Hava Durumu

#Gastronomi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne'deki Müzeleri Geçen Yıl Yaklaşık 1 Milyon Kişi Ziyaret Etti Haber

Edirne'deki Müzeleri Geçen Yıl Yaklaşık 1 Milyon Kişi Ziyaret Etti

Farklı kültürlerin izlerini taşıyan kentteki resmi ve özel 18 müzenin 2024'te 932 bin 82 olan ziyaretçi sayısı, geçen yıl 958 bin 323'e çıktı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, sahip olduğu kültürel mirasın yanı sıra doğa, gastronomi ve deniz turizmiyle ön plana çıkan Edirne'nin ziyaretçi sayısını artırmak için çalıştıklarını söyledi. Kentteki müzeleri farklı temalar ve etkinliklerle ziyaretçilerle buluşturmayı hedeflediklerini belirten Soytürk, kentteki resmi ve özel 18 müzeyi geçen yıl yaklaşık 1 milyon kişinin gezdiğini dile getirdi. Soytürk, Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi'ndeki müzeler kompleksinin 165 bin 310, Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesinin 159 bin 328, restorasyonu süren Selimiye Camisi bahçesindeki Türk ve İslam Eserleri Müzesinin de 85 bin 374 ziyaretçiyle ön plana çıktığını bildirdi. Kentteki müzeleri "yaşayan mekanlar" haline getirmeyi hedeflediklerini ifade eden Soytürk, "Önceliğimiz şehrimizdeki çocukların ve yetişkinlerin bu şehirdeki müzeleri tanıması. Sloganımız 'Tanırsa sever, severse korur.' Önce çocuklarımıza kendi değerlerimizi, kültürel mirasımızı tanıtıyoruz. Arkeolojik ve etnografik bulgularımızı anlatıyoruz." diye konuştu. Soytürk, müzelerde belirli gün ve haftaların dışında da etkinlikler yapmaya çalıştıklarını belirtti. Arkeoloji ve Etnografya Müzesinin çocuk atölyesini çok yoğun kullandıklarını vurgulayan Soytürk, "Ziyaretçilerin eserler hakkında bilgi almasının yanı sıra söyleşiler gibi birtakım etkinliklerle müzelerimizi zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırladık. Bu rakamlar bizim için yeterli değil. Müzelerimizin tanıtımını artırıp, daha fazla etkinlikle daha fazla ziyaretçi çekmek istiyoruz." dedi.

‎Edirne’nin Tescilli Lezzeti Tava Ciğerde Personel Sorunu Haber

‎Edirne’nin Tescilli Lezzeti Tava Ciğerde Personel Sorunu

‎Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, kentte turizm ve gastronomi sektöründe uzun süredir devam eden personel sorununa dikkat çekti. ‎Özellikle Edirne’ye özgü tava ciğeri sektöründe yetişmiş usta ve yardımcı personel bulmakta güçlük yaşandığını belirten İmrak, eleman eksikliğinin önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. ‎“GENÇLER BÜYÜK OTELLERİ TERCİH EDİYOR” ‎Edirne’de gastronomi alanında yetişen gençlerin daha çok turizm bölgeleri ve büyük otelleri tercih ettiğini belirten İmrak, “Turizm ve gastronomi sektöründe genel bir işleyiş sorunu var. Hem eleman anlamında, hem yardımcı personel anlamında, hem de garsonluk konusunda ciddi bir yetişme problemi yaşıyoruz. Maalesef şu anda yeterli personel yetişmiyor. Aslında okullarda yetişen gençlerimiz var. Edirne’de turizm meslek lisesi var, üniversitede ilgili bölümler var. Kardeşlerimiz burada eğitim alıyorlar ve daha çok dünya mutfağı üzerine yetişiyorlar. Ancak biz Edirne için özellikle ciğerden bahsediyoruz. Ciğer ayrı bir sektör, ayrı bir iş kolu. Bu gençlerimiz için Edirne’de iyi şartlarda çalışabilecekleri restoranlar ya da otel mutfakları yeterince olmuyor. Bu yüzden mutlu olabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri turizm bölgelerine ve büyük otellere gitmeyi tercih ediyorlar. Bu da onlar açısından doğal bir durum” dedi. ‎“İŞİ ÖĞRENEN BAŞKA YERE GİDİYOR” ‎İşi öğrenmek için gelen birçok kişinin daha sonrasında başka yere gittiklerini belirten İmrak, “Ancak bizim gibi restoranlarda ve ciğerci dükkânlarında hem usta anlamında, hem de gastronomi anlamında ciddi bir iletişim ve personel sorunu yaşanıyor. Yetişmiş eleman gelmiyor. Ne kadar uğraşsak da maalesef olmuyor. Bazı arkadaşlar burada bir şeyler öğreniyor, belli bir seviyeye geliyor. Daha sonra başka yerlerden teklif aldıklarında gidiyorlar. Bu sadece benim dükkânım için geçerli değil. Edirne’deki tüm ciğerciler için aynı durum söz konusu. Bir yerde öğrenen başka bir yere gidiyor, oradan öğrenen başka bir yere geçiyor. Genel olarak sektörde böyle bir sıkıntı var” ifadelerine yer verdi. ‎MERT ERİŞKİN

