Hava Durumu

#Halk Sağlığı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bireysel Araç Kullanımı Hava Kalitesini Olumsuz Etkiliyor Haber

Bireysel Araç Kullanımı Hava Kalitesini Olumsuz Etkiliyor

Tecer, kentlerde artan araç sayısının başta karbon monoksit, azot oksitler ve ince partikül madde olmak üzere zararlı emisyonları artırdığını belirtti. Toplu taşıma sistemlerinin kişi başına düşen emisyon miktarını azalttığını ifade eden Tecer, "Bireysel araç kullanımını azaltarak, toplu taşımaya yönelmek ciddi bir hava kirliliği azalmasına ve hava kalitesinde artışa neden olacaktır." dedi. Kentlerde trafik yoğunluğunun azaltılmasının hava kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkati çeken Tecer, trafikten kaynaklı kirliliğin şehir genelinde etkili olduğunu vurguladı. Tecer, "Büyük kentlerde her sokak ve caddeyi etkisi altına alan hava kirliliğinden söz ediyoruz. Trafik düzenlemeleri, yol ve güzergah planlamaları ile dur-kalk noktalarının doğru belirlenmesi büyük önem taşıyor." diye konuştu. Toplu taşımanın çevresel faydasının artırılması için elektrikli ve düşük emisyonlu araçların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Tecer, doğru ulaşım ve kentleşme planlamasının önemine işaret etti. Tecer, trafik akışının düzenlenmesi, servis güzergahlarının planlanması ve toplu taşıma kullanımının yaygınlaştırılmasının kamu otoritelerinin öncelikli tedbirleri arasında yer aldığını kaydetti. Hava kirliliğinin aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Tecer, vatandaşların bireysel katkısının da önemli olduğunu dile getirdi. Hava kirleticilerin önlenebilmesi için kaynakların doğru tanımlanması gerektiğini belirten Tecer, şunları kaydetti: "Ülkemizde hava kirliliğine neden olan başlıca unsurlar sanayi faaliyetleri, kentlerde ulaşım ve trafik ile kırsalda fosil yakıt kullanımıdır. Her birey, kullandığı enerji ve tükettiği kaynaklarla çevreye etkide bulunduğunu bilerek yaşam alışkanlıklarında yapacağı küçük değişikliklerle hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayabilir."

Edirne Dişhekimleri Odası’ndan Farkındalık Çağrısı Haber

Edirne Dişhekimleri Odası’ndan Farkındalık Çağrısı

Edirne Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Agah Tümay Akgün, 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu olmadığını, aynı zamanda halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Akgün, düzenli diş fırçalama, dengeli beslenme ve periyodik diş hekimi kontrollerinin yaşam kalitesini artırdığına dikkat çekerek, toplumun tüm kesimlerini sağlıklı ağız ve diş alışkanlıkları edinmeye davet etti. “FARKINDALIK GÜNÜDÜR” Akgün, “20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü, ağız ve diş sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarının kamuoyunda görünürlük kazanmasını amaçlayan uluslararası bir farkındalık günüdür. Bu kapsamda her yıl Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) tarafından ortak bir tema belirlenmektedir. 2026 yılı teması ‘Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ olarak ilan edilmiştir. Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) olarak bu tema doğrultusunda, ağız ve diş sağlığının toplumun tüm kesimlerinde anlaşılır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını önemsiyoruz. Bu çerçevede yıl boyunca eğitim faaliyetleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları yürütmekte; dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla koruyucu ağız ve diş sağlığına ilişkin bilimsel içerikler üreterek geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemekteyiz. Ağız ve diş sağlığının korunmasında günlük alışkanlıklar temel belirleyici unsurlardır. Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması düzenli ağız bakımının temelini oluşturur. Bununla birlikte beslenme alışkanlıkları ile ağız ve diş sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi ağız sağlığını olumsuz etkilerken; dengeli ve sağlıklı beslenme, koruyucu ağız sağlığı uygulamalarını desteklemektedir. Yürütülen çalışmalarla, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu değil, önemli bir halk sağlığı alanı olduğu bilinciyle; ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla iş birliği geliştirilmekte, çok yönlü ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilmektedir. Ağız ve diş sağlığı yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değildir; bireyin psikolojik iyilik hali, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir. Sağlıklı bir ağız ve gülümseme yaşam kalitesini artırırken, ağız ve diş sağlığı sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. ‘Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini düzenli ağız bakımı alışkanlıkları edinmeye, dengeli beslenmeye ve periyodik diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz” dedi. HABER MERKEZİ

