Hava Durumu

#Gazetecilik

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli” Haber

Genel Müdür Çay: “İçerik Üreticisinin Hakkını Koruyan Adil Bir Sistem İnşa Edilmeli”

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Kocaeli’de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseye değinen Çay, “Vefat eden eğitim camiamızın mensuplarına ve öğrenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabırlar diliyorum” dedi. Basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. Temel ilkemiz: Sahada karşılığı olan, somut sonuçlar üreten politikalar 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumunun basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti. Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu. Toplumun doğru haber alma hakkını korumalıyız Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşadığını söyleyen Çay, bu dönüşümün “ekonomik sürdürülebilirlik”, “dijital dönüşüm” ve “meslek etiği” başlıklarında kendini gösterdiğini belirtti. Sektördeki dönüşümü değerlendiren Genel Müdür Çay, şöyle konuştu: 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri de oluşturması önem taşımaktadır. Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bu dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir.” Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımını örnek gösteren Genel Müdür Çay, bu süreçte yaşananların, uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu tüm dünya kamuoyuna gösterdiğini söyledi. Nitelikli insan kaynağı yetiştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında Konuşmasında Basın İlan Kurumunun basına sağladığı destekleri anlatan Genel Müdür Çay, Kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz.” Global şirketlerin basın üzerindeki tahakkümü ciddi sorun oluşturmaktadır Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu ve bu konuyu yakından gözlemlediklerini vurgulayan Çay, global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümünün, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ettiklerini kaydeden Çay, “Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir” açıklamasında bulundu. Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, şöyle devam etti. “Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında, gerek Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizde, gerek İsrail’in Gazze’de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles’in kılıcı gibi tepemizde “demokrasi demokrasi” diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.” Türk basını, dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkacaktır Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerini ileten Genel Müdür Çay, sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Çay, “İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kolaylı: Destek mekanizmaları ve finansman kolaylıklar sektöre önemli katkılar sağladı Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta bir can damarı olduğunu belirterek, “Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur” diye konuştu. Toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün; Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen, Seda Hürmüz Köktener; Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı katıldı.

Edirne’de İsmail Arı Açıklaması: “Gazetecilik Suç Değildir” Haber

Edirne’de İsmail Arı Açıklaması: “Gazetecilik Suç Değildir”

Edirne BirGün Okur İnisiyatifi, BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına bazı siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katılırken; açıklamayı BirGün Gazetesi muhabiri Yaren Çolak okudu. Çolak, gazeteci İsmail Arı’nın, siyasi bir kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldığını söyleyerek; “İsmail tutuklu; çünkü bu ülkede halkın bütçesinin ‘vakıf’ maskesi takmış karanlık yapılara akıtılmasına, kamu kaynaklarının parsel parsel yandaşlara peşkeş çekilmesine sessiz kalmadı. İsmail bugün Sincan’da; çünkü AKP iktidarının belediyeler eliyle yandaş kasalara aktardığı milyonları, adrese teslim ihale çarklarını, halkın arazilerinin nasıl yağmalandığını belge belge ortaya döktü. Bu talan düzeninde yolsuzluğu teşhir etmek, rantın tekerine çomak sokmak, siyasal iktidar nezdinde en büyük suç” ifadelerini kullandı. Çolak, Arı’nın kalemini ranta teslim etmeyen, onurlu bir gazeteci olduğunu söyleyerek; “O; Kızılay’ın halkın kanını ve çadırını sattığı o holdingleşme skandallarını ifşa ettiği için, belediyelerdeki ihale çarklarını ve yandaş kasalara akan halkın paralarının hesabını sorduğu için, vakıf adı altında kamu arazilerine çöken tarikat-cemaat ağlarını korkusuzca deşifre ettiği için, kamu kaynaklarının nasıl birer siyasi rant aracı olarak yandaşlara peşkeş çekildiğini belgelediği için bugün Sincan’dadır” sözlerine yer verdi. Arı’nın sadece yolsuzlukları yazmadığını, herkesin sesi olduğunu belirten Çolak; “Alkollü bir sürücü tarafından öldürülen bisikletçi Umut Gündüz’ün ailesinin adalet arayışında, 6 Şubat depreminde yıkılan Ezgi Apartmanı enkazında yakınlarını kaybedenlerin feryadında, cemaat yurtlarında hayatı karartılan çocukların çığlığına kadar her yerde İsmail’in imzası var. İktidar, gazeteciliği biat etmek sanıyor olabilir; ama İsmail Arı, tehditlerden, baskılardan, gözaltılardan zerre korkmayan, kalemini halkın çıkarlarına adamış onurlu bir gazetecidir. İsmail çok çalışkan, çok korkusuzdur ve tam da bu yüzden susturulmak istenmektedir” dedi. Edirne’den seslenen Çolak; “Bizler, Edirne’den yükselen bu sesle ilan ediyoruz; İsmail Arı’yı tutuklayarak ne onu ne BirGün Gazetesi’ni, ne de BirGün okurlarını susturabilirsiniz. Bu karanlığı beraber aşacağız. Bizler onun haberlerinin takipçisi, o gerçeklerin savunucularıyız. İsmail, Sincan’dan başı dik çıkacak ve halkın parasıyla zenginleşenlerin, baronlaşanların, kamu kaynaklarını peşkeş çekenlerin ensesinde olmaya devam edecek. Önce kendi ve tüm gazeteciler için adalet arayacak. Gazetecilik suç değildir. BirGün susmaz, susturulamaz. İsmail Arı derhal serbest bırakılsın” ifadelerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu Arasında İş Birliği Protokolü