Çanakkale Cephesi'nin Menüsü 110 Yıl Sonra Yeniden Yorumlandı Haber

Çanakkale Cephesi'nin Menüsü 110 Yıl Sonra Yeniden Yorumlandı

Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Öğretim Görevlisi Emre Mümin, yüksek lisans öğrencisi Emre Usta, Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er'den oluşan proje ekibi, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karataş'ın danışmanlığında İttifak Devletleri'nin Çanakkale'yi terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin anısına "Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi"ni hayata geçirdi. Proje kapsamında arşivlerdeki binlerce harp ceridesi taranarak, Mehmetçiğin 110 yıl önce cephede yediği yemekler, Dardanos Mutfak Akademisinde, Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının katkılarıyla Emre Mümin, Utkan Emre Er, ÇOMÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 3. sınıf öğrencileri Gülümser Yekta Güler ve Zeynep Meriç Göçer tarafından modern bir yorumla yeniden hazırlandı. "Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi" kapsamında 110 yıl önceki malzemelerden yola çıkarak adaçaylı isli tereyağlı peksimet, içinde Gelibolu Yarımadası otları ile yağda kızartılmış taze asma ve kavrulmuş kuruyemiş bulunan un çorbası, salata olarak portakallı granita, pirinç keki üzerinde nohut püresi ve kavrulmuş et, papara olarak da bilinen et suyu ile ıslatılmış ve üzerine kavrulmuş zeytin serpilmiş ekşi peksimet, kuru nevale olarak da fındık krokanlı, çaylı ve üzümlü tatlı pişirildi. Hazırlanan menü daha sonra Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope ile davetlilere ikram edildi. - "Amacımız yükselen değer gastronomiyi tarihimize nakşetmek" ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Erenoğlu, AA muhabirine, bu proje kapsamında Çanakkale Cephesi'nde Mehmetçiğe sunulan yemeklerle ilgili doğru bilinen yanlışları, İttifak Devletleri'nin bu toprakları terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin yıl dönümü dolayısıyla masaya yatırdıklarını dile getirdi. Enstitü ekibinin, harp ceridelerini, komutan notlarını ve raporlarını ele aldığını anlatan Erenoğlu, şöyle konuştu: "Savaşın ilk gününden son gününe kadar askerlerimizin yediği öğünleri belgeledik. Aslında cephede sadece tahin ekmeği, üzüm hoşafı yedirilmediğini, protein bazlı menü sunulduğunu gördük. Öğünlerin tamamı olmasa da bir kısmını misafirlerimizle paylaştık. Amacımız yükselen değer gastronomiyi tüm alanlara, tarihimize nakşetmek." - "Yaptığımız çalışmalarda askerin aç kalmadığını gördük" Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er de Çanakkale Savaşları ile ilgili doğru bilinen yanlışları, 110 yıl önce askerlerin, komutanların verdiği emirleri, harp ceridelerinden çevirerek düzeltmeye çalıştıklarını aktardı. Cerideler üzerinde çalışırken ellerindeki veriler arasındaki farklılıkları da tespit ettiklerini belirten Er, şunları kaydetti: "Dardanos Mutfak Akademisi, bir fikirle geldiler bize. Elimizdeki çalışmalarımızda eksik tespit ettik. Bilirsiniz acı bir reçete vardır hoşaf kullanımıyla alakalı, yaptığımız çalışmalarda askerin aslında aç kalmadığını, birçok emirde kolaya kaçan komutanların uyarıldığını, askerin ne yediğini bilmeyen kumandanın görevden alındığına varacak emirlerin olduğunu gördük. 110 yıl önceki savaşta askerlerimiz siperde, süngüyle, iradeyle bulundu aynı zamanda disiplinle çalışan bir ikmal hattıyla askerimizi besledik. Askerimiz yemeksizlik yaşamamıştır." Er, proje için 1400-1500 belge taradıklarını belirterek "Cephede bulunan tüm kuvvetlerin şimdiye kadar yayımlanan harp cerideleri tarandı. Ceridelerin dışında hatıratlardan da yararlanıldı." dedi. ÇOMÜ Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlker Türkeri ise Dardanos Mutfak Akademisi'nde uyguladıkları menünün tarihinin 110 yıl öncesine dayandığını hatırlatarak, "Bugün burada tarihin acı hatıraları, acı menüleri değil, askerimize güç veren, onu siperlerde güçlü tutan kavurma, portakal, peksimet gibi ürünlerin günümüz versiyonlarını davetlilerimizle buluşturuyoruz. Bu anlamlı menüyü de yerleşkemizde misafirlerimize sunmaktan onur ve mutluluk duyacağız." diye konuştu. Proje destekçisi Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının Genel Müdürü Onur Pamuk da proje kapsamında 1915-1916 yıllarında Mehmetçiğin üzerindeki kılık, kıyafet, teçhizatı mankenler üzerinde sergileyerek, bu ruhu yaşatmanın onuruna eriştiklerini söyledi. - "O gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik" Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi ve Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Emre Mümin ise Siperden Sofraya Projesi'ni hayata geçirirken çok heyecanlandıkları anlattı. Araştırmalara başladıklarında bilinenlerin doğru olmadığını arşiv kaynaklardan tespit ettiklerini belirten Mümin, "O dönemin ürünlerini yorumlayarak o gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik. Askerimiz savaş döneminde ne yediyse, hepsini içerecek şekilde menü hazırlamaya gayret gösterdik." dedi. Menüde askerin önemli yiyeceklerinden biri olan peksimetin yer aldığını aktaran Mümin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü askerimiz siperde, bazen sıcak yemeğe ulaşamıyordu. Askerimizin çantasında her zaman peksimet bulunurmuş. Portakal çok önemli çünkü o dönemde taze meyve bulmak çok zor. Vücudun direncinin artması için portakal çok önemli. Anadolu'nun köylerinden halk tarafından kasa kasa portakal gönderiliyor. Nohut, et çok önemli menüde. Taze et bittiğinde konserve etle devam ediliyor. Un çorbası mutlaka menülerde bulunuyor. Paparaya da yer verdik menümüzde. Sabah kahvaltısında çay çok önemli. Hatta porselen bardaklarda çay içtiklerini gördük arşivlerde. Kuru üzüm de önemli ürünlerden bir tanesi." Mümin, ateş hattındayken askerin yemek yeme durumunun olamadığını, yanlarındaki peksimet, kuru üzüm gibi ürünleri tükettiklerini belirterek "Askerimizin aç kalmadığıyla ilgili bir gerçeklik var. Bu milletin askerlerini aç savaştırmadı diyebiliyoruz bu kaynak taramasından sonra. Hiç bir zaman 'Malzeme yoktu, yemek yiyemediler' kaygısının yaşanmadığını biliyoruz." diye konuştu.

