Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fiyat

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Suiçmez’den süt zammı tepkisi; “Zam demek espri oluyor” Haber

Suiçmez’den süt zammı tepkisi; “Zam demek espri oluyor”

Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatına açıkladığı zam kararı ile ilgili konuştu. Suiçmez, çiğ süt fiyatını 14,65 TL olarak açıklayan Ulusal Süt Konseyi’nin kararına tepki gösterirken; süt üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. “BİZE VERİLEN BU ZAM, ZAM DEĞİL” Ulusal Süt Konseyi, çiğ süte zam fiyatını açıkladığını belirten Suiçmez; “Komik tabii, zam demek sanki biraz espri oluyor. Apar topar, akşamüzeri saat 17.30 gibi bize mesaj geldi. ‘1 Mayıs'tan geçerli olmak üzere süte 1 lira 5 kuruş zam geldi’ dediler. Bu bize verilen zam, zam değil. İsmine zam demek mümkün değil. Bunun geri planında market raflarına iyi bir zam yapmak için bize önden verilen bir mazeret diyelim” ifadelerini kullandı. “ÖDEDİĞİMİZ SÜT BEDELİNİN ALTINDA” Suiçmez, Türkiye’de son 2-3 ayda çiğ süte zam yapılmadığını söyleyerek; “Ama geçtiğimiz Ramazan ayını da içerisine alan Mart ayında market raflarında en az 2-3 defa süt ve süt türevleri değişkenlik gösterdi. 14 lira 65 kuruş gibi rakam zaten komik. Bu açıklanan rakam, bizim şu anda ödediğimiz süt bedelinin altında. Şu anda bu rakamı bile baz almış olsanız, şu anda market rafında 50 liradan aşağı paketlenmiş süt bulamazsınız. Biz şimdi bunu sanayicilerle görüşüyoruz ve diyoruz ki ‘Bizim sütümüz neden buraya geliyor? Bu sütü siz belirliyorsunuz. Hadi bizde bu 15 lira. Bunun 2 lira da nakliye maliyeti soğutma giderleri olur. 17 lira diyelim. Orada 50 lira’. Sanayicinin bize dedikleri cevap, ‘Bu market raflarını biz belirlemiyoruz. Marketçiler belirliyor’. O konseyde masada pazarlığa otururken marketçiler yok. Sanayiciler var. Bir de STK’lar ve bürokratlar var. O zaman buraya dâhil etmemiz gereken birileri var; bir yemciler, iki marketçiler. Eğer bize fiyat vermiyorlarsa bu tüketiciye yazık günah değil mi? Şu anda değişkenlik göstersek. Yazıktır, günahtır” dedi. “PAZARTESİ GÜNÜ 27 DİŞİ HAYVAN KESİLDİ” Süt üreticilerinin hayvanlarını kestirdiğini açıklayan Suiçmez; “Hayvanlar kesiliyor. İnekler, anaçlar gidiyor. Geçtiğimiz Pazartesi günü, Edirne Ticaret Canlı Hayvan Borsası'nda kesilen hayvan sayısı; 27 tane erkek dana, 27 tane dişi. Bu süt fiyatlarıyla, bu dişi hayvanların kesilmesini önleyemezsiniz. Bu rakam az olması lazım, erkek çok olması lazım. Bizim esas kırmızı et ihtiyacımızı erkek hayvanların karşılaması lazım. Ama et fiyatları yukarıda, süt fiyatları böyle yerde süründüğü sürece olmaz. Yukarıdakiler bunu ister değerlendirir, ister değerlendirmez ama sorunumuz hüsran. Adam, ‘10 tane satarım, 1 milyon lira para toplarım. Bankaya faize yatırırım, her ay 50 bin lira para alırım’ diyor. Doğru yaklaşım mı? Değil ama ne yapsın adam? Bu son çare. Yemin torbası 600 lira olmuş. Tüketici ona keza 50 liradan aşağı süt yok. ‘Biz daha hala 1 lira zam yaptık’. Bu çözüm değil. 