Hava Durumu

#Er Meydanı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Er Meydanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Er Meydanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erkin’den Sarayiçi Er Meydanı’na Öneriler Haber

Erkin’den Sarayiçi Er Meydanı’na Öneriler

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda üçüncü sunumu Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Erkin, Edirne’nin Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde beklenen gayreti gösteremediğini ve katma değere dönüştüremediğini söyledi. “OLİMPİYATLAR KADAR ÖNEMLİ” Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Olimpiyatlar kadar önemli olduğunu belirten Erkin; “Biz, dernek olarak üniversite ile birlikte 2-3 kez sempozyum düzeyinde çalışma yaptık ama gerisi gelmedi. Çok basit düzeyde yazılmış kitaplar var ama özellikle Osmanlı’da yağlı güreşin nasıl şekillendiğini, neler yapıldığı herhangi bir şey ortaya konamadı” ifadelerini kullandı. “ÇOK AMAÇLI HALE GETİRMEMİZ GEREKİYOR” Erkin, Sarayiçi Er Meydanı’nın yılda 2,5 gün aktif olarak kullanıldığını söyleyerek; “Bizim burayı çok amaçlı kullanılan hale getirmemiz gerekiyor. Örneğin; ben futbol sahası olması açısından ilimizin kıymetli hakemi Özgür Yankaya’yı da buraya götürdüm. Boyutunu ölçtük. Şu anda standart bir futbol sahasına dönüşebiliyor. 25 Kasım Stadımızın faaliyetine son verildi. Burasını çoklu hale getirmek gerekiyor” dedi. “ESKİ KIRKPINAR MAYIS AYINDA YAPILIYORDU” Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin düzenlendiği tarihlere dikkat çeken Erkin; “Eski Kırkpınar’ın yapılış tarihleri hep Mayıs ayında. Buradaki öğrenci sayısının artmasından sonra ileri ötelenmiş. Halbuki bizim yaklaşık 40 bin öğrencisi olan Trakya Üniversitemiz var. Biz bu öğrencilere ve onların velilerine Kırkpınar’ı tanıtmada hiçbir gayret göstermiyoruz. Üniversitenin her yıl Mayıs ayında bahar şenlikleri oluyor. Bu şenliklerin bir bölümünü veya tamamını Kırkpınar alanı içerisinde yapabiliriz. Öğrencilerin Kırkpınar’ın adını öğrenmeleri, burada ne yapıldığını bilmeleri bile önemlidir” sözlerine yer verdi. Erkin, son olarak Sarayiçi’nde boş olan bir bölüme de otopark yapılmasını önerdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Döleneken; “Kırkpınar Edirne’den Taşınırsa UNESCO Listesinde Kalamaz” Haber

Döleneken; “Kırkpınar Edirne’den Taşınırsa UNESCO Listesinde Kalamaz”

