Hava Durumu

#Eczacılık Fakültesi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Eczacılık Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eczacılık Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Balkan Yerleşkesinde Yol ve Bariyerler Hazır Haber

Balkan Yerleşkesinde Yol ve Bariyerler Hazır

Trakya Üniversitesi (TÜ) Balkan Yerleşkesinde, kampüs güvenliğini artırmak ve trafik akışını daha düzenli hale getirmek amacıyla Edirne Belediyesi iş birliğiyle yürütülen yol düzenleme ve asfaltlama çalışmaları geçtiğimiz aylarda tamamlandı. Çalışmalar kapsamında yeni güzergah oluşturulurken, kampüs giriş ve çıkışlarını kontrol altına alacak bariyerlerin de hazır olduğu bildirildi. Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nden başlayarak üniversite yerleşkesi içerisinden geçen ve Sağlık Yolu’nu Eczacılık Fakültesi arkasına bağlayan mevcut transit yolun, kampüs içinde trafik yoğunluğu ve güvenlik sorunlarına yol açması nedeniyle yeni bir düzenlemeye gidildi. Buna göre araç trafiğinin, Eczacılık, Fen, Edebiyat ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinin arka kısmından verilmesi planlanıyor. Bu doğrultuda Edirne Belediyesi tarafından yol genişletme ve asfaltlama çalışmaları gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre, yol düzenlemesi ve giriş-çıkış noktalarına yerleştirilecek bariyerler fiziki olarak hazır durumda bulunuyor. Yeni trafik düzeninin hayata geçirilebilmesi için ise gerekli resmi prosedürlerin ve izin süreçlerinin tamamlanması bekleniyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Eczacılık Fakültesi Kavşağı ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Kavşağı arasındaki mevcut güzergah sivil araç trafiğine kapatılacak ve yalnızca yerleşke içi ulaşım için kullanılacak. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Nihal Atsız, Vefatının 50. Yılında Edirne'de Konuşuldu Haber

Nihal Atsız, Vefatının 50. Yılında Edirne'de Konuşuldu

Edirne'de bugün Trakya Üniversitesi (TÜ) Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Salonu'nda gerçekleştirilen söyleşide Prof. Dr. Mehmet Kaan Çalen, Atsız’ın biyografisi üzerinden Türkiye’de milliyetçilik, ırkçılık ve resmi tarih anlayışına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Çalen, Nihal Atsız’ın düşünce dünyasının merkezinde ırkçılık kavramının yer aldığını vurgulayarak, Atsız’ın bu kavramı hiçbir zaman gizlemediğini, aksine açıkça sahiplendiğini ifade etti. Atsız’ın “Ben açıkça ırkçıyım” beyanının, onu Türkiye’de bu ideolojiyi adıyla savunan nadir isimlerden biri haline getirdiğini belirten Çalen, bu durumun günümüzden bakıldığında rahatsız edici olsa da tarihsel bağlam içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Söyleşide Atsız’ın çocukluk yıllarından itibaren kozmopolit okullarda eğitim almasının, mütareke döneminin yarattığı travmaların ve asker olamamanın onda derin izler bıraktığına dikkat çekildi. Askeri Tıbbiye’den atılması, ardından edebiyat ve tarih alanına yönelmesiyle şekillenen yaşam öyküsünün, “Ruh Adam” romanında yaşadığı buhranların izlerini taşıdığı ifade edildi. Atsız’ın 1944 Irkçılık-Turancılık Davası’nın, düşünce dünyasında bir kırılma noktası olduğuna dikkat çeken Çalen, bu süreçten sonra Atsız’ın giderek yalnızlaştığını ve topluma yabancılaştığını dile getirdi. Konuşmada, Atsız’ın Kemalist tarih anlayışıyla yaşadığı çatışmalar, üniversiteden uzaklaştırılması ve uzun yıllar resmi görev alamaması da tarihsel örneklerle aktarıldı. Prof. Dr. Çalen, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda ırk kavramının dünyada ve Türkiye’de bugünkü anlamıyla negatif bir içerik taşımadığını, dönemin resmi söylemlerinde de yoğun biçimde kullanıldığını hatırlatarak, Atsız’ın düşüncelerinin bu tarihsel atmosferden bağımsız okunamayacağını ifade etti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

