Hava Durumu

#Edirne Sarayı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Edirne Sarayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne Sarayı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kurabiyeci Dede’den Kakava’ya Özel Gül Lokumu Haber

Kurabiyeci Dede’den Kakava’ya Özel Gül Lokumu

Edirneli “Kurabiyeci Dede” olarak bilinen şekerlemeci Arif Meriç, yaklaşan Kakava şenlikleri için özellikle Edirne Sarayı’nda meşhur olan yediveren güllerinden “Gül yapraklı lokum” yaptı. Gül yapraklarıyla kaplı lokumu yılda bir kez ürettiğini belirten Kurabiyeci Dede Arif Meriç, lokumu sadece Kakava’ya özel olduğunu ifade etti. Yılın diğer zamanları üretilen gül aromalı lokumlara göre bu lokumun bol miktarda gül yapraklarıyla kaplı olduğunu söyleyen Meriç; “Bu lokumu senede bir kez, Kakava zamanı üretiyorum. Ben bu lokumu iki türlü yapıyorum. Narlısını, Antep fıstıklısını yapıyorum. Bir de gül yapraklısını yapıyorum. Bahar mevsimi geldiğinde, Kakava şenliklerinde lokumun etrafını gül yapraklarıyla süslüyorum. Edirne’ye ait yedi veren gülüyle süsleyip, Kakava şenliklerinde gelen misafirlerimize hem gözlerine güzel hitap etsin hem dil ve damaklarında bir lezzet bıraksın diye bu lokumu yapıyorum” dedi. “50 YILDIR BU TÜR ŞEYLER YAPIYORUM” ​50 yıldır bu tür şeyler yaptığını ifade eden Meriç; “Edirne’mize büyük bir rağbet var. Kakava şenliklerinde Edirne’ye, Türkiye’nin bir ucundan değil, Avrupa’dan, Amerika’dan, Almanya’dan her yerden akın akın gelen misafirlerimiz var. Bu misafirlerimize en güzel şekilde bu ürünleri yapalım ki dil ve damağı şenlensin. Sarayiçi’nde ateşin üstünden atlarken ağlayarak değil, gülerek, gül lokumuyla beraber güzel bir zaman geçirsin. Bu lokumun bir ismi de Lük-ü Ala, Lük-ü Leziz’dir. Osmanlı döneminde Haseki Hürrem Sultan hastalandığı zaman Edirne’den yedi veren güllü lokumlar gidiyor. İşte bu güllü lokumlar buradan dünyaya yayılıyor. Ben de Kurabiyeci Dede olarak 50 yıldan beri mazimizdekini canlandırıyorum” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Turizm Haftası'nda Üniversite Toplulukları Stantlarda Buluştu Haber

Turizm Haftası'nda Üniversite Toplulukları Stantlarda Buluştu

“Keşfet, Deneyimle, Katıl” temasıyla gerçekleştirilen Üniversite Toplulukları Buluşması, Edirne’de yoğun katılımla düzenlendi. Etkinlikte “Kazıdan Restorasyona, Seramikten Sanata”, “Çivi Yazılı Tablet Atölyesi” ve “Kültürümüzün Kıyafetleri, Kokuları ve Esans Yapımları Tanıtımı” gibi başlıklar öne çıktı. Üniversite öğrencilerinin aktif rol aldığı organizasyonda, özellikle arkeoloji topluluğu başta olmak üzere birçok topluluk performanslar ve tanıtımlar gerçekleştirdi. “ETKİNLİKLER TURİZME KATKI SAĞLAYACAK” Açılışta konuşan TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, etkinliklerin hem üniversiteye hem de kente katkı sunduğunu belirterek, “Topluluklarımız burada performanslar ve tanıtımlar yapacak. Bu etkinliklerin üniversitemize ve ilimizin turizmine katkı sunmasını temenni ediyorum” dedi. Tan ayrıca organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, topluluklara ve öğrencilere teşekkür etti. “EDİRNE KÜLTÜR TURİZMİNDE İDDİALI” Etkinlikte konuşan Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ise Edirne’nin kültürel miras zenginliğine dikkat çekerek, “Şehrimiz yaklaşık 1800 tescilli kültürel mirasa sahip. Yılda 4,5 milyona yakın turist ağırlıyoruz. Kültür turizmi açısından her geçen gün daha da güçleniyoruz” ifadelerini kullandı. Soytürk, Edirne Sarayı’nda devam eden kazı ve restorasyon çalışmalarına da değinerek, bu projelerin kentin turizm potansiyelini artıracağını vurguladı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Milletvekili Aksal: “Belediyenin Birinci Önceliği Altyapı Olmalı” Haber