Vali Sezer; "Edirne’nin Yıldızını Parlatmalıyız" Haber

Vali Sezer; "Edirne’nin Yıldızını Parlatmalıyız"

Edirne Valiliği’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, 2026 yılının Edirne’nin yıldızının her alanda parladığı yıl olması temennisinde bulundu. ‎Edirne’nin yıldızını parlatmak için kentin konumunu, yapısını ve sınır avantajlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Sezer, Edirne’nin gelecekteki yüz yılını belirlemenin önemine değindi. ‎Edirne’nin tarihi hazinesini gün yüzüne çıkarmak için gece gündüz çalıştıklarının altını çizen Sezer, gastronomi, turizm, kültür ve tarımın bu kent için vazgeçilmez olduğunu belirtti. ‎Saraçlar Caddesi’nde, Sarayiçi’nde, Kaleiçi’nde, Meydan ve Umurbey Mahalleleri’nde, Gazimihal Hamamı’nda ve birçok tarihi alanda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Sezer, 3 yıl sonra Edirne’nin turizm konusunda çok farklı bir konumda olacağını vurguladı. ‎Turizmin yanı sıra tarımsal çalışmaları da sürdürdüklerinin altını çizen Sezer, Meriç Nehri’nden Çakmak Barajı başta olmak üzere kent genelindeki barajlarda su depolanacağını ifade etti. ‎Çiftçinin kuraklık endişesiyle karşı karşıya kalmaması için tüm rezervleri dolduracaklarına değinen Sezer, sera kurulumu için de destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. ‎Kentte tüm bu işler ilerlerken istihdam projelerine de aralıksız devam ettiklerini söyleyen Sezer, Çerkezköy - Kapıkule Hızlı Tren hattındaki çalışmaların yüzde 98 oranında tamamlandığını ve test çalışmalarına başlanacağını açıkladı. ŞENER URFA

