Hava Durumu

#Doğa

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Doğa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne'de Kanola Tarlaları Agro Turizme Canlılık Katıyor Haber

Edirne'de Kanola Tarlaları Agro Turizme Canlılık Katıyor

Kent genelinde geniş alanlarda ekimi yapılan kanola, bahar aylarında açan sarı çiçekleriyle görsel şölen oluşturuyor. Özellikle Edirne merkez ve çevre ilçelere uzanan kanola tarlaları, fotoğraf tutkunlarının ve doğa severlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Sarı renge bürünen tarım arazileri, son yıllarda sosyal medya paylaşımlarıyla daha fazla dikkat çekerken, bölgeye gelen ziyaretçi sayısında da artış yaşanıyor. Kent dışından gelen ziyaretçiler, kanola tarlalarında fotoğraf çektirerek doğayla iç içe vakit geçirme imkanı buluyor. Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Başkanı Bülent Bacıoğlu, kanola tarlalarının Edirne'de bahar aylarıyla birlikte başlayan görsel şölen oluşturduğunu söyledi. Bu sürecin yıl boyunca devam ettiğini vurgulayan Bacıoğlu, yaz aylarında buğday başakları ve ayçiçeği tarlalarının, ardından da bağcılık faaliyetlerinin turizme katkı sunduğunu dile getirdi. Kanola tarlalarının özellikle nisan ayında vatandaşlar üzerinde olumlu bir etki oluşturduğunu belirten Bacıoğlu, bu durumu "sarı terapi" olarak tanımladıklarını aktardı. Bölgeden geçen vatandaşların yol kenarlarında durarak fotoğraf çektirdiğini kaydeden Bacıoğlu, "Artık tematik olarak da insanlar kültür, inanç, tarihi ve arkeolojiyle ilgili turizmin yanı sıra ayçiçeği, üzüm, bağcılık ve kanola tarlalarına gelip bununla ilgili planlar programlar yapıp düzenli bir şekilde nisan ayında gelip fotoğraflar çektiriyorlar." dedi.

Edirne’de Orman Haftası’nda Anlamlı Sergi Haber

Edirne’de Orman Haftası’nda Anlamlı Sergi

Edirne’de faaliyet gösteren bir kreşin Kurucu Müdürü Ümran İnal, çocukların doğa ile bağ kurmasını güçlendirmek amacıyla yürütülen Ulusal Sosyal Sorumluluk ve Farkındalık Projesi kapsamında önemli bir etkinliğe imza attı. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, kapalı AVM’de gerçekleştirilen sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Minik öğrencilerin doğaya ilişkin gözlemlerini, hayallerini ve duygularını yansıttığı çalışmaların yer aldığı sergi, yalnızca bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefledi. Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurucu Müdür Ümran İnal, günümüzde çocukların doğadan giderek uzaklaştığına dikkat çekti. Betonlaşma, teknoloji bağımlılığı ve hızlı tüketim alışkanlıklarının çocukların doğayla olan bağını zayıflattığını ifade eden İnal, doğanın çocuklar için vazgeçilmez bir öğrenme alanı olduğunu vurguladı. İnal, “Doğa; çocuklara sabretmeyi, üretmeyi, gözlem yapmayı ve ait olmayı öğretir. Bu yüzden çocuklarımızın doğayla bağ kurmasını desteklemek zorundayız” dedi. ORMAN OKULU YAKLAŞIMIYLA DOĞAYLA İÇ İÇE EĞİTİM Etkinliğin temelinde yer alan “orman okulu” yaklaşımına da değinen İnal, bu modelin çocukların dört duvar arasında değil, doğanın içinde öğrenmesini esas aldığını belirtti. Çocukların toprağa dokunduğunu, yağmuru hissettiğini ve doğanın bir parçası olarak deneyim kazandığını dile getiren İnal, bu süreçte sadece akademik bilgi değil; sorumluluk, farkındalık ve sürdürülebilir yaşam bilinci kazandırıldığını söyledi. TÜRKİYE GENELİNDE EŞ ZAMANLI ETKİNLİK Edirne’de düzenlenen serginin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Türkiye genelinde farklı şehirlerdeki orman okullarıyla eş zamanlı olarak gerçekleştirilmiş olması oldu. Aynı anda farklı şehirlerde bir araya gelen çocukların doğa için ortak bir mesaj vermesi, etkinliğin etkisini daha da artırdı. “DOĞA BİZE AİT DEĞİL, BİZ DOĞAYA AİTİZ” Sergide yer alan çalışmaların önemli bir mesaj taşıdığını belirten İnal, çocukların küçük elleriyle ortaya koyduğu eserlerin büyük bir gerçeği hatırlattığını söyleyerek; “Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz” dedi. GELECEK İÇİN DOĞA BİLİNCİ ŞART Çevre sorunlarının her geçen gün arttığına dikkat çeken İnal, sürdürülebilir bir gelecek için çocukların bilinçlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Eğitim anlayışının bu doğrultuda yeniden şekillendirilmesi gerektiğini ifade eden İnal, çocukların doğayla iç içe büyümesinin önemine işaret etti. İnal, “Doğa konuşmaya devam ediyor. Önemli olan, onu dinleyen nesiller yetiştirebilmek” sözleriyle açıklamasını tamamladı. HİLAL PEKER