Milletvekili Aksal: “Belediyenin Birinci Önceliği Altyapı Olmalı”

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Halk Buluşması kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda kentin mevcut sorunları, devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ALTYAPI VURGUSU: “EN BÜYÜK SORUN BU” Edirne’nin en önemli sorunlarının başında altyapının geldiğini vurgulayan Aksal, geçmiş dönemlerden bu yana bu konuda ciddi eksiklikler yaşandığını ifade etti. Aksal; “Edirne’nin çok ciddi bir altyapı sorunu var. Milletvekilliğimin ilk döneminde de bu konuda ciddi destek verdik. Keşke altyapı daha önce tamamlanmış olsaydı ancak maalesef istenilen seviyede bir başarı sağlanamadı” dedi. Mevcut belediye yönetiminin zor bir tablo devraldığını da belirten Aksal, çalışmaların sürdüğünü ancak öncelik sıralamasının doğru yapılması gerektiğini dile getirerek; “Altyapı tamamlanmadan yapılan üstyapının çok bir anlamı yok. Özellikle Kaleiçi ve bazı ana caddeler oldukça kötü durumda. Bu yüzden belediyenin birinci önceliği altyapı olmalı” ifadelerini kullandı. İPSALA ORGANİZE SANAYİ VURGUSU Sanayinin kalkınmadaki rolüne dikkat çeken Aksal, Edirne’de son yıllarda önemli organize sanayi yatırımlarının hayata geçirildiğini söyleyerek; “Sanayi olmadan kalkınma olmuyor. Biz Edirne’de son 4-5 yılda 3 tane yeni Organize Sanayi Bölgesini hayata geçiriyoruz. İpsala, Keşan ve Uzunköprü olmak üzere Edirne’deki organize sanayimizi de genişletiyoruz” dedi. Kurulan sanayi bölgelerinin çevre dostu yapısına da değinen Aksal; “Bizim Edirne’de yapılan sanayi bölgelerimiz yeşil, yenilenebilir alanlar. Bu projeleri hayata geçirirken öncelikli hedefimiz kendi insanımıza istihdam sağlamak” ifadelerini kullandı. Aksal, göçün önlenmesinin de en önemli hedeflerden biri olduğunu belirterek; “Edirne göç vermesin, Uzunköprü ve Keşanlı kardeşlerimiz Çerkezköy’e gitmek zorunda kalmasın, kendi yaşadıkları yerlerde çalışsınlar istedik” diye konuştu. TARİHİ PROJELER VE TURİZM HAMLESİ Edirne’de devam eden restorasyon ve turizm projelerine de değinen Aksal, Selimiye Camii’nde yürütülen çalışmaların tamamlandığını hatırlattı. Restorasyon sürecinin uzun sürmesine rağmen gerekli olduğunu belirten Aksal, “Yapılan çalışmalar Selimiye’yi en az yüz yıl ileriye taşıyacak” dedi. Edirne Sarayı’nda çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Aksal, sarayın tamamlanmasının Edirne turizmine büyük katkı sağlayacağını söyledi. “Edirne Sarayı tamamlandığında ziyaretçilerin şehirde daha uzun kalacağı bir turizm modeli oluşacak” diyen Aksal, kente kazandırılması planlanan kütüphane ve konferans merkezi projelerinin de önemine dikkat çekti. SARAÇLAR VE KENT DÜZENLEMELERİ Kent merkezinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Aksal, Saraçlar Caddesi’nde çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Edirne’nin tarihi dokusunun korunarak geliştirilmesi gerektiğini belirten Aksal, meydan düzenlemeleri ve Selimiye çevresine yönelik projelerin de gündemde olduğunu söyledi. “EDİRNE HEPİMİZİN” Aksal, açıklamalarında birlik ve ortak sorumluluk vurgusu yaparak, “Edirne hepimizin. Bu makamlar gelip geçici. Biz de elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Ancak belediyenin tek başına bu yükün altından kalkması kolay değil. Devlet desteği şart” diye konuştu. SPOR VE YENİ PROJELER Kentin önemli değerlerinden biri olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri için planlanan yeni stat projesine de değinen Aksal, bu yatırımın sadece bir haftalık etkinlik için değil, yılın tamamında kullanılabilecek şekilde tasarlandığını ifade etti. “Yeni Kırkpınar Stadı projesi, Edirne’ye çok yönlü bir spor ve etkinlik alanı kazandıracak” diyen Aksal, projeyle birlikte kentin sosyal yaşamının da canlanacağını söyledi. “EDİRNE EŞSİZ BİR ŞEHİR” Edirne’nin tarihi zenginliğine dikkat çeken Aksal, Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii gibi önemli eserlerin birbirine yakın konumda bulunmasının dünya çapında nadir görülen bir durum olduğunu belirtti. “Metrekareye düşen tarihi eser sayısı açısından Edirne dünyada en önde gelen şehirlerden biri” diyen Aksal, bu potansiyelin doğru değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Aksal, açıklamalarının sonunda altyapı sorununun çözülmeden yapılan üstyapı yatırımlarının kalıcı olmayacağını yineleyerek, bu alandaki çalışmaların önceliklendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. HİLAL PEKER

