Hava Durumu

#Edirne Kent Konseyi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Edirne Kent Konseyi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne Kent Konseyi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne Kent Konseyi 38. Olağan Genel Kurulu Başladı Haber

Edirne Kent Konseyi 38. Olağan Genel Kurulu Başladı

Edirne Kent Konseyi’nin(EKK) 38. Olağan Genel Kurul toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla başladı. Seçimli genel kurulda, kent yönetimine ilişkin değerlendirmeler ve gelecek dönem çalışmaları ele alındı. Toplantıda açılış konuşmasını yapan Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, kent konseyinin tarihsel sürecine değinerek, 2000’li yılların başında başlayan örgütlenme sürecinin bugünlere uzanan bir gönüllülük hareketi olduğunu vurguladı. Demir, “2004 yılında yüzlerce kentlinin imzasıyla başlayan süreç, Edirne Kent Konseyi’nin kuruluşuna uzandı. Bugün 22 yıllık bir birikimden söz ediyoruz” dedi. Demir, kent konseyinin kente sahip çıkma iradesiyle oluştuğunu belirterek, gönüllülük esasına dayalı yapının Edirne için önemli bir değer taşıdığını ifade etti. Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden ise Kent Konseyi’nin sadece bir sivil toplum yapısı değil, aynı zamanda bir düşünce platformu niteliği taşıdığını söyledi. Ergüden, “Kent Konseyi’nin fikirlerini ve önerilerini dikkatle takip ediyoruz. Bu önerileri somut projelere dönüştürme noktasında her zaman iş birliğine açığız” ifadelerini kullandı. Ergüden, kent yönetimi ile sivil toplum arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, genel kurulun Edirne adına hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Genel kurul, kent yönetimine ilişkin değerlendirmeler ve yeni dönem hedeflerinin ele alınmasıyla devam etti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Eren; “Kırkpınar Yeri Taşınacaksa Muhataplarıyla Tartışılmalı” Haber

Eren; “Kırkpınar Yeri Taşınacaksa Muhataplarıyla Tartışılmalı”