2 yıldan beri sırf bu kırmızı eti karşılamak için yurt dışından yaklaşık 3 milyar dolarlık hayvan getirmişiz. Dişi hayvanların kesimine biz şimdi önlem alırsak, bunun bize geri dönüşünü en az 2,5-3 yıl sonra görmeye başlayacağız. Her geçen süre bizim aleyhimize işliyor” sözlerine yer verdi. “MERAYA OTLATMAYA GİDECEK HAYVAN YOK” Suiçmez, köylerde hayvan kalmadığını vurgularken; “Daha önce sığırtmaçlar tutuluyordu. Benim kendi köyüm de dahil Sırpsındığı bölgesinde 3 tane köyde de sığırtmaçlar tutulmuyor. Meraya otlatmaya gidecek hayvan yok. Önlem alalım, yapmayın, etmeyin. Çıkıyor orada, ‘Hayvan sayısı bilmem kaç milyon düşmüş ama diyor süt üretimimiz bu kadar artmış’ diyor. Bu bir defa matematik kurallarına aykırı, fizik kurallarına aykırı. Bu rakamlarla oynadığında bunu böyle gösterebilirsin. Ama gerçek böyle değil. Gelin gidelim, köyleri gezelim” dedi. “EN AZ 18,5 LİRA OLMASI LAZIM” Üreticinin bir litre süt ile 1,5 kilo yem alması gerektiğini belirten Suiçmez; “O mümkün değil. Ama hayvancılıktaki girdi maliyetleri sadece yemle sınırlı bir şey değil. Benim kendi çiftliğimde de insan çalışıyor. Daha 10 gün önce 20 bin liraya çalışıyordular, ‘Bırakacağız’ dediler. 25 bin lira yapmak zorunda kaldım. Yemesi, içmesi, kalması o diğer masraflar haricinden bahsediyorum. Bu sadece benim derdim değil, herkesin derdi. Bu hayvanın sadece yem maliyeti değil ki başka bir sürü maliyetleri var. Bunların artışları var. Kıstas değil ama o kıstası koyarsak 1 litre süt ile 1,5 kilo yem almam lazım. O mümkün değil. 1,5 kilo alabilmem için şu anda sütte üreticinin eline geçecek rakam 18,5 lira olması lazım. Bunun üzerinden bütün kesintiler ayrıştırılmış, en az 18,5 lira olması lazım” ifadelerine yer verdi. “ET KRİZİ BEKLENİYOR” Türkiye’yi süt üretimi konusunda bekleyen sorunlara dikkat çeken Suiçmez; “Bu yarın öbür gün ne olacak? Büyük, profesyonel çiftlikler var. Bunlar hiçbir ülkenin hayvancılığının geleceğinin garantisi değil. Derhal sektörden çıkabilirler. Ama bizim çıkacak bir yanımız yok. Nereye çıkacağız? Avarız köyündeki adam mücadele ediyor. Bu da bırakıp gittikten sonra ne yapacak bu insan? Önümüzdeki süreçte daha büyük bir et krizi bekleniyor. Bunu hiç kimse kurtaramaz. İthalat ile iş dönmez. Et ve Süt Kurumu akşam açıkladı, ‘Et kısmında zam yaptık’ dedi. Daha da artacak. Bunun önüne geçemezsin. Bunu geçebilmen sabır istiyor. Bir an önce başlanması lazım. Süt fiyatlarının dediğimiz rakamlara gelmesi lazım. Bu gebe hayvanlara, gebe düvelere anaç hayvan desteği vermemiz vermemiz lazım. Balkanlar'daki uygulamaları biliyoruz. Hayvana böyle bir para veriyorlar. Onlar, Türkiye Cumhuriyeti ile kıyaslayamayacağımız devlet. Biz niye bunu veremiyoruz?” dedi. “KAZAN KAPATILMIŞ KÖYLER VAR” Kurban Bayramı’nın da yaklaştığına dikkat çeken Suiçmez; “Önümüzde gelen Kurban Bayramı var. İnsanlar elindekileri birikimiyle kurban ibadetlerini yerine getirme uğraşıyor ve ciddi anlamda küçükbaş ve büyükbaş hayvan kesiliyor. Bunların yerine biz bunu seneye tamamlamamız lazım. Bunun tedbirleri çok açık. Bu iş siyaset üstü bir olay. Bir an önce bu işlerin değişmesi lazım. Benim de torunlarım var, bu işle ilgilenmiyorlar. Neden ilgilensin? Bunları nasıl tutacağız? Kazan kapatılmış köyler var. Kazanımız çalışmıyor. Köyde 5-6 sene önce bir, 1,5 ton süt vardı. Şu anda 70-75 kiloya inmiş. Kazan çalışmıyor. Sütü soğutamıyoruz. Komşu köye götürmeye gayret ediyor. Komşu köye de ne kadar götürecek? Adam ‘Tamam’ diyecek. Et de zaten güzel para yapıyor. Hayvanını satacak. Bu bağıra bağıra geliyor. Son 4-5 yıldan beri bu böyle ve artarak gidiyor. Şimdilik üreticinin memnun olabileceği fiyat 18,5 lira. 1-2 ay tahmin edemem. Kimse tahmin edemiyor zaten” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ilgın’dan çiğ süt alım fiyatı açıklaması Haber