Yerel Tarih Grubunda Edirne Sarayı Konuşuldu Haber

Yerel Tarih Grubunda Edirne Sarayı Konuşuldu

Edirne Yerel Tarih Grubu, bu haftaki toplantısında Edirne Sarayı’nı ele aldı. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda Prof. Dr. Kurtişoğlu, Edirne Sarayı’nın mimari özellikleri ve kent kültürüne katkısı hakkında sunum yaptı. Kurtişoğlu sunumunda Edirne sarayının 1450 yılında inşasının başladığını belirterek; “Sultan II. Murat tarafından 1450 yılında inşası başlanıyor ve arkasından da vefatı üzerine Fatih Sultan Mehmet tarafından inşaat süreci devam ettiriliyor. Fakat burada bir parantez açmak istiyorum. Genel olarak büyük bir çoğunluğunda, güncel yayınlarda bu şekilde geçiyor, II. Murat’ın inşaat sürecini başlattığıyla ilgili. Fakat dönemin kaynaklarını taradığınız zaman aslında bu konuyla ilgili detaylı bilginin verilmediğini görüyoruz. Sultan II. Murat bir köşk inşa ettirmiş ama Tunca kıyılarında olduğuyla ilgili de bilgi var her kaynakta geçmemesine rağmen. Ama üzerinde düşündüğümüz zaman Edirne Sarayı büyük bir devlet sarayı. Fakat II. Murat'ın dönemin henüz devletleşme sürecinin tamamlandığını söylememiz mümkün değil. Zaten II. Mehmet’in tahta geçmesi sonra tekrar II. Murat’ın tahta geçmesi süreçleri var. 1451 yılına geldiğimiz zaman zaten II. Murat biraz da inzivaya çekilme, dinlenme moduna girmiş bir padişah gibi görünüyor. Fatih Sultan Mehmet'in ne kadar entelektüel bir padişah olduğu da ortada. Devletleşme süreci açısından baktığımız zaman aslında II. Murat'ın inşa ettirdiği köşk gerçekte Edirne Yeni Sarayı'nın temelini teşkil ediyordu” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne’de 93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet Anlatıldı Haber

