Hava Durumu

#Dimetoka

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Dimetoka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dimetoka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‎Doğan, Edirne’nin Delilerini Anlattı Haber

‎Doğan, Edirne’nin Delilerini Anlattı

‎Edirne’de Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) İl Temsilciliği tarafından, Arkeolog ve Kültür Tarihi Anlatıcısı Dr. Umut M. Doğan’ın katılımıyla “Edirne’den Portreler” söyleşisinin bu hafta 5’incisi gerçekleştirildi. Edirne tarihin de yer edinmiş 3 ismin anlatıldığı etkinliğin bu haftaki konusu "Deliler" oldu. ‎Dahilik ile delilik arasında çok ince bir çizgi olduğunu belirten Doğan, Türk edebiyatında deliliğin tanımının birçok farklı şekilde yapıldığını söyleyerek; “Klasik Türk Edebiyatı'na baktığımızda deli ve deliler ile ilgili ifadeler yüzlerce yerde geçiyor. Klasik Türk Edebiyatı'nda deli ile ilgili meczup, cünun, mecnun gibi ifadeler yer alıyor. Şeyda kelimesi çok kullanılıyor. Yine deli anlamına gelen aşüfte kelimesi kullanılıyor. Günümüze kadınlar için biçimsiz bir şekilde kullanılıyor ama Farsça bir kelime ve anlamı aklı bozulmuş kişi demek. Yine deli ile eş anlamlı olarak kullanılan bir kelime de sevdalı. Sevdalı, vücut dengesi bozulmuş olarak kullanılıyor” dedi. ‎“EDİRNELİ DELİLERİN EN ÜNLÜSÜ DELİ SELİM” ‎Doğan, Edirneli delileri anlattığı söyleşide ilk olarak Klarnet Virtüözü Edirneli Deli Selim’e (Selim Kızılcıklılar) yer verdi. Deli Selim’in askere gitmeden 3 ay önce sevdiği kızı kaçırması ve askerliğinin bitmesine 15 gün kala firar ederek eşini de alarak Ankara’ya birliğine dönmesinden bahseden Doğan; “Özledi. Ne yapsın? Geliyor Edirne’ye. Tekrar Ankara’ya birliğine dönüyor ve ‘Komutanım biz geldik, eşimle beraber geldik’ diyor. 15 günlük askerliği kalan bu delikanlıya uzun bir ceza verildi. Bitlis Tatvan’a sürgüne gönderiliyor ve 7 yıl ceza alıyor. Askerliğinin bitmesine on beş gün kala firar edip yavuklusuna giden bu delikanlı eşiyle beraber tam yedi yıl daha askerlik yapıyor. Orada 2 çocukları oluyor. 7 yıl cezalı askerlik sonunda Edirne'ye gelerek en iyi bildiği işi yapıyor. Müzik yapıyor. Düğünlere katılıyor. Konserlere gidiyor. Ünlenmeye başlıyor. Onu çağıranlar, 'gel bizim grupla çal' diyorlar ama kabul etmiyor. Tek başına olmak istiyor. Gazinoda tam sabahken bir anda şarkının ortasında, çalarken bırakıp, ‘Ben gidiyorum’ diyerek bırakıp gidiyor. Allah aşkına, böyle hikayesi olan bir adama siz olsanız ne dersiniz? Evet bu kişi, Edirne Büyük Klarnet Virtüözü Deli Selim” dedi. “BALABANLAR AŞİRETİ İLE EDİRNELİLER AKRABA” ‎Doğan, anlatılarının devamında Osmanlıda, Dimetoka bölgesinde yaşamış, daha sonra şimdiki Tunceli, Erzincan, Elazığ, Malatya yöresine göç ettirilmiş Balabanlar aşiretine değinerek; “Dimetoka, Osmanlı’da Edirne sınırları içerisinde bir yer. Bu bölgeden Tunceli, Erzincan, Elazığ, Malatya bölgesine göç ettirilen Balabanlar aşiretinin kökeni bir isme dayanır. Adı ‘Deli’ olan bir Bektaşi ereni Seyit Ali Sultan'a (Kızıl Deli) dayanır. Kızıl Deli Sultan, 14-15’inci yüzyıllarda yaşamış önemli bir Osmanlı ereni, bir Bektaşi ereni. Kızıl Deli, Osmanlı'da en önde savaşan ‘Deliler Ocağı' mensubu bir erendir” ifadelerini kullandı. ‎Doğan son olarak, Edirne’nin ilk delisi olarak kabul edilen Lykurgos isimli efsanevi kral hakkında bilgiler vererek, Edonisler denilen efsanevi Trak kabilesinin kralı olduğunu ifade etti. ŞENER ŞENTÜRK

“Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Statüsü Zedelenemez” Haber

“Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Statüsü Zedelenemez”