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda son sunumu Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) Başkanı Ayten Eren yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Eren, Edirne’de herkesin Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin değerini bildiğini ve tartışmanın Sarayiçi Er Meydanı’nın taşınması ile ilgili değil; Edirne Sarayı ve ona ait Has Bahçesi’nden oluşan bütünlüklü alanın parçalanması olduğunu söyledi. “KÜLTÜR ALANI VE DOĞAL MİRASIN GELECEĞİNİ KONUŞUYORUZ” Eren, Sarayiçi’nde daha önce betondan oluşan yapı bulunmadığını, ihtiyaç olmasının ardından tribünlerin yapıldığını belirterek; “Biz burada bir stadyumu tartışmıyoruz. Biz bir kültür alanının ve doğal mirasın geleceğini konuşuyoruz. Kırkpınar bizim ortak değerimiz ama sorun Osmanlı’nın ikinci büyük sarayının bahçesine inşa edilmiş olmasıdır. Alan seçimi sırasında bu bölgenin ekolojik bütünlüğü anlaşılamamış. Çünkü yöneticilerde bu konuda çalışılmış yaygın bir bilgi yok. Bu nedenle o dönemde alanın daha çok uygun görüldüğünü düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN BİRÇOK BÖLGESİNE GÖRE ZENGİN BİR ALAN” Sarayiçi’nin bütünlüğünün bozulduğunu vurgulayan Eren; “Çok kıymetli bir sarayımız var ve Tunca taşkınlarından oluşan çok büyük bir ekosistem var. Kuş türü var, 147 tane takson ve alt grupları var. 72 çeşit kuş grubu var. Karşılaştırdığımız zaman Türkiye’nin birçok bölgesine göre oldukça zengin bir alan. Değerlerimizi yaşatmanın yolu, onları doğru mekanda ve doğru planlamayla yapmak. Artık elimizde bilgi var, bu bilgiyle bu çalışmayı yapmamız gerekiyor” dedi. “BÖLGENİN DEĞERİNİN ORTAYA ÇIKARILMASINI İSTEDİK” EÇGD’nin 2014 yılından başlayarak Tavuk Ormanı’nı (Has Bahçe) çalıştığını söyleyen Eren; “2014’ten sonra bu bölgede Trakya Üniversitesi hocalarımız ile birlikte kaçak ağaç kesimleri, Edirne Sümbülü’nün değerinin anlaşılamaması, saray ve bütünlüğünün bozulması konularında toplantılar yaptık. Bu bölgenin değerinin ortaya çıkarılmasını istedik. Bu bölgede Kırkpınar Stadyumu’nun da bu bütünlüğü bozduğunun üzerine bir çalışmaları var. 2017’de bir panel düzenledik ve sonuçlarını valilik ve belediye ile paylaştık” sözlerine yer verdi. “SARAYİÇİ’NİN RUHUNA, TARİHİ DOKUSUNA VE DOĞASINA UYGUN DEĞİL” Eren, Has Bahçe’ye kurulan Kırkpınar Stadyumu’nun Sarayiçi’nin ruhuna, tarihi dokusuna ve doğasına uygun olmadığını belirterek; “Kırkpınar güreşleri hızlı biçimde bu bölgeden çıkarılmalıdır. Osmanlı sarayının has bahçesi, mevcut yasalarımıza göre bilimsel açıdan korunmalıdır. Geleceğe aktarılması için tüm imkanlar devreye sokulmalıdır. Has Bahçe’nin birinci derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmesini talep ediyoruz. Tüm kurumları ve yöneticileri duyarlı olmaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz. Böyle bir üst yazı hazırlayıp 2 bin tane imza topladık. Bunu teslim ettik ama dönemin valisi yapacağı bir şey olmadığını söyledi” dedi. “TARTIŞMALAR SADECE SPOR ALANIYLA SINIRLI DEĞİL” Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin düzenlendiği alanın taşınması tartışmalarının sadece spor alanı ile sınırlı olmadığını söyleyen Eren; “Biz burada bir kültürel mirasın korunmasını, arkeolojik alanın bütünlüğünün sağlanmasını, kent planlaması açısından çok büyük bir tartışmadan söz ediyoruz. Kırkpınar alanı taşınır ya da taşınmaz ama önemli olan bu bölgenin o bütünlüğünün farkına varmak ve devletin kurumlarının planlamayı bilim insanlarıyla birlikte yapmasını sağlamaktır” ifadelerine yer verdi. YER DEĞİŞİKLİĞİNİN NASIL OLMASI GEREKTİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ Eren, Kırkpınar geleneğinin korunması ve yaşatılması gerektiğini belirterek; “Sarayiçi gibi arkeolojik ve ekolojik hassasiyeti yüksek alanlar, yapılaşma ve yoğun kullanım baskısından korunmalı. Olası bir yer değişikliği ya da alan düzenlenmesi, bilim insanları, güreş camiası, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve Edirne halkının katılımıyla şeffaf bir biçimde yürütülmelidir. Kırkpınar geleneği mekânsal değil, kültürel süreklilik üzerinden tanımlanması gerekiyor. Valiliğin taşınması ile ilgili bir kararı var ama bizim düşünce farkımız, bunun halk, sivil toplum örgütleri ve bütün muhataplarıyla tartışılmasından sonra karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle bu süreci çok onaylamıyoruz. Trakya Üniversitesi ve bilim insanlarına kapatılan saray çalışmaları kabul edilemez. Hep birlikte karar verilmeli” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Bilar; “Kırkpınar Yalnızca Yağlı Güreş Organizasyonuna Dönüşür” Haber

Bilar; “Kırkpınar Yalnızca Yağlı Güreş Organizasyonuna Dönüşür”