Edirne’de 93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet Anlatıldı

Edirne Belediyesi Kent Müzesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet” konulu konferans, tarih meraklılarının katılımıyla gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferdi Ertekin’in konuşmacı olduğu programda, Osmanlı-Rus Harbi sonrasında yaşanan siyasal dönüşüm süreci Edirne merkezli olarak değerlendirildi. “EDİRNE’DE YAŞANAN OLAYLARI ELE ALACAĞIZ” Konferansta konuşan Doç. Dr. Ferdi Ertekin, “Bugün Osmanlı-Rus Harbi’ni merkeze alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun mutlakiyetten meşrutiyete, ardından yeniden mutlakiyete ve sonrasında meşrutiyete geçiş sürecini özellikle Edirne’de yaşanan olaylar üzerinden ele alacağız. Bu çerçevede Edirne’nin rolünü vurgulayacak, Edirne Sarayı’nın havaya uçurulması hadisesine değineceğiz. Ardından 2. Abdülhamid dönemindeki gelişmeleri kısaca ele alıp İkinci Meşrutiyet’in ilanına geleceğiz. İkinci Meşrutiyet’ten sonra Türk tarihini derinden etkileyen önemli bir olay olan 31 Mart Vakası’na geleceğiz. Hareketi bastırmak için Rumeli’de toplanan 2 ve 3’üncü ordunun İstanbul kuşatmasına değineceğiz. Yeşilköy’deki 2 hadise arasındaki benzerliği konuşacağız. Rus ordusu Yeşilköy’e kadar gelecek ve hareket ordusu da bu köye gelecek ve karargâh kuracak. Yeşilköy Yat Kulübü’nde Milli Meclis kurulacak ve burada 2. Abdülhamit tahttan indirilecek ve yerine 5. Mehmet Reşad geçirilecek. Burada asıl vurgulayacağımız nokta, bu sürecin Cumhuriyet’e giden yolun benzerliklerini ortaya koymak. Bunlardan biri Edirne’nin rolü, diğeri ise Yeşilköy’ün tarihi değeri” dedi. “EDİRNE SARAYI BÜYÜK ÖLÇÜDE YIKILDI” Edirne Sarayı hakkında konuşan Ertekin, “Gazi Osman Paşa 145 gün olağan üstü bir müdafaa gerçekleştiriyor ama Plevne düşüyor. Bu süreç, Dünya askerî tarihine geçiyor. Savaş kaybedildiğinde bütün ordu silahsızlaştırıldı fakat Rus çarı tarafından Gazi Osman Paşa’ya kılıcı iade edilmiş ve saygı ile esir alınmıştır. Plevne’nin düşmesiyle birlikte Rus ordusunun önünde ciddi bir engel kalmamış, Balkan Dağları’nı aşarak Edirne’ye doğru ilerlemiştir. Ancak Osmanlı ordusu bu süreçte büyük ölçüde tükenmiştir. Edirne Sarayı’nda bulunan cephanelerin düşman eline geçmemesi için o zamanın valisi tarafından bir karar alındı ve cephaneler patlatılmıştır. Bu patlama sonucunda Rus ordusunun mühimmat elde etmesi engellenmiş, Edirne Sarayı büyük ölçüde yıkılmıştır. Bugün görülen kalıntılar bu olayın sonucudur. Yani Edirne Sarayı’nın yıkılması, düşmanın eline silah geçmemesi için alınmış askerî bir kararın neticesidir. Şu anda da Rıfat Osman’ın çizdiği şeylerle ihyası devam ediyor” ifadelerini kullandı. MERT ERİŞKİN

Döleneken; “UNESCO’nun Böyle Bir Derdi Yok” Haber

Döleneken; “UNESCO’nun Böyle Bir Derdi Yok”