Basın İlan Kurumu (BİK) ile Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF), basın işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla iş birliğine gitti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın da katıldığı iş birliği protokolü imza töreni, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. İletişim Başkanı Duran, törende yaptığı konuşmada, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında imzalanan kredi işbirliği protokolünün, basın sektörü açısından finansa erişimi kolaylaştıracağını söyledi. İletişim Başkanı Duran, protokol kapsamındaki desteklerden, resmi ilan ve reklam yayımlayan 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve internet haber sitesinin faydalanacağını, süreli yayınların finansman ihtiyacını karşılamayı amaçlayan bu protokolün, 7,5 milyar lira tutarında kefalet programını kapsadığını bildirdi. Basın kuruluşlarının nakdi krediler için 6 ay geri ödemesiz olmak üzere 36 aya kadar, gayri nakdi krediler için ise 48 aya kadar bu imkândan yararlanabileceğini belirten Duran, “Bu finansal kolaylığın temel amacı basın özgürlüğünün güçlendirilmesi, yerel ve ulusal medyamızın sürdürülebilirliği ve gazeteciliğin nitelikli icrasıdır. Bunun finansla yakından alakalı olduğu açıktır” diye konuştu. İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Türkiye’de demokrasinin güçlenmesi ve basının önemli bir aktör olarak etkin rol üstlenmesi amacıyla bu kredinin basın kuruluşlarına sunulduğunu ifade etti. Bu protokolle sağlanan kredi ve teminat imkânlarının, basın kuruluşlarının hem mevcut mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmelerine hem de orta ve uzun vadeli plan yapmalarına imkân tanıyacağını belirten Duran, “İş birliğinin basın kuruluşlarını kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bugünkü protokol, basınımızın uzun vadede ayakta durması ve kendisini gerçekleştirmesiyle ilgili bu yapısal finansman yaklaşımının somut bir adımıdır” ifadelerine yer verdi. İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumunun, 1961’den bu yana basın kurumları için adeta can simidi olduğunu, özellikle yerel ve bölgesel basın kuruluşlarının varlığını sürdürebilmesinde resmi ilan ve reklamların büyük önem taşıdığını söyledi. Basın İlan Kurumunun yalnızca bu destekle sınırlı kalmadığını aktaran Duran, bunun yanı sıra gazetecilik alanındaki eğitim faaliyetleriyle de sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İletişim ekosisteminin geliştirilmesi; daha sağlıklı ve dinamik olması açısından da çok önemli bir konu var. O da dijitalizm meselesi. Dijital iletişim düzenin imkânları ve sınamaları hakkında gazetecilerin bilgilerinin, bilinçlerinin diri tutulması, tabi ki bütün kamuoyunun bilincinin diri tutulması, biz İletişim Başkanlığı başta olmak üzere Basın İlan Kurumunun da aynı hedefleri doğrultusundadır. Bu açıdan baktığımızda iletişimde yaşanan gelişmelere paralel olarak haber sitelerindeki bu resmi ilan yayınlama hakkının tanıdığını ve bunun da basınımıza çok önemli katkıda bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Böylece dijitalleşmeye bir öncülük yapılmış oldu. Tabi basınımızın desteklenmesi basının önündeki yeni sınamalarla uğraşırken devletimizden bir desteğin verilmiş olmasına ayrıca önemlidir.” İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasındaki kredi işbirliği protokolünün tüm basın camiasına ve basın mensuplarına hayırlı olmasını diledi. İmza töreninde söz alan Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, basın için son derece önemli olan bir adımı kamuoyuyla paylaşmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, “İletişim Başkanımız Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın ülkemizin iletişim vizyonuna