TÜ’den Güvenli Kampüs Adımı: OED Cihazları Hizmette Haber

TÜ’den Güvenli Kampüs Adımı: OED Cihazları Hizmette

Trakya Üniversitesi (TÜ), ani kalp durması vakalarında profesyonel ekip gelene kadar geçen kritik sürede hayati müdahalenin yapılabilmesi için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Üniversite genelinde 11 farklı noktaya yerleştirilen Askeri Elektronik Sanayi (ASELSAN) tarafından üretilen Heartline OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla hızlı ve doğru temel yaşam desteğinin sağlanması amaçlanıyor. Projenin yürütücüsü TÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Burak Sayhan, Türkiye’de bu uygulamayı başlatan iki üniversiteden biri olduklarını belirterek, öğrencilerden güvenlik görevlilerine kadar geniş bir kitlenin eğitimlerle donatılacağını söyledi. “HASTANE DIŞINDA KALP DURMALARI, ÖLÜMÜN EN SIK SEBEPLERİ” Hastane dışında gerçekleştirilen kalp krizinin ölüm oranının yüksek olduğunu vurgulayan Sayhan, “Tüm Trakya’da ve özellikle Edirne’de sağlıkta lider kuruluş olan kurumumuz Trakya Üniversitesi’nde bir proje başlattık. Bu projenin amacı, hastane dışında kalp durmasıyla karşılaşılan bireylerde profesyonel sağlık ekibi gelene kadar hastamıza etkin, doğru temel yaşam desteği vermeyi sağlamak ve bunun eğitimlerini planlamaktır. Bilindiği üzere hastane dışındaki kalp durmaları, ölümlerin en sık sebepleri arasında. Her ne kadar nüfusumuz yaşlansa da son çalışmalar özellikle 45 yaş altı kişilerde ani kalp durmalarının çok sık olduğunu göstermektedir. Kampüsümüzde yaşayan öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın da büyük kısmı bu yaş grubunun altında olduğu için bizim esas hedef kitlemiz bu insanlar” dedi. “BİR DAKİKALIK GECİKME, SAĞ KALMA SÜRESİNİ YÜZDE 10 AZALTIYOR” Kalp krizine yapılan müdahalenin geç kalınma durumunda ölüme neden olduğunu belirten Sayhan, “Kalbi durmuş bir insana müdahalede bir dakikalık gecikme, o hastanın sağ kalımını yüzde 10 oranında azaltmaktadır. İlk 4 dakikada etkin, doğru müdahale yaparak hastayı sağlıklı bir şekilde hayata tutundurabiliriz. Bu süre 10 dakikayı bulduğunda ise, kalp çalışsa bile hastalarda kalıcı beyin hasarı görülmektedir. Bizim amacımız, kalp durmasıyla gelen bir hastada kanın hayati organlara etkin ve doğru bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak. Bunun için temel yaşam desteği algoritmalarımız var ve bu algoritmaların en önemlilerinden biri de kalbi duran hastaya şok uygulayan bir cihazın geliştirilmiş olmasıdır. Bu cihaz Aselsan tarafından Türkiye’de üretilmiş yerli ve milli bir projedir. Bu cihazın kullanımı 2010 yılından beri kılavuzlarda yer almaktadır. Ülkemizde de son dönemlerde etkin şekilde kullanılmaya başlanmıştır” ifadelerine yer verdi. “DİĞER ÜNİVERSİTELERE ÖRNEK OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ” Gerçekleştirilen projenin diğer üniversitelere örnek olacağını belirten Sayhan, “Ülkemizdeki üniversitelerde ilk iki sırada cihazı yerleştiren kurumlardan biriyiz. Diğeri Hacettepe Üniversitesi ve bir de biz. Bizim dışımızda da diğer üniversitelere örnek olacağını düşünmekteyiz. Biz bu cihazdan 11 tane üniversitemizin muhtelif yerlerine yerleştirdik. Bunları size anlatayım: Özellikle öğrencilerimizin