Edirne’de Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilme sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten, Şehir Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, basın mensupları ile bir araya gelerek Selimiye Camii, Kırkpınar Er Meydanı ve kent gündemi ile ilgili açıklama yaptı. Edirne’yi Tanıtma ve Turizm Derneği (ETTDER) toplantı salonunda düzenlenen toplantıda Döleneken ayrıca Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Atatürk Bulvarı üzerinde kazı çalışması yapıldıktan sonra temeli ortaya çıkarılan Kadirhane Tekkesinin etrafını çeviren panellere ait ayakların, bölgede yürüyen insanlara olumsuz etkisiyle ilgili de konuştu. “VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÖZÜR DİLEMELİ” Döleneken, 4 ay önce Kadirhane Tekkesinin önündeki kaldırımda yürürken etrafını çeviren korumalıkların ayaklarına takılarak düşmesi sonucu diz kapağının kırıldığını açıklarken; “Panellerin ayakları kaldırıma uzatılmış. Ben de orada yürürken bunlara takılarak düştüm. Burası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğunda. Panellerin ayaklarını içeriye doğru yapsalardı bu kazayı yaşamayacaktım. Maddi ve manevi çok sıkıntı yaşadım. Tazminat davası açmayı düşünmüyorum ama bu şehirde yayalara ait alanlarda güvenle yürünmesi için kıvılcım olsun istiyorum. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, benden ve Edirne’den özür dilemeli. Bunu yapmazlarsa bu konuyu mesele edeceğim. Yaya kaldırımlarının yayalar için daha güvenli olması için çaba göstereceğim” ifadelerini kullandı. “SELİMİYE’DE DE SARAY’DA DA NE YAPILDIĞINI AÇILIŞTAN SONRA GÖRECEĞİZ” Selimiye Camii’nin restorasyon çalışmalarında ana kubbesinde yapılmak istenen ve mahkeme süreci ile birlikte iptal edilen çalışmanın rafa kaldırıldığını söyleyen Döleneken; “Tartışmanın işe yaradığını gördük. Bu tür sorunların ortaya çıkmasının bir nedeni de bizdeki gizli iş yapmadır. Kapalı kapılar ardında yapıp bir açılışla her şeyi bitirdiğimizi sanıyoruz. Dünyada böyle değil. Selimiye gibi bir şaheseri restore edecekseniz, birincisi acele etmezsiniz. Gerekirse 10-20 sene sürer. Önemli olan doğru işler yapılması. Biz Edirne’de sarayda da Selimiye’de de ne yapıldığını ancak açılıştan sonra göreceğiz” dedi. “TURİZME KATKISI YÜZDE 100 OLACAKTIR” Döleneken, Edirne Sarayı yeniden yapımı ve Saraçlar Caddesi’ndeki Sokak Sağlıklaştırma Projesi ile ilgili tartışmalar olabileceğini belirterek; “Yapılan işi çok önemli buluyorum. Hem Saraçlar Caddesi’nde hem de Edirne Sarayı’nda yapılanlar turizm amaçlıdır. Bunların teknik olarak değeri yüzde 100 olmasa da turizme katkısı yüzde 100 olacaktır. Çünkü bu şehir, turizm ile yaşamaya çalışan bir şehir” sözlerine yer verdi. “BEYAZ IŞIKTA SELİMİYE’Yİ ALGILAMA ŞANSI OLMUYOR” Selimiye Camii’nin beyaz ışıkla ışıklandırılması ile ilgili konuşan Döleneken; “Beyaz ışık Batı’da hiç yok. Ben Suudi Arabistan’da beyaz ışık kullanıldığını gördüm. Ama Selimiye’de caminin yapısı çok önemli. İlk defa görenler sarsılıyor. Gece de doğru aydınlatıldığında çok etkileyici oluyor. Bu ışığı yaptığın zaman binayı algılama şansın kalmıyor. Bir ışık topu göreceksiniz. Bu konular keşke deneme, test aşamasında değil de biraz daha geniş konuşulabilseydi. Umarım bu konuda da bir daha düşünme imkanları olur. Sonuçta ışık değiştirilmesi zor bir şey değil” dedi. “KÖTÜ BİR YAPIYI SAVUNMANIN BİR ANLAMI YOK” Döleneken, Edirne Sarayı’nın yapımı ile birlikte Sarayiçi’ndeki Kırkpınar Er Meydanı’nın taşınması tartışmaları ve Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin UNESCO’dan çıkarılabileceğine dair iddiaları da cevaplarken; “UNESCO’ya giren Kırkpınar Yağlı Güreşleri değildir. UNESCO’ya giren Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’dir. Şimdiye kadar aşağı yukarı bütün belediye başkanları ‘Panayır olmaktan çıkaracağız’ dedi. Aslında panayır kötü bir şey değil. Kırkpınar da geleneksel olduğu için Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne girdi. O yüzden önemli olan festivalin özelliğinin ruhunu korumaktır. Güreşin içindeki ritüellerin hepsi onun parçalarıdır. Bunlardan bir bölümünü çıkarırsan tartışma konusu olur. Sonuçta UNESCO ile ilgili alanı da etkiler. Kırkpınar’ın yapıldığı yer, Kırkpınar’ın vazgeçilmez ögelerinden değil. Su basan bir alanı, Sarayın Has Bahçesi olduğu açık olan bir alanı, sadece taşkınlardan dolayı ciddi bir bilimsel araştırma alanı olabilecek bir alanı kullanıyorsun ve kötü bir yapı. Mutlaka çok daha büyük ve iyisini yapmak lazım. Böyle bir yerdeki ısrarın çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. UNESCO’nun da böyle bir derdi yok. Sadece oradaki kötü bir yapıyı savunmanın bir anlamı yok” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

