakya’daki Toplam Yatırımı 2030’a Kadar 60 Milyar TL’ye Ulaşacak

Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yaklaşık 1,4 milyon aboneye hizmet veren Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından düzenlenen organizasyonda gelecek vizyonunu aktardı. Şirket, dijitalleşen şebeke yönetimi ve yapay zekâ tabanlı operasyonel süreçlerinin yanı sıra, bölge ekonomisine katma değer sağlayacak yatırım hedeflerini de paylaştı. TREDAŞ, özelleştirme sürecine dahil olduğu 2012 yılından 2025 yılı sonuna kadar Trakya genelinde toplam 30 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirdi. 2026 yılı için 6 milyar TL bütçe ayıran şirket, 2026–2030 yıllarını kapsayan 5. Tarife Dönemi planlarını da açıkladı. Bu dönemde toplam 30 milyar TL yatırım hedefleyen TREDAŞ, böylece bölgedeki toplam yatırım hacmini 60 milyar TL seviyesine çıkaracak. Trakya’da hayata geçirdikleri yatırımlarla şebeke altyapısını güçlendirdiklerini vurgulayan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Önümüzdeki dönemde, artan sanayi ve yerleşim dinamiklerine paralel olarak kapasiteyi geliştirmeye devam edeceğiz. 2026–2030 döneminde planladığımız yatırımlar; arz güvenliğini artıran, kesinti sürelerini azaltan ve şebekeyi daha esnek hâle getiren bir yapıyı hedefliyor. Dijitalleşme ve veri odaklı şebeke yönetimi yaklaşımımızla yatırımlarımızı doğru noktalara yönlendiriyor, sistemimizi gerçek zamanlı izleyerek daha proaktif bir işletim modeli benimsiyoruz. Trakya’nın büyüme potansiyeline uyumlu, kesintisiz ve güvenilir bir enerji altyapısını her zaman önceliğimiz. Elbette teknolojiyi yalnızca operasyonel verimlilik için değil, sahada görev yapan ekiplerimizin güvenliğini artırmak ve müdahale süreçlerini daha etkin yönetmek için kullanıyoruz. Yapay zekâ destekli uygulamalarımız, arızaları daha hızlı tespit etmemize, etki alanını daraltmamıza ve enerji verme sürelerini kısaltmamıza katkı sağlarken, ekiplerimizin sahadaki risklerini de azaltıyor” şeklinde konuştu. TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çevre ve doğa odaklı projelerle kalıcı değer üretmeye odaklanıyoruz. 2020 yılından bu yana yürüttüğümüz ‘Leylek Popülasyonunu Koruma Projesi’ kapsamında, göç yolları üzerindeki elektrik direklerinde kuşların zarar görmesini önlemeye yönelik uygulamaları hayata geçiriyoruz. 2026 yılına kadar 1000 adet leylek yuvası kurduk; bakım ve kontrollerini ise drone destekli teknolojilerle düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle, nesli tehlike altında olan Şah kartalın korunmasına yönelik çalışmalara da TREDAŞ olarak destek verdiklerini anlatan Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Projemizin en stratejik adımlarından biri olan “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” çalışması bizim için büyük önem taşıyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Şah kartal halkalama çalışması, TREDAŞ’ın sağladığı kritik destek ve vizyonla hayata geçirilerek bu türün korunmasında tarihi bir dönüm noktası oluşturdu. Proje kapsamında başta Şah kartal ve leylekler olmak üzere bölgedeki kuş türleri için güvenli güzergâhlar oluşturuyor, halkalama ve GPS ile izleme çalışmalarıyla bilimsel bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 47 leylek ve 11 Şah kartal halkaladığımız beş yıllık proje süresince, 500 leylek ve 100 Şah kartalın halkalanmasını planlıyoruz. İlk etapta 3 uydu vericisi (GPS) kartallara takılarak doğal yaşam koşulları incelenecek ve göç esnasındaki risk alanları belirlenecek.” Genel Müdür Ergin, sokak hayvanlarına yönelik birçok projeye de imza attıklarını ifade ederek, yaşamı birlikte paylaştığımız canlılara desteklerini sürdürdüklerini kaydetti. Ergin, projelerle ilgili şu bilgileri aktardı: “Enerjimiz Küçük Dostlarımız İçin projesi kapsamında kullanım ömrünü tamamlamış 540 adet armatürü sahipsiz hayvanlar için mama ve su kaplarına dönüştürdük; böylece sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artırmayı ve kaynakların geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyoruz. Yeni bir adım olarak hayata geçirmekte olduğumuz ‘Işık Veren Yuvalar’ projesiyle ise, şirket envanterinde yer alan ve ekonomik ömrünü tamamlamış elektrik dağıtım panolarını ileri dönüşüm yaklaşımıyla yeniden değerlendirerek çevresel ve toplumsal fayda üreten sürdürülebilir bir değere dönüştüreceğiz. Bu projeyle elektrik dağıtım panoları, sokak hayvanları için güvenli, dayanıklı ve korunaklı yaşam alanlarına dönüştürülerek barınma ihtiyacına kalıcı çözümler sunacak. Doğayı birlikte paylaştığımız dostlarımızın her zaman yanındayız.” HABER MERKEZİ

İpsala Meslek Yüksekokulunda Yapay Zekâ Eğitimi Verildi Haber

İpsala Meslek Yüksekokulunda Yapay Zekâ Eğitimi Verildi

İpsala Kadın ve Gençlik Hareketi Derneği (İKAGED) tarafından yürütülen ve Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle gerçekleştirilen program, 23 Şubat - 2 Mart 2026 tarihleri arasında yapıldı. Trakya Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi aracılığıyla verilen ve altı gün süren eğitimlerde akademisyenler farklı alanlarda sunumlar gerçekleştirdi. Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü, yapay zekânın temel mantığını ve akademik altyapısını aktarırken; Dr. Öğr. Üyesi Gamze Yıldız Erduran üretken yapay zekâ uygulamaları, modern prompt yazma teknikleri ve yapay zekâ araçlarının verimli kullanımına yönelik uygulamalı eğitim verdi. Dr. Öğr. Üyesi İpek Atılgan Helvacıoğlu yapay zekânın hassas tarımdaki rolü, hastalık ve zararlılarla mücadelede sağladığı katkılar, akıllı gübreleme çözümleri ve otonom tarım araçlarını anlattı. Öğr. Gör. Emrah Aydın ise sektör firmalarıyla yürüttüğü iş birlikçi robotlar, dijital ikiz ve makine öğrenmesi projelerine ilişkin sunum yaptı. Eğitim kapsamında Tofaş ÜR-GE ekibiyle kurulan çevrim içi bağlantı sayesinde sanayideki güncel yapay zekâ uygulamaları öğrencilere aktarıldı. Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Oğuzhan Erdem, Tıp Fakültesi ile yürütülen multidisipliner yapay zekâ çalışmaları ve sağlık alanındaki teknolojiler hakkında bilgi verdi. Programın son gününde Dr. Öğr. Üyesi Elif Betül Yalçı, lojistik sektöründeki güncel yapay zekâ yazılımlarını ve dijitalleşme projelerini anlattı. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, TUSEM üzerinden e-Devlet onaylı resmi sertifika alma hakkı kazandı. Eğitim veren akademisyenlere teşekkür belgeleri, İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hayati Arda ve İKAGED Başkanı Aybike Şimşek tarafından takdim edildi. HABER MERKEZİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.