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda ikinci sunumu Şehir ve Bölge Plancısı Namık Kemal Döleneken yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Döleneken, UNESCO’nun sayfasında yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile ilgili karara dikkat çekti. Kararın, Türkiye’nin başvurusuyla alındığını ve karardaki detayları anlatan Döleneken, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde yapılması ve yapılmaması gerekenleri açıkladı. “UNESCO BELGESİNDE KIRKPINAR EDİRNE’DE YAPILIR DİYE NET İFADE VAR” UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Edirne’de yapıldığına dair net bir vurgu bulunduğunu söyleyen Döleneken; “Bu yüzden herhangi bir kurum veya kuruluşun, ‘Kırkpınar’ı biz taşırız’ demesinin bir anlamı yok. Çünkü Kırkpınar Edirne’den taşınırsa bu listede kalamaz” ifadelerini kullandı. “GELENEKSEL KIYAFET GİYİLMEZSE OLMAZ” Döleneken, UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin en önemli figürünün pehlivanlar olduğunu belirterek; “Pehlivanlar dışında da ağa, cazgır, davul zurna ekibi, yağcılar ve peşkircilerinin geleneksel kıyafetler giydiğinin vurguluyor. Bu figürler, Kırkpınar’ın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bunlar olmazsa olmaz ve geleneksel kıyafet giymezse de olmaz” dedi. “AĞA KIYAFETİNİ TARTIŞIYORUZ AMA ZEMBİL TAŞIYAN PEHLİVAN GÖRMÜYORUM” UNESCO belgesinde saygı duruşundan İstiklal Marşı’na, pehlivan mezarlığının ziyaretine kadar birçok unsura yer verildiğine dikkat çeken Döleneken; “O yüzden bunlardan vazgeçersek sorun olur. Cuma günü başladığı, Selimiye’de mevlit okunduğu, Er Meydanı’nda başladığı anlatılıyor. Peşrevle, ısınma turlarıyla ve dualarla başladığı anlatılıyor. Altın kemeri alan pehlivan da Kırkpınar’da başpehlivan olur diyor. Bütün festival boyunca Kırkpınar müzisyenleri Kırkpınar’a özgü müziklerini çalarlar. Geleneksel olarak kırmızı dipli mum, kispet, davul zurna, altın kemer, geleneksel elbiseler, peşkir, zembil de aynı zamanda bu güreşlerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ağa kıyafetini tartışıyoruz ama zembil taşıyan pehlivan da görmüyorum. Bunları tartışmak gerek” sözlerine yer verdi. “BAKANLIĞIN BÜTÇE VE TEKNİK DESTEĞİ YOK” Döleneken, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali ile ilgili kurumlar tarafından yapılan bir toplantıda, Kırkpınar Müzesi’nin kurulmasına karar verildiğini hatırlatırken; “2011-2012’de yapılacağının sözünü vermişiz. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçelendirme ve teknik desteği vereceği de var ama yok. Belediye, Valilik, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trakya Üniversitesi ve sivillerden bir protokol hazırlanacak ve süreçler bunun üzerinden sürdürülecekti ama o da yok. Bu festivalin genişletilmesi, özellikle sivil toplum örgütlerinin katılması için çalışmalar yapılacaktı ama yok. Özellikle bir vakıf kurulması söz konusuydu. Onun için verilen süre 2012 ama yine yok. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kırkpınar Yağlı Güreş müzik grubu kurulacağı belirtiliyor ama bu da yok. Cazgırların eğitimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Trakya Üniversitesi tarafından yapılacaktı. Sempozyum zaman zaman yapılıyor. Üniversite yağlı güreş bölümü açacaktı. Müzik konusunda üniversite konservatuvarında bir düzenleme yapılacağı ve kayıtların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacağı söyleniyor. Bir prestij kitabı yayımlanacağı söyleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bir tek bunu yaptı. ‘Pehlivan’ diye çok kapsamlı bir kitap yayımladı” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Bilar; “Kırkpınar Yalnızca Yağlı Güreş Organizasyonuna Dönüşür” Haber

Bilar; “Kırkpınar Yalnızca Yağlı Güreş Organizasyonuna Dönüşür”

