Hava Durumu

#İklim Değişikliği

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İl Özel İdaresi’nin Ortak Olduğu AB Projelerini Açıkladı Haber

İl Özel İdaresi’nin Ortak Olduğu AB Projelerini Açıkladı

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun, İl Özel İdaresi tarafından 2025-2026 yıllarında onaylanan Avrupa Birliği (AB) projeleri hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Şenol Kılıç tarafından sunulan raporda, onaylanan AB projeleri ne kadar hibe alındığı, ne kadarlık kısmının gerçekleştiği ve son durumları ile ilgili bilgi verildi. EDİRNE-DİMİTROVGRAD ORTAKLIĞI Kılıç, BGTR-0200051-2025 IPA Türkiye Kültürel ve Doğan Mirasına Dokun Projesi’ni açıklarken; “Projenin amacı; Türkiye ve Bulgaristan arasında sürdürülebilir sınır ötesi iş birliğini güçlendirmek, kültürel mirası korumak, geleneksel el sanatlarını teşvik etmek ve turizm odaklı ekonomik gelişimi desteklemektir. Aynı zamanda çevresel farkındalık ve kurumlar arası iş birliği de proje kapsamında güçlendirilmektedir. Proje ortakları; Edirne İl Özel İdaresi, Dimitrovgrad Belediyesi, Maritza 2008 Toplum Merkezi, Dimitrovgrad Tarih Müzesi’dir. Projenin bütçesi 983 bin 644,40 Avro’dur. Proje hibe tutarı 98 bin 364,45 Avro’dur. 20 Nisan 2026 tarihi itibariyle projenin gideri 47 bin 664,45 Avro’dur. İl Özel İdaresi’ne gönderilen hibe tutarından kalan proje tutarı 50 bin 700 Avro’dur” ifadelerini kullandı. 3 ÜLKENİN ORTAK OLDUĞU PROJE BSG00836 Karadeniz Havzası Hazırlandı Projesi’ni de açıklayan Kılıç; “Projenin amacı; Türkiye ve AB yerel yönetimleri arasında iklim değişikliğine uyum konusunda kurumsal iş birliğini geliştirmek, yerel düzeyde veri temelli bir iklim değişikliği uyum stratejisi oluşturmak, tarım sektörü başta olmak üzere hedef grupların farkındalık ve adaptasyon kapasitesini artırmaktır. Aynı zamanda proje, yerel verilerin karar vericilere aktarılması yoluyla politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Proje ortakları; Edirne İl Özel İdaresi, Edirne AFAD İl Müdürlüğü, Bulgaristan Dobriç Bölgesel Yangın Güvenliği ve Sivil Koruma Müdürlüğü, Romanya ‘Anghel Saligny’ Vrancea Acil Durumlar Müfettişliği’dir. Projenin bütçesi, 1 milyon 636 bin 184,50 Avro’dur. Projenin hibe tutarı 441 bin 769,81 Avro’dur. 20 Nisan 2026 tarihi itibariyle projenin gideri 376 bin 734,39 Avro’dur. İl Özel İdaresi’ne gönderilen hibe tutarından kalan proje tutarı 65 bin 35,42 Avro’dur” dedi. PROJELERİN TOPLAMLARINI DA AÇIKLADI Kılıç, 2 projenin toplamlarını da açıklarken; projelerin bütçelerinin toplamı 2 milyon 619 bin 828,99 Avro’dur. Projelerin hibe tutarlarının toplamı 540 bin 134,26 Avro’dur. 20 Nisan 2026 tarihi itibariyle projelerin giderlerinin toplamı 424 bin 398,84 Avro’dur. İl Özel İdaresi’ne gönderilen hibe tutarlarından kalan proje tutarlarının toplamı 115 bin 735,42 Avro’dur” sözlerine yer verdi. Kılıç, projelerin artarak devam etmesini diledi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Türkiye'de 2050'den İtibaren Sıcak ve Kurak Bozkır İklimi Öngörülüyor Haber

