İnci, Ergene’deki Korkunç Sonucu Açıkladı
Edirne'de Osman İnci Müzesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Doğa, Kadın ve Ergene Karma Sergisi düzenlendi.
Doç. Dr. Figen Girgin'in küratörlüğünde düzenlenen sergide toplam 36 sanatçıya ait eserler yer aldı. Serginin açılış töreninde Nazende Fasıl Türk Sanat Müziği Korosu'ndan Ruşen Anıl konser verdi. Konserin ardından sergi küratörü Doç. Dr. Figen Girgin ve müze kurucusu Prof. Dr. Osman İnci konuşma yaptılar.
“KARŞIMIZDA İNSANLIK MESELESİ OLARAK DURUYOR”
Serginin açılışında konuşan Doç. Dr. Figen Girgin, sergide kadının yanı sıra doğayı merkeze aldıklarını belirterek; “Ergene Nehri ve buradaki kirlilik de konuşmalarımızın bir başlangıcı olsun istedik. Buradaki kirlilik, çevresel bir kirlilik olmasının yanı sıra karşımızda bir insanlık meselesi olarak duruyor. Yanlış su tüketimi, tarımdaki yanlış politikalar, zirai ilaç kullanımı, tüm bunların hepsi düşünüldüğünde bunlardan ilk etkilenenler tarım işçileri oluyor. Bu tarım işçileri içinde kadın nüfusu da hiç azımsanacak gibi değil. Çeltikler fotografik ya da sinematik olarak bakıldığında çok güzel görüntüler verir ama görünmeyen bir tarafı vardır ki beline kadar suyun içine gömülüp saatlerce o suyun içerisinde dolaşan işçileri düşündüğünüzde, o sudaki kirlilik ve zirai atıkları düşündüğünüzde onlar bu sağlık riskine ilk maruz kalan kişilerden biri oluyorlar. Bu yüzden serginin odağını buraya doğru dikkat çekmek istedik. Doğanın sömürülmesini ve kadın emeğinin yok sayılmasını birbirine çok benzetiyorum. Her ikisi de besliyor, büyütüyor, yaşamın devamını sağlıyor ama ne yazık ki ‘ben buradayım’ demek için çaba sarf ediyor” ifadelerini kullandı.
“LAİKLİK VE BİLİMSEL EĞİTİM KADINLARIN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ”
Girgin’in ardından törende konuşan Prof. Dr. Osman İnci, kadın haklarının ve kadınların geleceği açısından laik ve bilimsel eğitimin önemini vurgularken; “Bilimsellik, eşitlik, akılcılık ve tek merkezde eğitimin yönetilmesi, ülkedeki tüm hakların, özellikle kadın haklarının en önemli ögesidir. 1857’de New York’ta kadın işçiler özellikle düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve uygun olmayan koşullarda çalışmaktan dolayı greve giderler. Fabrikanın kapıları kapatılır ve bir yangın çıkar. 129 kadın çalışan bu yangında hayatını kaybeder. 8 Mart da bu 129 kadın için, ona özgü olarak belirlenmiştir” dedi.
“KADIN CİNAYETLERİ VE ÇOCUK İSTİSMARININ ARTMASINDAN UTANIYORUM”
İnci, Türkiye’de kadın cinayetleri ve çocuk istismarı oranının yükselmesinden dolayı utandığını söyleyerek; “Laik bir ülkede yaşıyorum, anayasal hakları ve laik eğitimi savunuyorum ama bu işlemlerin tümü yürürken hukukun üstünlüğünü vazgeçilmez buluyorum” sözlerine yer verdi.
“COP31 TOPLANTISINA TRAKYA SULARINI GÖTÜRMELİYİZ”
2026 yılında 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31’in Türkiye’de toplanacağını belirten İnci; “İklim değişikliğinin, suyun, havanın, doğal koşulların, rüzgarın ve dünyanın değişim süreçlerinin, özellikle susuzluğun konuşulacağı bir yıl olacak. Bunun protokol görüşmeleri İstanbul’da olacak ama asıl Antalya’da EXPO bölümünde 11 gün sürecek. Bu toplantıya Trakya sularını götürmeliyiz. Ergene’deki suyun bugün hiçbir şekilde kullanılamaz olmasını kabul edemeyiz. Trakya sularını korumak zorundayız. O nedenle COP31’e Trakya’nın iyi hazırlanması gerekiyor. Orada bunun sunulması gerekiyor. Bu, Trakya’daki sivil toplum örgütlerinin ve kent konseylerinin birinci görevi olması gerekiyor. Bunları yapabildiğimiz sürece kadın haklarına ve kadınların yaşamına saygıyı en üst düzeye getirebiliriz. Bu topraklarda onlar çalışıyor, üretiyor” dedi.
ERGENE İLE ISTRANCALAR ARASINDAKİ FARKI AÇIKLADI
İnci, ayrıca Ergene ile ilgili gerçekleştirdiği bir çalışmayı da açıklarken; “Doku, kanser dokusu, kan ve tırnak çalışmalarını yapan bir araştırmacı hekim olarak söylüyorum; Istrancaların köylük bölgelerinden aldığım tırnaklar ile Ergene Nehri’nin çevresinden aldığım tırnaklardaki kadmiyum, kurşun, bakır, çinko seviyesi, Istrancalardan 3 kat yüksek. Bu belgelidir ve uluslararası yayınladım. Ama bir sorumlu da ‘Bu yazdıklarınızı bizimle paylaşın’ demedi” ifadelerine yer verdi.
26 MART’A KADAR AÇIK
İnci’nin konuşmasının ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergi, 26 Mart 2026 Perşembe gününe kadar ziyarete açık kalacak.
UĞUR AKAGÜNDÜZ