Hava Durumu

#Hastalık

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Hastalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hastalık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hastalıkla Savaşında En Büyük İlacı Fotoğraf Oldu Haber

Hastalıkla Savaşında En Büyük İlacı Fotoğraf Oldu

Eral, 2020 yılında yapılan rutin sağlık kontrollerinde akciğerinde tespit edilen lekenin ardından yapılan ileri tetkiklerle dördüncü evre akciğer kanseri teşhisi konulması üzerine tedaviye başladı. Eral, yaklaşık 8 saat süren ameliyatın ardından 4 kür kemoterapi aldı, 35-40 gün süren radyoterapi tedavisi gördü. Zorlu tedavi sürecinde fotoğrafçılıkla tanışan Eral, objektifin arkasına geçtiğinde yaşadığı sıkıntıları bir süreliğine unuttuğunu fark ederek bu alana yöneldi. Fotoğrafçılık alanında eğitim alarak kendini geliştiren Eral, Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümünden mezun oldu. Katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli ödüller kazanan Eral, eserlerini açtığı sergilerle sanatseverlerle buluşturdu. Eral, AA muhabirine, yaklaşık 5 yıl süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştuğunu anlattı. Hastalığın hayatında önemli değişikliklere yol açtığını belirten Eral, "Bu süreç benim için bir dönüm noktası oldu. Aynı yaşam alışkanlıklarıyla devam edersem hastalığın tekrar etme riskinin yüksek olduğunu fark ettim. O dönemde uzun süredir ihmal ettiğim fotoğrafçılık aklıma geldi. Doğaya yöneldim, doğa fotoğrafları çekmeye başladım." dedi. - "Fotoğraf hastalığımı unutturdu" Fotoğrafçılığın kendisi için bir iyileşme süreci olduğunu vurgulayan Eral, şunları kaydetti: "Fotoğrafçılık benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir iyileşme süreci oldu. Kendimi hasta olarak görmekten vazgeçtim. İnsan kendini sürekli hasta olarak tanımlarsa hastalık da onunla kalmaya devam eder. Fotoğraf beni toplumun içine soktu ve bana hastalığımı unutturdu. Zamanla hem ruhsal hem fiziksel olarak iyileştim." Ruh sağlığının beden sağlığı üzerindeki etkisine dikkati çeken Eral, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Fotoğraf çekerken aynı zamanda ulusal yarışmalara da katıldığını anlatan Eral, şöyle devam etti: "Uluslararası fotoğraf yarışmalarına katıldım. Birçok ülkeden ödüller kazandım. Fotoğraflarımdan biri Türkiye’yi temsil etti. Londra'da düzenlenen bir yarışmada 15 bin fotoğraf arasından seçilen 50 eser içinde iki fotoğrafım yer aldı. National Geographic'ten fotoğraflarımın yayımlanması için teklif aldım. Bunlar benim için büyük motivasyon kaynağı oldu."

Edirne'de Bitki Koruma Ürünlerine B-Reçete Düzenlemesi Haber

Edirne'de Bitki Koruma Ürünlerine B-Reçete Düzenlemesi

Edirne’de bitki koruma ürünlerinin satış, uygulama ve denetim süreçlerine yönelik yeni düzenlemeler hayata geçirildi. 13 Aralık 2025 tarihinde yayınlanan 33106 sayılı Resmi Gazete’de Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulanması ve Denetimine İlişkin Yönetmelik ile birlikte, tarımda kullanılan ürünlerin daha bilinçli, kontrollü ve izlenebilir şekilde kullanılması amaçlanıyor. Yönetmelik kapsamında uygulamaya alınan B-Reçete Sistemi ile bitki koruma ürünlerinin reçeteli ve kayıt altına alınarak kullanılması sağlanacak. Sistem halihazırda Ankara, Samsun, Mersin ve Kırklareli’nde pilot olarak uygulanıyor. 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren ise Edirne’nin de aralarında bulunduğu tüm illerde aktif hale gelecek. BİN 670 ÜRETİCİYE EĞİTİM VERİLDİ Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından B-Reçete uygulaması kapsamında üreticilere yönelik eğitim çalışmaları 5 Şubat 2026 itibarıyla başlatıldı. İl merkezine bağlı 37 köy ve merkez mahalleleri kapsayan toplantılarla toplam bin 670 üreticiye ulaşıldı. Eğitimlerde üreticilere; hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele yöntemleri, bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı ve etiket bilgileri, depolama ve taşıma koşulları, zehirlenmelerde ilk yardım uygulamaları ile zirai mücadele alet ve makineleri hakkında bilgiler aktarılıyor. “ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINI KORUMAYI AMAÇLIYORUZ” Edirne İl Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, yapılan düzenlemelere ilişkin değerlendirmesinde, “Bu yönetmelik ile birlikte bitki koruma ürünlerinin bilinçli, kontrollü ve doğru şekilde kullanılmasını; çevre ve insan sağlığının korunmasını ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanmasını amaçlıyoruz” dedi. Köse, B-Reçete Sistemi sayesinde bitki koruma ürünlerinin kullanımında kontrol ve izlenebilirliğin sağlanacağını belirterek “Gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önüne geçilecek, çevreye ve halk sağlığına olası olumsuz etkiler azaltılacak, üretimde verimlilik ve ürün kalitesi artırılacaktır” ifadelerini kullandı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