Ciğerci Niyazi Usta’ya En İyi Ciğer Restoranı Ödülü Haber

Ciğerci Niyazi Usta’ya En İyi Ciğer Restoranı Ödülü

Edirneli Ciğerci Niyazi (Yavuz) Usta, Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu tarafından düzenlenen “Dr. Nevin Halıcı Yemek ve Mutfak Kültürü Ödülleri” töreninde “En İyi Ciğer Restoranı” ödülüne layık görüldü. Ödülünü aldıktan sonra Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ile beraber basın mensuplarıyla bir araya gelen Niyazi Usta, ödülü tüm Edirne halkı adına aldığını belirtti. Ödüle layık görülmesiyle büyük gurur yaşadığını söyleyen Niyazi Usta; “Bu ödüle layık görülmek bizler için büyük gurur ve onur kaynağı. Bu ödül Edirne’mize armağan olsun. Sadece ben Ciğerci Niyazi olarak başladım ama hep birlikte bir aileyiz. Biz Edirne halkı olarak Ciğerci Niyazi olduk. Edirne halkı bizi desteklememiş olsa buralara gelemezdik” dedi. KÜLTÜR ve TURİZM İL MÜDÜRÜNDEN TEŞEKKÜR Ciğerci Niyazi Ustanın Edirne’nin tanıtımına çok önemli katkılar sunduğunu belirten Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ise “Niyazi Usta’mıza Edirne gastronomisine sunduğu katkılardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Kültürüyle, doğasıyla, gastronomik zenginliğiyle Edirne gastronomi anlamında büyümeye devam ediyor. Yerli ve yabancı ziyaretçilerimizin şehrimize geldikleri anda bu mutfak kültürünü deneyimlemesini istiyoruz. Bu anlamda 43 yıl Edirne tava ciğerine gönül vermiş, bunu da aldığı ödülle tescilleyen Niyazi Usta’mıza Edirne gastronomisine, Edirne tava ciğerine tüm ekip arkadaşlarıyla sunmuş olduğu katkıdan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

“Edirne Tava Ciğeri Yıl Boyunca İlgi Gördü” Haber

“Edirne Tava Ciğeri Yıl Boyunca İlgi Gördü”

Edirne Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, yılın son günlerine yaklaşırken Edirne’de turizm ve gastronomi alanında yaşanan yoğunluğu değerlendirdi. Şehrin simgesi hâline gelen tava ciğerin yıl boyunca geniş bir ziyaretçi kitlesinden ilgi gördüğünü ifade eden İmrak, özellikle hafta sonu hareketliliğinin kent ekonomisine ciddi katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yılbaşı hazırlıklarının tüm esnaflar tarafından özenle sürdürüldüğünü kaydetti. “EDİRNE CİĞERİ, HAFTA SONU TURİZMİNE İVME KAZANDIRDI” İmrak, “Yılın son günlerine yaklaşırken Edirne olarak hem turizmde hem de gastronomide hareketli bir dönemi geride bırakıyoruz. Şehrimizin simgesi hâline gelen tava ciğeri, yıl boyunca yerli ve yabancı misafirlerimizin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Özellikle hafta sonu turizminde Edirne ciğercilerinin katkısı, kent ekonomisine önemli bir ivme kazandırdı. Yılbaşı döneminde de esnafımızın hazırlıkları hızla devam ediyor. Restoranlarımız, otellerimiz ve perakende sektörümüz misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayabilmek için titizlikle çalışıyor. Edirne'nin köklü misafirperverlik geleneğini sürdüren tüm esnaf kardeşlerimizin bu süreçte gösterdiği özveri takdire şayandır” dedi. “HEDEFİMİZ EDİRNE’NİN GASTRONOMİSİNİ İLERİYE TAŞIMAK” Dernek hedefleri hakkında konuşan İmrak, “Edirne Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği olarak hem kalite standartlarını yükseltmek hem de Edirne mutfağını ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü temsil etmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tava ciğerin coğrafi işareti ve ünü, bugün Edirne'nin marka değerinin en önemli unsurlarından biri hâline gelmiştir. Yeni yılda hedefimiz; hijyen, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti konusunda daha da güçlü bir birliktelik oluşturarak Edirne'nin gastronomi turizmini çok daha ileri taşımaktır. Bu vesileyle yıl boyunca emeğini, alın terini esirgemeyen tüm Edirne esnafımıza, ciğer ustalarımıza ve şehrimizi tercih eden tüm misafirlerimize teşekkür ediyor; 2026 yılının Edirne'ye bereket, birlik ve huzur getirmesini diliyorum” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Edirneli Şef Toprak’tan Eğlence Sektörüne Yeni Soluk Haber