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda ilk sunumu Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Ender Bilar yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Bilar, her yıl düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yüzyıllardır süregelen geleneğiyle toplumsal sürekliliğin ve ortak değerlerin yaşatıldığı önemli bir törensel alan oluşturduğunu söyledi. “EDİRNE’Yİ FETHEDEN KIRK AKINCININ ANISINI CANLI TUTUYOR Kırkpınar’ın 1357’de Orhan Gazi’nin Rumeli seferi sırasında oğlu Süleyman Paşa’nın Semavine’de mola veren yiğitlerinin güreşiyle destanlaştığını belirten Bilar; “1361’de I. Murad’ın Edirne’yi fethetmesinin ardından ‘Bitmeyen Güreşin Devam Eden Efsanesi’ olarak tarihe geçen Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Edirne’nin fetih döneminde şehit olan kırk akıncının hatırasını yaşatan ve bu hatırayı kuşaktan kuşağa aktaran geleneksel kültür mirasıdır. Bu bağlamda Kırkpınar Yağlı Güreşleri de Edirne’yi fetheden kırk akıncının anısını canlı tutan, geçmişle bugün arasında kültürel süreklilik kuran yaşayan bir gelenek olarak varlığını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı. “KIRKPINAR KÜLTÜREL HAFIZANIN CANLI BİR İFADESİDİR” Bilar, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yalnızca bir spor etkinliği değil, yüzyılları aşan kültürel hafızanın canlı bir ifadesi olduğunu vurgularken; “2010 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne ‘Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali’ adıyla yer alan bu gelenek, kültürel kimliği, öğeleri, toplumsal değerleri, ustalık bilgisini ve ritüelleri yaşatarak kolektif belleği diri tutmaktadır. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin gerçekleştirildiği alanın Yunanistan sınırları içinde kalması nedeniyle 1924 yılından itibaren güreşler, Edirne’deki Sarayiçi Er Meydanı’nda yapılmaya başlanmıştır. Bu alan, Edirne Sarayı’nın has bahçesi olarak düzenlenmiş olup döneminde padişahların kültür, sanat ve spor etkinlikleriyle halkla buluşarak geçmişe tanıklık ettiği tarihî bir mekândır. Kırkpınar’ın eski dönemlerinde Semavine Çayırı’nda yapıldığı zamanlarda da çeşitli şenlik ve gösterilere ev sahipliği yapan bu alan, yağlı güreş geleneğinin sürekliliğini temsil ederek kentin tarihsel hafızasında önemli bir yer edinmiştir” dedi. “YALNIZCA GÜREŞLERİ YAPILDIĞI BİR ALAN DEĞİL” Sarayiçi Er Meydanı’nın yalnızca güreşlerin yapıldığı fiziksel bir alan olmadığını belirten Bilar; “Kültürel belleğin somutlaştığı tarihsel bir mekândır. Yüzyıllardır aynı yerde sürdürülen Kırkpınar geleneğinde mekânın değişmesi, sadece bir yer değişikliği değil, aidiyetin, anlamın ve sürekliliğin yeniden tanımlanması demektir. Kırkpınar ve onun Er Meydanı, bu nedenle yalnızca bir spor etkinliği değil, yaşayan bir toplumsal hafıza ve kültürel direncin simgesidir. Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yalnızca bir spor organizasyonu değildir. Kültürel kimlik, öğe ve ritüelleriyle birlikte yaşayan köklü bir kültürel miras unsurudur. Bu mirasın en önemli taşıyıcılarından biri ise geleneksel olarak Sarayiçi Er Meydanı’dır. Er Meydanı, tarihsel sürekliliğin somutlaştığı, kolektif belleğin mekâna tutunduğu bir kültürel sahne niteliği taşır. Er Meydanı’nın yer değiştirmesi ya da mekânsal niteliğinin dönüşmesi, yalnızca fiziki bir değişim olarak değerlendirilmemelidir. Bu durum, kültürel süreklilik algısını ve toplumsal hafızayı doğrudan etkileyecektir. Çünkü geleneksel olarak Sarayiçi ile özdeşleşmiş olan Kırkpınar, mekân aracılığıyla tarihsel derinliğini görünür kılmaktadır. Mekânsal kopuş, ritüelin bağlamını zayıflatma ve kültürel bütünlüğü aşındırma riski taşır” sözlerine yer verdi. “SORUN FİZİKSEL MEKANIN DEĞİŞMESİ MİDİR? Bilar, Er Meydanı’ndaki mekânsal değişimin, somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek; “Çünkü mekânın taşıdığı tarihsel ve sembolik anlam, geleneğin özgünlüğünü ve sürekliliğini doğrudan besleyen temel unsurlardan biridir. Mekânın değişmesi, UNESCO tarafından tescillenmiş somut olmayan kültürel mirasın özgün bağlamını aşındırabilir; mirasın evrensel değer beyanında vurgulanan tarihsel süreklilik ilkesine zarar verebilir. Bu durum kent kültüründe kimlik kaybına ve hafıza kopuşuna yol açarak, kültürel mirasın yerle bütünleşmiş anlamını zayıflatır. Böylece geleneğin otantik yapısı ve temsil gücü olumsuz etkilenir. Etkinlik, tarihsel derinliğinden koparak yalnızca bir yağlı güreş organizasyonuna dönüşür. Bugün mekânın taşınmasını değil, Kırkpınar Müzesi’ni nereye ve nasıl kurmamız gerektiğini tartışmamız gerekmez miydi? Şimdi sizlere soruyorum; Sorun fiziksel mekânın değişmesi midir? Yoksa tarihe tanıklık eden mekânın ‘anlamının’ yok edilmesi mi? Çünkü bazen toprak aynı kalır; fakat ruh yer değiştirir” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ücretsiz Girişler Başladı, Fiyat Tabelası Duruyor Haber