yön veren güçlü liderliği, stratejik bakış açısı ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürümüz Abdulkadir Çay’ın sahayla bütünleşen yaklaşımıyla tematik bir programı hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Protokolün; kamu iletişiminde ortak aklın ve kurumlar arası güçlü uyumun somut bir örneği olduğunu kaydeden Özegen, “Basın, yalnızca haber aktaran bir mecra değildir. Basın kamuoyunun sesi, toplumun vicdanı ve demokrasinin en temel dayanaklarından biridir. Güçlü bir basın olmadan, güçlü bir demokrasiden söz edemeyiz” şeklinde konuştu. İletişim biçimlerinin hızla değiştiği, dijitalleşmenin ve yapay zekâ uygulamalarının hayatın merkezine yerleştiği bir dönemi yaşadıklarını belirten Özegen, “Bu dönüşüm sürecinde basınımızın teknolojiye erişimini artırması, rekabet gücünü koruması ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yerel basınımız açısından finansmana erişim konusu hayati bir ihtiyaç hâline gelmiştir. İşte bugün hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, tam da bu ihtiyaca cevap vermektedir” açıklamasında bulundu. Bugün ilk kez, yalnızca basın sektörüne özel bir programa kefalet sağladıklarını vurgulayan Özegen, iş birliğinin, basın sektörünün ayakta kalmasına, güçlenmesine ve geleceğe güvenle bakmasına verilen somut ve güçlü bir teminat olduğunu belirterek, kredi sürecindeki iş birliği için VakıfBank’a ve protokolün hayata geçirilmesinde katkısı olanlara teşekkür etti. Törende, konuşmaların ardından Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ve Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Basri Kurt, protokole imza attı. İmza törenine, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Başkan Vekili İlhami Giray Şahin, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün, Prof. Dr. Muharrem Özen, Yusuf Şimşek, Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen ve Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Uğur Çelik de katıldı. 2026 YILI İÇİN 7,5 MİLYARLIK KEFALET LİMİTİ BİK görev alanındaki resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip 2 binin üzerinde süreli yayını ilgilendiren ve 5 yıllık bir süreyi kapsayan protokole göre, basın işletmeleri tarafından BİK ve bankalardan talep edilecek kredilerde kefaleti KGF üstlenecek. Bu kapsamda, 2026 yılı için süreli yayınlara toplam 7,5 milyar TL kefalet limiti belirlendi. İş birliğiyle, basın işletmelerinin KGF kefaletiyle bankalardan doğrudan nakdi kredi kullanım imkânı sunuldu. Basın işletmelerinin bankalardan kullanacağı 3,75 milyon TL’ye kadar nakdi krediye KGF tarafından 3 milyon TL’ye kadar kefalet sağlanacak. Krediler azami 6 ay geri ödemesiz, 36 ay vadeye kadar kullanılabilecek. TEMİNATA ERİŞİMDE KOLAYLIK Bunun yanı sıra, BİK tarafından verilecek krediler için bankalardan alınması gereken teminat mektupları (7,5 milyon TL’ye kadar), KGF’nin kefaleti (6 milyon TL’ye kadar) sayesinde daha hızlı ve kolay şekilde temin edilebilecek. Kullanılacak kredi, 12 veya 24 eşit taksitte BİK’e geri ödenecek. Protokol kapsamında, bir süreli yayının kullanabileceği toplam kredi limiti 11,25 milyon TL, KGF tarafından sağlanacak toplam kefalet tutarı ise 9 milyon TL olarak belirlendi. BASININ YATIRIM KAPASİTESİ ARTIYOR Düzenleme; basının kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı engellerini azaltırken, bankaların sağlayacağı finansmanı sektör için daha erişilebilir hale getirecek. Sağlanan kolaylıklar, basın işletmelerinin hem güncel mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmesine hem de orta ve uzun vadeli yatırımlarını planlı bir şekilde gerçekleştirmesine imkân tanıyacak. Bunun yanı sıra kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşmasına katkı sağlayacak.