İba’dan Yerel Yönetime: “Verdiğiniz Sözü Tutun” Haber

İba’dan Yerel Yönetime: “Verdiğiniz Sözü Tutun”

AK Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltı programında parti teşkilatı basın mensupları ile bir araya geldi. Programa AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, AK Parti Edirne İl Başkan Yardımcısı Aydoğan Akıncı, AK Parti Edirne Gençlik Kolları Başkanı Barış Gündoğdu ve AK Parti Edirne Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilyurt katıldı. Kahvaltının ardından açıklamalarda bulunan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 2025 yılını değerlendirerek hem merkezi hükümetin Edirne’de hayata geçirdiği projelere hem de yerel yönetimin çalışmalarına değindi. “HEYECANIMIZ VE EDİRNE SEVDAMIZ DEVAM EDİYOR” 2025 yılını geride bıraktıklarını belirten İba, geçtiğimiz dönemde belediye başkan adayı olduğunu hatırlatarak; “O gün hangi heyecan ve azimle çalıştıysak bugün de aynı heyecanla çalışıyoruz. Sonuç ne olursa olsun hayallerimiz ve Edirne’ye olan sevdamız baki” dedi. Edirne’de adeta bir hizmet rüzgarı estiğini söyleyen İba, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve valiliğin desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini vurguladı. Şehrin dört bir yanında önemli ihya çalışmalarının sürdüğünü ifade eden İba, Selimiye Camii’nin Ramazan ayında açılmasının planlandığını, Edirne Sarayı Master Planının ise neredeyse yarısının tamamlandığını söyledi. “TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLER İHYA EDİLİYOR” Gazimihal Hamamı’nda sona gelindiğini belirten İba, Şükrüpaşa Anıtı, Mahmudiye Kışlası, Manyas Karakolu, Kunduracılar Çarşısı ve Saraçlar Caddesi’nde yürütülen çalışmaların Edirne’ye değer kattığını ifade etti. İba, “Saraçlar Caddesi şehrimizin kalbi. İki gün önce oradaydık, inanılmaz güzel olmuş. Muradiye Camii’nde de çalışmalar titizlikle sürüyor” diye konuştu. ULAŞIM VE GENÇLERE YÖNELİK PROJELER Çerkezköy–Kapıkule hızlı tren hattının önümüzdeki aylarda devreye alınacağını belirten İba, merkez gar binasındaki çalışmaların tamamlanmasının ardından bu hatta test sürüşlerinin de 2026 yılı içerisinde yapılacağını söyledi. Gençlere yönelik yatırımlara da değinen İba, Edirne genelinde 40’tan fazla halı saha yapıldığını ifade etti. Vali Yunus Sezer’in çalışkanlığına dikkat çeken İba, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın da Ankara’da her zaman destek verdiğini belirterek; “Bakanlıklarımız ve Cumhurbaşkanımız Edirne için gittiğimiz hiçbir talepte bizi kırmadı” dedi. “YERELDE AYNI SORUNLAR DEVAM EDİYOR” Yerel yönetimi eleştiren Belgin İba, Edirne’nin 20-30 yıl önce yaşadığı sorunların bugün de devam ettiğini savundu. Vatandaşların bu durumdan şikayetçi olduğunu sahada net bir şekilde gördüklerini dile getiren İba; “Arşivlere baktığımızda geçmişte verilen seçim vaatleriyle bugünküler arasında hiçbir fark yok. Aynı vaatler, aynı çözümsüzlük” ifadelerini kullandı. “YA VAAT VERMEYİN YA DA YAPIN” Polemik yaratmak gibi bir dertleri olmadığını vurgulayan İba, sözlerini şöyle tamamladı; “Bizim derdimiz Edirne’ye hizmet etmek. Diyoruz ki; ya seçim vaadi olarak bunu vermeyin ya da verdiyseniz sözünüzde durun ve yapın. Biz bunların takipçisi olacağız. Hizmet yerelde başlar. Kim ne derse desin bu gerçeği bilmek lazım.” HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.