Edirne’de Osman İnci Müzesi’nde Osmanlı Başkentlerinin Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler sergisi açıldı. Müzede düzenlenen törenle açılan sergiye Müze Kurucusu Prof. Dr. Osman İnci, Zafer Partisi İl Başkanı Serkan Konak, fotoğraf sanatçıları ve sanatseverler katıldılar. Sergide, fotoğraf sanatçıları Rasim Sezen, Ali Çıtak, Doç. Dr. Ali Emre Dingin, Özcan Nuri, Nihan Sezen ve Cansu Varol’un Söğüt, İznik, Bursa, Dimetoka, Edirne ve İstanbul’da fotoğraflarını çektiği ve Osmanlı Devleti’ne başkentlik yaptıkları sırada yapılan tarihi eserlerin fotoğrafları yer aldı. İNCİ ZEYBEK OYNADI Serginin açılış töreni, Nazende Fasıl Grubu’nun konseri ile başladı. Grup, sahnesinde özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği şarkılara yer verirken; son eserde Prof. Dr. Osman İnci zeybek oynayarak gruba eşlik etti. Konserin ardından serginin açılış konuşmasını küratör ve fotoğraf sanatçısı Rasim Sezen yaptı. Sezen, Osmanlı başkentleri fikrinin Adnan Menderes Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ali Emre Dingin’e ait olduğunu söyleyerek; “Sergimizi orada açtık ama daha çeşitlendirerek, fotoğraf üstatlarının da yardımıyla bugüne getirdik ve sizlere sunduk” dedi. Sezen, konuşmasında katılımcılara teşekkür etti. “ESERLERİN BİR KISMI GEREKEN ÖZENLE KORUNMADI” Sezen’in ardından konuşan müze kurucusu Prof. Dr. Osman İnci de fotoğraflarda yer alan Osmanlı’dan günümüze ulaşan eserlerin korunması gerektiğine dikkat çekti. İnci, sergide Osmanlı başkentlerinde, başkent oldukları yıllarda yapılan eserlerin fotoğraflarının yer aldığını söyleyerek; “Konu tamamen korumacılık ve restorasyon üzerine, eserin geleceğe taşınmasıdır. Söğüt’te, İznik’te, Bursa’da, Dimetoka’da, Edirne’de, İstanbul’daki eserlerin bir kısmının, bu süreç içerisinde gereken özenle de korunmadığını belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “BİRİLERİ BAŞKA BİR ÇEŞME YAPTI” Eserlerin 1300’lü yıllardan başladığını belirten İnci; “Girişteki ilk fotoğraf, Ertuğrul Gazi çeşmesidir. Beşinci kez onarıldı ve son onarımda da buradaki görüntüsü yoktur. Birileri başka bir çeşme yaptılar. Sultan Mehmet Çelebi’nin Dimetoka’daki gözetleme kulesi çağına uygun eksikleri giderilerek restore edildi ki ana fikir budur” dedi. “ESERLERİ GELECEĞE TAŞIMAK SORUMLULUĞUMUZDUR” İnci, Dimetoka’nın Edirne’nin başkent olmasından önce 5 yıl boyunca I. Murat’ın yaşadığı yer olduğunu hatırlatırken; “Yıldırım Bayezid de orada doğmuştur. O halde bizim şu anda topraklarımız dışında kalan eserleri de geleceğe taşımak gibi bir sorumluluğumuz var” sözlerine yer verdi. “DEĞİŞTİRME HAKKIMIZ YOK” Selimiye Camii’nin restorasyon nedeniyle yıllardır kapalı olduğunu belirten İnci; “Fakat kubbeyi değiştirmek görüşünde olan ama yetkiyi nereden aldıkları bilinmeyen bir kurulun çalışmaları durduruldu. Birkaç kez sundukları projelerin reddedilmesine rağmen sonradan o projenin kabul edildiği bir süreç yaşandı. Ancak önerilenin bir örneği, fotoğrafı, çizimi yok. ‘Olsa olsa böyle olur’, ‘Böyle olması gerekirdi’, ‘Mimar Sinan’ın eserleri böyleydi’ gibi birtakım, bilim insanlarının çok anlayamadıkları bir durumla karşı karşıyayız. Selimiye Camii Tespit ve Tahkik Heyeti diye bir heyet var. Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi bunları yetkilendirmiş. Restorasyonların birinci dereceden sorumlusu Kültür ve Turizm Bakanlığı, ikinci derece sorumlusu da Vakıflar Genel Müdürlüğü’dür. ICOMOS, sökülmek istenen katmanın 1904 yılında yapıldığını, bu yıllarda yapılanların da 100 yılı aşan eserler olduğundan dolayı korunması gerektiği görüşündedir. Aynı şekilde UNESCO, özgünlük ve bütünlük kuralının bozulmamasını istiyor. Bunu değiştirme hakkımız olduğunu sanmıyorum. Sonuç olarak bilimsel nitelikten yoksun, varsayıma dayalı bir değişiklik hiçbir restorasyonda olmaması gerekir. Selimiye Camii’nin dünya mirası statüsü vardır. Bunu zedeleyemeyiz ve tartışmaya açamayız. Öneren heyetin statüsü ve yetkisi belli değildir. Tüm bu değişikliğin yapılması için 20 Aralık 2024’ten beri cami kapalı tutulmaktadır. Mahkeme kararıyla zaten yürütme durdurulmuştur ve yargı da bunu sonuçlandıracaktır. Ama sahip çıkılması vazgeçilmezdir” dedi. 8 ARALIK’A KADAR AÇIK KALACAK İnci’nin konuşmasının ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergiye katılan sanatseverler, eserlerle ilgili sanatçılardan bilgi alırken; eserleri tek tek incelediler. Sergi, 8 Aralık tarihine kadar ziyarete açık kalacak. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.