bol bulunduğu alışveriş merkezi, sosyal tesislerimiz, Ayşekadın Yerleşkesi, Tıp Fakültesi Dekanlığı, Rektörlük binamız, Karaağaç’taki müzemiz, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi gibi toplam 11 yere yerleştirdik” diye konuştu. “BİR CİHAZ BİN HAYAT O- EDİRNE” Cihaz ile ilgili bir proje gerçekleştirdiklerini belirten Sayhan, “Bu süreçte bir proje de planladık. Özellikle tıp fakültesi öğrencilerimizin öncülüğünde ‘Bir Cihaz Bin Hayat O – EDİRNE’ diye, Otomatik Eksternal Defibrilatörün baş harflerinden oluşan bir slogan oluşturduk. Topluma ve tüm Edirne’ye örnek olmayı amaçladık. Eğitim ve deneyimimiz ne olursa olsun hayatımızın bir anında kalbi durmuş bir insanla karşılaşabileceğimizi hiçbir zaman unutmadık ve öğrencilerimize de halkımıza da bu cihazın kullanımını öğretmeyi amaçladık. Bu cihaz, adı üstünde otomatik, her şeyi kendisi yapabilen bir cihaz. Sadece kullanılacağının farkında olmak yeterli bizim için” sözlerine yer verdi. “SESLİ KOMUTLARLA YÖNLENDİRİYOR” Cihaz hakkında bilgi veren Sayhan, “Kalbi durmuş bir bireyle ilk karşılaştığımızda, profesyonel sağlıkçı olmasak bile halktan insanlar bu cihaza ulaştığında, eğitimlerin ardından bu cihazı kolayca kullanabilir. Yerleştirilmesi çok basit, üzerindeki düğmelerle çok hızlı şekilde kullanıcıyı yönlendirebiliyor. Bu cihazın korkuların aksine kullanıcıya veya hastaya hiçbir zararı yok. ‘Kalbi çalışan birine yanlışlıkla uygularsam zarar verir miyim?’ diye düşünüyorsanız, böyle bir şey söz konusu değil. Cihaz çalışan kalbe müdahale etmiyor. Şok verilmesi gereken hastaları kendisi ayırıyor ve işlemi buna göre başlatıyor. Eğer hastamızın kalbinde şok verilmesi gereken bir ritim yoksa cihaz bize hangi yöntemi uygulamamız gerektiğini, kalp masajı ve solunumun nasıl yapılacağını sesli komutlarla söylüyor” şeklinde konuştu. “BU CİHAZI KULLANMAK, TELEFON KULLANMAKTAN DAHA KOLAY” Cihaz kullanımının kolay olduğunu belirten Sayhan, “Amaçlarımız; hastane kampüsümüzde kritik personelimize, öğrencilerimizin yoğun bulunduğu birimlerdeki çalışanlara, alışveriş merkezi çalışanlarına, tıp fakültesi öğrencileri dışında diğer öğrencilerimize, güvenlik görevlilerine, personelimize, rektörlük ve dekanlık çalışanlarına eğitim vermektir. Kılavuzlar şunu yazıyor: Bir öğrenci hayatı boyunca iki saat bu eğitimi aldığı zaman, yaşını da düşündüğümüzde yirmi beş yaşında bir öğrenciyi ele alırsak, 50 yılımızı garantiye alıyoruz. 50 yıl boyunca bu cihazı kullanabilme yeterliliğine sahip oluyor. Bu cihaz hakkında Eğitim videoları çekeceğiz. Ulaşamadığımız insanlara videolar aracılığıyla ulaşacağız. Mobil aplikasyonlarla gönüllü kurtarıcı öğrenciler belirlemeyi amaçladık. Böyle bir durumda gönüllülerin cep telefonlarına mesaj gidecek ve yakınlarsa olay yerine ulaşacaklar. Aynı zamanda cihazı 112 Komuta Kontrol Merkezi ile entegre ettik. Cihaz açıldığında 112’ye uyarı gidiyor. Biz acil tıp öğretim üyelerine de ‘cihaz açıldı, kullanılmaya başlandı’ şeklinde uyarı geliyor. Bu uyarıya göre acil serviste hazırlıklarımızı yapıyoruz. Amacımız, ülkemizin en güvenilir kampüsü olmak. Kurtarılacak çok hayat var ve biz bunu başarabiliriz. Bu cihazı kullanmak, telefonu kullanmaktan daha kolay” dedi. MERT ERİŞKİN