Edirneli Şef Toprak’tan Eğlence Sektörüne Yeni Soluk

Edirne’de uzun yıllardır işletmecilik yapan şef Mustafa Toprak, kente eğlence ve gastronomi alanında yeni bir soluk kazandırdı. Toprak, yeni konsept işletmesiyle Edirnelilere dünya mutfağından özel lezzetler sunacak. Açılışı yapılan mekanın kurdelesini Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez kesti. Çerkez, yeni mekanın hayırlı olmasını dileyerek Toprağa bol kazançlar diledi. “ÖNCELİĞİMİZ, KALİTELİ YEMEK VE İYİ HİZMET” Yeni işletmenin odak noktasının “alkolden çok yemek” olacağını belirten Şef Mustafa Toprak “Eğlence sektörüne farklı bir bakış kazandırmak istiyoruz. Önceliğimiz, kaliteli yemek ve iyi hizmet. Dünya mutfağının hemen hemen her yerinden yemekleri menümüze dahil ettik. Fast-food çeşitlerinden restoran yemeklerine, füzyon mutfağından Türk mutfağına kadar geniş bir yelpaze oluşturduk. Süreç içinde menülerimizi sürekli yenileyeceğiz” dedi. “FARKLI BİR DENEYİM İÇİN HERKESİ BEKLİYORUZ” Toprak, menülerde yer alacak içeceklerin de özenle seçildiğini vurgulayarak “Bizde daha çok spesifik kokteyller olacak. Şarap menülerimizle birlikte, bu içeceklere eşlik edecek özel lezzetleri de planladık. Çok çalıştık, çok düşündük; şaraba ve kokteyllere neler eşlik edebilir, en uyumlu tatlar neler olabilir bunları titizlikle ele aldık. Edirne’de bu kadar zengin ve geniş bir menüye pek rastlanmaz. Yeni tatlar, yeni yemekler ve farklı bir deneyim için herkesi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. HİLAL PEKER

Edirne’ye Gelen Ünlü Şeflerden "Usta-Çırak" Modeli Tavsiyesi Haber

Edirne’ye Gelen Ünlü Şeflerden "Usta-Çırak" Modeli Tavsiyesi

Karaağaç'taki tarihi tren garında devam eden festivalde "Ustaların Mutfağı" söyleşişi düzenlendi. Şef Özlem Mekik ve Akif Budak moderatörlüğündeki programda şefler Cüneyt Asan, Hazer Amani, Bedrettin Aydoğdu ile İzzettin Oral meslek hayatlarını anlattı. Türkiye'nin önemli bir gastronomi ülkesi olduğunu belirten şefler, aşçı adaylarına tavsiyelerde bulundu. Şef Hazer Amani, aşçı adaylarının gastronomi eğitimi aldıktan sonra bir süre tecrübeli aşçıların yanında eğitim almasını önerdi. "Usta-çırak" modelinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Amani, şunları kaydetti: "Genç nesil bu işe emek verip saatlerini harcayıp kendilerini geliştirebilir. Bizim meslekte sosyal hayat yoktur, herkesin eve gittiği saatte biz en çok çalışan grup oluruz. Bol bol çalışıp, yorgunluğa dayanabilirsen iyi bir aşçı olursun. Ben de çok karşıyım okuldan çıkar çıkmaz şef diye tanıtım yapılmasına. Eskiden usta, çırak ilişkisi vardı. O yüzden usta, çırak ilişkisiyle gelişmek önemli." Bedrettin Aydoğdu ise saha tecrübesinin başarılı olmak için önemli olduğunu dile getirdi. Aşçı adaylarına tavsiyelerde bulunan Aydoğdu, "Gastronomi eğitimi alan bütün gençlere sesleniyorum. Okulu bitirince göğsüne hemen şef yazma. Okulu bitirince bir sene alaylı bir şekilde çalış. Hem alaylı hem mektepli olursun." dedi. Cüneyt Asan da ustaların çağın gereklerine uygun olarak kendilerini yenileyip aşçı adaylarını eğitmeleri gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.