Hava Durumu

#Fatma Nur Çelik

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Fatma Nur Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fatma Nur Çelik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!” Haber

Edirne’de 3 Eğitim Sendikasından Ortak Tepki: “Artık Yeter!”

Edirne’de Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim Bir-Sen Şubeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir lisede yaşanan silahlı saldırıya karşı Saraçlar Caddesi’nde ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler. Kentteki siyasi partiler, odalar, sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği basın açıklamasını Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet ve Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar birlikte okudu. Basın açıklamasında okullardaki güvenlik sorununa dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi; “Artık yeter güvenli okullar istiyoruz. Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine, öğrencilere ve emniyet ve okul personeline acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık ‘münferit’ denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz. Aylar değil, yıllardır söylüyoruz; okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz. Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir. Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve Bakanlığa ilan ediyoruz; okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Bir kez daha söylüyoruz; okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Gelin, ‘artık yeter’ diyelim. Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım. Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım. Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım. Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz süreceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.” UĞUR AKAGÜNDÜZ

29 Ekim Kadınları Derneği’nden 8 Mart Açıklaması Haber

29 Ekim Kadınları Derneği’nden 8 Mart Açıklaması

29 Ekim Kadınları Derneği Edirne Şubesi Başkanı Kezban Buyruk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekti. Buyruk, “8 Mart, kadınların insan hakları mücadelesinin simgesidir. Bugün hâlâ kadınlar hem kamusal alanda hem çalışma yaşamında sistematik eşitsizliklerle karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranının erkeklerin çok gerisinde olduğu, kadınların çoğunun güvencesiz ve kayıt dışı çalıştığı, aynı işi yapan kadınların ücret eşitsizliğiyle karşılaştığı belirtildi. Ayrıca, bakım yükünün büyük oranda kadınların omuzlarında olması, ekonomik bağımsızlık ve sosyal güvenlik açısından kadınları dezavantajlı hâle getirdiği vurgulandı. Kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlali olduğu ve cezasızlık politikaları ile koruma mekanizmalarının yetersizliğinin sorunu derinleştirdiği kaydedildi. Buyruk, Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki çocuğu Hifa’nın şüpheli ölümü üzerinden yaşanan trajedilere de dikkat çekerek, “Bu olay, kadınların ve çocukların yaşam hakkının güvencesizliğini gözler önüne sermektedir” dedi. Dernek, kadınların eğitim, çalışma ve karar mekanizmalarına katılım hakkının sistematik şekilde engellendiğini, savaş ve çatışmaların kadınları fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak savunmasız bıraktığını da açıkladı. Buyruk, barışın sağlanmasının kadınların eşit, güvenli ve onurlu bir yaşam hakkını teminat altına almak anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, iş yerlerinde mobbing, ayrımcılık, eşitsiz ücret ve güvencesiz çalışma biçimlerine karşı mücadele vurgulandı; kadınların emeği ve yaşamı için örgütlü mücadeleye devam edileceği ifade edildi. Buyruk, sözlerini şöyle tamamladı: “Yaşamlarımızdan, emeğimizden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Yaşasın 8 Mart! Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”

Türk Eğitim-Sen Edirne’den Öğretmen Cinayetine Sert Tepki Haber

Türk Eğitim-Sen Edirne’den Öğretmen Cinayetine Sert Tepki

Türk Eğitim-Sen Edirne Şubesi, İstanbul Çekmeköy’de bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görevli 44 yaşındaki öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Şube Başkanı Mustafa Kaplan tarafından okunan açıklamada, eğitim kurumlarında güvenlik zafiyetine dikkat çekilerek, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil ve caydırıcı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “ÜLKEMİZİ VE CAMİAMIZI YASA BOĞDU” Kaplan, “Ülkemiz ve eğitim camiamız bir kez daha yasa boğulmuştur. İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Fatma Nur Çelik, bir öğrencisi tarafından hunharca katledilmiştir. Kıymetli öğretmenimize Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Aynı saldırıda yaralanan Zeynep Aybars Taşdemir öğretmenimize ve öğrencimize de acil şifalar temenni ediyoruz” dedi. “OKULLAR ÖDENEK NEDENİYLE GÜVENLİK İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR” Okulların güvenlik sorunlarına değinen Kaplan, “Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır. Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır. Eğitimcilerin itibarını yerle yeksan eden, asılsız, hiçbir somut gerekçeye dayanmayan ve adı değiştirilen şikâyet hatları birer saatli bomba niteliğindedir. Liyakate dayanmayan yönetici görevlendirmeleri, şeffaflıktan uzak ödül ve ceza mekanizmaları öğretmenlik mesleğini rencide etmektedir. Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın, tutum ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir. Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yetersizdir. Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve teslimiyet anlayışı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür” ifadelerine yer verdi. “PEK ÇOK OKULDA GÜVENLİK, NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ELİYLE SAĞLANIYOR” Okul güvenliğini nöbetçi öğretmenlerin sağladığını ifade eden Kaplan; “Okullarımızda ödenek yetersizliği nedeniyle güvenlik görevlisi tahsis edilmemesi, öğrencilerin okula kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmesi, bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskılayıcı tutumları, öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar haline gelmiştir. Düşünebiliyor musunuz? Pek çok okulda güvenlik, nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Öğretmenler hem eğitim vermek hem de güvenliği temin etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu kabul edilemez bir sorumluluktur. Birçok okulda yeterli kamera sistemi bulunmamaktadır. Okullar, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Oysa şunu net olarak ifade etmeliyiz ki eğitim ve eğitim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir. Öğretmenin can güvenliğinin sağlanmadığı, ‘Başıma ne gelecek?’ kaygısıyla görev yaptığı huzursuz bir ortamda eğitim-öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Artık açıkça görülmelidir: Okullara yeterli bütçe ayrılmalı, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmeli, her okulda kamera sistemi olmalı ve aktif olarak kullanılmalıdır. Buradan açıkça ifade ediyoruz; bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu. KAPLAN, TOPLUMA SESLENDİ Topluma, ailelere ve kamu yönetimine de seslenen Kaplan; “Öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir. ‘Çocuklarımız geleceğimizdir’ diyorsak, geleceğimizin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Şiddete sıfır tolerans! Eğitim çalışanlarımız hak ettikleri güven ortamında huzurlu çalışana dek mücadelemiz sürecektir. Bu noktada aileleri de iş birliğine davet ediyoruz; çocuklarınıza sahip çıkın. Onlara öğretmenin kutsal bir görev ifa ettiğini anlatın ve saygı duymaları gerektiğini öğretin. Okullar ile iş birliği yaparak şiddetin ve olumsuz davranışların önlenmesine destek olun. Unutmayın ki öğretmeni korumak, geleceğimizi korumaktır. Bu hazin tabloda herkesin payı var. 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’dan bu noktaya gelmek ne kadar acı” sözlerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.