TÜ’de Balkan Eczacılık Kongresi Haber

TÜ’de Balkan Eczacılık Kongresi

Trakya Üniversitesi, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ve Edirne Trakya Üniversitesi Eczacılık Öğrencileri Birliği Topluluğu (ETUPSA) tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen BEKON’25- Balkan Eczacılık Kongresi Başladı. Programa; Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, Edirne Eczacı Odası Başkanı Dr. Doğukan Cem Cepçi, Osmaniye Eczacı Odası Başkanı Ecz. Çağatay Karaman, Tekirdağ Eczacı Odası Başkanı Ecz. Adem Tunç, Türk Eczacılar Birliği (TEB) Merkez Heyeti Üyesi Ecz. Gürkan Kılıççıgil, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, üniversite tanıtım filminin izletilmesiyle devam etti. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirildi. “HER İŞTE BİR ECZA VAR” Kongre hakkında konuşan ETUPSA Başkanı Emir Can Tekin, “Bu sene kongremizin ana temasını, mesleğimizin geniş yelpazesini vurgulayan güçlü bir ifadeyle ‘Her işte bir ecza var’ olarak belirledik. Sağlık alanının her disiplininden katılımcıların kendinde bir şey bulabileceği, ufuk açıcı ve etkileşim dolu bir kongre yaratmayı hedefledik” dedi. “ECZACILIK STRATEJİK BİR SAĞLIK DİSİPLİNİDİR” Eczacılığın stratejik bir sağlık disiplini olduğunu vurgulayan ETUPSA Akademik Danışmanı Araştırma Görevlisi Dr. Alparslan Semih Salan, “Eczacılık, yalnızca ilaç biliminin sınırları içerisinde değerlendirilen bir meslek olmanın ötesinde; toplum sağlığının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kılınması noktasında çok yönlü sorumluluklar üstlenen stratejik bir sağlık disiplinidir” ifadelerine yer verdi. “BU KONGRELER MESLEĞİMİZİ İLERİYE TAŞIMAK İÇİN ÖNEMLİ” Gerçekleştirilen kongrelerin önemine değinen Edirne Eczacı Odası Başkanı Dr. Doğukan Cem Cepçi, “Bu kongreler, özellikle biz sağlık meslek mensupları için birlikte dinamik olan eczacılık mesleğimizi ileri taşımak ve etkileşimimizi artırabilmek açısından çok önemli. Bu güç, bizim çatı örgütümüzün ve oda yönetimlerimizin temel ruhunu oluşturan güçtür” diye konuştu. “ÜRETKEN OLMAK ZORUNDAYIZ” Eczacıların kendilerini geliştirmelerinin önemine değinen TEB Merkez Heyeti Üyesi Ecz. Gürkan Kılıçcıgil, “Köklü tarihi ve kültürel dokusuyla modern Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Edirne’mizde böylesine güzel bir kongrenin dördüncüsünün düzenlenmesinin önemini ifade etmek istiyorum. Çok güzel bir tema bulmuş genç arkadaşlar: ‘Her işte bir ecza var.’ Özellikle genç meslektaşlarımız arasındaki bağı kuvvetlendirmesi açısından da önemli buluyorum. Kongreler, çalıştaylar, sempozyumlar, konferanslar bizim için çok önemli ve olmazsa olmaz faaliyetler. Çünkü bilimsel bilginin üretilmesi ve paylaşılması, mesleğimizin gelişmesi açısından çok önemli. Yeni fikirleri edinmek ve kendimizi geliştirmek için bu toplantılara katılmak ve her zaman üretken olmak zorundayız” sözlerine yer verdi. “ECZACILIK İNSAN SAĞLIĞINI KORUMA VE TEDAVİ SÜRECİNİ DESTEKLEMEDİR” Eczacılık mesleğinin misyonunu anlatan Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, “Bugün burada eczacılık bilimlerinin geleceğini şekillendirecek genç dimağları bir araya getiren, ülkeler arası birlikteliği güçlendiren, bilimsel paylaşımları teşvik eden önemli bir etkinlikle bir kez daha bir aradayız. Eczacılık mesleği, insan sağlığını koruma ve tedavi süreçlerini destekleme gibi bir misyona sahiptir. Bu misyon, hızla değişen bilimsel gelişmelerle birlikte her geçen gün biraz daha genişlemekte ve büyümektedir. Eğitiminiz boyunca paylaşılacak bilgi ve deneyimlerin, bu dönüşüme yön veren en önemli adımlardan biri olacağına inanıyorum. Kongremiz yalnızca bilimsel sunumların yapıldığı bir etkinlik değil; aynı zamanda kültürel ve sosyal dayanışmanın, iş birliklerinin de sağlandığı bir misyona sahiptir. Dostluğun ve profesyonel dayanışmanın pekiştirildiği bir platformdur. Balkan ülkeleri arasında köklü bir ortak tarih ve güçlü bir akademik iş birliği potansiyeli taşımaktayız. Her geçen gün biraz daha güçlenerek bu coğrafyaya da hizmet verdiğimizin bilinciyle bu görevimizi yerine getiriyoruz” dedi. Açılış konuşmalarının ardından program, sunumlarla devam etti. Kongre, 7 Aralık Pazar günü Edirne gezisi ile sona erecek. MERT ERİŞKİN