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi Haber

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi

BİK tarafından Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" panelinde iki tematik oturum yapıldı. Panelin birinci oturumunda, Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, dijital dönüşümle birlikte haber odalarının yeniden yapılandırılması ile yerel medyanın karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorlukları konuştu. Ayrıca, basının ekonomik sürdürülebilirliği bağlamında reklam gelirlerinde yeni yönelimler, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gibi gelir modelleri, kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları tartışıldı. Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Çebişli, burada yaptığı konuşmada dijital dönüşüme ilişkin, "Dijital dönüşümün gerekli olduğunu neden düşünüyoruz? Basit olarak şöyle bir yerden yola çıkabiliriz. Ben 40 yaşındayım şu an ve televizyonun, telefonun olmadığı bir evde doğdum büyüdüm ama bir yandan da şu anda, halihazırda teknolojinin tüm nimetlerini bütüncül çerçevelerde kullanan bir kişiyim." diye konuştu. Dijital dönüşüm ve habercilik kavramlarını birlikte değerlendiren Çebişli, şunları söyledi: "Bu dijital dönüşümden aslında bizim bütüncül olarak faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Yani gazetecilikte aslında faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Buraya değinmek gerekiyor. İnsan faktöründen kaynaklanan hatalar, hepimizin malumu bu hataları otomatize sistemlerle minimize etmenin çeşitli yolları var. Habercilikte hız ve hatasız doğru habercilik aslında çok önemli iki tane unsur. Fakat bunlar birbiriyle bir yandan da boğuşan unsurlar. Yani bir yandan hızlı üretim peşinden koşuyoruz. Bir yandan da hatasız doğru haberin peşinde koşuyoruz. Bir paradoks var." ifadelerini kullandı. Çebişli, habercilikte dijital dönüşüm fikrine değinerek şöyle devam etti: "Habercilikte de aslında en önemli unsur, bence dijital dönüşüm fikrine bizi iten şey, müşterinin değişmesi doğal olarak da ürünün değişiyor olması. Yani yenilikçi medya, yeni medyada kastedilen şey, özellikle Z kuşağı ya da daha sonradan gelen kuşakların tüketim alışkanlıklarına uygun içerikler üretmeye doğru bir meylimiz olmak zorunda. Bu, bizi geleneksel habercilikten biraz daha dijital haberciliğe, biraz otomasyon sistemlerine yöneltiyor. Tabii burada yapay zeka hep ön plana çıkıyor. Yani yapay zeka ile biz haber üretebilir miyiz gibi bir kaygı var." "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KAVRAMI YALNIZCA ANALOG SÜREÇLERİN DİJİTALİZE EDİLMESİ ANLAMINA GELMİYOR" Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin de 2025 sonunda Avrupa Konseyi tarafından önemli bir rapor yayınladığını, bu raporun, yapay zeka ve ilgili teknolojilerin yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına nasıl katkıda bulunabileceğine dair bir takım fikirler içerdiğini söyledi. Rapora ilişkin veriler sunan Keskin, şunları kaydetti: "Raporun ana başlığında yapay zekanın yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına yardımcı olması gerektiği, onu boğmaması gerektiğine dair bir cümle kullanılıyor. Bu cümlenin hemen altında, yerel ve bölgesel medyanın özellikle son yıllarda, sosyal medyanın ve küresel medya platformlarının yükselişi nedeniyle belirli bir önem kaybettiği ve bu dönemde yapay zekanın gazetecilere ilişkin bu kaybedilen önemin yeniden tesis edilmesi adına önemli katkılar sunabileceğine dair belirli saptamalar var. Ayrıca yapay zeka