HASTALIĞA DAYANIKLI 7 ÇEŞİT ÇELTİK TOHUMU ÜRETİLDİ Haber

HASTALIĞA DAYANIKLI 7 ÇEŞİT ÇELTİK TOHUMU ÜRETİLDİ

Çeltik ıslah çalışmalarında "ülkesel koordinatörlük" görevini yürüten enstitüde çeltik üreticilerinin ihtiyaçlarına göre hastalıklara dayanıklı ve verimli çeşitler geliştiriliyor. Bu kapsamda enstitüde 5 yılda, çeltiğe en büyük zararı veren hastalıkların başında gelen çeltik yanıklığına dayanıklı 7 çeşit geliştirilip üreticilerin hizmetine sunuldu. Enstitü Müdürü Doç. Dr. Adnan Tülek, 1970'li yıllarda başlanan çeltik ıslah çalışmaları kapsamında enstitüde 80 farklı çeşit geliştirildiğini söyledi. Çeşit geliştirirken hastalıkları dikkate alarak hareket ettiklerini belirten Tülek, çeltikteki en önemli hastalığın çeltik yanıklığı hastalığı olduğuna dikkati çekti. İklim koşullarına bağlı olarak rutubetin yüksek olduğu, sıcaklık değerlerinin hastalık gelişimi için uygun olduğu dönemlerde hastalığın çok hızlı gelişebildiğini anlatan Tülek, "Salgın yaparak 1-2 hafta içinde tüm alana nüfuz edebilmektedir. Bu hastalığa yüksek toleranslı çeşitlerin geliştirilip kimyasalların daha az kullanılması ve ürün maliyetinin düşürülmesi önem arz etmektedir." dedi. Üreticilerin hastalıktan en az etkilenmesi için dayanıklı çeşitleri geliştirmeye çalıştıklarını vurgulayan Tülek, çeltik tohum çeşitlerinin çiftçilerce üretildiğini dile getirdi. Tülek, "Çeltik yanıklığı hastalığı zaman zaman salgın oluşturmakta. Dolayısıyla bu hastalığa toleranslı çeşitlerin geliştirilmesi önem arz etmekte. Bu kapsamda Uluslararası Çeltik Araştırma Enstitüsüyle beraber yürüttüğümüz proje kapsamında 7 çeltik çeşidimiz tescil ettirilmiştir. Bu çeşitler 'Aslı', 'Zeybek', 'Hasat', 'Bereket', 'Aliço', 'Yanmaz' ve 'Tarı' çeşitleridir. Bu çeşitlerin şu anda üretimi yapılmaktadır. Bölgemizde bu hastalığın salgın yaptığı dönemlerde bu çeşitlerle çiftçimizi korumuş oluyoruz." diye konuştu.

PARMAK VE TIRNAK DEĞİŞİKLİKLERİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR Haber

PARMAK VE TIRNAK DEĞİŞİKLİKLERİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR

Prof. Dr. Altay, hekimlerin fiziki muayeneyle pek çok hastalığa ön tanı koyabildiğini ifade etti. Bazı hastalıkların ileri düzey tetkik ve görüntüleme testlerine gerek kalmadan fark edilebildiğini vurgulayan Altay, "Bir ele, parmaklara ve tırnaklara bakarak bazı hastalıklardan şüphelenebiliriz. Elinde, parmaklarında ve tırnaklarında değişim görenlere uzmana başvurmalı." dedi. Altay, bireylere parmak ve tırnaklarındaki değişimleri iyi gözlemlemesi tavsiyesinde bulundu. Toplumda yaygın görülen pek çok hastalığın özellikle parmak ve tırnaklardaki değişikliklerle kendini gösterdiğini anlatan Altay, şunları kaydetti: "Tırnak çok beyazsa karaciğer sirozu gibi bir hastalığın belirtisi, parmak ve tırnakta aşınmalar varsa kansızlığın bulgusu, parmakta noktalanma varsa sedef hastalığı gibi romatizmal hastalıkların belirtisi olabiliyor. Eğer parmak mor renge dönüşmüşse kan hastalıkları ve kalp yetersizliği akıllara gelmeli. Çomak şeklindeki bir parmak kalp hastalıkları, KOAH gibi hastalıkların belirtisi oluyor. Tırnakta çizgilenme görülürse romatizmal hastalıklar aklımıza geliyor. Dolayısıyla sadece tırnağa ve parmağa bakarak hastalıkları görebiliriz." Altay, parmak ve tırnaktaki değişikliklerin önemine vurgu yaparak, "Kişinin parmağı ve tırnağında bir anomali varsa muhakkak romatizmal hastalıklar, kalp yetersizlikleri, akciğer ve hematolojik hastalıkları araştırmak gerekiyor. Parmaklar ve tırnaklar vücudun aynası. Onlara bakarak birçok hastalığı görebiliyoruz." dedi.

VAKALAR ARTIYOR! 1 YAŞ ALTI BEBEKLER AĞIR KIZAMIK İÇİN RİSK ALTINDA! Haber

VAKALAR ARTIYOR! 1 YAŞ ALTI BEBEKLER AĞIR KIZAMIK İÇİN RİSK ALTINDA!

Kızamık vakalarının artması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 2019 yılında 1 yaşında uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısına ek olarak 9. ayda da aşı yapılması kararı aldı. Halen hem 9. ayda hem de 12. ayda yapılan kızamık aşısı süt ve yumurta ihtiva ettiği için sorun yaşandığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), yaptığı basın açıklamasında, “1 yaş altı bebekler, ağır kızamık için risk altındadır. Kızamık aşıları süt ya da yumurta proteini içerebildiğinden alerjisi olan çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olma ihtimali olsa da, önlemler alınarak aşı uygulaması yapılabilir” dedi.  Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022'den Nisan 2023'e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye'den bildirildiği görüldü. Mayıs 2022'den Nisan 2023'e kadar bildirilen 4 bin 544 kızamık vakasının yüzde 95'i, Türkiye, Rusya ve Tacikistan'da saptandı. Türkiye'nin 1543 kızamık vakası ile ilk sırada yer aldığı belirtilirken, Rusya 1129 vaka ile ikinci sırada, Tacikistan ise 568 vaka ile üçüncü sırada yer aldı. Kızamık vakalarında aşısız ya da eksik aşılıların çoğunlukta olduğu görüldü. Özellikle kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 5 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde 1 yaş altında vakaların neredeyse tümünün, 1-4 yaşta ise yarısından fazlasının aşısız olduğu ortaya çıktı.  “Alerjik çocukların aşıları önlemler alınarak yapılabilir” Konuyu yakından takip eden Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) yaptığı basın açıklamasında, aşılamanın önemini vurguladı. Aşının içinde bulunan süt ve yumurta proteinlere karşı alerjik reaksiyon gösterebilme ihtimali olan çocuklar için de bu aşının mümkün olduğunun altını çizdi ve şu açıklamalarda bulundu: “Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra alerjik reaksiyonlar oldukça nadirdir. İnek sütü ve yumurta dışında başka bir besine alerjisi olan çocuklarda, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. Kanlı, mukuslu kakası veya egzaması olup inek sütü alerjisi ya da yumurta alerjisi teşhisi konan çocuklara, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. İnek sütü veya yumurta ile karşılaştıktan kısa bir süre içinde ciltte kızarıklık, kaşıntı, şişlik, kusma gibi yakınmaları olan çocuklara çocuk doktoru gözetiminde aşı yapılmalıdır.   Şiddetli inek sütü veya yumurta alerjisi olup veya daha önce bu besinlerle alerjik şok (anafilaksi) geçirmiş çocuklar, aşı yapılmadan önce mutlaka çocuk alerji immünoloji uzmanına sevk edilmelidir.” BASIN BÜLTENİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.