Türkiye'de 2050'den İtibaren Sıcak ve Kurak Bozkır İklimi Öngörülüyor

İklim değişikliği ve kuraklık üzerine çalışan, Almanya'daki Justus Liebig Üniversitesi Coğrafya Bölümü'nde konuk araştırmacı olan Şahin, Yükseköğretim Kurulunca desteklenen "Uluslararası Araştırmacı Programları" kapsamında yürüttüğü bilimsel çalışmada 9 ay boyunca Türkiye ile Avrupa-Akdeniz bölgesinde iklim değişikliğinin etkilerini inceledi. Çalışma, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası ile Kuzey Afrika ve Avrupa'nın kuzeyini kapsayan geniş bir alanda yürütüldü. Araştırmada, 1950-2024 yılları arası Era5-Land yeniden analiz verisi, gelecekteki iklim tahminleri için Genel Dolaşım Modelleri ile NASA Earth Exchange Küresel Günlük downscaled tahmin (NEX-GDDP-CMIP6) verileri kullanıldı. Araştırma sonuçlarına göre, 2050'den itibaren Türkiye'nin büyük bölümünde Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına (Sıcaklık ve yağış verilerine dayanarak yeryüzünü beş ana iklim grubuna ayıran, bitki örtüsüyle ilişkili iklim sınıflandırma sistemi) göre sıcak ve kurak bozkır ikliminin hakim olması öngörülüyor. En olumsuz senaryoda ise Karaman'ın kuzey kesimlerinde çöl ikliminin görülebileceği tahmin ediliyor. Şahin, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerini en hızlı hisseden bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Çalışmanın karar alıcılar ve yerel yönetimler için yol gösterici nitelikte olduğunu ifade eden Şahin, iklim değişikliğine uyum ve etkilerinin azaltılmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada güncel ve yüksek çözünürlüklü veri setleri ile gelişmiş modelleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Şahin, "Türkiye, Avrupa ve Afrika’nın kuzeyini kapsayan geniş bir coğrafyada iklim değişikliğinin etkilerini analiz ettik." dedi. Şahin, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğurduğuna dikkati çekti. 2100 yılına kadar farklı senaryoların incelendiğini dile getiren Şahin, "Orta seviye senaryoya göre bile Türkiye'nin karasal iç kesimleri ile Avrupa'nın özellikle güneyi ve güneybatısındaki alanlar kuraklaşacak ve bozkır iklimine dönüşecek. Bu durum, su kaynakları ve su kalitesi için büyük bir tehlike. Tarım için gerekli suyu bir kenara bırakırsak, özellikle 2050 yılından sonra içmek için bile kaliteli su bulma şansımız azalacak." diye konuştu. Bu durumun özellikle su kaynakları açısından ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Şahin, tarımsal üretimin yanı sıra içme suyu temininin de risk altına gireceğini ifade etti. En kötü senaryoya göre Akdeniz Havzası'nda sıcaklıkların 6-7 derece artabileceğine dikkati çeken Şahin, yıllık yağış miktarında ortalama 100 milimetre azalma beklendiğini kaydetti. Kuraklığın 2050'den sonra daha belirgin hissedileceğini vurgulayan Şahin, şunları söyledi: "İçmek için bile kaliteli su bulmakta zorlanacağız. Havanın 1 santigrat derece ısınması suda organizmaların sayısını artırıyor ve oksijen miktarını düşürüyor. Biz 6 derece ısınmalardan bahsediyoruz. Bu durum suyun oksijen bakımından fakirleşmesine ve içme suyu kalitesinin giderek düşmesine neden olacak." Şahin, yaz mevsiminin etkisinin uzadığını belirterek, geçmişte 3 ay hissedilen yaz sıcaklarının son dönemde 4-5 aya kadar çıktığını ifade etti. İklim değişikliği sürecinde Avrupa'nın yalnızca kuzey kesimlerinin mevcut iklim koşullarını büyük ölçüde koruyabileceğini belirten Şahin, güney ve iç bölgelerde kuraklık baskısının artacağını söyledi. "Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre bir sonraki aşamada çöl ikliminden söz etmeye başlayabiliriz." diyen Şahin, çölleşme riskine karşı önlem alınmaması halinde sürecin hızlanacağını dile getirdi. Şahin, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için yoğun ve plansız şehirleşmeden kaçınılması gerektiğini belirterek, ormanların korunması ve artırılmasına yönelik kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.