aracılığıyla, gazetecilere belirli bir zaman diliminin tahsis edildiğini, daha özgün ve daha araştırmacı haberciliğe daha fazla zaman ayırabileceğine dair saptamalar da var." Keskin, dünyada en yaygın dijital dönüşüm tanımını paylaşmak istediğini söyleyerek şöyle devam etti: "Deniliyor ki dijital dönüşüm dijital teknolojileri bir işletmenin tüm alanlarına dahil eden stratejik bir iş girişimi olarak tanımlanıyor. Tüm alan deyince işletmenin operasyonel süreçlerinden tutun ürünlerine kadar, şirketin ya da işletmenin teknolojik yığınından tutun karar verme mekanizmasına kadar bütün alanlarda yapay zekanın veya dijital teknolojilerin kullanılabileceği varsayılıyor. Basın ve medya ekonomisi anlamında bunun şöyle bir karşılığı var. Basın ve medya ekonomisi anlamında ya da medya ekosistemi anlamında tarihinin belki de en radikal ve en geri dönülemez ontolojik değişimlerinden birine tanık olabiliyoruz bu dönem. Dijital dönüşüm kavramı yalnızca analog süreçlerin dijitalize edilmesi anlamına gelmiyor. Bu dijital dönüşüme dair oldukça sığ bir teknik tanım olarak görülür. Dijital dönüşüm bunun çok daha ötesinde, basın kurumlarının DNA'sının yeniden kodlanması gerektiğine dair bize birtakım veriler sunuyor." GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ise dijital medyanın da mevcut süreçte gelenekselleştiğini vurgulayarak "Belki bu etkinliği biz 5 yıl önce yapsaydık, dijital medya markaları altın çağını yaşıyor, güven tesis ediyor, artık herkes dijital medya markalarından haber tüketimi sağlıyor derdik ama bugünkü araştırmalar biraz daha güven endeksinde daha gerilere geldiğini söylüyor. Bunun da en büyük nedeni, herkesin erişebilir olması, herkesin içerik üreticisi olabiliyor olması, bir akreditasyon şartının olmaması. Dijital medyada içerik üretimi için, herhangi bir internet bağlantısı ve telefon olan kişinin bir anda milyonlarca kişiye ulaşabilmesi problemi doğdu." ifadelerini kullandı. Gezer, dijital dönüşümde tüketim alışkanlıklarına ilişkin, "Kullanıcılar da aslında artık içeriğe olan ilgisini, alakasını çok daha gerilere getirmiş durumdalar. Birkaç yıl öncesinde bir YouTube yayınının 1 dakika izlenmesi değerli sayılırdı. Instagram'da bir yayının 20-30 saniye izlenmesi değerli sayılırdı. Şu an bu dikkat eşiği 2 saniyeye hatta TikTok'ta 1 saniyenin altına kadar düşmüş durumda." dedi. DİJİTAL ÇAĞDA GAZETECİLİK MESLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRİLDİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir'in katıldığı ikinci oturumda ise yapay zekanın haber üretim süreçlerine olan etkisi etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla ele alındı. Oturumda, özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zeka arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü değerlendirildi, yeni nesil okur alışkanlıkları ile dijital güvenlik konuları da oturumun temel başlıkları arasında yer aldı. Panelle, BİK'in düzenleyici ve destekleyici misyonu doğrultusunda, medya sektörünün dijital dönüşüm kapasitesini güçlendirmek, nitelikli ve etik haberciliğin dijital ekosistemde sürdürülebilirliğine katkı sunmak ve politika geliştirme süreçlerine bilimsel bir referans çerçevesi oluşturmak hedeflendi. BİK'in 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen panelde, akademisyenler ve meslek profesyonellerinin katkılarıyla dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri ele alınarak sürdürülebilir basın ekonomisi ile yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri farklı boyutlarıyla değerlendirildi.