Edirne Belediyesi Sivrisinekle Mücadeleye Başlıyor Haber

Edirne Belediyesi Sivrisinekle Mücadeleye Başlıyor

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından vektörle mücadele kapsamında kullanılmak üzere 8 kalem biyosidal ürün alımı yapılıyor. 23 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda, sözleşmenin imzalanmasının ardından biyosidal ürünlerin, 15 gün içerisinde Edirne Belediye Başkanlığı Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Barınağı Birimi / Halk Sağlığı Birimi’ne teslim edileceği bildirildi. Alımı yapılacak ürünlerin, Sağlık Bakanlığı tarafından halk sağlığı alanında kullanım için ruhsatlandırılmış olması ya da ithaline izin verilmiş olması şartı aranacak. Firmaların gerekli tüm ruhsat, garanti, aktif madde garanti belgeleri ile birlikte ürün güvenlik bilgi formu (MSDS) ve Türkçe tercümelerini idareye sunmaları gerekecek. Ayrıca aktif maddelerin üretildiği ülkeye ait ruhsat veya sertifikalar, ithal ürünler için serbest satış sertifikası, üretici firmadan alınmış son 6 aya ait satış yetki belgesi ile ruhsata esas Türkçe etiket örneklerinin de ihale dosyasında yer alacağı ifade edildi. Teknik şartnameye göre bazı ürünlerde aktif madde oranları, formülasyon türleri, uygulama dozları ve alan maliyetleri onaylı etiket bilgileri esas alınarak hesaplanacak. Jel formülasyonlu insektisit alımında ise her 50 ürün için en az bir adet uygulama tabancası verilmesi şart koşuldu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Profesör Açıkladı: "Antioksidan ve Vitamin Takviyeleri Ömrü Kısaltıyor" Haber

Profesör Açıkladı: "Antioksidan ve Vitamin Takviyeleri Ömrü Kısaltıyor"

Antioksidanların A vitamini, E vitamini, koenzim Q10, beta-karoten ve asetil-sistein gibi maddeler içerdiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, uzun yıllardır bu maddelerin serbest radikalleri yok ederek yaşlanmayı geciktirdiği yönünde yaygın bir inanış olduğunu, ancak bunun bilimsel çalışmalarla çürütüldüğünü ifade etti. "Ömrü uzatmıyor, hatta bazıları ömrü kısaltıyor" Özkaya, son 20 yılda yapılan büyük ölçekli araştırmaların, antioksidanların yaşlanmayı yavaşlatmadığını ve ölüm oranını düşürmediğini net şekilde ortaya koyduğunu söyledi. The Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yayımlanan kapsamlı meta-analize dikkat çeken Özkaya, şu bilgileri paylaştı: "Araştırmada beta-karoten, A, C ve E vitaminleri ile selenyum gibi en sık kullanılan antioksidan takviyeleri incelendi. Antioksidan takviyesi alan kişilerde ölüm riskinin, plasebo alanlara göre yüzde 4 daha yüksek olduğu tespit edildi. Beta karoten, E vitamini ve yüksek doz A vitamini alanlarda ölüm riski daha da artıyor. C vitamini ve selenyum için ise herhangi bir yarar gösterilemedi." "Bazı takviyeler kanser riskini artırıyor" Prof. Dr. Özkaya, özellikle E vitamini takviyesinin erkeklerde prostat kanseri riskini artırdığına, A vitamini takviyelerinin ise kemik kırığı riskini yükselttiğine dair bilimsel bulgular olduğunu hatırlattı. Antioksidanların bazı durumlarda tehlikeli olabileceğine vurgu yapan Özkaya, özellikle kanser hücrelerinin metabolizmaları gereği fazla serbest radikal ürettiğini belirterek, "Antioksidanlar bu serbest radikalleri etkisiz hale getirince kanser hücrelerinin yararına çalışabiliyor. Bu nedenle kanser hastalarına genellikle antioksidan takviyeleri önerilmez" diye konuştu. "Yaşlanma çok daha karmaşık bir süreç" Antioksidanların yaşlanmayı yavaşlattığı inancının basitleştirilmiş bir yaklaşım olduğunu söyleyen Özkaya, yaşlanmanın sadece oksidatif hasardan ibaret olmadığını, birçok farklı biyolojik mekanizmanın sürece dahil olduğunu ifade etti. "Sağlıklı bireylerin takviye alması için bir neden yok" Prof. Dr. Özkaya, antioksidan eksikliği olan kişilerin hekim kontrolünde bu maddeleri almasının faydalı olabileceğini ancak sağlıklı bireylerin yüksek doz takviye kullanmasının hiçbir yarar sağlamadığını vurguladı Özkaya, "Beta karoten, A vitamini ve E vitamini tek başına veya diğer antioksidanlarla birlikte kullanıldığında ölüm oranını artırıyor. C vitamininin ömrü uzattığına dair hiçbir kanıt yok. Dünya genelinde milyonlarca kişinin kalp-damar hastalıklarını ve kanseri önleme amacıyla bu ürünleri kullandığı düşünülürse, bulgular halk sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Antioksidan takviyeleri ne hayat kurtarıyor ne de insanları daha sağlıklı yapıyor" şeklinde konuştu. "Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz hizmet veriyor" Vatandaşların sağlıklı yaşamı desteklemek için kontrolsüz takviyelere yönelmek yerine Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu ücretsiz hizmetlerden yararlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkaya şunları söyledi: "Sağlık Bakanlığı'nın Sağlıklı Hayat Merkezleri artık hemen hemen her ilçede bulunuyor. Vatandaşlar bu merkezlere giderek diyetisyen, psikolog, fizyoterapist gibi uzmanlardan ücretsiz destek alabiliyor. Bu merkezlerde sağlığı güçlendirecek, hastalıklardan korunmayı sağlayacak tedbirleri almak mümkün."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.