Kırklareli Bayram Tatilinde Doğası ve Tarihiyle Ziyaretçilerini Ağırlayacak Haber

Kırklareli Bayram Tatilinde Doğası ve Tarihiyle Ziyaretçilerini Ağırlayacak

Istranca Ormanları ile Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesindeki Longoz Ormanları ile öne çıkan Kırklareli, turistik alanlarıyla da dikkati çekiyor. Havaların ısınmasıyla Istranca Ormanları'nın eteklerinde açan rengarenk çiçekler, ziyaretçilere görsel şölen sunuyor. Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde yer alan ve yaklaşık 2 bin 511 dönüm alana sahip Longoz Ormanları, gölleri, yürüyüş parkurları ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle ziyaretçilerini etkiliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce oluşturulan yürüyüş yollarında gezintiye çıkan ziyaretçiler, göllerdeki kuşları fotoğraflama imkanı buluyor. Mert Gölü'nde düzenlenen kano turları ise ziyaretçilere ormanın derinliklerini keşfetme fırsatı sunuyor. Bölgede karaca, geyik, kurt, tilki, çakal, sansar ve su samuru gibi yaban hayvanları ile çok sayıda kuş türü gözlemlenebiliyor. Kentte gezilebilecek tarihi mekanlar arasında Geç Roma dönemine ait Trakya'nın tek antik tiyatrosu, kale, Gazi Süleyman Paşa Camisi, Dupnisa Mağarası, Fatih Sultan Mehmet'in dökümhanesi ve Fransız Feneri yer alıyor. Vize ilçesindeki antik tiyatro ile Istranca eteklerindeki köyler, ilçede bulunan kale ve Gazi Süleyman Paşa Camisi de ziyaret edilecek yerler arasında bulunuyor. Demirköy'e bağlı Sarpdere köyündeki 2 bin 700 metre uzunluğundaki Dupnisa Mağarası da kentin önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Kuru ve sulu iki bölümden oluşan mağaranın turizme açık 500 metrelik kısmının 100 metresi gezilebiliyor. Mağara, 16 türden yaklaşık 60 bin yarasaya ev sahipliği yapıyor. Karadeniz'e kıyısı bulunan İğneada ve Kıyıköy beldeleri de tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle yılın her döneminde ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Şen, Ramazan Bayramı'nda doğa ve tarihle iç içe vakit geçirmek isteyenleri kente beklediklerini söyledi. Havaların ısınması, okulların tatil olması ve bayram süreciyle turizmde hareketlilik yaşandığını belirten Şen, Kırklareli'nin konumu, gastronomisi ve ekosistemiyle öne çıktığını ifade etti. Kentin ziyaretçilere eşsiz deneyimler sunduğunu anlatan Şen, "Kırklareli her mevsim çok güzel. Bu güzelliği paylaşmak üzere tüm misafirlerimizi Kırklareli'nde ağırlamak istiyoruz." dedi. Kırklareli'nin 8 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu belirten Şen, kentin gastronomi açısından da zengin bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Ziyaretçilere önerilerde bulunan Şen, şunları kaydetti: "Demirköy Fatih Dökümhanesi ve İğneada Fransız Feneri görülmesi gereken yerler arasında. Milli parklar bölgesinde bulunan Mert Gölü ve Kuş Gözlem Kulesi, bu mevsimde doğanın canlanmasıyla ayrı bir güzellik sunuyor. Ziyaretçiler burada kano yapabilir, doğa yürüyüşlerine katılabilir ve ATV ile bölgeyi keşfedebilir. Bu aktiviteler hem keyifli vakit geçirmek hem de doğanın tadını çıkarmak açısından önemli fırsatlar sunuyor."