Ücretsiz Girişler Başladı, Fiyat Tabelası Duruyor

Edirne’nin tarihi tren garı, Lozan anıtı, İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi, Milli Mücadele ve Lozan Müzesi ile Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yer aldığı Karaağaç Yerleşkesine giriş, Trakya Üniversitesi Senatosu kararıyla 19 Ekim 2024 tarihinde ücretli hale getirildi. Tam biletin 80 TL, öğrenci biletinin 40 TL ve yabancı uyruklu biletinin ise 120 TL olarak açıklandığı kararda, Trakya Üniversitesi öğrencileri ve personeli, ilk ve ortaokul öğrencileri, 65 yaş üstü vatandaşlar, engelliler ve beraberinde bir refakatçi, gazi ve şehit yakınları ile basın kartı sahipleri ise yerleşkeye ücretsiz girebiliyordu. LOZAN ANITININ GİRİŞİ DEĞİŞTİRİLDİ Uygulama, kentteki bazı kesimlerden tepki çekti. Tepkilerin yükselmesinin ardından Trakya Üniversitesi, yerleşke içindeki Lozan anıtına girişi ücretsiz hale getirdi. Anıtın giriş bölümü olan ön cephesi demir çitlerle kapatıldı ve ziyaretçi girişi alt bölümdeki kapıdan yapılmaya başladı. YÜRÜTME DURDURULDU Edirne Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, Edirne Kent Konseyi ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ise uygulamanın iptaline yönelik Edirne İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme, 28 Kasım 2025 tarihindeki duruşması ile yürütmenin durdurulmasına karar verdi. FİYAT TARİFESİ DURUYOR Yürütmenin durdurulmasının ardından Karaağaç Yerleşkesi ücretsiz girişe açıldı. Karaağaç Yerleşkesine ücretsiz giriş hakkı sağlanırken; ziyaretçiler ücretsiz giriş yapmaya başladılar. Ücretsiz giriş yapılan yerleşkede fiyat tarifesinin olduğu tabelanın ise henüz kaldırılmaması dikkat çekti. UĞUR AKAGÜNDÜZ