Eczacı Ruşa Sarışın Anlattı: “Güzellik Sektöründe Eczacının Rolü” Haber

Eczacı Ruşa Sarışın Anlattı: “Güzellik Sektöründe Eczacının Rolü”

Trakya Üniversitesi Akılcı İlaç ve Eczacılık Topluluğu tarafından düzenlenen etkinlikte, eczacılık ve güzellik alanında adından sıkça söz ettiren Eczacı Ruşa Sarışın öğrencilerle bir araya geldi. “Güzellik Sektöründe Eczacının Rolü” başlıklı söyleşide konuşan Sarışın hem kendi mesleki yolculuğunu anlattı hem de eczacıların güzellik sektöründeki önemine dikkat çekti. İstanbul’da eczaneleri ve güzellik merkezleri bulunan Ruşa Sarışın, eczacılık eğitiminden girişimciliğe uzanan hikayesini paylaşarak, öğrencilere ilham veren bir sunum gerçekleştirdi. Sosyal medyanın da desteğiyle büyüdüklerini söyleyen Sarışın, bugün toplam dört güzellik merkezine ulaştıklarını belirterek girişimcilik yolculuğunun devam ettiğini ifade etti. Trakya Üniversitesi’ni çok beğenen Sarışın, Eczacılık Fakültesi’nin yeni ve donanımlı yapısına da dikkat çekerek öğrencilerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti. “YOL ARKADAŞLARI VE ORTAKLIKLAR DA ÇOK ÖNEMLİ” Üniversite yıllarında edindiği tecrübelerin bugün kurduğu işletmelerin temelini oluşturduğunu söyleyen Sarışın; “Bir eczacının üniversite hayatından girişimciliğe uzanan hikayemden bahsedeceğim. Öğrencilik hayatında neler yaşadığı, kendine neler kattığı ve yeni nesil eczacılar ne ile karşılaşacak? Bunlarla nasıl mücadele edebilir ve bu mücadelenin sonunda eczacılık mesleğinin çok yönlülüğünden faydalanarak farklı iş alanlarına nasıl yönelebilir? Bunları anlatmak için buradayım. En önemli şey rutin. Kendinize bir rutin oluşturmalısınız. Bu süreçte yol arkadaşları ve ortaklıklar da çok önemli.” dedi. “CİLDİ EN İYİ BİLEN KİŞİLER ECZACILAR” Güzellik merkezlerinin eczacılar için önemli bir çalışma alanı olduğunu ifade eden Sarışın, bu sektöre adım atma nedenini şu sözlerle açıkladı: “Ben güzellik sektöründe eczacıların olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkarak güzellik merkezi kurdum. Çünkü güzellik merkezinde sağlam bir temel olması gerekiyor ve cildi en iyi bilen kişiler eczacılar. O halde bir güzellik merkezinin kurucusu neden eczacılar olmasın? Eczane sektöründe dünya markalarına erişimimiz var, bu avantajı güzellik merkezlerine nasıl yansıtabiliriz diye düşünerek keyifli bir hikâyeye başladık.” HİLAL PEKER