İnci, Ergene’deki Korkunç Sonucu Açıkladı Haber

İnci, Ergene’deki Korkunç Sonucu Açıkladı

Edirne'de Osman İnci Müzesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Doğa, Kadın ve Ergene Karma Sergisi düzenlendi. ‎Doç. Dr. Figen Girgin'in küratörlüğünde düzenlenen sergide toplam 36 sanatçıya ait eserler yer aldı. Serginin açılış töreninde Nazende Fasıl Türk Sanat Müziği Korosu'ndan Ruşen Anıl konser verdi. Konserin ardından sergi küratörü Doç. Dr. Figen Girgin ve müze kurucusu Prof. Dr. Osman İnci konuşma yaptılar. “KARŞIMIZDA İNSANLIK MESELESİ OLARAK DURUYOR” ‎Serginin açılışında konuşan Doç. Dr. Figen Girgin, sergide kadının yanı sıra doğayı merkeze aldıklarını belirterek; “Ergene Nehri ve buradaki kirlilik de konuşmalarımızın bir başlangıcı olsun istedik. Buradaki kirlilik, çevresel bir kirlilik olmasının yanı sıra karşımızda bir insanlık meselesi olarak duruyor. Yanlış su tüketimi, tarımdaki yanlış politikalar, zirai ilaç kullanımı, tüm bunların hepsi düşünüldüğünde bunlardan ilk etkilenenler tarım işçileri oluyor. Bu tarım işçileri içinde kadın nüfusu da hiç azımsanacak gibi değil. Çeltikler fotografik ya da sinematik olarak bakıldığında çok güzel görüntüler verir ama görünmeyen bir tarafı vardır ki beline kadar suyun içine gömülüp saatlerce o suyun içerisinde dolaşan işçileri düşündüğünüzde, o sudaki kirlilik ve zirai atıkları düşündüğünüzde onlar bu sağlık riskine ilk maruz kalan kişilerden biri oluyorlar. Bu yüzden serginin odağını buraya doğru dikkat çekmek istedik. Doğanın sömürülmesini ve kadın emeğinin yok sayılmasını birbirine çok benzetiyorum. Her ikisi de besliyor, büyütüyor, yaşamın devamını sağlıyor ama ne yazık ki ‘ben buradayım’ demek için çaba sarf ediyor” ifadelerini kullandı. “LAİKLİK VE BİLİMSEL EĞİTİM KADINLARIN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ” Girgin’in ardından törende konuşan Prof. Dr. Osman İnci, kadın haklarının ve kadınların geleceği açısından laik ve bilimsel eğitimin önemini vurgularken; “Bilimsellik, eşitlik, akılcılık ve tek merkezde eğitimin yönetilmesi, ülkedeki tüm hakların, özellikle kadın haklarının en önemli ögesidir. 1857’de New York’ta kadın işçiler özellikle düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve uygun olmayan koşullarda çalışmaktan dolayı greve giderler. Fabrikanın kapıları kapatılır ve bir yangın çıkar. 129 kadın çalışan bu yangında hayatını kaybeder. 8 Mart da bu 129 kadın için, ona özgü olarak belirlenmiştir” dedi. “KADIN CİNAYETLERİ VE ÇOCUK İSTİSMARININ ARTMASINDAN UTANIYORUM” İnci, Türkiye’de kadın cinayetleri ve çocuk istismarı oranının yükselmesinden dolayı utandığını söyleyerek; “Laik bir ülkede yaşıyorum, anayasal hakları ve laik eğitimi savunuyorum ama bu işlemlerin tümü yürürken hukukun üstünlüğünü vazgeçilmez buluyorum” sözlerine yer verdi. “COP31 TOPLANTISINA TRAKYA SULARINI GÖTÜRMELİYİZ” 2026 yılında 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31’in Türkiye’de toplanacağını belirten İnci; “İklim değişikliğinin, suyun, havanın, doğal koşulların, rüzgarın ve dünyanın değişim süreçlerinin, özellikle susuzluğun konuşulacağı bir yıl olacak. Bunun protokol görüşmeleri İstanbul’da olacak ama asıl Antalya’da EXPO bölümünde 11 gün sürecek. Bu toplantıya Trakya sularını götürmeliyiz. Ergene’deki suyun bugün hiçbir şekilde kullanılamaz olmasını kabul edemeyiz. Trakya sularını korumak zorundayız. O nedenle COP31’e Trakya’nın iyi hazırlanması gerekiyor. Orada bunun sunulması gerekiyor. Bu, Trakya’daki sivil toplum örgütlerinin ve kent konseylerinin birinci görevi olması gerekiyor. Bunları yapabildiğimiz sürece kadın haklarına ve kadınların yaşamına saygıyı en üst düzeye getirebiliriz. Bu topraklarda onlar çalışıyor, üretiyor” dedi. ERGENE İLE ISTRANCALAR ARASINDAKİ FARKI AÇIKLADI İnci, ayrıca Ergene ile ilgili gerçekleştirdiği bir çalışmayı da açıklarken; “Doku, kanser dokusu, kan ve tırnak çalışmalarını yapan bir araştırmacı hekim olarak söylüyorum; Istrancaların köylük bölgelerinden aldığım tırnaklar ile Ergene Nehri’nin çevresinden aldığım tırnaklardaki kadmiyum, kurşun, bakır, çinko seviyesi, Istrancalardan 3 kat yüksek. Bu belgelidir ve uluslararası yayınladım. Ama bir sorumlu da ‘Bu yazdıklarınızı bizimle paylaşın’ demedi” ifadelerine yer verdi. 26 MART’A KADAR AÇIK İnci’nin konuşmasının ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergi, 26 Mart 2026 Perşembe gününe kadar ziyarete açık kalacak. UĞUR AKAGÜNDÜZ

