Hava Durumu

#Düzenlenen

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Düzenlenen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düzenlenen haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST'in Türkiye İkincisi Gelidonya, Norveç'te Türkiye'yi Temsil Edecek Haber

TEKNOFEST'in Türkiye İkincisi Gelidonya, Norveç'te Türkiye'yi Temsil Edecek

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç'te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması'nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç'te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye'nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa'da göstermeyi hedefliyor. "Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz" Yarışmada Türkiye'yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç'te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi. "Barbaros Hayrettin Paşa'nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz" TEKNOFEST 2025'te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa'nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç'in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.

Edirne’de Tıp Bayramı Kutlandı Haber

Edirne’de Tıp Bayramı Kutlandı

Edirne’de bugün 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Atatürk anıtında tören düzenlendi. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende, anıta çelenkler sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ardından konuşan Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr. Ali Kaya, 14 Mart gününün tarihine dikkat çekerek “Bugün insan hayatını her şeyin üzerinde tutan, bilgiyle, vicdanla ve büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarımızın günü olan 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlamak için bir aradayız. 14 Mart 1827 ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Ancak bayramın bugünkü anlamını kazanması, 1919 yılında İstanbul'un işgali sırasında, Hikmet Boran öncülüğündeki Mekteb-i Tıbbiyelilerin işgale karşı bir direniş ve bir protesto eylemi olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı ülkemiz için sadece bir mesleki kutlama değil, aynı zamanda bir vatanseverlik sembolüdür. Mekteb-i Tıbbiyeliler 1. Dünya savaşı ve kurtuluş savaşında da ön cephelerde yer aldılar. Öyle ki 1915 girişli Mekteb-i Tıbbiyelilerin tamamı şehit oldu, bu nedenle 1921 yılında Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahane mezun veremedi. Bu yönüyle bizlere onurlu ve gururlu bir tarih bıraktılar. Onları rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz” dedi. “SAĞLIKLI TOPLUM KALKINMANIN EN TEMEL ÖGESİDİR” Kayanın konuşması sonrası söz alan Edirne Tabip Odası Onur Kurulu Başkanı Faruk Yorulmaz Sağlıklı toplum yoksa o ülkenin kalkınması mutlaka geri kalacağını belirterek; “Sağlıklı toplum kalkınmanın en temel ögesidir. Bilindiği üzere büyük atamızın beni Türk hekimlerine emanet ediniz diye çok özlü bir sözü var. Başka bir sözü daha var demiştir ki büyük atamız, Türk milletinin sağlığı ve sağlamlığı her zaman üzerinde dikkatle durulacak en esas meselemizdir. Bu yönüyle sağlık hizmetlerinin bir toplumsal hizmet olduğu anlaşılmaktadır. Tıp bayramının az önce sunucu arkadaşımızın da söylediği gibi, Tıp öğrencilerinin İngiliz işgaline karşı başlattığı bir eylemin başlangıcı, eylem ile başlamıştır. Bu eylem 1827 yılındaki ilk modern tıp eğitiminin başladığı günü kutlamak gerekçesiyle İngiliz işgaline karşı bir başkaldırı olmuştur. Bu yönüyle 199. yıl dönümünü kutlamaktayız. Sağlık çalışanları bu bayramı sonuna kadar hak etmektedir. Çünkü gecesi gündüzü, bayramı tatili, yoğun kar yağışı afeti olmaksızın 24 saat her gün görev yapmak durumunda olmaktadırlar. iş yükünün çok daha yoğunlaştığını görmekteyiz. Bu görevi yürütmek insan sevgisi olmaksızın, özveri göstermeksizin mümkün olmayan bir yükümlüktür. Ancak bütün bu yükümlülükleri yerine getirmek için özveriyle çalışan sağlık personelinin başta hekimler olmak üzere çok önemli sorunları bulunmaktadır. Türk Tabipleri Birliği bu sorunların hem gündemde kalmasını hem yetkililere iletilmesini hem de çözümü için önerilerde bulunmak ve izlemek gibi bir görevi üstlenmektedir. Bugün bu sorunlardan en önemli yerinden bir tanesi olan şiddeti mutlaka birinci sıraya koymak durumundayız. Hiç hak edilmeyen bir durum bir sağlık personelinin şiddete uğraması. Elbette hatalar mümkün olabilir. İnsanın hata yapmaması diye bir ihtimal söz konusu değildir. Ama hiçbir zaman bu hata bilerek, isteyerek zarar vermek kastıyla yapılan hatalar değildir. Bunun yanında istihdamla ilgili çok ciddi sorunları vardır sağlık personelinin. Güvencesiz çalışma şartları gibi, çok yoğun ve ağır çalışma gibi, ücret yani ekonomik sorunları gibi. Tüm bu sorunların çözümü sonunda vatandaşımızın, toplumumuzun sağlığına olumlu etkiler yapacaktır. Bu nedenle sorunların çözümü sadece hekimlerin ya da sağlık personelinin sorunları olmanın çok ötesinde toplumun sorunlarıdır” ifadelerini kullandı. “HEKİMLİK EN SAYGIN UĞRAŞLARDAN BİRİDİR” Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise konuşmasında, hekimliğin, bilgiyi, sanatı, etik değerleri içinde birleştiren, harmanlayan insanlığın en saygın uğraşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hekim, hikmet, yani bilgelik kökünden gelir ve sadece insan bedenini tedavi eden değil varlığın manasını anlayan, bilge insanı da ifade eder. Bir hekim kolay yetişmiyor. Altı yıllık lisans eğitimi onun üzerine dört beş yıl süren uzmanlık eğitimi, eğer yapacaksa üç yıl devam eden bir yan dal eğitimi. Sonrasında da insanlığa adanmış bir yaşam. Gecesi gündüzü, mesai olmayan bir yaşam. Hal böyleyken elbette hekime şiddete, hele de zaman zaman ölüm noktasına ulaşan hekime şiddeti, genel anlamda sağlık çalışanlarına şiddeti kabul etmek mümkün değildir. Bu şiddetin sona erdiği günlerde de hekimlik yapabilmeyi, özellikle öğrencilerimizin hekimlik yapabilmesini diliyorum. Yasama meclisinden şiddetin önlenmesine yönelik yasalar çıkartılıyor. Bunun için milletvekillerimize, devlet büyüklerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Ancak şiddet sadece yasalarla değişmez. Toplumun öz değerlerine geri dönmesi gereklidir. Değerler eğitimi gereklidir. Aileden başlayan, okul öncesi dönemde, ilkokulda, ortaokulda, sonrasında devam eden bilgiye, emeğe değer verme günlerine geri dönen bir değer eğitimi ülkemiz için şarttır” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.