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda ilk sunumu Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Ender Bilar yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Bilar, her yıl düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yüzyıllardır süregelen geleneğiyle toplumsal sürekliliğin ve ortak değerlerin yaşatıldığı önemli bir törensel alan oluşturduğunu söyledi. “EDİRNE’Yİ FETHEDEN KIRK AKINCININ ANISINI CANLI TUTUYOR Kırkpınar’ın 1357’de Orhan Gazi’nin Rumeli seferi sırasında oğlu Süleyman Paşa’nın Semavine’de mola veren yiğitlerinin güreşiyle destanlaştığını belirten Bilar; “1361’de I. Murad’ın Edirne’yi fethetmesinin ardından ‘Bitmeyen Güreşin Devam Eden Efsanesi’ olarak tarihe geçen Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Edirne’nin fetih döneminde şehit olan kırk akıncının hatırasını yaşatan ve bu hatırayı kuşaktan kuşağa aktaran geleneksel kültür mirasıdır. Bu bağlamda Kırkpınar Yağlı Güreşleri de Edirne’yi fetheden kırk akıncının anısını canlı tutan, geçmişle bugün arasında kültürel süreklilik kuran yaşayan bir gelenek olarak varlığını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı. “KIRKPINAR KÜLTÜREL HAFIZANIN CANLI BİR İFADESİDİR” Bilar, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yalnızca bir spor etkinliği değil, yüzyılları aşan kültürel hafızanın canlı bir ifadesi olduğunu vurgularken; “2010 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne ‘Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali’ adıyla yer alan bu gelenek, kültürel kimliği, öğeleri, toplumsal değerleri, ustalık bilgisini ve ritüelleri yaşatarak kolektif belleği diri tutmaktadır. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin gerçekleştirildiği alanın Yunanistan sınırları içinde kalması nedeniyle 1924 yılından itibaren güreşler, Edirne’deki Sarayiçi Er Meydanı’nda yapılmaya başlanmıştır. Bu alan, Edirne Sarayı’nın has bahçesi olarak düzenlenmiş olup döneminde padişahların kültür, sanat ve spor etkinlikleriyle halkla buluşarak geçmişe tanıklık ettiği tarihî bir mekândır. Kırkpınar’ın eski dönemlerinde Semavine Çayırı’nda yapıldığı zamanlarda da çeşitli şenlik ve gösterilere ev sahipliği yapan bu alan, yağlı güreş geleneğinin sürekliliğini temsil ederek kentin tarihsel hafızasında önemli bir yer edinmiştir” dedi. “YALNIZCA GÜREŞLERİ YAPILDIĞI BİR ALAN DEĞİL” Sarayiçi Er Meydanı’nın yalnızca güreşlerin yapıldığı fiziksel bir alan olmadığını belirten Bilar; “Kültürel belleğin somutlaştığı tarihsel bir mekândır. Yüzyıllardır aynı yerde sürdürülen Kırkpınar geleneğinde mekânın değişmesi, sadece bir yer değişikliği değil, aidiyetin, anlamın ve sürekliliğin yeniden tanımlanması demektir. Kırkpınar ve onun Er Meydanı, bu nedenle yalnızca bir spor etkinliği değil, yaşayan bir toplumsal hafıza ve kültürel direncin simgesidir. Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yalnızca bir spor organizasyonu değildir. Kültürel kimlik, öğe ve ritüelleriyle birlikte yaşayan köklü bir kültürel miras unsurudur. Bu mirasın en önemli taşıyıcılarından biri ise geleneksel olarak Sarayiçi Er Meydanı’dır. Er Meydanı, tarihsel sürekliliğin somutlaştığı, kolektif belleğin mekâna tutunduğu bir kültürel sahne niteliği taşır. Er Meydanı’nın yer değiştirmesi ya da mekânsal niteliğinin dönüşmesi, yalnızca fiziki bir değişim olarak değerlendirilmemelidir. Bu durum, kültürel süreklilik algısını ve toplumsal hafızayı doğrudan etkileyecektir. Çünkü geleneksel olarak Sarayiçi ile özdeşleşmiş olan Kırkpınar, mekân aracılığıyla tarihsel derinliğini görünür kılmaktadır. Mekânsal kopuş, ritüelin bağlamını zayıflatma ve kültürel bütünlüğü aşındırma riski taşır” sözlerine yer verdi. “SORUN FİZİKSEL MEKANIN DEĞİŞMESİ MİDİR? Bilar, Er Meydanı’ndaki mekânsal değişimin, somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek; “Çünkü mekânın taşıdığı tarihsel ve sembolik anlam, geleneğin özgünlüğünü ve sürekliliğini doğrudan besleyen temel unsurlardan biridir. Mekânın değişmesi, UNESCO tarafından tescillenmiş somut olmayan kültürel mirasın özgün bağlamını aşındırabilir; mirasın evrensel değer beyanında vurgulanan tarihsel süreklilik ilkesine zarar verebilir. Bu durum kent kültüründe kimlik kaybına ve hafıza kopuşuna yol açarak, kültürel mirasın yerle bütünleşmiş anlamını zayıflatır. Böylece geleneğin otantik yapısı ve temsil gücü olumsuz etkilenir. Etkinlik, tarihsel derinliğinden koparak yalnızca bir yağlı güreş organizasyonuna dönüşür. Bugün mekânın taşınmasını değil, Kırkpınar Müzesi’ni nereye ve nasıl kurmamız gerektiğini tartışmamız gerekmez miydi? Şimdi sizlere soruyorum; Sorun fiziksel mekânın değişmesi midir? Yoksa tarihe tanıklık eden mekânın ‘anlamının’ yok edilmesi mi? Çünkü bazen toprak aynı kalır; fakat ruh yer değiştirir” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.