‎EKK Çocuk Meclisi’nden Yeşil Kurdeleli Farkındalık Haber

‎EKK Çocuk Meclisi’nden Yeşil Kurdeleli Farkındalık

Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi üyeleri bugün doğaya karşı farkındalığı arttırmak amacıyla bileklerine yeşil kurdeleler takarak, topladıkları atıkları geri dönüşüme kazandırmak amacıyla Sıfır Atık Market'e götürdüler. ‎ ‎Edirne Belediyesi ve Edirne Çocuk Hakları Derneği’nin de desteklediği farkındalık eyleminde konuşan EKK Çocuk Meclisi Başkanı İlayda Güder atık denilen şeylerin bir çöp değil, geriye dönüştürülebilir kaynaklar olduğunu belirterek; “Bugün markette bulunmak bizim için çok anlamlı. Topladığımız atıkları marketimize getirdik. Atık dediğimiz şey aslında sadece bir atık, bir çöp değildir. Geri dönüştürülebildiğinde çok güzel kaynak, değerlendirildiğinde yeni kaynaklara dönüşebilir. Biz çocuk meclisi olarak da bunun farkındayız. Çevre bilincinin, çevreyi korumanın, çevremizi temiz tutmanın önemini biliyoruz. Küçük yaşta attığımız adımların gelecekte bir değişimlere yol açacağına inanıyoruz. Bu farkındalık arttırıcı çalışmada çocuk meclis olarak sıfır pratik marketimize geldik. Bizleri ağırladıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz. Tüm bu atıkların değerlendirilmesi, hem çocuklar hem tüm dünya için önemli. Bu çevreci yaklaşımın tüm şehrimize, ülkemize, ardından tüm dünyamıza yayılmasını diliyoruz. Çünkü sağlıklı bir gelecek öncelikle temiz bir çevreden geçer. Temiz bir çevre sağlıklı bir gelecek demektir. Yeşil doğanın rengidir, yeşil çevrenin rengidir. Yeşil doğa için çok anlamlıdır. Baktığımızda doğada birçok şeyde doğayı temsilen yeşil rengi vardır. Biz de bugün farkındalık oluşturmak amacıyla yeşil bilekliklerimizi taktık” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.