GELECEĞİN ECZACILARI ÖNLÜKLERİNİ GİYDİLER Haber

GELECEĞİN ECZACILARI ÖNLÜKLERİNİ GİYDİLER

2022-2023 Akademik Yılı’nda Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazanan eczacı adayları, mesleğe ilk adımlarını simgeleyen beyaz önlüklerini, düzenlenen törenle giydi. Tören kapsamında ayrıca, beşinci sınıf öğrencileri tarafından “Bitirme Projesi Poster Sunum Günü” etkinliği gerçekleştirildi. Balkan Kongre Merkezinde gerçekleşen törene Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülay Şeren, 39. Bölge Edirne Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Ecz. Özlem Dinçer, Ecz. Murat Sezginer, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan birinci sınıf öğrencisi Arda Berk Çakaloğlu, Trakya Üniversitesinde eğitim almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade ederek “Burada bulunan tüm arkadaşlarım ve ben belirli bir gaye altında toplandık ve ülkemiz için hayırlı birer sağlık çalışanı olmak için söz verdik. Bunu başaracağımıza inancımız tam.” dedi. Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülay Şeren, öğrencilerin alacakları eğitimle toplum sağlığının korunmasında her zaman ön planda olacaklarına inandığını kaydederek “Bugün fakülte olarak iki önemli etkinliği bir arada gerçekleştirmenin heyecanını yaşıyoruz. Bunlardan ilki, birinci sınıf öğrencilerimizin mesleki eğitimlerine girişlerini kutladığımız ve ilk günden mesleki kimliklerinin, sorumluluklarının farkına varmalarını amaçladığımız Önlük Törenimizdir. İkincisi ise son sınıf öğrencilerimizin bir yıl boyunca hazırladıkları mezuniyet projelerinin sunumlarını gerçekleştirecekleri Poster Sunum etkinliğimizdir. Fakültemiz eğitim programı ve hedefleri doğrultusunda öğrencilerimizin gelecekte multidisipliner çalışma anlayışıyla eczacının hasta tedavisindeki önemini çok iyi bilen ve uygulayan, ülkemizin ilaç politikalarını geliştirebilecek, topluma faydalı, etik kurallara saygılı, bilimin ışığından ayrılmayan Eczacılar olarak toplumdaki yerlerini alacaklarına inanıyoruz. Beyaz önlüklerinizi giyeceğiniz bugün, hayatınızdaki önemli günlerden biridir. Sizleri kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.” dedi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer ise Trakya Üniversitesinin, sağlık alanında köklü bir geleneği ve büyük bir geçmişi olduğunu belirterek, “Bu köklü geçmiş, günümüze güçlü bir akademisyen kadrosu ve akademik geleneği miras olarak bırakmıştır. Siz değerli öğrencilerimiz de bu geleneğin içerisinde üniversitemizin en genç fakat dinamik, hızlı gelişen ve bilgiyi beceriyle bütünleştiren, kısa zamanda büyük işlere ve önemli başarılara imza atan fakültelerinden birinde öğrenim görmek için Edirne’ye geldiniz. Sizleri aramızda görmekten ve buraya gelmek için gösterdiğiniz başarıdan dolayı bir kez daha kutluyorum. Böylesine güzide hocalarımızdan oluşan bir Fakültenin öğrencileri olarak eminim ki aldığınız eğitimle milletimize ve insanlığa büyük hizmetlerde bulunacaksınız. Bu yönüyle kutsal bir niteliğe sahip bu mesleğin öğrencileri olmak sizler için büyük bir ayrıcalık. Mesleğinizi uygularken almış olduğunuz nitelikli eğitimin ve bugün giyeceğiniz beyaz önlüğün hakkını vereceğinizden, etik değerlere bağlı hareket edeceğinizden hiç şüphemiz yok. Sizlere güveniyor ve sizlerle gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu. Törende, açılış konuşmalarının ardından eczacı adaylarına beyaz önlükleri giydirildi. Tören programı, Bitirme Projesi Poster Sunum Günü etkinliğinin ardından sona erdi. Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.