İmar Değişikliklerine Açılan Davada Bilirkişi İncelemesi Haber

İmar Değişikliklerine Açılan Davada Bilirkişi İncelemesi

Edirne Belediyesi’nin 2025 yılı şubat ayında düzenlenen meclis toplantısında onayladığı imar değişikliği içeren 3 karara karşı Edirne İdare Mahkemesi’nde Edirne Barosu, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Edirne Kent Konseyi, Öğrenci Veli Derneği Edirne Şubesi ile vatandaşlardan Prof. Dr. Osman İnci, Av. Coşkun Molla, Ziya Gökerküçük ve Cemile Özeker dava açtı. Kocasinan Mahallesi’ndeki İlim Yayma Cemiyeti’ne ait öğrenci yurdunun ticaret ve konut alanına dönüştürülmesi, Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi ile Sağlık Yolu arasında kalan kamu arazisinin Kızılay’a özel yurt yapımı için süreli tahsisi ve Fırınlar Sırtı Mevkii’ndeki kamu arazisinin Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneği’ne özel yurt yapımı için tahsisini içeren meclis kararlarına karşı açılan davada bugün bilirkişi heyeti 3 alanda inceleme yaptı. Bilirkişi heyetinin incelemesinin ardından davacı Av. Coşkun Molla, Edirne Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mertcan Yalçın ve Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, konuyla ilgili açıklama yaptılar. “AYKIRILIKLARI DİLE GETİRDİK” Av. Coşkun Molla, Edirne Belediye Meclisi’nin 4 Şubat 2025’teki toplantısında kabul edilen 41 sayılı kararının 11’inci maddesinde 3 taşınmazla ilgili yaptığı imar değişikliğine yönelik iptal davası açtıklarını söyleyerek; “3 taşınmazın ayrı ayrı özellikleri var. 2 tanesi kamu arazisi; yani hazineye ait taşınmazdır. Diğeri ise özel yurt alanı olarak belirlenmiş bir taşınmaz olup ticaret ve konut alanı olarak değiştirilmesini içermektedir. Edirne İdare Mahkemesi ile beraber bugün 3 taşınmazın bilirkişi keşfini yaptık. Keşiflerde bilirkişilere Belediye Meclisi kararının imar kanununa, yasalara ve özellikle de imar planlarına aykırılıklarını dile getirdik” ifadelerini kullandı. “YURDU DEVLET YAPSIN” Fırınlar Sırtı Mevkii’ndeki taşınmazın hazine arazisi olduğunu söyleyen Molla; “Özel yurt yapımı için bir özel kuruluşa karşılıksız olarak tahsis edilmiş. Aynı bölgede 2 bin 400 kişilik devlet yurdu da var. Kamuya ait taşınmazın özel bir yurt yapılması için özel bir kuruluşa tahsis edilmesinde kamu yararı olması düşünülemez. O bölgede bir yurda ihtiyaç varsa devlet kamu arazisine kendisi yapsın” dedi. “YERALTI SULARI BESLENME ALANI” Molla, Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi ile Sağlık Yolu’nun birleştiği alandaki taşınmazın da hazineye ait olduğunu belirterek; “Burası da özel yurt yapılması için Kızılay’a irtifak hakkı suretiyle tahsis edilen yer. Kuruluş burasını kar etme amacıyla alıyor. Kamuya yönelik bir yatırım şeklinde görünmüyor. Burasının 200-250 metre altında devletin öğrenci yurtları var. Bunun dışında otogarın üstünde, mühendislik fakültesinin bitişiğinde özel yurt alanı olarak ayrılmış 3 tane büyük taşınmaz var. Bir ihtiyaç giderilecekse oraya yapılması gerekiyor. Bu parselin bulunduğu alan 1/100 binlik Trakya Çevre Düzeni Planı’nda korunması gereken yeraltı suları beslenme alanı ve üzerine inşaat yapmak, yeraltı sularının engellenmesi demek oluyor” dedi. “İMAR VE PLANLAMA İLKELERİNE AYKIRI” Kocasinan Mahallesi’nde İlim Yayma Cemiyeti’nin özel bir yurdunda yapılmak istenen değişiklikle ortaya çıkan çelişkiye dikkat çeken Molla; “Burada bir çelişki yaşanıyor. Diğer 2 taşınmaz özel yurt yapılmak, özel yurt olan bu yer de ticaret ve konut alanına dönüştürülmek isteniyor. Burası 2-3 katlı ve bahçeli evlerin olduğu bir bölgemiz. Hoş ve güzel bir yaşam alanı varken burasını ticari alana dönüştürmek istiyorlar. O mahallede trafik, araç parkı gibi zorluklara yol açacağı gibi çevresindeki caddelerde yoğunluk gösteren ticaret alanları var. Özel bir mimari yapısı olan yerleşim alanına ticari alan yapılması, imar kanununa, imar ve planlama ilkelerine açıkça aykırıdır” sözlerine yer verdi. “BİR AN ÖNCE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMELİ” Edirne Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mertcan Yalçın da Belediye Meclisi’nin kararları için yürütmeyi durdurma talep ettiklerini açıklarken; “Henüz bir karar verilmedi. İdareden belgeler talep edildi. Keşif yapıldıktan sonra karar verileceğine dair ara karar oluşturuldu. Bir an önce yürütmeyi durdurma kararı verilmesi bekliyoruz. Ayrıca davayı açarken çok fazla usulde eksiklikler tespit ettik. Belediye Meclisi kararı alınırken, meclisten komisyona giden bir havale kararı yok. Kişi talep ediyor, imar komisyonu rapor düzenleyip meclise sunuyor, meclis de bu imar değişikliğini kabul ediyor. Halbuki önce yapılması gereken; dilekçenin mecliste oylanması, imar komisyonuna havalesi ve bundan sonra raporun oluşturulup tekrar mecliste oylanmasıdır. Ayrıca Belediye Meclisi kararı açık değil. Belediye Meclisi üyelerinden aldığımız bir rapor olmasa neyin oylandığını bilmeyecektik. Kararda sadece imar komisyonu raporlarının kabulü kararı var. Bu işlemin şeffaflık ilkesine aykırı” dedi. “KENTLİLER İÇİN NEFES ALMA ALANI” Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir ise Kocasinan Mahallesi Hacılar Ezanı Mevkii’ndeki özel yurdun ticaret ve konut alanına dönüştürülmesinin, diğer parsel sahipleri tarafından emsal gösterilerek değişiklik talep edilmesinin önünü açacağını söylerken; “Bu bölge iki katlı yapıları, bahçeleri ve ağaçları ile sadece mahalleliler için değil, kentliler için de bir nefes alma alanıdır” ifadelerini kullandı. “TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Fırınlar Sırtı Mevkii’ndeki taşınmazın bir derneğin kullanımına sunulmasında kamu yararı olmadığını söyleyen Demir; “Nitekim yakın bir bölgeye Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılan yurt bu bölgeye neden yurt yapılmamasının örnekleriyle doludur. Gençlerimiz ve bölge sakinleri ulaşımda zorluk yaşamakta, zaman ve ekonomik kayıplara uğramakta, gereksiz yere araç yoğunluğu oluşmasıyla çevreye de zarar verilmektedir. Sonuç olarak bu değişiklikler şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına açıkça aykırıdır. Bizler Edirne Kent Konseyi olarak demokratik kitle örgütleri ile beraber sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.