Genel Müdür Çay, “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” Panelinde Konuştu Haber

Genel Müdür Çay, “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” Panelinde Konuştu

Basın İlan Kurumu’nun düzenlediği “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” paneli, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Panelin açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, internet teknolojileriyle birlikte yaşanan dijital dönüşümün gazetecilik pratiklerinde meydana getirdiği değişimlerin özellikle yapay zekâ ve dijital yetkinliklerle ilgili boyutlarını değerlendirmek üzere Basın İlan Kurumu’nun 65. kuruluş yıl dönümü ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle böyle bir panelin düzenlendiğini söyledi. 2025 YILINDA BASINA SAĞLANAN KAMU DESTEĞİ 6 MİLYAR TL’Yİ GEÇTİ Basın İlan Kurumu’nun; düzenleyici, denetleyici ve destekleyici fonksiyonlarıyla birlikte rehberlik eden, çağa ayak uyduran ve dijital dönüşümünü sürdüren bir Kurum olduğunu kaydeden Çay, yıllık 95 milyon sayfa görüntülemesiyle ilan.gov.tr ilan portalını ve internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini objektif bir şekilde ölçümleyen BİK Analitik uygulamasını geliştirmeye devam ettiklerini belirtti. Sektöre yönelik desteklere değinen Genel Müdür Çay, “Görev alanımızda 2.173 gazete, dergi ve internet haber sitesi bulunmaktadır. Resmî ilan ve reklamlarla basına sağlanan; özellikle yerel medya için hayati öneme sahip kamu desteği 2025 yılında 6 milyar Türk Lirasını aşmıştır” şeklinde konuştu. Konuşmasında Filistin halkının haklı mücadelesini dünyaya duyurmak isterken şehit olan 250’den fazla gazeteciyi ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında gösterdikleri duruşla hain kalkışmanın seyrini değiştiren gazetecileri de anan Genel Müdür Çay, “Çoğu zaman güvenlik güçlerinin, sağlık ekiplerinin bile zor erişebildiği afet bölgelerine, kendi hayatını hiçe sayarak koşan, insanları bilgilendirmek için alın terinden daha fazlasını ortaya koyan, mesaisi olmayan bir işi icra eden kıymetli gazetecilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyor, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü canı gönülden tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu. GELECEK DİJİTAL DÜNYADA ŞEKİLLENİYOR Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılını en iyi karşılayan kelime oylamasında ‘dijital vicdan’ kavramının ilk sırada yer aldığını anımsatan Genel Müdür Çay, önlerinde duran bu gerçeklere rağmen internet dünyasının büyüklüğünün, olumlu ve faydalı yönlerinin kendilerini umutsuzluktan arındırdığını ve gelecek adına iyi işler, projeler yapmaya sevk ettiğini dile getirdi. Çay, “Dijitalleşme söz konusu olduğunda olumsuz çok şey sayabiliriz ama unutmamalıyız ki gelecek bu dünyada şekilleniyor. Burada karar vermemiz gereken husus şu olmalıdır; Biz bu geleceğe şekil verenlerden mi olacağız yoksa trendin gerisinde mi kalacağız?” ifadelerini kullandı. Genel Müdür Çay, Kurum olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın öncülüğünde üniversiteler, gazeteler, internet haber siteleri ve basın işletmeleriyle birlikte bir gelecek inşası öngördüklerini; plan ve projelerini bu yönde hazırladıklarını kaydetti. GAZETECİSİZ, KALİTESİZ VE İLKESİZ GAZETECİLİK YAPAMAYIZ Yapay zekânın ve robotların devreye girmesiyle birlikte insansız haberciliğin de konuşulduğu bir zamanda olduklarını dile getiren Çay, “Yapay zekâ programları ne kadar iyi olursa olsun, gazetecisiz, içerik kalitesinden yoksun, ilkesiz gazetecilik yapamayız” dedi. Konuşmasında ‘veri zehirlenmesi’ kavramına dikkat çeken Genel Müdür Çay, “Geleneksel medyanın da; ‘gerçeklik’ algısını bozmasına, topluma yanlış bilgi vermesine ve medya gücünün kamuoyu oluşturmak üzere kötüye kullanımına geçmişte şahitlik etmiş bir nesiliz” diyerek şöyle devam etti: “Manşetlerle darbelere zemin hazırlanmasından, Başbakan idamına, halkı aşağılamaktan, devleti aciz göstermelere varan zehirli yayınları da gördük vaktiyle. Dezenformasyonla mücadele işte böyle zamanlarda büyük önem kazanıyor. Bu anlamda İletişim Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar, daha da değerli hale geliyor. Toplumumuzun yerel ve ulusal basın aracılığıyla doğru haber alma hakkının, veri zehirlenmelerine kurban gitmemesi için Basın İlan Kurumu olarak üstümüze düşen vazifeyi yapıyoruz.” Genel Müdür Çay, konuşmasının sonunda panele katılımları dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a ve sektör temsilcilerine teşekkürlerini ileterek, panelin hayırlara vesile olmasını temenni etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.