Ilgın’dan çiğ süt alım fiyatı açıklaması

Ulusal Süt Konseyi, 1 Mayıs 2024 tarihinden geçerli olmak koşuluyla, çiğ süt alım fiyatını 14,65 lira olarak açıklaması, üretici nezdinde şaşkınlık yarattı. Açıklanan fiyatın çiftçiye değil, TÜİK enflasyon rakamlarının düşük gözükmesine yarayacağını söyleyen Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın; “Çiftçi zaten sütü piyasada 15 lira ortalama fiyatla satıyor” dedi. Ulusal Süt Konseyi’nin, çiğ süt satış fiyatına zam yaptığına dair açıklamasının mantıklı ve tutarlı bir tarafı olmadığını belirten Ilgın; “Ulusal Süt Konseyi'nin bir açıklaması oldu. Bu açıklamaya göre 1 Mayıs 2024 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt alım fiyatını 14,65 lira olarak açıkladı. Ancak bu durum çiftçide büyük bir şaşkınlık yarattı. Şu anda Edirne'den örnek vermek gerekirse bütün köylerimizde süt zaten bu fiyatın üzerinde bir fiyata satılıyor. Genel manada 15 lira diyebiliriz. Dolayısıyla Ulusal Süt Konseyi'nin çiğ süt fiyatına zam yaptık açıklamasının mantıklı ve tutarlı bir tarafı yok. Aynı zamanda çiftçiyi mutlu eden bir tarafı da yok. Burada Ulusal Süt Konseyi’nin piyasaya da tam manasıyla hâkim olmadığını görüyoruz. Baktığınızda Ulusal Süt Konseyi şu anda çiğ süt satış fiyatında belirleyici olamıyor. Açıklamasının pek bir anlamı yok, kadük kaldı. Bana göre Ulusal Süt Konseyi'nin bu açıklamaları belki TÜİK'in açıklamalarında işe yarayabilir, enflasyon hesaplamalarında işe yarayabilir ama şu an çiftçiye yararından ziyade TÜİK hesaplarına, matematik hesaplamalarına yararı olan bir açıklama olmuş” ifadelerine yer verdi. “ÜRETİMİNDE CİDDİ BİR DÜŞÜŞ VAR” Süt üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını belirten Ilgın; “Bu şekilde bu politikalar devam ederse bu düşüş devam edecek. Sazlıdere Köyü’nden örnek vermek gerekirse, üretim o kadar düşmüş ki 6 kişiye düşmüş. Dolayısıyla süt 200 litrenin altında kalmış ve dolayısıyla hiçbir tüccar veya sanayici gelip bu köyden süt almıyor. Çünkü bir kazan var. Şu an toplanan süt, o kazanın elektrik masrafını bile karşılamıyor ve dolayısıyla köylüden kimse süt almayınca köylü artık üretimden vazgeçecek. Sütünü satacak yer de bulamayacağı için yan köye götürmek zorunda kalıyor. Onun da bir maliyeti olacağından dolayı sanıyorum ki 6 ay sonra Sazlıdere Köyü'nde kimse süt üretmeyecek. Bu yarın öbür gün diğer köylerde de böyle olacak ve inekler kesime gitmiş olacak. Anaç inekler kesime gittiği için de bu et fiyatlarına yansıyacak. Dolayısıyla Türkiye'deki süt krizini çözmeden et krizini çözmemiz mümkün değil” diye konuştu. “YARINDAN İTİBAREN PEYNİR, YOĞURT FİYATLARI ARTACAK” Yarın sabahtan itibaren peynir, yoğurt fiyatlarında market raflarında zam yapılacağının görüleceğini söyleyen Ilgın; “Aslında bu zamdan çiftçi kazanmıyor. Üretici zaten yüksek fiyata ürün alıyordu, şimdi daha da yüksek fiyata ürün alacak. Yani üretenin de, tüketenin de kazanmadığı bir sistemin içerisindeyiz. Her geçen gün artan maliyetler de bu duruma etki edecektir. Ben şu anda Türkiye'de ithalatın önünün fazlasıyla açılacağını düşünüyorum. Bu süt ürünlerinde olabilir, hayvancılıkta olabilir, et de olabilir. Bu da kaynakların dışarıya aktarılması anlamına geliyor. Öncelikle küçük aile işletmeciliğinin desteklenmesi gerekiyordu, desteklenmediği için Sazlıdere örneğinde olduğu gibi gördük. Ben köyde yıllarca süt alımı yaptım. O zamanlar sütteki besin değerlerinin çok yüksek olduğu görülüyordu. Bizim üreticimizin sütünde zaten hile olmaz. Maalesef o kaliteli sütler de üretilmemeye başlandı. Çiftçi isyanda, 'para kazanamıyorum, ürünüm çok düşük' diyor. Asgari ücretle çalışan emekçi markete gidiyor, isyanda; 'bir kalıp dahi peynir alamıyorum' diyor. İnsanlar kırıklı peynir almaya, ekşimik almaya başladı. Durum çok kötü. Kazanan kim? Bu sorunun cevabını bulmamız lazım. Öyle politikalar yapmamız lazım ki kazanan hem üretici, hem de tüketici olsun. Bu manada kooperatiflere çok iş düşecek” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.